
ALEV SEMİZ Uluslararası yatçılığın parlayan Türk profesyonellerinden
Serimizde bu ay yaklaşık 20 yıldır maviliklerde çalışan bir ismi ağırlıyoruz. Alev Semiz bugün yatçılık sektörünün satış ve charter alanlarının başarılı iş insanlarından biri olarak faaliyetlerini küresel ölçekte sürdürürken, kadın profesyonellerin sektörde daha görünür hale gelmesi için de çalışıyor.
Yatçılık sektörü çok farklı alanlar içeren geniş bir dünya. Bu dünyaya adım atan çoğu profesyonel bir şekilde hayatının bir anında denizle tanışıp yavaşça profesyonelliğe adım atan ya da zaten çocukluğundan itibaren aile büyüklerinin izinden gidip onlardan bayrak devralan denizciler. Benim bu söyleşi serisiyle amaçladığım “denize ulaşmamış, bu dünyada kendine bir yer bulabileceğini hayal etmemiş” gençlere birer hikâye sunarak hayal kurmalarını sağlamak konusunda olumlu bazı yorumlar alıyor ve bundan mutluluk duyuyorum.
Yatçılık dünyasının lokomotifi olan iki alanı yat satışı ve charter olarak tanımlayabiliriz. Sonuçta diğer tüm faaliyetler, tasarım, üretim, donatım, personel, hatta Ar-Ge bile hep bir yatın satışı ya da kiralanması için gerçekleşiyor. Bu sayıda yat satışı ve charter konusunda ülkemizin önde gelen isimlerinden, faaliyetleri Monaco ve Miami’ye kadar ulaşan bir isimle bir araya geldik: Alev Semiz. Kendisiyle denizcilik alanındaki geçmişini, güncel faaliyetlerini ve gelecek planlarını konuştuk.
FRASER İLE KÜRESEL SİNERJİ
Mersinlisiniz diye biliyorum. Denizle bağınız ilk orada kuruldu sanıyorum.
Tarsus’ta büyüdüm. O dönemlerde Mersin’e ailece, kuzenlerle birlikte gider denize girerdik. Deniz, benim için çocuklukta aileyle geçirilen keyifli zamanların bir simgesiydi. Dolayısıyla “denizin içinde büyüdüm” diyemem ama denize dair anılarım hep sıcak, paylaşım dolu.
Profesyonel denizcilik yaşantınız nasıl başladı?
Mersin Üniversitesi İngiliz Dilbilimi mezunuyum. Denizcilik sektörüne ilk adımımı 2007 yılında gemi brokerliği eğitimi alarak attım ve ardından gemi kargo brokeri olarak işe başladım. 2014 yılında Mersin’deki işimi ve düzenimi geride bırakıp İstanbul’a taşındım. Bu hızlı karar beni yat sektörünün tanınmış isimlerinden olan ağabeyim Barış Semiz’in de etkisiyle yat sektörünün içine taşıdı. Bu dönemde önce CYBA Yacht Charter Broker eğitimi ve ardından Maritime Training Academy'den Yacht Management eğitimi alarak kendimi bu alanlarda geliştirdim. Aynı yıl Sofi Yacht’ı kurduk. Kadın girişimci olarak KOSGEB desteğinden faydalandım. İlk dönemde kazandığım paranın büyük kısmını yurt dışı fuarlara gitmek ve firmamızı tanıtmak için harcadım. Bu yatırımlar o dönemde riskliydi ama bugün baktığımda çok doğru adımlar olduğunu görüyorum. Zamanla uluslararası firmalarla charter ve satış işlemleri yapar hale geldik.
Faaliyetleriniz Türkiye ile sınırlı değil. Bir süre önce Monaco merkezli Fraser ile çalışmalarınız başladı.
Fraser bir dünya markası ve uluslararası yatçılık sektöründe çok büyük bir yapının parçası. Fraser ile olan iş birliğimiz üç yıl süren görüşmelerle şekillendi. Türkiye pazarına hâkim oluşum Fraser’ın global gücü ile birleşince çok güçlü bir sinerji ortaya çıktı. Yılın belli dönemlerinde Monaco ofisinde, bazen de Amerika’daki ofislerde bulunuyorum. Türkiye pazarının yapısını anlatmak, burada nasıl daha etkili olabileceklerini paylaşmak bizim için önemli çünkü Avrupa ya da Amerika merkezli firmalar için Türkiye’nin sistemi oldukça farklı.
Bunu biraz açar mısınız?
Yurt dışında departmanlaşmış yapı, charter yönetimi, broker, asistan vb. alanlarda yaygındır. Oysa Türkiye’de daha çok “patron broker” modeli hâkimdir. Fraser bu anlamda bana çok daha büyük bir platform sundu. Cannes Yachting Festival, Monaco Grand Prix gibi prestijli etkinliklerde yer almak, özel lounge alanlarında misafirleri ağırlamak, hatta Palm Beach gibi lokasyonlarda tekne sahiplerine özel malikânelerde yapılan sunumlara katılmak, tüm bunlar 10 yıldır yaptığım yatırımların karşılığını aldığımı hissettiriyor.
TYBA YÖNETİMİNDE
Charter konusunda ülkemizin avantajları neler?
Türkiye eşsiz doğası, tarihi zenginliği ve samimi misafirperverliğiyle charter sektörü için müthiş bir destinasyon. Koyların korunmuş yapısı, Türk mutfağının kalitesi ve hizmet anlayışımız gerçekten bizi farklı kılıyor. Ayrıca gelişmiş marina altyapımız, teknelerin bakım ve kışlama olanakları da büyük bir avantaj.
Türkiye charter pazarını Akdeniz’de hangi bölgelerle kıyaslayabiliriz?
Yunanistan ile kıyasladığımızda, özellikle altı kabinli motoryatlarda daha az seçeneğimiz var. Yunanistan bu konuda geniş bir filoya sahip. Güney Fransa ve İtalya’da ise sezon, Cannes Yachting Festival ve Monaco Grand Prix gibi etkinliklerle çok daha erken başlıyor.
Türkiye’nin oturmuş ve istikrarlı bir charter sezonuna tekrar dönmesi için biraz sabırlı olmamız gerekecek. Maalesef dış etkenlerden çok hızlı etkileniyoruz. Bu sezon özelinde de zorluklar var; o yüzden maliyet konusuna fazla girmiyorum. Ancak Türkiye’nin bu alandaki potansiyeli hâlâ çok büyük ve doğru adımlarla bu avantaj daha da güçlenebilir.
Bir yandan da Tüm Yat İşletmecileri, Yatırımcıları, Brokerları ve Acenteleri Derneği (TYBA) Yönetim Kurulu Üyesi olarak dernek çalışmalarında aktifsiniz.
Evet. TYBA, Türkiye’de yatçılık sektörünün düzenlenmesinde ve uluslararası tanıtımında çok önemli bir rol oynuyor. 100’ü aşkın aktif üyesiyle sektörün yönünü çizen, standartlarını belirleyen bir yapıdan bahsediyoruz. Bu yıl altıncısını düzenlediğimiz TYBA Yacht Charter Show, Göcek’te gerçekleşti ve en büyüğü 92 metre olan 50’den fazla tekne, uluslararası brokerlar ve sektör profesyonelleriyle buluştu. Ben TYBA’da Yacht Charter Show Komitesi Üyesi ve aynı zamanda Kontrat Komitesi Başkanı olarak görev alıyorum. Ayrıca Deniz Ticaret Odaları ve bakanlıklarla da düzenli temas halindeyiz. Gençleri desteklemek, etik değerleri korumak ve sektörel standartları yükseltmek en temel hedeflerimiz arasında.
“SEKTÖRDE ETİK DÖNÜŞÜM YAŞANIYOR”
Serinizin odağı “denizci kadın olmak” biliyorsunuz. Zorluklarını yaşadınız mı?
Kesinlikle. Denizcilik erkek egemen bir sektör ve ilk yıllarda kararlarımın sorgulandığını, ciddiye alınmadığımı çok net hatırlıyorum. Özellikle teknik altyapıdan gelmediğim için bazı eksiklerim vardı. Bu da ne kaptanların ne de müşterilerin gözünden kaçıyordu. En büyük avantajım, ortağım ve ağabeyim olan Barış’ın gemi inşa mühendisi olmasıydı. Zamanla bu açığımı kapattım ve sektörde hak ettiğim saygınlığa ulaştım. Karşılaştığım zorluklardan biri de bazı insanların profesyonel sınırları görmezden gelip “ahbap-çavuş” ilişki kurma çabalarıydı. Bunları da soğukkanlı ve net bir duruşla yönetmek gerektiğini öğrendim.
Charter işinde yaşanmıştır mutlaka sıkıntılar diye tahmin ediyorum.
Bir charter sırasında, teknede taşkınlık yapan bir müşteri bana fiziksel tehditte bulunacak noktaya gelmişti. O an kaptana ve personele tam destek verdim, arkadaşları müdahale etti. Kadın meslektaşlarıma önerim şu: Bildiğiniz konuda sonuna kadar ilerleyin, sektördeki oluşumlara dahil olun. Bugün TYBA gibi yapılar sayesinde sektörde sadece operasyonel değil, etik dönüşüm de yaşanıyor.
Genç neslin denizcilik alanında çalışmalarına dair neler söylemek istersiniz?
Genç nesil vizyoner, teknolojiyle barışık ve iletişimi kuvvetli. Ancak denizcilik sahada öğrenilen bir meslek. Bu nedenle gençlerin staj yapmasını, marinalarda, teknelerde, tersanelerde zaman geçirmesini çok önemsiyorum. Sektöre girmeden önce şu konuları bilmelerini tavsiye ediyorum: Türkiye’de hangi tekneler üretiliyor, tersaneler kimler, marinaların kapasitesi nedir, hangi koylar hangi tekne tipleri için uygundur? Bu bilgiler hem teknik hem sektörel farkındalık açısından önemli.
Ayrıca uluslararası haber kaynaklarını da takip etmeliler. Denizcilik artık global bir sektör ve dış dünya ile bağlantı kurmadan rekabet etmek çok zor. Cesur olmalarını ama sabırlı ilerlemelerini öneriyorum. Şu an sektörde birçok mentorluk fırsatı da var; bizler de bu konuda her zaman destek olmaya hazırız.
GENÇLER VE KADINLAR
İÇİN ÇALIŞIYOR
Gelecek için ne gibi planlarınız var?
Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin Doğu Akdeniz’deki potansiyelini daha iyi değerlendirmesi için sektörel katkılarımı sürdürmek istiyorum. Tekne boyutları büyüyor, Türk süperyat sahiplerinin sayısı artıyor. Bu da kendi sularımızda charter operasyonlarını daha profesyonel ve verimli hâle getirmeyi gerektiriyor. Fraser ile şu an detaylarını paylaşamayacağım bazı heyecan verici projelerimiz var.
Kişisel yaşamınızda denizciliğinize daha fazla zaman ayırmak gibi bir plan var mı?
Yelken konusunda temel eğitim aldım ama sanırım teknede yemek hazırlamayı seven taraf olarak kalacağım. Operasyonel süreçler, stratejik planlama ve sektörel gelişim beni daha çok heyecanlandırıyor. Sektöre katkı anlamında ise; gençlerin daha donanımlı yetişmesi, kadın profesyonellerin daha görünür hale gelmesi ve Türkiye’nin denizcilik dünyasında daha fazla söz sahibi olması için çalışmaya devam edeceğim.
Alev Semiz, alanında başarılı çoğu profesyonel gibi sektörel faaliyetlerde en önde yer alan, görev alan, sorumluluk alan bir karakter. Bu anlamda örnek bir duruşu olduğundan özellikle sektör faaliyetlerinde TYBA flamasını bulmanızı, kendisine ya da derneğin yine aynı şekilde ilgili diğer yetkililerinden birine yaklaşarak denizcilik dünyasında yerinizi bulmaya yardım edecek yanıtlar aramanızı tavsiye ederim.☸












