KaƧkarlar Kaybolan Patikalar
Doğa Coğrafya
13 dk okunma süresi

Oluşturma Tarihi: 01.10.2025 09:08

Güncelleme Tarihi: 20.01.2026 12:53

Atlas

KaƧkarlar Kaybolan Patikalar

KaƧkarlar’ın patikaları bir zamanlar ticaretin, kervancıların, kalabalık gƶƧer yaylacıların şenlikli yollarıydı. Kiminden dozerler geƧti,...
KaƧkarlar’ın patikaları bir zamanlar ticaretin, kervancıların, kalabalık gƶƧer yaylacıların şenlikli yollarıydı. Kiminden dozerler geƧti, kimileri araba yolları aƧıldığı iƧin terk edildi. Atlas, kayıp patikalarda yürüdü. Yazı: Uğur Biryol / Fotoğraf: Selcen Küçüküstel Teknolojinin hayatlarımızı esir aldığı modern zamanlarda en büyük sığınağımız doğa hiƧ kuşkusuz. Ben doğanın en güzel seyir noktalarından birinde, Fırtına Vadisi’nde yaşıyorum. Fırtına’da yaşamın dƶngüsünü belirleyen en ƶnemli aktivite yürümektir. Çünkü yürüdüğünüz zaman keşfedersiniz doğayı burada. Yürümenin buradaki en güzel karşılığı ise eski patikalardır. Bu patikaların bir kısmı kƶylere yakın yerlerde orman iƧlerinde yer alırken, kimileri de yüksek dağ eteklerindeki yaylaları birbirine bağlar. Bir kısmı ise 3 bin metrenin üzerindeki buzul gƶllerine ve KaƧkar zirvelerine Ƨıkarken kullanılır. Patikalar sadece üzerinde yürüdüğümüz, sıradan bir yol değil elbette. Eski zaman hikĆ¢yelerinin yaşandığı, eski yaylacıların ayak izlerini bıraktığı yerler oraları. Ormanların gizli tanıkları, sırdaşları patikalar. Mantarların yoldaşı, eğreltiotlarının sığınağı, ağaƧ kƶklerinin ev sahibi. Ne derseniz deyin, patikalar geƧmişteki yaşanmışlığın tüm izleri bir bakıma. Benim gibi Ƨocukluğu buralarda geƧmiş biri iƧin ise patikalar sonsuz düşlerin ebedi mekĆ¢nları sayılır. Eski yaylacı zamanlarına ucundan yetişmiş biri olarak rahatlıkla sƶyleyebilirim ki, yaylaya bizleri ulaştıran o patikalardan yürürken insan kendini Ƨekinmeden kaybedebilir. Benim iƧin düş patikalarıyla buluşmanın en güzel yanı yaylamız Pokut’a gitmekti. Pokut Yaylası Makrevis, Ortan ve Pogina kƶylülerinin ortaklaşa kullandığı, 2100 metre yükseklikte bir yayla. Biz de yaylada bulunan evimize ulaşmak iƧin sabah erkenden yola Ƨıkardık. Çünkü yaylada elektrik olmadığından gündüz gƶzüyle her şey ayarlanmak durumundaydı. Sabahın mahmurluğunda ilk etapta zor olsa da belli bir mesafe kat ettikten sonra şölene dƶnüşen yolculuğun en güzel taraflarından biri buz gibi pınarların yanı başında mola verip, evde hazırlanan kumanyayı tüketmek olurdu. Genellikle sabah pişirildiği iƧin sonradan buz gibi olan yumurta, domates, salatalık, ekmek, bazı yolcularda da karalĆ¢hana sarması o eşsiz bileşimi tamamlardı. Tadını başka hiƧbir şeyde bulamadığımız bu ayinsel yemekten sonra yollara koyulurduk. Asırlık Ƨam ve gürgen ağaƧlarının arasından yukarılara doğru tırmanmak zor olsa da yer yer düzleşen orman patikaları bir nebze olsun yorgunluğumuzu atardı. Bu yolculuğun bittiğinin işareti Pokut’a artık yarım saat mesafedeki PilunƧut Hanı’na ulaşmış olmamızdı. PilunƧut Hanı, Ƨok eskilerden kalma ve bir zamanlar neredeyse Palovit Vadisi’ndeki yaylalara giden 20’ye yakın kƶyün uğradığı bir yolgeƧen hanıydı. Orada iƧilen Ƨayları bugün hĆ¢lĆ¢ sevgiyle ananlar var. PilunƧut’a vardığımızda artık dizlerimizin bağı Ƨƶzülmüş olur ancak bir sonraki tepenin ardından yaylamıza kavuşacağımızı bilerek adımlarımızı hızlandırırdık. PilunƧut düzlüğünü geƧtikten sonra sağ tarafta kalan Sal Yaylası’nı doyasıya izler, kendi yaylamız olan Pokut’a doğru yol alırdık. Herkes Kendi Evinde Bir taraftan yaylaya ulaşma azminde insanlar, ƶbür taraftan onlara ayak uydurmak zorunda olan hayvanlar. Ama her ikisinin de kesişim noktası yayla ƶzgürlük demekti. İnsanlar hiƧ olmadığı kadar mutlu olur, hayvanlar hiƧ olmadığı kadar ƶzgürce salınırdı Pokut’ta. Bazı evler erken gƶƧ edenler sayesinde aƧık olurdu. Sonradan gelenler büyük bir sevinƧle karşılanır, Ƨaylar iƧilir ve eve geƧilirdi. Hayvanlar otlarken, Ƨocuklar ƶzgürlük sarhoşluğuna erkenden kapılırlar ve kendilerini geniş düzlüklere atarlar, yaylacı kadınlar da evi kalınacak hale getirmek iƧin Ƨalışmalara tez elden başlardı. Bƶylesi bir ilk gün telaşı ve yorgunluğu, gece lambasının ışığında gƶzlerin kapanmasıyla son bulurdu. Ertesi gün, hayvanlar sağıldıktan sonra ahırdan Ƨıkarılır ve tüm gün boyunca otlayacakları yere yollanırdı. Onların mesaisi bƶyleydi çünkü. Ƈocuklar gevezeliklerinin tadını Ƨıkarmak iƧin yaylada dolaşır, komşulara uğrar, belki bir şeker alarak gününü geƧirmeye bakardı. Kadınlar ise her zamanki gibi evde. Pokut’ta hayat bƶyleydi yaz aylarında. Vartevor denilen zaman gelip Ƨattığında ise, gece yaylanın seƧilen bir evinin ahırında tulum eşliğinde horonlar oynanır, birlikte olmanın güzelliği türkülerle yaşatılırdı… Horonlarda genƧ kız ve erkekler birbirlerini beğenmişse, türkü atılır, sonra ā€œsevdalıkā€ başlardı. Maşallah dibi denilen horon halkasının ortasında oturan Ƨoğu yaşlı kadın ise, genƧ kız ve erkekler arasındaki beğeniyi kendilerine malzeme etmekten büyük keyif alırlardı. Balcılıkla uğraşan erkekler, Pokut’a iki-üç saat uzaklıktaki Palovit Vadisi iƧinde yer alan Meğo meşesine iner, oradaki karakovanlarını kontrol eder, eğer bal varsa ā€œsağımā€larını yapar ve sepetlerle balları yaylaya getirirlerdi. Ƈocukken dedemle birkaƧ kez Meğo meşesine gittiğimizi ve dƶnüşte hayatım boyunca tadını ve rengini unutmadığım beyaz balı Pokut’a getirmiştik. Güzel zamanlardı. Son Patikaların İzinde Sonra zaman hızla geƧti; birkaƧ yıl evvel yapılan araƧ yolu ile anlattığım masalsı ritüel sona erdi. Artık yaylaları tatil iƧin kullanmaya başlayan, o patikalara sırtını Ƨeviren, hatıralarına bile dƶnüp bakmayan bir toplumun yarattığı tabloyla baş başa kaldık. Nasıl olurdu da bunca zaman insanlara yoldaşlık etmiş bu kadim patikalar kaderine terk edilirdi? Bu sorunun cevabı kendimizde saklı çünkü hemen her yere araƧla gidiyoruz, belki Ƨok sevdiğimizden değil ama zamandan kazandırdığı iƧin. AraƧ servisiyle Amlakit Yaylası’na doğru yola Ƨıktık. Üç-dƶrt saatlik sallantılı bir yolculuğun ardından yaylaya vardık. Amlakit, yayla olarak güzel bir konuma sahip ama yeni yapılan evler ve iƧinden geƧirilen araƧ yoluyla garabete dƶnme potansiyeli oldukƧa yüksek. Deredüzü denilen mevkide toplanmış kalabalık belli ki, kƶye verdiği siparişlerini ya da gelecek akrabalarını bekliyor. Kısa süreli bir hoşbeşten sonra biz de yaylanın kahvesine geƧip, sohbete başlıyoruz. Bulutlar belli belirsiz Tatar Dağları eteklerine doğru akmaya başlayınca, yemekten sonra hareket vaktinin geldiğini anlıyoruz. Aşağıya doğru araƧ yolundan belli bir mesafeyi geƧiyoruz, hoyratƧa aƧılmış bir yol derin ormanlara kadar olan patikanın üzerinden geƧmiş haliyle ve hatıralarıyla birlikte her şeyi yok etmiş. Yayla genƧlerinden Murat buruk bir sevinƧle, ā€œEn azından Pelaz’ın suyunu kurtardıkā€ diyor. Yanından koskoca araba yolu geƧen bir suyun kime ne faydası var diyorum iƧimden ama yaylacı iƧin sembolik anlamı büyük belli ki, bu şartlarda kurtarılmış olması büyük nimet deyip yola devam etmekten başka Ƨare yok. Aşağılara doğru yürüyoruz ve belli bir mesafeden sonra ırmağı geƧip patikaya kavuşuyoruz nihayet. Eğreltiotları ve ormangüllerinin yolu her an istila etmeye hazır halleriyle başlıyoruz düşlerimizin peşinden koşmaya. Yollar gayet temiz, dingin ve rahat. Asırlık ağaƧların arasından kĆ¢h dik kĆ¢h düz bir biƧimde sessizce yürüyoruz, bazen de boz ayılara orman iƧinde olduğumuzu haber vermek iƧin haykırıyoruz. Orman iƧinde devrilmiş ya da kurumuş ağaƧları gƶrünce üzülüyoruz elbette, kim bilir nelere tanıklık etmişti bu anıtlar? Yolda yamaƧlardan gelen suları da kana kana iƧip son düzlüğe ulaşıyoruz, dağlar bütün heybetiyle karşımızda. Ardından Hazindak (ya da Hazindağ) Yaylası’na varıyoruz. Evlerinin dizilimiyle KaƧkarlar’ın en güzel yaylalarından biri o. Ahşap işçiliğinin bu metrede bile estetikten taviz vermemesinin en güzel ƶrneği buradaki yüzyıllık evler. Hazindak’ta kısa bir molanın ardından tekrar yola koyuluyoruz fakat bu sefer izleyeceğimiz bir patika yok. Yıllar evvel kƶylülerin büyük bir hırsla ve inatla yaptırdıkları ve kadim patikaların, eski gƶƧ yollarının üzerinden geƧen ve şimdilerde kendilerine de yaramadığını sƶyledikleri araƧ yolundan yürümek durumundayız. Bu patikanın bazı yerlerde yol planından ƶtürü kurtulduğunu ama büyük bir bƶlümünün yok olduğunu biliyoruz. Elle döşenmiş taş yolların da olduğu, doğal yaşlı ormanların ve zengin bir floranın iƧinden geƧilerek yürünen bu patikanın tarih olması Ƨok trajik. Yol bütün dokuyu o kadar zedelemiş ki, yürüdüğünüzde hiƧ keyif almıyor aksine yoruluyorsunuz, oysa burada o eski patika olsaydı yürümenin tadına doyulmazdı. Uzunca bir süre sonra Ehnedap’ın düzlüğüne kadar varıyoruz, burası artık Pokut sınırında ve yaylaya oldukƧa yakın. Oradan bir alt patikaya giriyor ve ormanın huzuruyla baş başa kalıyoruz nihayet. Kırmızı şapkalı mantarlar ormanın iƧinde yan yana dizilmişler, yürüyüş esnasında karşımıza Ƨıkıyor ve bizi de gƶrün diyorlar sanki. Ormanın iƧinde kuş sesleri eksik olmuyor, biz yürüdükƧe keyif katıyorlar. Tanevid düzüne geliyor ve artık yaylayı selamlıyoruz. Pokut’ta Atlas ekibi olarak dededen kalma evde konaklıyoruz. Arada bir dışarı Ƨıkıp havayı kontrol ediyoruz; gƶkyüzü yıldız yıldız olunca sabah havanın iyi olacağına kendimizi inandırarak yorgunluğumuzu uykuya teslim ediyoruz nihayet. PilunƧut’a Doğru Sabah kahvaltı sonrası yola Ƨıkıyoruz, bu sefer yaklaşık 17 yıldır kullanılmayan, kullanılsa bile en fazla 20-30 maceraperestin gittiği eski orman patikasına dalıyoruz. Sal Yaylası’nın hemen yanından eski yola doğru yƶneldiğimizde yamaƧlarda otlayan inekler ve onlara Ƨobanlık eden yaylacı halayı gƶrüyoruz. Hala bizi yabancı sanıp, ā€œBurayı da nereden buldularā€ diye sƶylenmeye başlıyor, ben gülerek yanından geƧiyorum, onun anladığı dilden ā€œEyi gunler halaā€ deyince anlıyor durumu, ā€œYoluğuz aƧuk olsunā€ diyor. Patika yürüdükƧe bizi iƧine Ƨekiyor sanki, biraz sonra geniş bir Ƨayırlığın ortasındaki PilunƧut’a varıyoruz. Yıllar evvelinin şenlikli düzlüğünde bir han var, sahipleri eskisini yıktırıp yenisini yaptırmış ama kimse gelip geƧmediği iƧin o da kapalı. Yanından geƧip, artık iyice vahşileşen ormana giriyoruz. Bir zamanların 10 kadar yaylanın gƶƧ yolu olan patikası artık iyice kapanmış ve zamana yenilmiş. Elimde ā€œmuƧulaā€ dediğimiz keski aletiyle bir taraftan huzurla bir taraftan da hüzünle boyu metreyi aşmış yabani dikenleri aƧa aƧa gidiyorum, ardımda ekip takip ediyor. Zaman zaman devrilmiş ağaƧların üzerinden atlıyor, bazen de kumarların arasından kaya kaya yolu bulmaya Ƨalışıyoruz. Patikanın büyük bir bƶlümünü eski deneyimlerden hatırlıyorum, yoksa ilerlemek mümkün değil. Bazı yerlerde kumarlar derin hendeklerin üzerinde taƧ yapmış halde kendini salmış, altından geƧiyoruz. Zorlu ama bir o kadar güzel bu patikanın bu halde olması insanı derinden yaralıyor. Ekibin hepsi bu yolu ilk defa yürüyor ama ben yıllarca bu patikadan gitmişim ya, bana daha fena koyuyor hali. Su da yok üstelik hiƧbir yerde, sanki terk edilmişliğin bütün acısını Ƨekmiş. Bu yükseltilerden hayvanlarına ot biƧip kƶylerine taşıyan kadınlar aklıma geliyor, ne Ƨileler Ƨekilmiş diyorum ama güzel bir hayattı her şeye rağmen. Uzun bir moladan sonra KayabaÅŸÄ±ā€™ndayız. Kayabaşı, yolun yarısı demek. Orada bir hayrat suyu var ama havuzu kırılmış. Geriye kalan hüzünden başka bir şey değil. Patikayı Konaklar’da değil Habak kƶyünde tamamlıyoruz. İlginƧtir, Konaklar Mahallesi’ne Ƨıkan patika neredeyse kapalıyken Habak kƶyününkü hĆ¢lĆ¢ aƧık, sanki kullanılıyormuş gibi. Geriye dƶnüp bakıyoruz, dağları ardımızda bıraktık, zorlu ama güzel bir kadim yoldan yürümenin verdiği hazla hikĆ¢yemizi anlatmak iƧin merkeze iniyoruz. Herkes merak ediyor, patikayı soruyor, bildiğinizden daha kƶtü durumda diyoruz üzülerek ve şu temenniyle bitiriyoruz: ā€œPatikalarımızı aƧalım, insanlar yürüsün, o hikĆ¢yeleri o patikalarda dinlesin ve yaşasınlarā€¦ā€ Patikaları Yok Etme Projesi Son 10 yıldır gelişigüzel aƧılan araƧ yolları nedeniyle kadim zamanlardan beri kullanılan patikaların ve kervan yollarının da geleceği tehlikeye girmeye başladı. Bugünlerde ā€œYeşil Yolā€ dedikleri bir projeyle patikaları sonsuza kadar yok etme derdinde bir bela dolaşıyor vadide. Projeye gƶre, ā€œĆ‡at-Elevit-Palovit-Samistal-Kavrun-Huser-Aşağı KaƧkar-Yukarı KaƧkar (KoƧdüzü)-Didingola-Eğrisu-Golezena-Tobamgza-Dereyayla-Kayadibi-Şorak-Ƈatak-GürcüdüzĆ¼ā€ mevkilerindeki patika yolların üzerinden araƧ yolları geƧirilerek buraların offroad’a aƧılması ya da bu bƶlgelerde maden aranması ƶngƶrülüyor. Eğer bu proje hayata geƧerse ne kurtarılacak ne de yürünecek bir patika kalacak. O zaman da bu dağlara, bu kültüre Ƨok yazık olacak, bilmem ā€œyıkıcılarā€Ä±n umurunda olur mu?, Nasıl Gidilir Ƈamlıhemşin’e en yakın havaalanı Trabzon’da. Trabzon’dan Ƈamlıhemşin’e gitmek iƧin ƶncelikle Rize’nin Pazar ilƧesine ulaşmak gerekiyor. Ƈamlıhemşin Pazar arası her saat başı dolmuş bulmak mümkün. Yolculuk 20-25 dakika sürüyor. Havaalanı Ƈamlıhemşin arası yolculuk yaklaşık iki saat sürüyor. Ƈamlıhemşin’den Topluca, Muratkƶy, Kƶprübaşı ve Hala kƶylerine sabah ve akşam saatlerinde dolmuş var. Ayder, Elevit, Zilkale, Ƈat, Kale, Hemşin, Ortaklar, Avusor , Kavron , ƇeymakƧur, Amlakit, Palovit yaylalarına yazın dolmuş seferleri yapılıyor. Konaklama Ayder, en popüler konaklama yeri. Yukarı Kavrun Yaylası’nda dağ evlerinde kalabilirsiniz. Yüksek kesimlerin hemen hepsinde kamp yapma olanağı var. ƇAMLIHEMŞİN Moyy Mini Otel 464-651 74 97 Ayder Yaylası Bukla Oberj 464-657 2055 Ayder Natura Lodge 464-657 20 35 Fora Pansiyon 464-657 21 53 Yeşil Vadi Otel 464-657 20 50 Pokut Yaylası Platoda Mola 532-777 93 96 Pokut Doğa Konukevi 532 493 91 01 Pokut Yayla Evi 530-228 66 20 Demircioğlu Hotel 537- 376 80 07 Ƈat Goboca Dağevi 464- 654 40 37 KONAKLAR MAHALLESİ Taş Mektep 464-651 70 10 Amlakit Yaylası Ufuk Pansiyon 534-464 65 67 Gezilecek Yerler GEZİ ROTASI Fırtına Vadisi’nin yüzyıllık konaklarına yürümek mümkün. Habak kƶyünden Makrevis’e, oradan da Ortan kƶyüne eski patikalardan yürünebiliyor. Pokut ve Sal yaylaları ile Zilkale, Palovit Şelalesi, Ƈat kƶyü ve Elevit Yaylası da iyi bir seƧenek. Buzul gƶllerine Ƨıkmak isteyenler Avusor, Kavrun ve VerƧenik taraflarına gidebilir. Fırtına Vadisi: Adını son yıllarda hem dağ ve yayla turizmiyle hem de Fırtına Deresi’ne yapılmak istenen santralla duyuran vadi, dünyanın korumada ƶncelikli 100 bƶlgesinden biri. Ƈamlıhemşin ilƧesinin sınırları iƧerisinde yer alan Fırtına Vadisi’ne Trabzon’dan iki saatte ulaşmak mümkün. Sarp kayaların dibinde kurulmuş ilƧe merkezi her ne kadar insanı kasvete sürüklese de vadinin KaƧkar, VerƧenik gibi tepelerine uzanan geri kalan bƶlümü, dağlık bƶlgede ne kadar ƶnemli bir kaynak olduğunu gƶrmemizi sağlıyor. Yürümeyi ve kamp kurmayı seven turistler iƧin Fırtına Vadisi’nde oldukƧa uygun güzergĆ¢hlar mevcut. Zilkale ve Ƈat Kƶprüsü’ne yürüyüşler yapılabilir ve Ƈat Kƶprüsü geƧilerek kamp yapılabilir. Ƈat’tan sonra araƧla ya da yürüyerek Elevit-KarunƧ-Trovit-Palovit-Amlakit güzergĆ¢hında, yaylalarda kalınabilir. Zilkale, Ƈat, Elevit ve Amlakit yaylalarında pansiyon bulunuyor. Eğer şanslıysanız yaylacılara konuk olabilirsiniz. Bu arada yƶreye gezmeye gelenlerin dikkat etmesi gereken iki ƶnemli husus var ki, bunlardan biri yƶreyi bilmeyenlerin mutlaka rehberle yola Ƨıkması, ikincisi de olumsuz hava koşullarına (aniden bastıran yağmur, fırtına) karşı tedarikli olmaları. GüzergĆ¢hların hepsine araƧla ulaşmak elbette mümkün. Ancak aracın iƧinden doğayı keşfetmek pek olası değil. Sadece ufak molalarla iƧinden geƧtiğiniz bƶlgenin ne kadar ƶnemli bir yer olduğunu anlayabilirsiniz. Zilkale: Ƈamlıhemşin’in 15 kilometre güneyinde yer alıyor. Yüksek bir kayanın tepesinde Fırtına Deresi yatağına hĆ¢kim bir konumda yer alan Zilkale’nin kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. Kale dış surlar, orta surlar ve iƧkaleden ibaret. Yapının en dikkat Ƨekici bƶlümü başkule, iki metre kalınlığında duvarları ve beş katlı heybetli gƶvdesiyle gƶz alıyor. Ayder: Ƈamlıhemşin’den 17 kilometrelik bir asfalt yolla ulaşılan Ayder, Doğu Karadeniz’in en ünlü yaylası. Hem KaƧkar zirvesine kuzey Ƨıkışı iƧin son hazırlık noktası hem de kaplıcalarıyla ƶnemli bir merkez. Ƈok sayıda pansiyon, alışveriş yerinin bulunduğu yaylada yƶre yemeklerini yiyebileceğiniz restoranlar da var. Ayder Kaplıcası, kadın ve erkek bƶlümleri, havuz, ƶzel kabinler ve 50 derece sıcaklığa ulaşan suyuyla oldukƧa rağbet gƶrüyor. Ayder’den hareket edildiğinde Maler bƶlgesinde yol ikiye ayrılıyor. Soldan giden yol ƇeymakƧur yaylalarına, sağ taraftaki yol takip edildiğinde ise Kavrun yaylalarına ulaşılıyor. Ayder Yaylası’na 9 kilometre uzaklıktaki Bulut Şelalesi, Karadeniz’in en büyük şelalelerinden biri. Bƶlge halkından alacağınız yardımla, şelaleye ulaşabilirsiniz. Yukarı Kavrun Yaylası: Ayder’den Aşağı Kavrun’u geƧip Yukarı Kavrun’a varmak 4-6 saatlik bir yürüyüşü gerektiriyor. AraƧla bir saat sürüyor. Yaz aylarında Ƈamlıhemşin’den ve Ayder’den Yukarı Kavrun’a her gün minibüs seferleri var. Ayder’den 10 kilometre sonra Aşağı Kavrun Yaylası’na, 3 kilometre sonra da Yukarı Kavrun’a ulaşılıyor. Yaylada bir kafeterya ve bir pansiyon bulunuyor. Kafeteryada yiyecek bir şeyler de satın alabilir ya da yemek yiyebilirsiniz. KaƧkar yaylaları, rengĆ¢renk kıyafetleriyle KaƧkar’a kuzey rotalarından tırmanmak iƧin gelen dağcıları da ağırlıyor. 2 bin 300 metre yükseklikteki yayla, dağcıların zirve ƶncesi lojistik destek sağlayacakları son nokta. Yukarı Kavrun’dan 2-4 saatte Büyük Deniz Gƶlü’ne, buradan da 1-2 saatte Kara Deniz Gƶlü’ne ulaşılıyor. Türkiye’nin ƶnemli buzullarından biri olan KaƧkar Dağı Büyük ve Küçük buzullarını gƶrmek iƧin Ɩküz Ƈayırı’na 3-4 saatlik bir yürüyüş yapmak yeterli. Kavrun yayla grubunun bulunduğu vadiye gelmeden sola sapıldığında ise ƇeymakƧur-PaakƧur-Huser-Avusor gibi yaylaların bulunduğu vadiye ulaşırsınız. Kemerli KaƧkar tepesinin eteklerindeki bu yayla grubu da KaƧkarlar’ı genel manzarasıyla gƶrmek isteyenlere ƶnerebileceğimiz ƶnemli bir rota. Sal-Pokut-Hazindağ-Samistal: Fırtına Vadisi’nin ƶnemli güzergĆ¢hlarından Sal-Pokut yaylalarına ƇinƧiva kƶyünden araƧla bir saatte ulaşılabiliyor. Hazindağ-Samistal yaylalarına ise daha uzun sürüyor. Sal ve Pokut’ta pansiyon bulmak veya Ƨadır kurup, kamp yapmak mümkün. Ƈamlıhemşin, turizm alanında yeni yeni adını duyurmaya başladığından, altyapı sorunları ve ƶdeneksizlikten dolayı donanımlı konaklama alanlarına sahip değil ama ƶzellikle kampƧılar iƧin Ƨok uygun bir coğrafya. Ƈamlıhemşin’i yakından tanımanın en iyi yolu onu araƧla baştan başa gezmek değil aksine kapı kapı, yayla yayla dolaşıp bulutlara daha yakın olmaktan geƧiyor. Ɩnemli Notlar Kesinlikle rehbersiz yola Ƨıkmayın. Eğer rehbersiz yola Ƨıkmışsanız ve dağda sis bastırmışsa, yayladaki ineklerin akşam eve dƶnmesini bekleyin. Onları takip ederek yaylaya geri dƶnebilirsiniz. Yanınıza iklim koşullarına gƶre her türlü giysiyi alın. Tişört, iƧ Ƨamaşırı, yedek ayakkabı ve Ƨorap olmazsa olmazlardandır. Yükseltiye gƶre polara da ihtiyaƧ duyabilirsiniz. Son zamanlarda artan kene vakaları sizi korkutabilir. Ancak Fırtına Vadisi’nde virüs taşıyan bir keneye henüz rastlanmadı. İƧiniz rahat edecekse bir kene ilacı taşımanızda fayda var. Her türlü acil duruma karşı yanınızda ufak bir sağlık Ƨantası bulundurun. Yayla güneşi yakıcıdır, kreminizi yanınızdan eksik etmeyin. Soğuk yayla suları dudağınızı uƧuklatabilir. Yanınıza mutlaka bir fotoğraf makinesi ya da kamera alın. Yayla evlerinin arasında dolanırken eğer size birisi Ƨay davetinde bulunuyorsa kesinlikle geri Ƨevirmeyin. Ɩnemli Telefonlar Ƈamlıhemşin Belediyesi 464-651 70 65 Sağlık Ocağı 464-651 70 19 Jandarma 464-651 70 12 www.camlihemsin.bel.tr ATLAS EYLÜL 2013/SAYI:246 Foto Galeri

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ƖdeIyzico Logo