
E-Ticarette Güvenin Yeni Para Birimi: TrustBuy
Elektronik ticaret, özellikle pandemi sonrasında kazandığı ivmeyle, artık günlük yaşamın vazgeçilmez bir rutini haline geldi. Bu yeni ticaret alışkanlığında ise tüketici için en ayırt edici detay, güven duygusundan geçiyor gibi görünüyor. Öyle ki, tüketicilerin %76’sı online alışverişte kişisel bilgilerini paylaşırken endişe yaşıyor. Yani, online Alışverişte güvenlik kaygısı çok yüksek. Tüketici alışveriş yaptığı platformlara güvenemiyor.

Baymard Institute’un 2024 araştırmasına göre, dünya genelinde çevrim içi alışveriş sepetlerinin %70’i tamamlanmadan terk ediliyor. Bu terklerin %19’u, tüketicinin “Bu siteye kart bilgilerimi girmek istemiyorum” demesiyle açıklanıyor. Yani her beş kişiden biri, fiyat ya da ürün değil, güven eksikliği nedeniyle alışverişini yarıda bırakıyor. Toplam tüketici oranına batığımızda ise, online alışveriş yapanların %82.7'sinin güvenlik kaygıları nedeniyle alışveriş sürecini tamamlamadan yarıda bıraktığını görüyoruz.
Bu tablo aslında dijital ticaretin en büyük paradoksunu ortaya koyuyor: Teknoloji gelişiyor, süreçler hızlanıyor ama güven hâlâ kırılgan. Tüketici de kendini korumaya almak istemekte haklı. Çünkü online alışveriş yapanların %41,4’ü sahte ya da kusurlu ürünle karşılaştığını söylüyor.

Tam da bu noktada TrustBuy devreye giriyor. Şikayetvar’ın 20 yılı aşkın deneyimiyle geliştirilen TrustBuy, e-ticarette güveni ölçen, doğrulayan ve görünür kılan ilk bağımsız sistem. Güveni bir “his” olmaktan çıkarıp, veriye dayalı bir performans metriğine dönüştürüyor.
Bugün artık sadece “iyi ürün” ya da “hızlı teslimat” yetmiyor. Tüketici, markanın güvenilirliğini görmek istiyor. TrustBuy, işte bu görünürlüğü sağlıyor markaların dijital itibarıyla tüketici algısı arasındaki boşluğu kapatıyor.
Markalar İçin Güven, Artık Ölçülebilir Bir Değer
Markalar uzun zamandır “güven”i bir pazarlama kavramı olarak ele alıyordu. Oysa bugün güven, sadece bir imaj unsuru değil; satın alma kararını tetikleyen bir büyüme metriği.
Edelman Trust Barometer 2024 verileri bunu açıkça söylüyor. Bir markaya tamamen güvenen tüketicinin o markadan alışveriş yapma olasılığı %63 daha yüksek. Yani güven, satış ve sadakat arasındaki en doğrudan bağ.

TrustBuy, markalara bu bağın görünür olmasını sağlayan bir araç sunuyor. Platform, her markaya özel olarak hesaplanan bir TrustBuy Güven Skoru oluşturuyor. Bu skor, tüketici memnuniyeti, siber güvenlik, faaliyet süresi, şikayet yönetimi ve şeffaflık gibi birçok parametrenin analiziyle belirleniyor.
AI destekli sistem, bu verileri sürekli güncelliyor ve markanın güven performansını gerçek zamanlı yansıtıyor. Böylece markalar sadece “güvenilir olduklarını” iddia etmiyor; bunu ölçülebilir bir veriyle kanıtlayabiliyor.
Bu sistemin en büyük farkı, bağımsız olması. TrustBuy, markanın kendi beyanına değil, kullanıcı deneyimlerinden türetilen gerçek verilere dayanıyor. Bu nedenle hem tüketici hem marka için objektif bir referans oluşturuyor.
Sonuçta markalar daha yüksek dönüşüm oranlarına ulaşabiliyor, müşteri memnuniyetini veriyle yönetebiliyor, dijital itibarını ölçülebilir hale getirebiliyor. Güveni kanıtlamak, geleceğin rekabet avantajı haline geliyor.
TrustBuy Güven Skoru: Güveni Görünür Kılan Teknoloji.
TrustBuy Güven Skoru, sistemin kalbi. Her markaya özel olarak hesaplanıyor ve sürekli güncelleniyor. Peki nasıl?

TrustBuy CMO'su Sezin Bereketoğlu markaları 7 bağımsız başlıkta inceleyen bir metodoloji kullandıklarının altını çiziyor. Bu başlıkları ise, müşteri memnuniyeti, siber güvenlik, erişilebilirlik ve şeffaflık, şikâyet yönetimi, faaliyet süresi, teslimat ve iade performansı, hukuki ve finansal güvenilirlik olarak açıklıyor.
Her başlıkta yüzlerce veri noktası analiz ediliyor. Kamuya açık veriler, kullanıcı davranışları, yanıt süreleri, erişim testleri ve regülasyon uyumu gibi metrikler; TrustBuy'ın AI destekli sistemi tarafından doğrulanıyor.
Bu yapı tamamen markadan bağımsız ilerliyor. Ayrıca Şikayetvar’ın 20 yıllık veri tabanı, güven skorunun oluşmasında en kritik referans olarak öne çıkıyor. Yani TrustBuy’ın verdiği skor, markanın kendisini nasıl gördüğüne değil; gerçek kullanıcı deneyiminin ne söylediğine dayanıyor.
Bu aynı zamanda, OECD’nin “Digital Consumer Trust Framework” (2023) raporunda da vurgulanan bir yaklaşım: “Tüketici güveni, deneyimle ölçülmeli, beyanla değil.

Güveni Standardize Etmek: Yeni Ticaret Kültürü
Nasıl ki “organik sertifika” bir ürünün kalitesini simgeliyorsa, TrustBuy rozeti de dijital dünyada markanın güvenilirliğini temsil edecek. Sistem, e-ticarette güvenin ortak standardını oluşturmayı hedefliyor.
Güven artık bir his değil; ölçülebilen, yönetilebilen ve geliştirilebilen bir değer. TrustBuy bu değeri görünür hale getirerek, dijital ekonomide güvenin yeni para birimini yaratıyor.
TrustBuy hakkında daha fazla bilgi almak için web sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Benzer Haberler

Vodafone Bussines Fiber Map ile işletmeler fiber altyapıyı hızlıca sorguluyor

İş Bankası’ndan girişimcilik ekosistemine destek

İş Bankası girişimcilik şubeleriyle start up ekosistemini destekliyor









