
Gökçeada’nın mutlaka korunması gereken 4 jeositi
Gökçeada bu bakımdan son derece zengin. Adada saptanan 30 jeositten dördü uluslararası önem sahip ve kesinlikle korunması gerekiyor. Bunlar aynı zamanda ziyaretçi potansiyelleri en yüksek jeositler.
1. GİZLİ LİMAN

Adanın batı ucunda yer alan Gizli Liman’ın mercimek büyüklüğünde kumlarla kaplı uzun bir kumsalı bulunuyor. İsmini korunaklı bir koy olmasından alan bu yerin geçmişte bir korsan sığınağı olduğu tahmin ediliyor. Bu lokasyonun jeolojik zenginliği dışında önemli bir diğer özelliği de Türkiye’nin en batı ucu olması. Bu nokta, Türkiye sınırlarında güneşin en son battığı yer. Gizli Liman gerek ulaşım kolaylığı gerek zengin jeolojisi nedeniyle aynı zamanda önemli bir doğa eğitim alanı.
2. YILDIZ KOYU

Dünya üzerinde bu kadar çok jeolojik ve jeomorfolojik oluşumu bir arada barındıran yer azdır. Yıldız Koyu tek başına bir butik jeopark gibi. Kaleköy Fayı, kumtaşı heykelleri, tabaka düzlemleri, aşınma yapıları ve deniz suyunun etkisiyle karbonatça zengin kumtaşlarında meydana gelen erime-çözülme yapıları, Yıldız Koyu’nu jeolojik ve jeomorfolojik olarak çok önemli bir lokasyon yapıyor. Bu alanda TÜDAV tarafından sınırları belirlenen Türkiye’nin tek sualtı parkı da bulunuyor. Yıldız Koyu, sadece korunacak bir alan değil, aynı zamanda önemli bir doğa farkındalığı eğitimi alanı.
3. KUZU LİMANI

Adanın kuzeydoğusunda bulunan Kuzu Limanı iki önemli jeosit barındırıyor. Limanın kuzeyindeki Peynir Kayalıkları adanın simgelerinden biri. Burada volkanizma ve tektonik ilişkisi çok net gözlenebiliyor. Limanın hemen güneyindeki bir vadi de birçok jeolojik özelliği bir arada barındırıyor. Bu vadide Erken Oligosen (yaklaşık 33 milyon yıl) yaşlı Mezardere Formasyonu içindeki kumtaşı tabakalarının yüzeylerinde bol miktarda fosil kavkıları ile eski dalga izleri gözleniyor. Bu alan, tektonik olarak açılmış bir vadiyi takip ederek denize kadar iniyor. Fosiller tabaka yüzeylerinde 2 santimetre ila 10 santimetre arasında değişen kalınlıklara sahip bantlar halinde gözleniyor. Kumtaşı tabakalarındaki kıvrımlı yapılar adanın jeolojik geçmişinde meydana gelen olayların kanıtları. Vadinin sonunda kıyıya yakın bir noktada, eski bir yapının arkasında, kumtaşında açılmış yaklaşık 20 metre uzunluğunda, 1.5 metre genişliğinde ve 1.5 metre tavan yüksekliğinde bir yapay tünel bulunuyor. Tarihi hakkında çok fazla bir bilgi yok, ancak tünelden günümüzde bile su çıkışının olması, antik dönemde su elde etmek için yapıldığını düşündürüyor. Bu alan sadece içerdiği jeolojik değerlerle değil, kültürel miras izleri barındırmasıyla da önemli. İki önemli jeositin bulunduğu bu alanın kesinlikle koruma altına alınarak doğa eğitimleri için kullanılması gerekiyor.
4. FOSİL AĞAÇ ORMANI

Bu alan, adanın kaderini değiştirecek kadar önemli. Erken Miyosen’de (yaklaşık 23 milyon yıl) var olan bir ormanın volkanizmanın etkisiyle gömülerek fosilleşmiş ağaçlarından örnekler barındırıyor. Gökçeada Erken Miyosen ormanı ile Midilli Miyosen ormanı arasında ciddi bir benzerlik bulunuyor. Her iki adadaki ormanlar aynı volkanik etkinlikler sonuncunda fosilleşmiş. Bu alana ulaşmak kolay değil. Zaten koruma altına alınıncaya kadar şimdilik kimsenin ulaşmasını da istemiyoruz.












