
SAMOS ADASI Yanı başımızdaki büyülü yeşil adacık
Biz tekne yaşantımıza devam ederken, yelkenini Ege’nin mavi sularına açmak isteyenler için favori duraklarımızı paylaşmaya devam etmeye karar verdim. Bu zamana kadar detaylıca anlatmamış olmama şaşırdığım bir destinasyon var sırada: Samos Adası! Bu yazının başrolünde o var.
Masmavi suların, sıcacık havanın, yaz mevsiminin tam ortasından, şahane bir Temmuz ayından tüm deniz severlere merhaba! Üzerimizde denizin tuzu, tepemizde altın sarısı güneş, aklımızda yepyeni rotalar…
Samos Adası ya da bizde bilinen adıyla Sisam… Yerleşik nüfusu 44 bin olan bu ada, Vathi, Karlovassi, Pythogorion, Marathokampos adında dört belediyeden oluşuyor ve merkezi de Vathi. Her geçen yıl Türk denizcilerin rotasında daha çok yer bulan bu yeşil adacık, sadece coğrafi yakınlığıyla değil, samimi havasıyla da bizden biri gibi. Adına lise yıllarında geometri defterlerimizde sıklıkla yer verdiğimiz Yunan matematikçi ve filozof Pisagor’un evi olan Samos, aynı zamanda mitolojide tanrıça Hera’nın doğduğu yer olarak geçiyor. Tarihle mitolojinin iç içe geçtiği, Rum evlerinin sardığı taş sokakları, kapısında güneşte kurutulan ahtapotlarıyla tavernaları, UNESCO koruması altındaki antik kalıntılarıyla Samos’a adım attığınız anda başka bir atmosfere geçiyorsunuz.
Bir yanıyla Marmaris’in karşı kıyıdaki yeşil ikizi gibi, bir yanıyla tam bir Ege masalı… Sakız’ın sarı dokusunun aksine, Samos yeşilini saklamadan sergiliyor. Sessiz ama sıcak, tanıdık ama keşfetmek için merakla gezeceğiniz bir ada burası. Diğer yandan denizciler için, kendi halinde mavi bir durak… İşte tam da bu saydıklarım -ve sayamadığım daha nice güzellik- sayesinde, Samos’u yakından tanımak ve rotanıza eklemek, bu yazın en keyifli anılarını biriktirmenize vesile olabilir.
TEKNEYLE ULAŞIM
Samos Adası’na bizim gibi tekneyle gideceklere prosedürlerden bahsederek ve birkaç tavsiye vererek başlamak istiyorum. Önceliği, yurt dışı seyahatleri için akla gelen ilk soru, vize.
Samos’a gitmek için vize gerekli mi? Kapıdan halledilir mi?
Samos, Nisan 2024 itibariyle kapıda vize uygulamasıyla gidilebilen Yunan adalarından biri ama burada bir parantez açalım: “Kapıda vize” denince öyle bavulu alıp, feribota atlayıp kapıda vize almak gibi bir durum yok. Bu işin minik bir ön hazırlığı var. En az 1 hafta öncesinden bazı belgeleri feribot firmasına teslim etmeniz gerekiyor ki sizin adınıza başvuru yapılsın.
Peki ne gerekli?
Pasaportunuzun en az 6 ay geçerli olması gerekiyor. Fotoğraflı sayfanın bir fotokopisi gerekli. Kimlik kartınızın önlü arkalı fotokopisi, 2 tane son 6 ay içinde çekilmiş biyometrik fotoğraf da dosyaya ekleniyor. Bir de hesabınızda seyahati karşılayacak kadar bakiye olduğunu gösteren 3 aylık banka dökümü lazım. Otel rezervasyonunuz (tüm yolcuların isminin yer aldığı, ödemesi yapılmış haliyle), gidiş-dönüş feribot biletleriniz ve İngilizce hazırlanmış bir seyahat sağlık sigortası da şart. Son olarak, online dolduracağınız başvuru formunun çıktısı ve bir de imzalı vize talep dilekçesi eklenince işlem tamam demektir. Tabii her ihtimale karşı, son dönemde ek olarak yeni bir belge isteniyor mu, aracı kurumunuza sormakta fayda var.
Gelelim vizeyi de aldıktan sonra Samos’a ayak basmak için geçeceğiniz işlemlere.
TEKNEYLE GİDECEKLERE TAVSİYE
Samos Adası’nda yatçılar için ana bağlanma noktası, Pythagorion Limanı. Burası güneyinde bulunan büyük mendireği sayesinde oldukça korunaklı bir koy. Limanın kuzeyinde bulunan küçük mendireğin arasından giriş yapılırken, iskele tarafındaki sığlıklara dikkat etmenizi tavsiye ederim. Bu alanın şamandıralarla işaretlendiğini de göreceksiniz. Burada özel yatların tercihi şehir rıhtımına yanaşmak oluyor. Samos’un ana limanı ise Vathi. Adanın kuzeyinde bulunan bu yer adanın merkezi ve feribotların yanaştığı ana liman. Burası kuzey rüzgarlarına açık olduğu için denizciler tarafından fazla rağbet görmüyor.
SAMOS SULARINI KEŞFEDELİM
Seyirlerin her halini seviyorum ama bir tanesi hariç; denizi görüp kendini suya atmamak için direnmek… Samos’a doğru yaptığınız o yolculuk da tam böyle bir his yaşatacak size, adaya yaklaştıkça sabırsızlığınız artacak. Neyse ki bu sefer direnmenize gerek yok, bırakın kendinizi Ege’nin o büyüleyici maviliğine. İşte Samos’ta denize girebileceğiniz yerlerin listesi.
ν Psili Ammos: Burası hem bizim teknemizi demirlediğimiz hem de küçük Deniz’le suda en çok vakit geçirdiğimiz yer. Bu nedenle çocuklu aileler için ayrıca buraya değinmek istedim. Psili Ammos’ta su uzun bir süre derinleşmeden diz hizanızda kalıyor. İncecik kumu olan, güvenle yüzebileceğiniz şahane bir plaj burası. İçiniz rahat bir şekilde burada çocuğunuzla birlikte yüzebilirsiniz.
KUZEY KISMI
Samos’un merkezine, yani Vathi Limanı çevresine yakın kuzey kıyılarında birçok plaj seçeneği var.
ν Gagou,
ν Galazio,
ν Livadaki
ν Kerveli
Bu plajlarda şezlong kiralayabileceğiniz ya da serin bir içecek alabileceğiniz küçük işletmeler de bulunuyor. Doğal güzelliğiyle öne çıkan Mikri ve Megali Lakka plajlarına sadece kayıkla ya da patika yollardan yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. Sessizlik ve sadelik arayanlar için bu iki gizli koy, hazine bulmuş gibi hissettiriyor.
KOKKARİ PLAJLARI
Samos’un en sevilen bölgelerinden Kokkari, plajlarıyla meşhur. Bölgede Kokkari merkez plajının yanı sıra Lemonakia, Tsamadou ve Tsadou gibi birbirinden güzel koylar yer alıyor. Bizim ailece en sevdiklerimiz de bu üçü. Kokkari’ye gelip burada tüm günü bu plajlarda güneşlenerek ve deniz ürünlerinin keyfini çıkararak geçirebilirsiniz. Özellikle yukarıdan bakıldığında bu plajların masmavi görüntüleri seyir açısından da ayrıca güzel. Buraya bir parantez açmamda fayda var, Kokkari bölgesinde hâkim rüzgâr kuzeyden estiği için, buradaki koylar genelde dalgalı. Güney koyları genel olarak daha sakin.
KUZEYBATI KOYLARI
Adanın kuzeybatısına doğru ilerledikçe karşınıza sırasıyla Avlakia, Tsampou, Kampos, Petalides ve Agios Nikolaos plajları çıkıyor. Avlakia'nın yukarıdan görünen manzarası nefes kesici, ama Agios Nikolaos’taki deniz kıyısına serpiştirilmiş kafeler de insanın aklını çeliyor. Agios Nikolaos biraz daha dalgalı bir denize sahip olsa da Avlakia tam bir saklı vaha. Masmavi, tertemiz bir deniz... Kıyısında sadece birkaç salaş restoran var, etraftaysa neredeyse hiç kalabalık yok. Avlakia Köyü’ne ulaştığınızda aracınızı rahatlıkla bırakabileceğiniz ücretsiz bir otopark da sizi bekliyor.
SAMOS MUTFAĞI
Samos restoranlarındaki yemekler bize çok tanıdık lezzetler. Mezedes, dolmades, keftedes, homous, tzatziki, spanakopita, tarama, moussakka gibi gibi çok aşina olduğumuz isimler aslında. Yunanistan’da genel olarak hâkim olduğu gibi bu adada da frappe yani soğuk ve buzlu köpüklü kahve içilebilecek şeylerden. Ama yemek kültürü bizden farklı. Saatlere bakarsak öğlen yemeğini, saat: 17.00 civarında ve akşam yemeğini 23.00 civarında yiyorlar. Bizim ailece çok sevdiğimiz iki restoranı ve diğer seçenekleri iletişim numaraları ile sizler için ekliyorum. Umarım keyifli akşamlarınıza eşlikçi olabilirler. Şimdiden seyahat edecek herkese afiyet olsun!
Cena Restaurant: Samos’un Pythagorion yerleşkesinde bulunan bu restoran en sevdiklerimizden. Kalabalık masaları, birbirine yakınlığıyla samimi hissedeceğiniz ama mesafesiyle size sıkışıklık hissi vermeyecek bir ayarda dekore edilmiş. Yeni nesil bir restoran esintisini hemen girişte alıyorsunuz. Yemekleri beklediğimizden çok daha lezzetli çıkan Cena’da size tavsiyemiz, kılıç balığı! Hem yemeklerin hem de sıcacık atmosferin tadını çıkarmanızı öneririm.
İletişim: +30 2273 062723
Kalamies Seaside Restaurant: Kokkari Limanı’nın doğu ucunda, denize sıfır konumuyla göze çarpan Kalamies, tam anlamıyla Ege ruhunu yaşatan bir taverna. Küçük Lemonakia Plajı’nın hemen önünde, masalar neredeyse suya değecek kadar yakın. Menüsünde klasik Yunan mezeleri, taze deniz ürünleri ve mekânın kendi yaptığı şarap var.
İletişim: +30 2273 092577
Aphrodite Garden Restaurant: Pythagorion’un kalbinde, portakal ve limon ağaçlarının arasında gizlenmiş bir ev düşün… İşte Aphrodite tam da böyle bir yerde, 1992’den beri misafirlerini ağırlıyor. Bahçeye adım attığınız anda begonviller arasından yayılan kokularla bambaşka bir dünyaya geçiyorsunuz. Mekân, eski aile tariflerini özenle günümüze taşıyor; geleneksel lezzetleri rafine dokunuşlarla sunuyor. Her tabakta biraz geçmiş, biraz da sevgi var. İletişim: +30 2273 061672
Diğer restoranlar
ν Gialos Restaurant: +30 2273 037170
ν Apollon Restaurant: +30 2273 092774
ν Remataki Restaurant: +30 2273 105090
ν Poseidon Restaurant: +30 697 411 5176
ν Meltemi Restaurant: +30 2273 092586
ν Chester's Restaurant: +30 2273 037656
GEZİLMESİ GEREKEN YERLERİ
ν Vathy: Samos’un merkezi Vathy, adanın en büyük limanının bulunduğu yer. Yarım ay şeklindeki sahil boyunca uzanan kordon boyu; tavernaları, kafeleri ve hediyelik dükkanlarıyla hem gündüz hem de gece oldukça canlı bir atmosferi var. Sahile paralel uzanan çarşısı sayesinde burada birçok turist görebilirsiniz. Kordonun sonunda yer alan Pythagoras Meydanı, Vathy’nin buluşma noktası. Buradaki çarşı ile kordon boyunun birleştiği yerde meşhur bir aslan heykeli bulunuyor. Kafeleri, gün batımı eşliğinde yükselen Yunan müzikleriyle tam bir yaz akşamı klasiği diyebilirim. Vathy’i keşfetmenin en güzel yolu ise kendinizi ara sokaklara bırakmak. Dar merdivenler, renkli kapılar, tepelere tırmandıkça açılan manzaralar ve hala yaşam süren eski evler size adanın ruhunu anlatıyor. Ayrıca şehir merkezindeki Arkeoloji Müzesi ve Şarap Müzesi de uğramaya değer. Adanın meşhur muskat şarabını keşfetmek isteyenler için Şarap Müzesi’ndeki tadım bölümü özellikle keyifli.
Çocuklu ailelere not: Samos Adası’nda çocukla gezerken durabileceğiniz birçok park görüyorsunuz. Bunlardan en büyüğü de Vathy limanında yer alan rengarenk park. Samos sokaklarını keşfederken bir oyun arası vermek isterseniz buraya uğrayabilirsiniz.
ν Panagia Spiliani Manastırı: Ege Denizi’ni ve Pythogorion’u gören eşsiz manzaralı bir tepedeki bu manastır epey büyük bir mağaranın içinde bulunuyor. Meryem Ana’ya ithaf edilen mağaranın içinde ibadet ve inziva bölümlerini gezebilirsiniz. Mağaranın dışında ise bir kilise, birkaç keşiş odası ve çan kulesi var. Kilisenin bahçesi ise oturup Ege Denizi’nin manzarasını seyretmek için güzel bir tercih oluyor.
ν Kokkari: Samos’un ana kenti Vathi’ye sadece 10 km uzaklıktaki bu küçük sahil yerleşimi burası. Küçük bir yarımada üzerinde, kuzey sahil şeridinde yer alan kırmızı kiremitli evler ve renkli balıkçı teknelerinin uyumu gözünüze çarpıyor. Ama benim aklımda kalmasının nedeni çok daha farklı. Özellikle bu notumu çocuklu ailelere tavsiye olarak düşüyorum: Buradaki Cavos Cafe hem yemekleri hem de kahveleriyle ailece çok keyif aldığımız duraklardan biri oldu. Deniz’e koca bir kutu oyuncak getirerek hâlâ yüzümü gülümsetecek nezakette davrandılar. Burada birçok kahve, hediyelik eşya dükkânı karşınıza çıkıyor. Kokkari’nin suyu berrak ve yarımadanın her iki tarafında da önü açık bir plaj var. Ya da yolun hemen yukarısındaki Limonakia ya da Tsamadou veya sahilin biraz aşağısında Tsambou'ya gidebilirsiniz. Kokkari’ye varınca ana cadde üzerine sağda ve solda iki tane ücretsiz otopark var. Aracınızı bırakıp geldiğiniz yönde denize doğru yürüyünce yol ikiye ayrılıyor. Her iki tarafı da görmenizi tavsiye ederim. İki farklı yol sizi Kokkari’nin kuzey ve doğusundaki iki farklı koya çıkarıyor: Sağ taraf, daha kapalı az rüzgâr alan bir bölge. Burada deniz kenarında yan yana dizilmiş çok güzel kafe ve tavernalar var. Kuzey tarafta ise sahildeki tavernalar, akşam masaları plaja indiriyorlar.
ν Pythagorion: Adanın en büyük yerleşim yeri olan Pythagorion, şirin sokakları, taze deniz ürünü restoranları ve canlı gece hayatıyla görülmeye değer bir yer. Antik Samos kenti bölgesinde inşa edilen kasaba, adanın kültürüyle ilgili çoğu şeyi yansıtıyor. Limanın sonunda üçgenin dik kenarlarının karelerinin toplamı hipotenüsün karesine eşittir teoreminin (a2+b2=c2) kâşifi Pisagor’un heykeli var. Üçgenin dik kenarını Pisagor’un oluşturduğu ve denklemi sembolize eden çok güzel tasarlanmış bir heykel. Burada Pisagor’a dair çok fazla şey duymak muhtemel. Her ne kadar akla ilk matematik gelse de biz “It is better either to be silent or to say things of more value than silence” yani “Sus ya da susmaktan daha değerli bir şeyler söyle” sözü de aklımıza gelen ilk şeylerden. Ada’nın en çok fotoğraflanan yerlerinden birisi burasıymış. Özellikle gün batımında denizin ve Pythogorion’un buradan manzarası çok güzel görünüyor. Heykelin arka tarafında denize girilebilecek küçük bir koy ve masalarını kumsala koymuş “Remataki” adında bir taverna var. Balık ya da klasik Yunan yemekleri için özellikle tavsiye ederim. Restoranda yemek yediğinizde önünde şezlongları da kullanabiliyorsunuz.
Pythagorion’da tüm gün gezip, sayısız güzel manzarada fotoğraf çektikten sonra, albümünüzün olmazsa olmazı bir yere geliyorsunuz. Adanın Instagram sokağına yani “Blue Art”a… Adı gibi masmavi bir sokak burası. Hem gezmesi hem de fotoğraflaması ayrı ayrı mutluluk veriyor.
Gözümüz rengârenk sokaklara, Yunan esintilerine doyduysa sıra kendinizi ödüllendirmek için güzel bir tatlı yemeye geldi demektir. Yazarken ışınlamak istediğim ve Samos’a yolu düşen tüm arkadaşlarıma tavsiye ettiğim bir tatlıcı: Two Spoons. Tüm tatlıları enfesti ama biz profiterol yemeyi tercih ettik. Sunumu ve lezzeti size yediğiniz en güzel tatlı kaçamaklarından birini yaptıracak ve damağınızda kalan bu tat tekrar Samos planı yapmanıza vesile olacak, benden söylemesi.
Hazır tatlı kaçamaklarından bahsediyorken, yaz akşamlarının klasiği olan dondurma için de sizlere bir tasviyem olacak: Luigi Gelateria. Bu dondurmacıya aslında biz de tavsiye üzerine gittik. Ama tadı o kadar hoşumuza gitti ki şimdi size önermeden geçmek istemiyorum. Samos sokaklarında yapacağınız akşam yürüyüşü için aklınızda bulunsun. Gelelim yazıda bolca değindiğim Pisagor’un hem Samos’taki değerinden hem de ziyaret etmeden önce bilmeniz gereken felsefesine. Sanırım Samos Adası’nın bendeki yerinin diğer adalardan ayrılmasındaki en büyük etken bu hikâye.
BİR KUPANIN İÇİNDE SAKLI FELSEFE: PİSAGOR’UN ADALET KUPASI
Samos Adası, sadece Ege’nin mavilikleriyle değil, tarihiyle de etkiliyor insanı. Bu adada doğan Pisagor’un adı, çoğumuzun hafızasında matematikle kazınmış olabilir… Ama onun dünyaya bıraktığı sadece formüller değil. Bir de bir kupa var ki- evet, yanlış duymadınız küçük bir çömlek -ama içindeki hikâye aksine çok büyük. Pisagor’un ‘Adalet Kupası’, bugün adanın en çok ilgi gören hediyeliklerinden biri. Eğer eliniz boş dönmek istemiyorsanız Samos’tan alabileceğiniz en anlamlı hediye bu bence. Bu kupayı asıl değerli yapan, onun ardındaki fikir: açgözlülüğe karşı bir duruş. Kupanın hikayesini şöyle anlatılıyor: “Antik Yunan’da açgözlülük hoş karşılanmazdı. Pisagor da insanların bu zayıflıktan korunması için bu kupayı tasarlamış. Görünüşte sıradan ama işleviyle çok şey anlatan bir nesne bu.”
Kupayı özel kılan şey, içine konulan sıvının miktarına verdiği tepki. Belli bir seviyeye kadar doldurduğunuzda hiçbir sorun yok. Ama birazcık bile fazlasını koyarsanız işte o zaman kupa alttan tamamen boşalıyor. Sanki size şöyle diyor: “Kendi payına düşenden fazlasını arzularsan, elindekini de kaybedersin.”
Rivayete göre Pisagor bir gün inşaatta çalışan işçileri denetlerken, onların ödül olarak verilen içeceği paylaşamayıp birbirine girdiğine tanık oluyor. Bu durumu gözlemledikten sonra, kimsenin kimseye haksızlık edemeyeceği bir düzen yaratmak için bu kupayı geliştiriyor. Kupanın felsefesinin yanı sıra teknik detayı da büyük bir ustalıkla düşünülmüş.
Çamurla çalışırken içine bir sütun yerleştiriliyor. Bu sütunun tepesinde bir delik bulunuyor, içinde de bir kanal. Konulan sıvı belirli bir seviyeyi geçince o delikten içeri akıyor ve sifon etkisiyle kupadaki tüm sıvı boşalıyor. Özetle ne kadar açgözlü olursanız, o kadar kaybediyorsunuz. Samos’a yolunuz düşerse, bu kupayı ve bu kupanın arkasında yatan düşünceyi de yanınıza alabilirsiniz.
Gittiğim her yeri, hissettirdiğiyle , hikayesiyle anlatmak sanırım seyahatlerin en sevdiğim kısımlarından. Paylaşmaya bu denli değinen bir yazı olmuşken, sizinle bu yerleri ve anılarımı paylaşmaktan ne denli mutlu olduğumu ve bu konuda ne kadar şanslı hissettiğimi söylemeden yazıyı bitirmek istemedim.
Biz ailece Samos’un hem tam da umduğumuz gibi göz kamaştırıcı manzaralarını, hem de hiç beklemediğimiz hikayelerini gördük, dinledik. Bazen sadece denize girmekle yetindik, bazen de gözümüzle gördüğümüzün ardında yatan anlamlarını keşfettik. Samos’ta geçirdiğimiz vakit, serinlemek, gezmek için durduğumuz bir rotadan ziyade tekrar dönmek isteyeceğimiz bir atmosfer olarak aklımızda kaldı. O yüzden bu yaz planınızda Ege varsa, hikayesi olan bu adayı planlarınız arasına almanızı tavsiye ederim. Güzel anılarla dolduracağınız bir temmuz olsun. Ve her zaman söylediğim gibi,
Pruvanız neta, hayat kolayınıza olsun. Bu yaz bizim rotamızı yakından takip etmek isterseniz ve tüm sorularınız için, keyifliyim Instagram hesabından bize ulaşabilirsiniz.☸

Panoramic view of Samos town Vathy with bay, port and Mt. Karvounis in the background, Greece
Benzer Haberler

BEDRİ RAHMİ KOYU: Yaz geliyor, rüzgâr dönüyor ve yelkenler vuslata hazır

LİPSİ ADASI Sezonun trend rotalarından

Artıları ve eksileriyle TEKNE SAHİBİ OLMAK ÜZERİNE BİR GERÇEKLİK TESTİ









