Bmag Logo
Çoğu İnsan, 'Beslenme Süresini' Üç Saat Azaltabiliyor
Haber
2 dk okunma süresi

Oluşturma Tarihi: 01.10.2025 04:22

Güncelleme Tarihi: 03.12.2025 11:44

Popular Science

Çoğu İnsan, 'Beslenme Süresini' Üç Saat Azaltabiliyor

Surrey Üniversitesi'nde yapılan yeni bir çalışma, insanların süre kısıtlı beslenme adı verilen bir beslenme şeklini benimseye yönelik ilgisini...
Surrey Üniversitesi'nde yapılan yeni bir çalışma, insanların süre kısıtlı beslenme adı verilen bir beslenme şeklini benimseye yönelik ilgisini etkileyen 'gerçek koşulları' ortaya çıkarıyor. İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi'ne göre, İngiltere'deki erkeklerin yüzde 67'si ve kadınların da yüzde 60'ı obez veya fazla kilolu. Bunun yanısıra hastanelere her yıl, obezliğe doğrudan atfedilebilen şikayetlerle 11.000 başvuru yapılıyor. Bir tür aralıklı açlık diyeti olan süre kısıtlı beslenme, her gün alınan ilk ve son besinlerin arasındaki süreyi kısıtlama (bu sayede günlük oruç süresini uzatma) uygulamasından oluşuyor. Surrey Üniversitesi'nde çalışan araştırmacılar, Appetite bülteninde yayımlanan bir araştırmada 608 kişiyle anket yapmış ve bu kişilerin zaman kısıtlı bir beslenme rutinini benimsemesine yardımcı olan ya da engel olan unsurları belirlemeye çalışmış. Çalışmada, ankete katılanların çoğunluğunun iş günleri ve tatil günlerinde 10 ila 14 saatlik bir beslenme aralığı olduğu bulunmuş. 400'den fazla katılımcı, uygulamayla ilişkili belirgin faydalar olması halinde beslenme aralıklarını üç saat azaltabileceklerine inandıklarını belirtmiş. Çalışmada ayrıca zaman kısıtı arttıkça, katılımcıların aralıklı oruç tutma ihtimalinin de azaldığı ortaya çıkarılmış; katılımcıların yüzde 85'i, zaman aralığını 0,5 saat azaltabileceklerine ve yüzde 20'si de dört saat veya daha fazla azaltmayı başarabileceklerine inandıklarını belirtmiş. Ankete cevap verenler, aralıklı açlık diyetini benimseme kararlarını etkileyebilecek önemli unsurların; zaman bakımından müsaitlik (yüzde 69), takip kolaylığı (yüzde 62) ve iş ile ilgili yükümlülükler (yüzde 54) olduğunu aktarmış. Çalışmanın eş yazarı ve Surrey Üniversitesi'nde bütüncül fizyoloji ile kronobiyoloji profesörü olan Jonathan Johnston şöyle aktarıyor: "Süre kısıtlı beslenme, pek çok ülkenin karşı karşıya kaldığı obezite salgınıyla mücadelede son derece etkili bir araç olabilir. Fakat bu çalışma, insanların günlük beslenme sürelerini kısıtlama kabiliyetinin, bireysel yaşam şekillerine bağımlı olduğunu açık şekilde gösteriyor." Surrey Üniversitesi. Ç: O.
Surrey Üniversitesi'nde yapılan yeni bir çalışma, insanların süre kısıtlı beslenme adı verilen bir beslenme şeklini benimseye yönelik ilgisini etkileyen 'gerçek koşulları' ortaya çıkarıyor. İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi'ne göre, İngiltere'deki erkeklerin yüzde 67'si ve kadınların da yüzde 60'ı obez veya fazla kilolu. Bunun yanısıra hastanelere her yıl, obezliğe doğrudan atfedilebilen şikayetlerle 11.000 başvuru yapılıyor. Bir tür aralıklı açlık diyeti olan süre kısıtlı beslenme, her gün alınan ilk ve son besinlerin arasındaki süreyi kısıtlama (bu sayede günlük oruç süresini uzatma) uygulamasından oluşuyor. Surrey Üniversitesi'nde çalışan araştırmacılar, Appetite bülteninde yayımlanan bir araştırmada 608 kişiyle anket yapmış ve bu kişilerin zaman kısıtlı bir beslenme rutinini benimsemesine yardımcı olan ya da engel olan unsurları belirlemeye çalışmış. Çalışmada, ankete katılanların çoğunluğunun iş günleri ve tatil günlerinde 10 ila 14 saatlik bir beslenme aralığı olduğu bulunmuş. 400'den fazla katılımcı, uygulamayla ilişkili belirgin faydalar olması halinde beslenme aralıklarını üç saat azaltabileceklerine inandıklarını belirtmiş. Çalışmada ayrıca zaman kısıtı arttıkça, katılımcıların aralıklı oruç tutma ihtimalinin de azaldığı ortaya çıkarılmış; katılımcıların yüzde 85'i, zaman aralığını 0,5 saat azaltabileceklerine ve yüzde 20'si de dört saat veya daha fazla azaltmayı başarabileceklerine inandıklarını belirtmiş. Ankete cevap verenler, aralıklı açlık diyetini benimseme kararlarını etkileyebilecek önemli unsurların; zaman bakımından müsaitlik (yüzde 69), takip kolaylığı (yüzde 62) ve iş ile ilgili yükümlülükler (yüzde 54) olduğunu aktarmış. Çalışmanın eş yazarı ve Surrey Üniversitesi'nde bütüncül fizyoloji ile kronobiyoloji profesörü olan Jonathan Johnston şöyle aktarıyor: "Süre kısıtlı beslenme, pek çok ülkenin karşı karşıya kaldığı obezite salgınıyla mücadelede son derece etkili bir araç olabilir. Fakat bu çalışma, insanların günlük beslenme sürelerini kısıtlama kabiliyetinin, bireysel yaşam şekillerine bağımlı olduğunu açık şekilde gösteriyor." Surrey Üniversitesi. Ç: O.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo




HomeMagazinesB SeriesB RollUser