
Etel Baler: “Benim küçük lükslerim”
Hazırlayan: Gökçe Ateş Kantarcı
Etel Baler, “Bugün lüks denilen markalar insanları saatlerce kapılarda bekleterek eziyet ediyorlar. Bu, benim lüks anlayışıma kesinlikle aykırı. Ayrıca bu markalara da bir tepki duymama sebebiyet veriyor” diyor ve ekliyor: “Ne saatlerini mağaza kuyruklarında bekleyerek geçiren, giyinmekten başka değeri olmayan insanlarla aynı zevklere sahip olmak isterim, ne de bu tür müşteri çekmek isteyen markaların kıyafetlerini giymek. Lüks benim için konforlu bir hayattır.”
Hayattaki en büyük lüksüm, öğrenmekten vazgeçmemem.
Günlük hayatıma renk katan lüksüm, spora gitmek ve vücuduma özen göstermek.
Stil motto’m, farklı ve kendin olmak.
Gardırobumun demirbaşı, jean’lerim.
En değerli mücevherlerim, babaannemden kalan, özenle biriktirdiği Tiffany & Co parçalar.
En son alışverişim, Mikonos’ta 1950’lerden beri açık olan bir butikten, sağ ve solu birbirinden farklı renk ve şekilde olan terlikler satın aldım.
İmza parfümüm, kimse gibi kokmamak için dört parfümü birden karıştırıyorum. Genelde oud, gül ve sandal ağırlıklı kokulardan gidiyorum. Kilian, Tiziana Terenzi, Frederic Malle’de bulabiliyorum bu tarz parfümleri.
Hayalimdeki sanat eseri, Lorenzo Quinn’in benim ellerimi yapıp Venedik’e koymasını isterdim.
Koleksiyonunu yaptığım şeyler, Chateau de Tuilerie damgalı müzik konulu porselenler, sırma işli antika örtüler, heykel, sadece defile için üretilen kıyafet ve ayakkabılar.
En sevdiğim şair, Attilâ İlhan.
Favori restoranım, Roka.
İstanbul’da huzuru bulduğum yer, spor salonum.
Kendime en yakın hissettiğim marka, şu sıralar yazlık ve neşeli olduğu için Farm Rio.
Vazgeçilmez güzellik ürünüm, her sabah ve akşam gül suyu.
Benzer Haberler

Zamanı durduran stil: 60'ların efsanevi ruhu, Rainey kardeşlerin moda anlayışında nasıl yaşıyor?

Yumurta kabuğundan 3D baskıya, sezgiden sisteme ‘Studio Yellowdot’un yaratıcıları Dilara Kan Hon & Bodin Hon

Zamansız stil 90'lar









