
Mental fitlik formülüm
Küresel ölçekte sıkışan ekonomi, yavaşlayan yatırım trendleri ve artan belirsizlik ortamı, girişimciler için yalnızca finansal değil aynı zamanda zihinsel bir dayanıklılık sınavına dönüşmüş durumda.
Zaten işin doğası gereği ekip yönetiminden ürün geliştirmeye, finansmandan satışa kadar her alanı aynı anda sırtlanan kurucular, bu süreçte başarı baskısı, büyüme hedefleri ve sürekli karar alma yüküyle baş etmeye çalışıyor.
2025 tarihli Founder Reports verilerine göre, girişimcilerin yüzde 87’si en az bir zihinsel sağlık sorunu yaşarken Sifted’in Avrupa merkezli araştırması, kurucuların yüzde 54’ünün son 12 ayda tükenmişlik yaşadığını gösteriyor. Kanada merkezli BDC ise ekonomik baskıların, özellikle genç girişimcilerde ruhsal sağlığı her hafta olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Bu tablo, “mental fit”liği artık kişisel bir konfor alanı değil doğrudan işin sürdürülebilirliğini etkileyen stratejik bir unsur haline getiriyor. Türkiye’de de birçok girişimci, bu yükle başa çıkmak için farklı zihinsel dayanıklılık yöntemleri geliştiriyor.
Örneğin Slayz Kurucusu John Nevzat Erdem, girişimciliğin en zorlayıcı yanını hızla stratejinin aynı çizgide tutulması olarak tanımlıyor ve “Bir tarafım ‘daha hızlı büyüyelim’, diğer tarafım ‘hedefi kaçırmayalım, sağlam adım atalım’ diye uyarıyor” diyor. Bu ikilemin bazen zihinsel baskı oluşturduğunu söyleyen Erdem, “Doğru dengeyi bulmak zor olabiliyor. Bu durumda zihinsel fitliği korumak için en önemli formülüm sınır koymak. Çalışma ve dinlenme zamanlarını ayırmazsam odak da motivasyon da düşüyor. Düzenli sporla zihin disiplinini güçlendiriyorum” diye konuşuyor.

Belirsizlikle barış
Siber güvenlik girişimi BugBounter’ın kurucu ortağı Arif Gürdenli, “Girişimcilik tam anlamıyla bir VUCA dünyası: Değişkenlik (volatility), belirsizlik (uncertainty), karmaşıklık (complexity), muğlaklık (ambiguity)” diyor ve zihnini en çok yoran şeyi şöyle özetliyor: “Zihinsel dayanıklılığımı en çok zorlayan da bu dört gücün her gün farklı bir kombinasyonla karşıma çıkması. Hedeflerin bir çeyrekte yukarı, bir çeyrekte aşağı savrulması, kazanılan müşterilerin devamlılığının hiçbir zaman garanti olmaması, yatırımcı sürecinin duygu ve beklenti kaosu yaratması belirsizliği günlük bir zihinsel ağırlık antrenmanına çeviriyor.”
Buna rağmen fit kalmak için iki net formülü var: Birincisi spor. Bu kapsamda yelken, dağ bisikleti ve kürekle ilgileniyor. İkincisiyse anlam bulmak ve büyük bir amaç için mücadele etmek. Arada kendine, “Kim için, neyi iyileştirmek için uğraşıyorum” sorusunu sormanın en güçlü mental reset olduğunu söylüyor.
Evreka CEO’su Umutcan Duman, belirsizliği zihinsel fitliği zorlayan ana unsur olarak tarif ediyor: “Bu durumda odaklanma kabiliyetimin zayıfladığını fark ediyorum ve onu daha iyi yönetmeye çalışıyorum” diyor. Duman, çözümü sportif aktivitelerde buluyor. Uzun bisiklet sürüşlerinin yanı sıra meditasyon yapmanın kendisine iyi geldiğini söylüyor. Jobtogo Kurucu Ortağı Güneş Günay, “Sürekli olarak belirsizlik dalgaları içinde sörf yapmaya çalışmak beni en çok zorlayan şey. Belirsizliğin tek bir kaynağı olmuyor farklı açılardan aynı anda birden çok sorun üstünüze yağabiliyor” diyor. Günay zihinsel fitlik formülünü şu sözlerle paylaşıyor: “İş dışında takım sporları yaparak beynimi rahatlatıyorum, ekibimle geçirdiğim iş dışı vakitler de beraber rahatlamamıza çok fayda sağlıyor. Tıkandığım zaman doğru soruları sorarak ortağımın veya ekibin bana yol göstermesini sağlıyorum” diyor.
Sağlam beden
Wellbees CEO’su Melis Abacıoğlu, liderlerin üzerinde biriken baskının görülmemiş bir seviyeye ulaştığını söylüyor. “2025’in ilk yarısında bin 235 CEO’nun koltuğunu bırakması bunun göstergesi” diyor. Abacıoğlu’na göre zihinsel dayanıklılığın temeli bedeni sağlam tutmak. Ağır antreman, iyi uyku ve düzenli beslenmenin de ana formülü olduğunu belirtiyor. Bowax CEO’su Lokman İn, zihinsel gücünü diri tutan şeyin hayalini kurduğu büyük resim olduğunu söylüyor. Bir öğrencinin meslek sahibi olması ya da bir işletmenin ayağa kalkması benim için mental yakıt” diyor.
Gün kapanış kuralı
Basefy CEO’su Umut Ünlü, güne “Bugün, benden gerçekten ne istiyor” sorusuyla başlıyor. Geri kalan her şeyi bilinçli olarak görmezden geldiğini dile getiren Ünlü, “Yapay zekayı karar taslaklarını hafifletmek için kullanıyorum. Bu beni strateji modunda tutuyor. Sıkıştığımı hissettiğim anlarda ortam değiştiriyorum. 5 dakikalık yürüyüş bile zihni resetliyor. Müzik üretmek benim için terapi gibi. 3 satırlık gün kapanış kuralım var: Ne ilerledi? Ne öğrendim? Ne yarına kaldı? Zihnim sadeleşmiş şekilde ertesi güne geçiyorum” diyor.
"Rakamlar sakinleştiriyor"
Yükal Kurucu Ortağı Aytaç Köse, “Stratejik kararların çoğu veri yerine sezgiye dayanıyor. Bu da zihinsel yükü arttırıyor” diyor. Çok katmanlı rolün yarattığı duygu yüküne değinerek şöyle devam ediyor: “Hep hazır olmanız gerekiyor; ekip için motive edici, yatırımcı için güven veren, kullanıcı için çözüm odaklı görünmemiz gerekiyor. Her sabah ‘Bugün neyi yapmazsam yarın pişman olurum?’ sorusuyla güne başlıyorum. Bu odaklanmamı sağlıyor. Gün içinde 10-15 dakikalık bilinçli ara verme, meditasyon ve nefes egzersizleri performansımı artırıyor. Belirsizlik artınca spekülasyon yerine KPI’lara bakıyorum. Rakamlar zihni sakinleştiriyor.”
Stratejik öncelikler listesi
Regtech ve fintek dünyasında büyüyen Sanction Scanner’ın kurucusu Fatih Coşkun, zihinsel baskının adını net koyuyor ve “Beni en çok zorlayan şey, büyüme hızını doğru yönetmeye çalışmak” diyor.
Globalde büyürken hem ekibi hem ürünü aynı anda ölçeklendirmek zorunda olmak onun için sadece iş modeli değil zihinsel model meselesi. “Bu süreçte alınan her karar, 2-3 yıl sonrasını da etkilediği için ciddi bir hassasiyet gerektiriyor” diyor. Regülasyon ve teknolojinin aynı anda hızla değişmesi, her yıl yeni standartlar ve riskler demek. Coşkun, bu tabloya rağmen zihinsel formunu nasıl koruduğunu şöyle ifade ediyor: “Gün içinde onlarca konu arasında dağılmamak için kendimi stratejik öncelikler listesiyle sınırlandırıyorum. Her sabah ilk işim o gün gerçekten ilerletmem gereken yalnızca 2-3 kritik konuya karar vermek. Bir diğer formülüm yüksek tempoyu dengeli bilgi tüketimiyle beslemek.
Ekibime alan açmak, doğru delege etmek zihinsel yükü hafifletiyor.” Fabrikatör CEO’su ve Kurucu Ortağı Bahadır Efeoğlu, “Sürekli değişen öncelikler zihinde sürekli sekme değiştiriyor. Büyüme baskısıyla sınırlı kaynak gerçeği birleştiğinde odaklanmayı korumak güçleşiyor” diyor. Gün içinde mutlaka kısa bir yürüyüş veya ortam değiştirme molası vererek zihnini sıfırladığını dile getiren Efeoğlu, şöyle devam ediyor: “Haftada birkaç kez işle ilgisi olmayan bir aktivite yapıyorum. Ekip içinde ‘Her şeyi aynı anda çözme’ baskısından uzak durup işleri sıraya koymayı öncelik haline getirdim."
Derin odak derin dinlenme
Aynı anda birçok şeyi yapma baskısı da zihni yoruyor. ProjeMed Kurucu Ortağı Aydın Demir de “Reklam ajansının temposuyla sağlık teknolojisi projelerini aynı anda yürütmek beynin sürekli açık ve tetikte kalmasını gerektiriyor” diyor. İstanbul’daki yüksek tempo içinde ProjeMed, MeduCRM ve MeduAI süreçlerini yürütürken zorlandığını hissettiğini ve Kuşadası’ndaki yaşam alanını “bir toparlanma merkezi” olarak konumlandırdığını belirtiyor. “Oraya geçtiğim anda tempo sakinliyor, düşüncelerim berraklaşıyor ve uzaktan bakabildiğim için daha doğru karar verebiliyorum. Oğlumla olan bağ, onun enerjisi iş trafiği içinde en güçlü zihinsel dengeyi sağlıyor” diyor.
Müzik, hareket ve beslenmeyi kendisini diri tutan üç temel şey olarak sayan Demir, “Elektronik müzik benim için deşarj ritüeli. Stüdyoya geçtiğimde başka bir evrene geçiyorum. Beslenme tarafındaysa popüler tavsiyeler yerine bedenimden gelen verilere güveniyorum” diyor. Atelier Aromaterapi Ortağı Dr. Rana Babaç Çelebi ise akademi, yaratıcı sektör ve sahada var olma gerekliliğinin yorucu olduğunu dile getiriyor. Bu yorgunluğu ise farklı etkinliklerle atmaya çalışıyor. Mevsimsel yürüyüşler bu anlamda vazgeçilmezi. Balkonda ve bahçede yetiştirdiği bitkilerle ilgilenmenin de kendisine iyi geldiğini dile getiren Çelebi, “Sabah tütsüsü, gül suyu sıkmak, zihni açan çaylar hazırlamak, atlarla temas, aromaterapi protokolleri, sinir sistemini düzenleyici uçucu yağların bilinçli kullanımı, derin odak–derin dinlenme dengesi kurmak zihnimi tazeleyen mikro ritüeller” diye konuşuyor.
Bağlantıyı kesiyor
Hiring Cycle CEO’su Begüm Atılgan, beklentiyi yönetme ve hızlı olma baskısı yaşıyor. “Bir de girişimci olarak enerjinizi sürekli yüksek tutmanız bekleniyor” diyen Atılgan, zihinsel formunu korumak için gün içinde birkaç kez her şeyle bağlantıyı kesip kendini dinlendiriyor.
Kısa yürüyüşler, birkaç dakikalık sessizlik, ekrandan uzaklaşmak, dostlarla sohbet ve çocuğuyla geçirdiği zamanın dinlendirici minik reset butonları olduğunu söylüyor. Kidolog Kurucusu Eray Uğurelli, büyüme hedeflerinin, dalgalanmaların, zamanla yarışma çabasının ve insan yönetiminin mental kapasiteyi zorlayan ana faktörler olduğunu belirtiyor. “Girişimcilik hem tutkuyla besleyen hem doğru yönetilmezse zihinsel olarak tüketen bir maraton. Mental fitliği korumak için kendi formülümü üç ana kolon üzerine kuruyorum: Beden, zihin ve sınırlar” sözleriyle de kendi yaklaşımını ortaya koyuyor.
Sabah yürüyüş ve sporla bedenini uyandırdığını anlatan Uğurelli, “Gün içinde odak blokları hazırlıyorum. Not alma ve önceliklendirme disipliniyle zihnimi sadeleştiriyorum. Kritik noktadaysa sınırlar koyuyorum. Sevdiklerimle, özellikle kızımla geçirdiğim zamanı zihinsel reset alanı olarak görüyorum. Ayrıca ilham almak için kitap okumak, doğru insanlarla sohbet ve mentor görüşmeleri beni besliyor” diyor.
Sporla deşarj oluyor
Farklabs Chief Value Enhancer Erhan Ak, girişimciliğin zihinsel yükünü en çok artıran unsurun sürekli bir nakit akış belirsizliği ve bunun yarattığı endişe olduğunu söylüyor. Ak, zihinsel fitlik için iş dışındaki alanları bilinçli şekilde koruduğunu vurgulayarak “Mümkün olduğunca işi düşünmediğim anlar yaratıp zihnimi boşaltmaya çalışıyorum. Haftada en az bir kez basketbol oynayarak deşarj oluyorum. Trafikte geçen zamanı dinlediğim programlar ve seçtiğim rotalarla keyifli hale getiriyorum. Çocuklarımla sohbet etmek ve kitap okumak iş stresinden uzaklaşmamı sağlıyor” diye ekliyor.
Yenilenme kritik
Ramplis Kurucusu Bertan Özadam, girişimciliğin en zorlayıcı yanını “Gelir üretememe ihtimaline rağmen girişimi ayakta tutma çabası” sözleriyle tanımlıyor. “Bir adım sonra ne olacak” sorusunun sürekli zihinde döndüğünü söyleyerek bunun takım sorumluluğu ve belirsizlikle birleşince en yorucu mental yük haline geldiğini ifade ediyor. Aynı anda birden fazla projede yer almanın zihinsel enerjiyi dağıttığını belirten Özadam, bu döngüyü kırmak için odağını bilinçli şekilde yenilediğini vurguluyor. “Yeni projelere yönelmek öğrenme iştahımı artırıyor, tazeliyor. Eski işlerdeki operasyonel yükü azaltmak zihinsel kapasitemi daha verimli yönetmeme yardım ediyor. Bu denge sayesinde mental olarak diri kalabiliyorum” diyor.
Kabulle gelen rahatlama
girişimciliğin duygusal maliyetini açıkça dile getiriyor: “Girişimciliğin ilk gününden itibaren karşılaştığımız zorluklar, endişeler, hayal kırıklıkları ve üzüntüler pek çok girişimcinin bu yolculuğu yarıda bırakmasına neden olabiliyor” diyor. Finans, yazılım, hukuk, satış, pazarlama gibi hiç bilinmeyen alanların tek bir kurucunun omzunda toplanmasının başlı başına zorlayıcı olduğunu, bir de bunun üstüne sosyal baskının eklendiğini ifade ediyor.
“Yaşıtlarınızın düzenli işe girip sabit gelir elde ettiğini, aile kurduğunu görmek ‘Girişimci olmasaydım hayatım nasıl olurdu’ sorusunu ister istemez aklınıza getiriyor. Üstelik bu soruyu sosyal çevreniz de size soruyor” diyor. Zararsız’ın mental fitlik formülü, “kabul ediş”e dayanıyor: “İş ve sosyal hayatın getirdiği zorluklarla baş etmenin temel yolunun kabul ediş olduğuna inanıyorum. Her zorluğu peşinen kabul etmek ve ortağımla, ekibimle omuz omuza mücadele edebilmek, zihinsel dayanıklılığımın ana kaynağı” diyor.
Ultimate Needs Kurucusu Buğra Gürdal belirsizlikler ve öngörülemeyen olumsuzlukları iki başlıkta topluyor. “Stratejik iş birliği yapılan bir kurumun tamamen sessizliğe bürünüp sizi hareketsiz bırakması, zaman planına göre hareket etmemesi ya da ödeme şirketinizin kapanması gibi senaryolar hem operasyonel hem zihinsel kaos yaratıyor. Buna karşı geliştirdiğim ilk refleks, zihni hazır tutmak: Her an bir problem çıkabilir düşüncesine kendimi zihinsel olarak hazır tutarak mental fitliğimi korurum” diyor.
Gürdal’ın ikinci adımı ise zihni olumluya kodlamak. Arada oluşacak olumsuzlukların bu işin bir parçası olduğunu, hiçbir olumsuz durumun dünyanın sonu olmadığını peşinen kabul etmenin de kendisini rahatlattığını dile getiriyor.
Etkisi büyük alışkanlıklar
Shopalm Kurucu Ortağı Selin Nizam, girişimcilikte her gün yeni bir karar, yeni bir risk ve yeni bir sorumluluğun zorlayıcı olduğunu itiraf ediyor. Operasyon, teknoloji, finans ve ekip yönetimi arasında sürekli tetikte olmanın tüm bunlara yetişme baskısıyla birleştiğinde yorucu olduğunu ekliyor.
“Mental formülüm sürdürülebilir ritim. Her gün kendime mutlaka kısa bir durma alanı veriyorum. Özellikle sabahın sessizliği, zihnimi toparlayıp güne daha güçlü başlamamı sağlıyor. Günlük ajandayı üç kritik görevle sınırlamak, her şeye yetişmeye çalışmak yerine odağı korumak hem mental yükü hem dağınıklığı azaltıyor” diyor.
Bakiyem Kurucu Ortağı Umut Yalçın için zorluk, özellikle fintek dünyasının çok katmanlı yapısından geliyor. Teknoloji geliştirme, ürün yol haritası, regülasyon takibi, entegrasyonlar, ekip yönetimi, finansal planlama ve müşteri beklentilerinin sürekli tetikte olmayı zorunlu kıldığını dile getiriyor. Günü planlama, düşünmeye zaman ayırma ve düzenli sporla mental fitliğini korumaya çalıştığını paylaşıyor.
Shipentegra’nın kurucu ortağı Ali Ceylan da girişimciliğin getirdiği tüm zorlukları odaklanmayla aşma yoluna gidiyor. “Ben olumsuz düşünceleri fark etmeye ama onları hemen büyütmemeye özen gösteriyorum. Haftada birkaç gün koşmak, fonksiyonel antrenman yapmak veya sadece tempolu yürüyüşe çıkmak, uykudan önce telefonu kapatmak, kısa bir nefes egzersizi yapmak mental sağlık için etkisi büyük alışkanlıklar” diyor.
Haber: Tuba İlze


