
Röportaj
7 dk okunma süresi
Rüzgarla suda dans!
Formsante Haziran – Temmuz 2025 sayısından Suda ilerlerken rüzgarla dans etmek, doğayla bütünleşmek ve tamamen kendinle kalmak… Kite surf ve...
Formsante Haziran – Temmuz 2025 sayısından Suda ilerlerken rüzgarla dans etmek, doğayla bütünleşmek ve tamamen kendinle kalmak… Kite surf ve board’un başarılı isimlerinden milli sporcu ve antrenör Bilge Öztürk ile merak ettiklerimizi konuştuk! Röportaj: Selen Tanyeri
Fotoğraf: Turan Böcek ve Bilge Öztürk Arşivi Adrenalin, denge, rüzgar ve özgürlük... Dinamik bir spor arıyorsanız, kite surf kesinlikle listenin üst sıralarında olmalı. Bu sporu yaparken kendine sadece hareket katmıyorsun. Aynı zamanda suyla ve rüzgarla kurduğun bu bağ ile kendinle baş başa kaldığın bir terapidesin! Ve elbette fotoğraflarda havalı göründüğün, damarlarında dolaşan tutkunun yüzüne yansıdığı kaç spor dalı var? Kite surf, ülkemizde farklı bölgelerde yapılabiliyor ama biz bu kez rotayı İstanbul-Kilyos’a çevirdik. Kite surf’ü bir yaşam biçimine dönüştüren milli sporcu ve antrenör Bilge Öztürk ile buluştuk. Uluslararası yarışmalarda aldığı dereceler işin teknik tarafını ortaya koyarken, anlattıkları sayesinde bu sporun nasıl bir etkisi olduğunu hissedebiliyoruz ve merakımız daha da artıyor. Kite surf, klasik anlamda bir su sporu değil. Rüzgarla uyum içinde hareket ederken, aynı anda doğayla iletişim kuruyorsun. Bu denge hali zihinsel bir yolculuk gibi ve hepsini bir anda hissedebiliyorsun. Yorucu olduğu kadar arındırıcı, yoğun olduğu kadar özgürleştirici... Yaz yaklaşırken farklı bir şey denemek istiyorsanız, kite surf doğru adres olabilir. Belki Kilyos’ta, belki Akyaka’da, belki de Alaçatı’da karşılaşırız. Ama önce detayları Bilge Öztürk’ten öğrenelim.
“Kite surf’ü öğrenmesi hızlı ve her aşaması çok keyifli. Her ne kadar ekstrem spor diye geçse de öğrenme aşamasında cesaret gerektiren veya ekstrem bir yanı yok diyebilirim. Adım adım ve eğlenerek öğreniliyor.” Kite surf hayatınıza nasıl girdi? Sizi bu spora çeken ilk şey neydi?
Kite surf benim için ilk görüşte aşk! Bu maceram 2007 yılında Hawaii’de tatildeyken, havadaki dev kelebekleri görmemle başladı. Hayatımda daha önce hiç görmediğim bu spora ilk anda vuruldum ve koşarak gidip, hemen orada derse başladım. Döndüğümde çok yaygın olmasa da Türkiye’de de yapıldığını öğrendim. Önce tatilimi, yarışmaya başlayınca da hayatımı ve işimi kite programına göre ayarlar oldum. 2011’de katıldığım Türkiye Şampiyonası ve ardından Dünya Şampiyonası ile yarış ve milli sporculuk hayatım başladı. Akyaka’ya önce sezonluk, sonra da tamamen yerleştim. 2016’da Bilge Öztürk KiteClub okulumu açtım. Bundan sonrası zaten kendiliğinden gelişti. Önce hobi, sonra profesyonel hayat, milli sporculuk ve artık tamamen bir yaşam biçimi olarak kite surf kalıcı bir şekilde hayatıma girmiş oldu. Rüzgarın ritmine kapılmak nasıl bir his? Kite surf yaparken hissettiğiniz özgürlük duygusunu kelimelere dökebilir misiniz?
Kite surf, öncelikle rüzgar ve denizle iç içe bir spor, doğayla bütünleşmek ve onun bir parçası gibi hissetmek inanılmaz bir meditasyon. Rüzgarla bütünleşmek, “denizde özgürce istediğin yere gitmek” demek. Mutluluk, huzur, özgürlük... Tam da bu sebeple başlayanlar bırakmıyor, mutlaka hobi olarak devam ediyor. Outdoor bir spor olduğu için deniz, güneş derken, zaten çok sağlıklı. Ayrıca inanılmaz güzel kaslarınız oluyor. Spor salonundaki gibi dakika saymak yerine, zamanın nasıl akıp gittiğini anlayamıyorsunuz. Uzun süre fit tutuyor. Elde ettiğiniz birçok başarı ve madalyalarınız da var. Bu yolculuktan bahseder misiniz?
Katıldığım ilk resmi yarış 2011 Türkiye Şampiyonası, hemen ardından da Dünya Şampiyonası ile milli sporculuk hayatım başladı. Nasıl bir gurur ve onur olduğunu anlatamam. Sonrasında artık ciddi bir sporculuk dönemine girdim diyebilirim. Birçok ulusal ve uluslararası yarışa katıldım. 2019 yılında kite surf “formula kite” disiplininin olimpik oyunlara dahil edilmesiyle birlikte bu format çalışmalara ve seçme kriterlerine başlandı. 2019 ANOC World Beach Games Katar’da yapılan ve kitesurf’ün olimpik sınıf olarak dahil edildiği ilk olimpik yarış oldu. Bunun kriteri de dünya sıralamasında ilk 20 sporcu arasında yer almaktı. Ben de Türkiye’yi temsilen tarihte kite surf sporunun dahil edildiği bu ilk olimpik yarış için Türkiye adına kota kazandım ve ülkemi temsilen yarıştım. Bu yarış sonrasında antrenörlük yapmaya başladım ve Türkiye Yelken Federasyonu ile Akut Spor Kulübü’nün antrenörlüğünü yaptım, halen de yapmaya devam ediyorum. Ayrıca 2025-2028 yılları için Türkiye Yelken Federasyonu Kanat ve Uçurtma Sörfü Komite Başkanlığı görevini de yürütmekteyim. Okullarımızda hem hobi amaçlı hem de geleceğimizin sporcularını yetiştiriyoruz.
Kaç yaşında bu spora başlayabiliriz? Eğitim süreci nasıl ilerliyor?
Temel eğitimi ortalama altı-sekiz saat gibi kısa bir sürede tamamlıyoruz. Genel sağlık durumu iyi olan, 30 kg ve üstü, yüzme bilen herkes yapabilir. Bizim altı yaşından 75 yaşına; 30 kg’dan 140 kg’ye kadar öğrencimiz oldu. Bir spor dalının bu kadar geniş bir yelpazeye hitap etmesi çok önemli. Ayrıca inanılmaz güzel kaslarınız oluyor. Sizi uzun süre spor yapmış gibi fit tutuyor. Temel eğitim sonrası bağımsız kaymaya başlamak da ortalama 10 saat sürüyor. Genelde günde iki saat olarak derslerimize devam ediyoruz. Bu kadar kısa sürede yepyeni bir spor öğrenmek çok motive edici oluyor. Bağımsız kaymaya başladığınızda ekipmanı arabaya, uçağa atıp istediğiniz yere gidebilme kolaylığı var. Başlamak isteyenleri hemen Bilge Öztürk KiteClub Akyaka, Kilyos ve Alaçatı okullarımıza bekliyoruz. Kite surf sizin için sadece bir spor mu, yoksa bir yaşam tarzı mı? Doğayla bu kadar iç içe olmak, yaşam tarzınızı veya hayata bakış açınızı nasıl etkiledi?
Kite surf benim için bir yaşam biçimi. Yıllar önce hobim olarak başlayan bu spor artık hayatım, işim, bugünüm ve yarınım oldu. Denizdeyken başka her şey önemini yitiriyor; hiçbir şey düşünmüyorsunuz. Hem fiziksel aktivite hem meditasyon... Kite surf’süz bir hayat düşünemiyorum. Yolculuğumun başında tabii ki bu noktaya geleceğimi düşünmemiştim. Kendiliğinden evrilen bir süreç oldu. Aslında bu geçiş, alınan ani bir kararla değil de yaşayarak, kendiliğinden şekil alan bir yolculuktu diyebiliriz. Her gün böyle bir mutluluğa uyandığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu sporun doğayla bir mücadele değil de bütünleşme olduğunu anladığınız anda hayat güzelleşiyor. Kite surf sırasında yaşadığınız en unutulmaz ya da adrenalin dolu an neydi?
Aslında birçok olay var, yazsam kitap olur diyebilirim. Tayland’da Asya Şampiyonası’nda yarışırken epeyce açıkta parkur atmışlardı. Tam rotamı yaparken rüzgarın biraz yön değiştirdiğini fark ettim ve kendi kendime “Bilge, biraz uzun git şamandıra dönüşü için avantaj yakalarsın” dedim. Fakat kendimce harika olan bu taktiği yapmaya konsantre olmuşken, denizin ortasına kurdukları ve hiçbir işaretle belirtmedikleri balık ağları ile çevrili alanın içine düştüm. Boyu -inanın abartmıyorum- neredeyse 2 metre olan koyu kahverengi bir denizanasına patladım. Sonrası feci bir acı, “Annemi istiyorum”* diye ağlamalar (*evet gerçekten), zorunlu ve zorla karaya dönmeye çalışmalar ile sonunda acının kesilmesi... Şimdi hikaye olarak anlatırken canlandırmalı ve komik anlatıyorum ama o zaman hiç de öyle gelmedi tabii ki!
En sevdiğiniz kite surf destinasyonu neresi?
Dünyanın birçok kıtasında ve ülkesinde yarıştım. Bir o kadar da değişik yerde bulundum. Benim için Türkiye gibisi yok! Zaten en çok beğendiğim üç yerde de okulum bulunuyor: Akyaka, Alaçatı ve Kilyos. Dünyada başka hangi ülkeler ve şehirler kite surf ile öne çıkıyor?
İspanya-Tarifa, La Ventana, Meksika, Venezuela-Los Roques, Hawaii-Maui, Filipinler-Boracay, Yunanistan-Rodos ilk aklıma gelen yerler olmakla birlikte dünyanın uygun su ve rüzgar koşulları olan hemen her yerinde bu sporu yapmak mümkün. Kite surf dışında benzer şekilde ilgilendiğiniz başka bir spor var mı?
Özellikle tüm dünyada çok popüler hale gelen ve yakında olimpik olması beklenen bir spor olan wingfoil (kanat sörfü) beni yine ve yeniden denize ve rüzgara aşık etti. Okullarımızda kite surf’ün yanı sıra wingfoil dersleri de veriyoruz. Yeni başlayanlara tavsiyeniz ne olurdu? Özellikle cesaret edemeyen ama içten içe heveslenenler için...
Kite surf’ü öğrenmesi hızlı ve her aşaması çok keyifli. Her ne kadar ekstrem spor diye geçse de öğrenme aşamasında cesaret gerektiren veya ekstrem bir yanı yok diyebilirim. Adım adım ve eğlenerek öğreniliyor. Merak edenler mutlaka arasın veya çıkıp gelsin anlatalım, izlesinler. Eminim ki hemen heveslenecekler. Başlamak için en iyi zaman şimdi! “Kite surf, öncelikle rüzgar ve denizle iç içe bir spor, doğayla bütünleşmek ve onun bir parçası gibi hissetmek inanılmaz bir meditasyon. Rüzgarla bütünleşmek, ‘denizde özgürce istediğin yere gitmek’ demek. Mutluluk, huzur, özgürlük... Tam da bu sebeple başlayanlar bırakmıyor, mutlaka hobi olarak devam ediyor.”
“Kite surf’ü öğrenmesi hızlı ve her aşaması çok keyifli. Her ne kadar ekstrem spor diye geçse de öğrenme aşamasında cesaret gerektiren veya ekstrem bir yanı yok diyebilirim. Adım adım ve eğlenerek öğreniliyor.” Kite surf hayatınıza nasıl girdi? Sizi bu spora çeken ilk şey neydi?
Kite surf benim için ilk görüşte aşk! Bu maceram 2007 yılında Hawaii’de tatildeyken, havadaki dev kelebekleri görmemle başladı. Hayatımda daha önce hiç görmediğim bu spora ilk anda vuruldum ve koşarak gidip, hemen orada derse başladım. Döndüğümde çok yaygın olmasa da Türkiye’de de yapıldığını öğrendim. Önce tatilimi, yarışmaya başlayınca da hayatımı ve işimi kite programına göre ayarlar oldum. 2011’de katıldığım Türkiye Şampiyonası ve ardından Dünya Şampiyonası ile yarış ve milli sporculuk hayatım başladı. Akyaka’ya önce sezonluk, sonra da tamamen yerleştim. 2016’da Bilge Öztürk KiteClub okulumu açtım. Bundan sonrası zaten kendiliğinden gelişti. Önce hobi, sonra profesyonel hayat, milli sporculuk ve artık tamamen bir yaşam biçimi olarak kite surf kalıcı bir şekilde hayatıma girmiş oldu. Rüzgarın ritmine kapılmak nasıl bir his? Kite surf yaparken hissettiğiniz özgürlük duygusunu kelimelere dökebilir misiniz?
Kite surf, öncelikle rüzgar ve denizle iç içe bir spor, doğayla bütünleşmek ve onun bir parçası gibi hissetmek inanılmaz bir meditasyon. Rüzgarla bütünleşmek, “denizde özgürce istediğin yere gitmek” demek. Mutluluk, huzur, özgürlük... Tam da bu sebeple başlayanlar bırakmıyor, mutlaka hobi olarak devam ediyor. Outdoor bir spor olduğu için deniz, güneş derken, zaten çok sağlıklı. Ayrıca inanılmaz güzel kaslarınız oluyor. Spor salonundaki gibi dakika saymak yerine, zamanın nasıl akıp gittiğini anlayamıyorsunuz. Uzun süre fit tutuyor. Elde ettiğiniz birçok başarı ve madalyalarınız da var. Bu yolculuktan bahseder misiniz?
Katıldığım ilk resmi yarış 2011 Türkiye Şampiyonası, hemen ardından da Dünya Şampiyonası ile milli sporculuk hayatım başladı. Nasıl bir gurur ve onur olduğunu anlatamam. Sonrasında artık ciddi bir sporculuk dönemine girdim diyebilirim. Birçok ulusal ve uluslararası yarışa katıldım. 2019 yılında kite surf “formula kite” disiplininin olimpik oyunlara dahil edilmesiyle birlikte bu format çalışmalara ve seçme kriterlerine başlandı. 2019 ANOC World Beach Games Katar’da yapılan ve kitesurf’ün olimpik sınıf olarak dahil edildiği ilk olimpik yarış oldu. Bunun kriteri de dünya sıralamasında ilk 20 sporcu arasında yer almaktı. Ben de Türkiye’yi temsilen tarihte kite surf sporunun dahil edildiği bu ilk olimpik yarış için Türkiye adına kota kazandım ve ülkemi temsilen yarıştım. Bu yarış sonrasında antrenörlük yapmaya başladım ve Türkiye Yelken Federasyonu ile Akut Spor Kulübü’nün antrenörlüğünü yaptım, halen de yapmaya devam ediyorum. Ayrıca 2025-2028 yılları için Türkiye Yelken Federasyonu Kanat ve Uçurtma Sörfü Komite Başkanlığı görevini de yürütmekteyim. Okullarımızda hem hobi amaçlı hem de geleceğimizin sporcularını yetiştiriyoruz.
Kaç yaşında bu spora başlayabiliriz? Eğitim süreci nasıl ilerliyor?
Temel eğitimi ortalama altı-sekiz saat gibi kısa bir sürede tamamlıyoruz. Genel sağlık durumu iyi olan, 30 kg ve üstü, yüzme bilen herkes yapabilir. Bizim altı yaşından 75 yaşına; 30 kg’dan 140 kg’ye kadar öğrencimiz oldu. Bir spor dalının bu kadar geniş bir yelpazeye hitap etmesi çok önemli. Ayrıca inanılmaz güzel kaslarınız oluyor. Sizi uzun süre spor yapmış gibi fit tutuyor. Temel eğitim sonrası bağımsız kaymaya başlamak da ortalama 10 saat sürüyor. Genelde günde iki saat olarak derslerimize devam ediyoruz. Bu kadar kısa sürede yepyeni bir spor öğrenmek çok motive edici oluyor. Bağımsız kaymaya başladığınızda ekipmanı arabaya, uçağa atıp istediğiniz yere gidebilme kolaylığı var. Başlamak isteyenleri hemen Bilge Öztürk KiteClub Akyaka, Kilyos ve Alaçatı okullarımıza bekliyoruz. Kite surf sizin için sadece bir spor mu, yoksa bir yaşam tarzı mı? Doğayla bu kadar iç içe olmak, yaşam tarzınızı veya hayata bakış açınızı nasıl etkiledi?
Kite surf benim için bir yaşam biçimi. Yıllar önce hobim olarak başlayan bu spor artık hayatım, işim, bugünüm ve yarınım oldu. Denizdeyken başka her şey önemini yitiriyor; hiçbir şey düşünmüyorsunuz. Hem fiziksel aktivite hem meditasyon... Kite surf’süz bir hayat düşünemiyorum. Yolculuğumun başında tabii ki bu noktaya geleceğimi düşünmemiştim. Kendiliğinden evrilen bir süreç oldu. Aslında bu geçiş, alınan ani bir kararla değil de yaşayarak, kendiliğinden şekil alan bir yolculuktu diyebiliriz. Her gün böyle bir mutluluğa uyandığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu sporun doğayla bir mücadele değil de bütünleşme olduğunu anladığınız anda hayat güzelleşiyor. Kite surf sırasında yaşadığınız en unutulmaz ya da adrenalin dolu an neydi?
Aslında birçok olay var, yazsam kitap olur diyebilirim. Tayland’da Asya Şampiyonası’nda yarışırken epeyce açıkta parkur atmışlardı. Tam rotamı yaparken rüzgarın biraz yön değiştirdiğini fark ettim ve kendi kendime “Bilge, biraz uzun git şamandıra dönüşü için avantaj yakalarsın” dedim. Fakat kendimce harika olan bu taktiği yapmaya konsantre olmuşken, denizin ortasına kurdukları ve hiçbir işaretle belirtmedikleri balık ağları ile çevrili alanın içine düştüm. Boyu -inanın abartmıyorum- neredeyse 2 metre olan koyu kahverengi bir denizanasına patladım. Sonrası feci bir acı, “Annemi istiyorum”* diye ağlamalar (*evet gerçekten), zorunlu ve zorla karaya dönmeye çalışmalar ile sonunda acının kesilmesi... Şimdi hikaye olarak anlatırken canlandırmalı ve komik anlatıyorum ama o zaman hiç de öyle gelmedi tabii ki!
En sevdiğiniz kite surf destinasyonu neresi?
Dünyanın birçok kıtasında ve ülkesinde yarıştım. Bir o kadar da değişik yerde bulundum. Benim için Türkiye gibisi yok! Zaten en çok beğendiğim üç yerde de okulum bulunuyor: Akyaka, Alaçatı ve Kilyos. Dünyada başka hangi ülkeler ve şehirler kite surf ile öne çıkıyor?
İspanya-Tarifa, La Ventana, Meksika, Venezuela-Los Roques, Hawaii-Maui, Filipinler-Boracay, Yunanistan-Rodos ilk aklıma gelen yerler olmakla birlikte dünyanın uygun su ve rüzgar koşulları olan hemen her yerinde bu sporu yapmak mümkün. Kite surf dışında benzer şekilde ilgilendiğiniz başka bir spor var mı?
Özellikle tüm dünyada çok popüler hale gelen ve yakında olimpik olması beklenen bir spor olan wingfoil (kanat sörfü) beni yine ve yeniden denize ve rüzgara aşık etti. Okullarımızda kite surf’ün yanı sıra wingfoil dersleri de veriyoruz. Yeni başlayanlara tavsiyeniz ne olurdu? Özellikle cesaret edemeyen ama içten içe heveslenenler için...
Kite surf’ü öğrenmesi hızlı ve her aşaması çok keyifli. Her ne kadar ekstrem spor diye geçse de öğrenme aşamasında cesaret gerektiren veya ekstrem bir yanı yok diyebilirim. Adım adım ve eğlenerek öğreniliyor. Merak edenler mutlaka arasın veya çıkıp gelsin anlatalım, izlesinler. Eminim ki hemen heveslenecekler. Başlamak için en iyi zaman şimdi! “Kite surf, öncelikle rüzgar ve denizle iç içe bir spor, doğayla bütünleşmek ve onun bir parçası gibi hissetmek inanılmaz bir meditasyon. Rüzgarla bütünleşmek, ‘denizde özgürce istediğin yere gitmek’ demek. Mutluluk, huzur, özgürlük... Tam da bu sebeple başlayanlar bırakmıyor, mutlaka hobi olarak devam ediyor.”








