
2026 iç mekân trendleri: Zeminlerde cesur ve zamansız dokunuşlar
Ev dekorasyonunda her şey gibi zemin tercihleri de yıllar içinde değişiyor. 1970’lerin yeşil shaggy halılarını hatırlıyor musunuz? Neyse ki o trend geride kaldı. Ancak bazı zemin stilleri var ki zamana meydan okuyarak bugün hâlâ ilham vermeye devam ediyor.
Yeni yılın ilk ayında, The Spruce üç deneyimli iç mimara 2026’da hangi zemin trendlerinin öne çıkacağını sordu. Hepsinin ortak bir noktada buluştuğunu söyleyebiliriz: Zeminler artık arka planda kalan bir detay değil, başlı başına bir tasarım unsuru.
İşte 2026’da evlerde sıkça karşımıza çıkması beklenen beş zemin trendi.
Uzmanlar kimler?
- Katelyn Gilmour, Kaliforniya San Jose merkezli KBG Design’ın kurucusu ve baş tasarımcısı
- Mugdha Girish Uma, Los Angeles merkezli MGU-Design’ın kurucusu ve baş tasarımcısı
- Virginia Toledo, New Jersey Franklin Lakes’te faaliyet gösteren Toledo Geller’ın kurucusu ve baş tasarımcısı
Balıksırtı desen geri dönüyor

Tasarımcıların tamamı hemfikir: Balıksırtı (herringbone) zeminler 2026’da altın çağını yaşayacak. Adını ringa balığının iskeletine benzeyen formundan alan bu desen, V şeklinde birbirine geçen ahşap ya da seramik plakalarla oluşturuluyor.
KBG Design’ın kurucusu Katelyn Gilmour’a göre balıksırtı ahşap zeminler, eve Avrupa esintili zamansız bir karakter katıyor. Sessiz ama güçlü bir lüks hissi sunan bu desen, masif ahşapla uygulanabildiği gibi dayanıklı ve daha ulaşılabilir LVP alternatifleriyle de tercih edilebiliyor.
Balıksırtının en büyük avantajı ise geçici bir moda olmaması. Yüzyıllardır parke, karo, duvar kaplaması ve hatta tuğla yollar gibi pek çok alanda kullanılan bu desen, günümüzde chevron ve parke gibi klasik desenlerle birlikte modern evlerde yeniden yükselişe geçiyor.
Duvardan duvara halı sürprizi

Biraz şaşırtıcı olabilir ama duvardan duvara halı, 2026’da geri dönüşe hazırlanıyor. MGU-Design’ın kurucusu Mugdha Girish Uma’ya göre bunun nedeni oldukça basit: Halı, mekânları daha sıcak ve daha davetkâr hissettiriyor.
Elbette bu dönüş, geçmiş yıllardaki shaggy halılar ya da ofis grisi tonlar anlamına gelmiyor. 2026’nın halı anlayışı; düşük havlı dokular, toprak tonları ve katmanlı kullanım üzerine kurulu. Amaç, hem konforlu hem de estetik olarak dengeli alanlar yaratmak.
Boyalı zeminler ve cesur desenler

Toledo Geller’ın kurucusu Virginia Toledo’ya göre desenli ve boyalı zeminler, 2026’da evlere karakter katmanın en etkili yollarından biri olacak.
El işçiliği hissi, katmanlı dekorasyon anlayışı ve kişisel dokunuşların öne çıktığı bu dönemde, boyalı zeminler sıradan bir yüzeyi güçlü bir tasarım ifadesine dönüştürüyor. Üstelik DIY projelere de oldukça uygun olmaları, bu trendi daha da cazip hâle getiriyor.
Uma ise bu tarz uygulamaların özellikle banyo gibi küçük alanlarda, elde boyanmış karolarla karşımıza çıkacağını söylüyor. Duvarlarda görmeye alışık olduğumuz bu karolar, zemine taşındığında mekâna dramatik ve sanatsal bir hava katıyor.
Mat yüzeyler öne çıkıyor

2026’da estetik ve işlevsellik birlikte düşünülüyor. Bu yüzden parlak yüzeyler yerini mat ve saten dokulara bırakıyor. Ahşap, laminat, vinil ya da seramik fark etmeksizin, doğal görünümlü yüzeyler ön planda.
Gilmour’a göre parlak zeminler çizik, toz ve kir gibi detayları çok daha belirgin hâle getiriyor. Ayrıca ışığı yansıtma biçimleri, zemindeki kusurları daha görünür kılıyor. Mat yüzeyler ise hem daha güvenli hem de günlük kullanımda çok daha pratik.
Ahşaplar zamansızlığını koruyor

Son yılların favorisi olan geniş ahşap zeminler, 2026’da da popülerliğini sürdürüyor. Geniş plakalar, mekânı olduğundan daha ferah ve modern gösterirken, ahşabın doğal dokusunu da ön plana çıkarıyor. Daha az derz olması sayesinde görsel karmaşa da azalıyor.
Tasarımcılar ve ev sahipleri, özellikle beyaz meşe gibi açık tonlu ve doğal bitişli ahşapları tercih etmeye devam ediyor. Uma, turuncu alt tonlu ahşaplardan uzak durulması gerektiğini vurguluyor; bu tonlar, genel görünümü kolayca demode gösterebiliyor.





