
Değişen beden, değişmeyen hareket: Menopoz döneminde hareketin gücü
Her yaş bedene farklı bir ritim katar. Menopozla birlikte bu ritim yeniden değişirken bedenin ihtiyaçları da farklılaşmaya başlar. Kaslardan kemiklere, eklem hareketliliğinden uykuya ve ruh haline kadar pek çok alanda hissedilebilen bu değişime uyum sağlamanın en iyi yollarından biri ise hareket etmeye devam etmektir. Üstelik bu döneme güçlü, hareketli ve kendi bedenini tanıyarak girmek önemli bir avantaj sağlar. Pilates ve benzeri beden farkındalığını geliştiren egzersizler de bu süreçte hem fiziksel hem de zihinsel olarak güçlü kalmaya yardımcı olur.
Östrojen seviyesindeki değişimlerle birlikte kas kuvvetinde, kemik yapısında, eklem hareketliliğinde ve hatta duruşta zaman içinde farklılıklar ortaya çıkabilir. İşte burada hareketin nasıl yapıldığı, en az hareket etmek kadar önem kazanır. Pilates bedeni yalnızca kuvvetlendirmeyi değil, onu daha iyi kullanmayı da öğretir. Omurganın hareketliliğini korurken denge ve koordinasyonu geliştirir; nefesi, dikkati ve kontrollü hareketi aynı anda devreye sokar. Böylece yalnızca kaslar değil, sinir sistemi de hareketin bir parçası olur. Bedenin nerede olduğunu hissetmek, dengesini bulmak ve değişen koşullara uyum sağlayabilmek ise yıllar geçtikçe çok daha değerli hale gelir.
Bu değişimin belki de en sessiz yaşandığı yer kemiklerdir. Menopozla birlikte azalan östrojen, kemik mineral yoğunluğunun daha hızlı kaybedilmesine neden olabilir. Bunu günlük hayatta hemen hissetmeyiz ancak kemikler de tıpkı kaslar gibi aktif bir yaşamdan yararlanır. Kasların çalışması, beden ağırlığının kullanılması, yürüyüş ve uygun direnç egzersizleri iskelet sisteminin güçlü kalmasına katkıda bulunur. Pilates de kas kuvvetini, postürü ve dengeyi geliştiren yapısıyla bu bütünün önemli bir parçasıdır. Güçlü kaslar ve iyi bir denge, ilerleyen yıllarda güvenli ve bağımsız hareket edebilmek için de önemli bir kazanımdır.
Kemikleri düşünürken güneşi de unutmamak gerekir. Güneş ışığı vücudun D vitamini üretmesini sağlarken D vitamini de kalsiyumun emiliminde ve kemiklerin mineral yapısının korunmasında önemli bir rol oynar. Yaz yavaş yavaş geride kalırken gün ışığından ve açık havadan yararlanmak için hala güzel günler var. Belki de bu dönemde yapılabilecek en basit şeylerden biri, açık havada düzenli bir yürüyüşü günlük hayatın içine katmak. Böylece hem yazın son günlerinden biraz daha pay almak hem de hareketi yaşamın doğal bir parçası haline getirmek mümkün.
Üstelik menopozun getirdiği değişimler yalnızca bedende hissedilmez. Uyku düzeni, enerji seviyesi, stresle başa çıkma biçimi ve ruh hali de hormonal değişimlerden etkilenebilir. Hareket burada da devreye girer. Düzenli fiziksel aktivite psikolojik iyi oluşu desteklerken pilatesin nefes, konsantrasyon ve beden farkındalığını bir araya getiren yapısı, zihnin ve bedenin yeniden aynı ritmi bulmasına yardımcı olur. Bazen bir egzersiz seansından sonra hissedilen iyilik hali yalnızca kasların çalışmış olmasından değil, bedenle yeniden bağlantı kurulmasından da gelir.
Belki de bu nedenle hareketi menopozla birlikte hatırlamak yerine, çok daha önce hayatın bir parçası haline getirmek gerekir. Yıllar içinde kazanılan kuvvet, hareket açıklığı, koordinasyon, denge ve beden farkındalığı bir günde oluşmaz. Zaman içinde birikir ve menopoz dönemine gelindiğinde bedene önemli bir avantaj sağlar. Böylece mesele kaybedileni geri kazanmaktan çok, sahip olunan gücü ve hareket kapasitesini mümkün olduğunca korumaya dönüşür.
Pilates, yürüyüş, uygun direnç çalışmaları, açık havada geçirilen zaman ve bilinçli hareket… Aslında hiçbiri tek başına büyük bir formül değil. Önemli olan hareketin yaşamın doğal bir parçası olarak devam etmesi. Çünkü bedenin ritmi yıllar içinde değişse de hareket etme ihtiyacı değişmez. Belki de güçlü kalmanın sırrı tam olarak burada saklıdır.
Murat Çatbaş
İ.Ü.D.K. Öğretim Görevlisi Polestar Pilates Educator, NCPT












