
Roma İmparatorluğu’nun çöküşünde kurşun kirliliği rol oynamış olabilir mi?
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne neyin yol açtığı tarihçiler arasında uzun süredir tartışılıyor. Bu tartışmalardan biri de kurşun zehirlenmesinin rol oynayıp oynamadığı sorusu etrafında şekilleniyor.
Romalılar şaraplarını tatlandırmak için kurşun asetat kullanıyordu. Ayrıca şehirlerdeki su, kurşun borulardan geçerek evlere ulaşıyordu. Bu nedenle bazı araştırmacılar, kurşun maruziyetinin toplum üzerinde ciddi etkiler yaratmış olabileceğini düşünüyor.
Yeni bir araştırma ise Romalıların yalnızca yiyecek ve sudan değil, soludukları havadan da yoğun biçimde kurşuna maruz kalmış olabileceğini öne sürüyor.
Antik dünyada hava kirliliği
Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, Roma döneminde yapılan yoğun gümüş madenciliği ve eritme işlemleri atmosfere büyük miktarda kurşun saldı.
Araştırmacılara göre bu metal havaya karışarak çocukların kanına kadar ulaştı. Çalışma, bu durumun imparatorluk genelinde yaygın bir bilişsel gerilemeye yol açmış olabileceğini öne sürüyor.
Araştırma, Roma İmparatorluğu’ndaki ortalama IQ seviyesinin kurşun nedeniyle yaklaşık 2,5 ile 3 puan arasında düşmüş olabileceğini hesaplıyor.
Bu çalışma Roma’nın çöküşünü açıklayan kesin bir yanıt sunmuyor. Ancak kurşunun bu süreçte etkili olmuş olabileceğine dair yeni veriler sağlıyor.
Çöküşün tek nedeni olmayabilir
Araştırmaya katılmayan Simon Fraser Üniversitesi’nden sağlık bilimci Bruce Lanphear’a göre kurşun, Roma’nın gerilemesinde rol oynamış faktörlerden biri olabilir. Ancak tek başına açıklayıcı bir neden olması pek olası görünmüyor.
Lanphear, büyük imparatorlukların çöküşünün genellikle tek bir sebeple açıklanamayacağını vurguluyor.
Buz çekirdekleri geçmişi nasıl ortaya çıkarıyor?
Araştırmacılar antik dönemdeki kurşun kirliliğini ölçmek için Grönland ve Rusya’dan çıkarılan buz çekirdeklerini inceledi.
Bilim insanları onlarca yıldır Arktik buz tabakalarını büyük sondajlarla delerek kilometrelerce uzunlukta buz sütunları çıkarıyor. Bu buz tabakaları, geçmişteki atmosfer koşullarını kaydeden doğal arşivler gibi çalışıyor.
Kar taneleri yere düşerken havadaki kimyasal maddeleri ve parçacıkları yakalıyor. Zamanla üst üste biriken kar sıkışarak buz tabakaları oluşturuyor ve içindeki bu maddeleri koruyor.
Bu katmanlar incelendiğinde bilim insanları geçmiş atmosfer koşullarını yıl yıl takip edebiliyor.
Roma döneminde kurşun kirliliği hızla arttı

Araştırma ekibi, MÖ 500 ile MS 600 yılları arasına denk gelen buz katmanlarını analiz etti.
Sonuçlar, kurşun kirliliğinin özellikle MÖ 15 civarında belirgin biçimde arttığını gösterdi. Bu tarih Roma İmparatorluğu’nun erken dönemleriyle örtüşüyor.
Kurşun seviyeleri MS 180 yılına kadar yüksek kaldı. Bu dönem Roma tarihinde görece barış ve istikrarla anılan Pax Romana’nın sonuna denk geliyor.
Gümüş üretimi kurşun salımını artırdı
Pax Romana boyunca Roma ekonomisi güçlüydü ve para basımı için büyük miktarda gümüş çıkarılıyordu. Ancak gümüş üretimi sırasında atmosfere yüksek miktarda kurşun salındığı biliniyor.
Araştırmacılara göre bir ons gümüş üretildiğinde yaklaşık 10 bin ons kurşun ortaya çıkıyordu.
Buz çekirdeği verilerine dayanan hesaplamalar, Pax Romana döneminde her yıl atmosfere yaklaşık 3.300 ila 4.600 ton kurşun salındığını gösteriyor.
Kurşun kirliliği Avrupa’ya yayıldı
Araştırmacılar kurşun yoğunluğunun en yüksek olduğu bölgelerin madencilik ve eritme merkezlerinin çevresi olduğunu belirtiyor.
Bu bölgelerde hava metreküp başına en az 150 nanogram kurşun içerecek kadar kirlenmiş olabilir.
Ancak kirleticiler yalnızca bu alanlarla sınırlı kalmadı. Hesaplamalara göre Avrupa genelinde ortalama kurşun yoğunluğu metreküp başına 1 nanogramın üzerine çıktı.
Çocuklar kurşuna karşı daha hassas
Araştırmacılar daha sonra modern verileri kullanarak Roma döneminde yaşayan çocukların kanında ne kadar kurşun birikmiş olabileceğini tahmin etti.
Çalışma özellikle çocuklara odaklandı. Çünkü kurşun maruziyeti çocuklarda çok daha ciddi sağlık sonuçlarına yol açabiliyor.
Günümüzde sağlık uzmanları çocuklar için güvenli bir kurşun seviyesinin bulunmadığını kabul ediyor. Kurşun vücutta birikerek birçok soruna yol açabiliyor.
Bunlar arasında IQ düşüşü, büyüme geriliği, kansızlık, işitme problemleri, hiperaktivite ve öğrenme güçlüğü yer alıyor.
Roma’daki çocukların kanındaki kurşun
Araştırma, Roma döneminde yaşayan çocukların kanında hava kirliliği nedeniyle desilitre başına yaklaşık 2,4 mikrogram ek kurşun bulunmuş olabileceğini hesapladı.
Bu miktarın ortalama IQ seviyesinde yaklaşık 2,5 ile 3 puanlık bir düşüşe karşılık geldiği düşünülüyor.
Arka plan maruziyeti de hesaba katıldığında çocukların kanındaki kurşun seviyesi desilitre başına 3,5 mikrograma kadar çıkmış olabilir.
Araştırmacılar bu tahminin muhtemelen gerçek seviyenin altında kaldığını belirtiyor. Çünkü kurşuna maruz kalmanın başka kaynakları da vardı.
Modern dönemle karşılaştırma
Karşılaştırma yapmak gerekirse, ABD’de 1970’li yıllarda çocukların kanındaki kurşun seviyeleri ortalama 15 mikrogram civarındaydı. Bu durum kurşunlu boya ve kurşunlu benzinin yasaklanmasından önceki döneme ait.
Bu seviyelerin çocukların IQ puanında yaklaşık 9 puanlık bir düşüşe yol açmış olabileceği düşünülüyor.
Bilim insanları temkinli yaklaşıyor
Araştırmacılar, Roma İmparatorluğu’nda ortalama 2,5 ile 3 puanlık bir IQ düşüşünün küçük görünebileceğini kabul ediyor. Ancak bu etkinin imparatorluk genelinde ve yaklaşık 180 yıl boyunca devam etmiş olabileceğine dikkat çekiyorlar.
Buna rağmen bazı uzmanlar kurşun zehirlenmesinin Roma’nın çöküşünü açıklamak için yeterli olmadığını düşünüyor.
Ohio State Üniversitesi’nden patolog Amy L. Pyle-Eilola’ya göre, söz konusu maruziyet bilişsel işlevleri olumsuz etkileyebilecek düzeyde olabilir. Ancak bu durum tek başına Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasına yol açacak ölçekte görünmüyor.
Benzer şekilde Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden nörobiyolog Caleb Finch de araştırmanın sonuçlarına temkinli yaklaşıyor. Finch’e göre, kurşun üretiminin en yüksek olduğu dönemde Roma İmparatorluğu aynı zamanda büyük bir ekonomik ve kültürel üretkenlik gösteriyordu.
Benzer Haberler

Bakan yardımcısı açıkladı: Starlink'in Türkiye'ye gelmesi için görüşmeler başladı

Dokuzuncu gezegen geri mi geliyor, yoksa bu tartışma hiç bitmeyecek mi?

Her sayıda yeni bir atmosfer deneyimleyeceğiniz dergi dünyası









