
"Dünya artık o bildiğimiz yer değil"
Eski Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt, UEZ 2026'nın ikinci gününde önemli açıklamalarda bulundu. Küresel piyasalarda artık sadece vergilerin değil, "belirsizliğin" en büyük maliyet kalemi haline geldiğini vurguladı. Thorning-Schmidt, tamamen piyasa odaklı ekonomi döneminin kapandığını ve jeopolitik gerilimlerin ekonomiyi yeniden şekillendirdiğini belirtti.
Eski Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt'in konuşmasından öne çıkan başlıklar
-Şu anki gümrük vergisi rejimine ek olarak, maliyetini hesaplaması oldukça zor olan ancak etkisi çok yüksek bir başka unsur daha var: Genel belirsizlik. Özellikle şu anda sadece maliyetlerden veya vergilerden bahsetmiyoruz; ülkeler olarak aynı zamanda bu belirsizlikle de başa çıkmak zorundasınız. Bu durum, nihayetinde şirketler için çok daha maliyetli bir tablo ortaya çıkarıyor.
-Küresel dönüşümün üçüncü yapı taşına baktığımızda, genel bir küresel risk ortamında yaşadığımızı görüyoruz ve bu durumun bizi daha uzun yıllar etkileyeceği anlaşılıyor. Ticaret ortamını ve özellikle kaynaklar üzerindeki hakimiyet arayışını anlamlandırmaya çalıştığımızda, çok ciddi siyasi çatışmaların ve anlaşmazlıkların her yere yayıldığına şahit oluyoruz.
-Artık istikrarlı ve tamamen piyasa odaklı bir ekonomide yaşamadığımızı görüyoruz. Bunun yerine, giderek artan bir şekilde jeopolitik gerilimlerle; yani hem bildiğimiz o 'sıcak' çatışmalarla hem de 'sessiz' çatışmalarla şekillenen bir ortamda yaşıyoruz.
-Öngörülebilir gelecekte dünyanın eski haline dönmesi mümkün olacak mı? Bu konuda oldukça karamsarım. Çok değişken ve istikrarsız bir durumun içerisindeyiz. Hatta yeniden çok şiddetli bir sıcak çatışmaya bile tanıklık edebiliriz.
-Nasıl bir yeni düzen kurulacağına dair henüz net bir fikrimiz yok ancak hepimiz bu sürecin, bu dönüşümün başladığını görüyoruz. Bu bağlamda birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ve NATO kapsamındaki iş birliğini kesinlikle göz ardı edemeyiz. Türkiye’nin Avrupa için Orta Doğu ve Körfez ülkelerine uzanan bir köprü olma rolü, önemini her zaman koruyacaktır.
-Küresel bir dönüşümün içindeyiz ve maalesef bu riskli ortam daha uzun yıllar peşimizi bırakmayacak gibi görünüyor. Artık sadece ticaret yapmıyoruz; kaynaklar üzerinde hakimiyet kurma yarışı ve siyasi çekişmeler her yana yayılmış durumda. Şunu kabullenmeliyiz: Artık tamamen piyasa kurallarının işlediği o istikrarlı dünyada yaşamıyoruz. Bugünün dünyasını 'sessiz' diplomatik savaşlar ve bildiğimiz o 'sıcak' çatışmalar şekillendiriyor.
-Eski güzel günlere, o bildiğimiz güvenli düzene yakın zamanda dönebilir miyiz? Doğrusunu isterseniz bu konuda oldukça karamsarım. Çok kaygan bir zemindeyiz ve durum her an daha şiddetli çatışmalara evrilebilir.












