
YAT SÖRVEYİ-5 Yat sistemleri ve donatım
Şimdiye dek dizimizde sörvey işleminin anlamı ve önemi, temel kavramlar, materyal ve korozyon, stabilite ve rapor konularına değindik. Bu ay ise yatlardaki sistemleri ve donatımı inceliyoruz.
Yat sörveyörlerinin faaliyetlerini denetleyen ve bizdeki meslek odaları gibi faaliyet gösteren sörvey kuruluşları, Ulaşım Bakanlığı bünyesindeki Maritime & Coastguard Agency (MCA) adına Certifying Authority yani Sertifikasyon Kuruluşu sıfatıyla faaliyet gösteriyor. Uluslararası kabul gören ve MCA tarafından onaylanmış bu kuruluşların üyesi olmak, sörvey konusunda yetkinlik ve profesyonellik göstergesi. Üyelik için eğitim durumu, tecrübe ve referans bilgilerinin yanı sıra gerçekleştirilmiş iki sörvey raporu da ibraz ediliyor ve incelemeler birkaç hafta sürüyor. Uygun bulunan sörveyörlere üyelik daveti gönderiliyor. Sonra da üyeliğin daha üst seviyelere taşınması için çeşitli eğitim faaliyetlerine iştirak etmek gerekiyor. Son bir yılda ülkemizdeki IIMS üyesi sörveyör sayısı yanılmıyorsam iki kat arttı. Bu bence olumlu bir gelişme, sonuçta konu bir regülasyon kapsamında ilerliyor. Bu anlamda başka bir handikap, ülkemizde avukat, doktor, muhasebeci gibi profesyonellerin iş yaşantılarını mesleki sorumluluk sigortası ile güvence altına alma olanağı varken sigorta şirketleri henüz Marine Sörvey, Yat Sörveyi, ve benzeri meslek gruplarını tanımıyor, ilgilenmiyor, bir şekilde riskli görüyor. Aynı sigorta kurumlarının koca tekneleri fotoğraflardan bakarak, bir eksper görevlendirmeden sigortalaması da konunun kaotik yapısına eklemleniyor. Uluslararası sörvey kuruluşlarına üye sörveyörlerin bir kısmı ayrıca “CA examiner” sıfatıyla MCA adına tonaj ölçümü yapma imkânına da sahip, yazarınız dahil.
IIMS gibi ciddi kurumlardan alınan eğitimler hem maddi hem de vakit sarfiyatını doğru yönlendirmek adına çok iyi planlanmalı. Benim almış olduğum Yat Sörvey eğitiminin İngiltere’de ön lisans denkliği var. Burada yol haritam, bir teknenin tüm sistemleriyle denetlenmesi sonucuna ulaşmak için belirlendi. IIMS’den eğitim alırken tanıştığım yabancı uzmanların aracılığıyla CE sertifikasyonu alanında çalışmayı da amaçladım, bunun için öncelikle IIMS’ten aldığım eğitimin tamamlanması, ardından Polonya ve Almanya’da iki ayrı denetimden geçmem gerekti. Tüm bu sürecin sonucunda Belçika merkezli CE Sertifikasyon kuruluşu International Marine Certification Institute (IMCI) Türkiye müfettişlerinden biri oldum. Bu yazıda bahsettiğim Tekne Sistemleri Modülü’nü seçmemde etken bir durum yukarıda bahsettiğim yol haritasının başlangıçta kaba taslak aklımda olmasıydı.
Yat sörveyi ile ilgili olarak bugüne kadar sörvey işleminin anlamı ve önemi, temel kavramlar, materyal ve korozyon, stabilite ve rapor konularına değindik. Bu konular, alt kırılımları ile birlikte Yat Sörveyi için temel teşkil eden, bu önemiyle de IIMS tarafından düzenlenen Yat Sörveyi eğitiminde de dört zorunlu modülü oluşturan konular. Dört zorunlu modülü bitirince hem tekne inşası hem de sörvey konusunda bir bilgi temeli oluşturuluyor. Sonrasında eğitimi alanın kişisel tercihleri ya da uzmanlaşmak istedikleri alana göre ilave modüller seçilerek bunlara yönelik çalışmalar yapılıyor. Bu yazının konusu yat sistemleri ve donatım. Yatların içinde yer alan ve teknenin işleyişi ile içinde bulunan kullanıcıların ihtiyaçları ile ilgili kaynakları sağlayan makine, yakıt, su, elektrik ve havalandırma gibi sistemlerden oluşuyor. Bunlara kısaca değinelim…
MAKİNELER
Günümüzde kullanılan teknelerin tahrik sistemleri çeşitli. İçten yanmalı, hibrit ve elektrik ile tahrik mümkün. Ayrıca rüzgâr ve kas gücüyle yani kürek, pedal, yelken ve kite ile de ilerleme olanağı var ama bu tip kişisel deniz araçlarını yazının kapsamı dışında tutuyorum.
İçten yanmalı makineler en sık karşımıza çıkan örnekler. Bilindiği üzere dizel ve benzinli versiyonlar var; fuel oil, LPG gibi ünik örnekleri de yine kapsam dışında tutuyorum. Ama belirteyim: Yat Sörvey eğitiminde alternatif yakıtlar da konu olarak işleniyor.
Dizel makineler daha çok içten takma makineler ile jeneratörler olarak karşımıza çıkıyor. Bu makinelerin hem yakıt masrafından tasarruf hem bakım kolaylığı hem de uzun süre kullanıma dayanıklılığı önemli artıları. Dizel bir içten yanmalı makinenin sörveyi basit birkaç adımdan oluşuyor. Önce gözle kontrol, yağ ve soğutma suyu seviyesi, filtreler, ardından makinenin devreye alınması ile egzoz, titreşim vb. bulgular, akü şarjını sağlayan alternatörün kontrolü, en son da ileri ve tornistan yolda devir vererek yapılan kontroller. Ayrıca belirli devirlerde teknenin hızının kaydedilmesi ve teknenin maksimum sürate ulaşıp ulaşmadığının denenmesi de rapora giriyor.
Dıştan takma makineler genellikle benzinli oluyor. Tabii bir iki markanın dizel dıştan takma modelleri de mevcut. Dıştan takma makineler için makine servisi çağırmayı daha uygun buluyorum. Özellikle yüksek devirde kullanılmaları, buji ayrıntısı ve her işin uzmanının ayrı olduğu fikri ile dıştan takma makineler için servis çağırmayı alışkanlık haline getirdim. Benzer şekilde dizel makine için de duruma göre (yüksek hp değeri ya da eski makineler) servis çağırabiliyorum.
Hibrit makineler dizel ya da benzinli olabiliyor ve genelde daha yeni oldukları için servis kayıtları daha elle tutulur veri içeriyor. Bunlara da önce servis kayıtlarına bakıp kontrolleri gerekirse servise ihtiyaç duymazsam da kendim kontrol edecek şekilde proje bazlı davranıyorum.
Gelelim elektrik motorlarına. Bu motorları (makine değil) elektrik sistemiyle birlikte incelemek gerekiyor. Burada biraz CE sertifikasyonu alanındaki çalışmalarımdan destek alıyor ve AB standartlarında geçen konuların kontrollerini yapıyorum. Elimdeki kontrol listesine göre tüm bulgular normalse sorun yok, ama bazı farklılıklar ya da sorunlar görürsem yine servis çağırıp inceleme talep ediyorum.
EGZOZ SİSTEMLERİ
Egzoz sistemleri hem içten yanmalı makinelerin atık gazlarını tekne dışına atmak hem de belirli seviyede ısı tasarrufu sağlamak (kutup kâşifi tekneler) için önemli. Bu sistemler iki şekilde dizayn edilebiliyor. Biri kuru diğeri yaş olarak sınıflandırılan bu iki dizayn, bazı durumlarda birlikte de kullanılabiliyor. Temel fark yaş sistemde egzoz ısısının düşürülmesine yönelik egzoz içine deniz suyu enjekte edilmesi. Özellikle yatlarda genellikle ıslak sistem kullanılıyor ve bu sistemin elbette en önemli iki sorunu sistem elemanlarında oluşan korozyon ve sistemin yanlış dizayn edilmesinden (ters sifon) ya da deniz şartlarından kaynaklanabilecek makineye su kaçma durumu. Ayrıca tekne içindeki egzoz borularının ısı yalıtımı, elektrik ya da yakıt gibi sistem elemanlarıyla temasların önlenmesi ve egzoz sesi de kontrol edilmesi gereken ayrı konular.
HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ
Teknelerin genel olarak klima ya da dizel ısıtıcı (Selpak gibi bunda da Webasto markası isim haline gelmiş artık) sistemleri basit bir iki devreye al-sıcak/soğuk üflemeyi gör şeklinde kontrol edilebiliyor. Hava kompresörünün kontrolü, hava alma ünitesinin filtresi gibi ayrıntılar da bu alanda değerlendirilmesi gereken konular. Bunların haricinde teknenin havalandırması da önemli. Eski tip teknelerde bulunan manika adı verilen sistemler güvertede güzel görüntünün yanı sıra etkin bir havalandırma aracıydı. Artık manika bulunan tekne görünce “aaa” diye başımızı yana kırıyoruz. Günümüzde teknenin sintinesini havalandırmak için blover adı verilen cihazlar kullanılıyor. Özellikle benzin deposu bulunan teknelerde deponun bulunduğu alanın havalandırması çok önemli. Bu amaçla özel üretilmiş spark yapmayan blover kullanılması gerekiyor.
ATIK SU SİSTEMLERİ
Deniz araçlarının atık suları International Convention for the Prevention of Pollution from Ships (MARPOL) Ek-IV kapsamında sınıflandırılmış ve bunları denize boşaltma kuralları belirlenmiş durumda. Temelde tuvalet atıkları olarak adlandırabileceğimiz siyah su ve duş-lavabo atığı olan gri su için belirli ölçülerin üzerindeki teknelerde (ya da ticari kullanımda olanlarda) ayrı ayrı sistemler, biriktirme tankları ve boşaltım pompaları bulunması gerekiyor. Bunların kurulumu, çalışma sistemi ve birbirleriyle ilişkileri de sörvey konuları.
TEMİZ SU SİSTEMLERİ
Teknede yaşamsal öneme sahip sistemlerden biri olan temiz su (bahriyede tatlı su denir) sistemleri de sörvey esnasında kontrolü yapılan konulardan. Burada su tanklarının gözle kontrolü, erişilebilen yerlerde iç temizliğinin kontrolü, su pompalarının çalışması kontrol ediliyor. Tabii önemli bir konu da su tankının seviye göstergesinin doğru çalışması. Bu sistemlerin beraberinde incelenebilecek olan evaporayter/ters ozmos su yapıcı sistemler de ayrıca inceleniyor. Hatta IIMS Yat Sörvey eğitiminin bu bölümünde uzun bir kontrol listesi olduğunu söylemeliyim.
YAKIT SİSTEMLERİ
Yakıt sistemlerinin kontrolünde en önemli konu elbette yangın emniyeti. Özellikle belirli ebadın üzerindeki genişlikte yakıt hortumlarının çift kelepçe ile tutturulması, çift kelepçenin doğru şekilde uygulanması, yakıt hortumlarının içinden geçecek yakıt tipine uygun olanlardan seçilmesi, yakıt sisteminin basınç testinin yapılmış olması önemli ayrıntılar. Bir de bazı denizcilikten anlamayan tekne sahiplerinin yakıt tanklarına ve sistemlerine yönelik keyfe keder değişiklikler yaptırması var ki açıkçası sörvey konusunun en zor alanı olabilir. Bir dizel tankının kapağını mika ile değiştiren, benzin tankının seviye gösterge şamandırasını değiştirip elektrik kablosunu ev tipi kabloyla döşeten tekne sahipleri gördüm. Elbette bunun doğrusunu yapacak ve tekne sahibini yönlendirecek olanlar bu işi yapan ustalar. Ama bu konuda yanlış örnekler ne yazık ki karşımıza çok sık çıkıyor. Bu kapsamda incelenecek konular arasında elbette yakıt seperatörleri ve filtreleri de var. Ayrıca yakıt sisteminin şeması ve sistem elemanlarının üzerindeki etiketler de önemli konular.
SİNTİNE, YANGIN SÖNDÜRME VE GÜVERTE YIKAMA SİSTEMLERİ
Sintine pompalarının hangi ebat ve özelliklerde olması gerektiği ülkelerin ulusal standartlarında belirlenmiş durumda. Sonuçta her teknenin seyir kapasitesi (dizayn kategorisi), ebadı ve güverte yüksekliği (daha doğrusu su alma yüksekliği) tekne içine birikebilecek suların tahliyesi için doğal ve cebri yolları dikte ediyor. İçeri çok su alacak bir teknede suyun boşalmasını sağlayacak (ve geri döndürmez valf yardımıyla denizden su almayacak) açıklıklar olmalı. Bunun yanında tekne ebadına göre sintinenin en alt noktasından su boşaltma imkânı sağlayan manuel ya da elektrikli sintine pompaları bulunmalı. Sintine pompaları konusu içerideki suyu boşaltmak üzerine. Bir de tekneye acil durumda dışarıdan su alma konusu var. Yangın söndürme sistemleri bu işe yarıyor. Tüm bu sistemlerin hortum, bağlantı elemanı ve pompalarının kontrolünün yapılması gerekiyor. Yangın sistemleri sadece su ile değil, foam ya da CO2 ile de çalışabilir. Bunların da yetkili merkezlerce düzenlenen test raporlarının kontrol edilmesi gerekli. Bu arada hem yakıt hem de su içeren sistemler için pompalar da elbette kontrol edilmeli. Özellikle bakım kaydı olmayan ya da güven vermeyen tekneler için pompaların gözle kontrolü, özellikle de makine soğutması için kullanılan pompanın impeller’i kontrol edilerek bulgular rapora not ediliyor.
HİDROLİK SİSTEMLER
Deniz araçlarında güç gerektiren alanlarda çeşitli hidrolik sistemler kullanılabiliyor. Bunlar büyük ve ağır kapakların açılıp kapanması, bot ve deniz oyuncaklarının güverteden denize indirilmesi, stabilizatörler, büyük teknelerde dümen gibi çeşitli alanlarda kullanılabilir. Hidrolik sistemlerin yağ basıncı ve herhangi bir sızıntı olmadığının görülmesi önemli. Hidrolik sistemlerin nasıl çalıştığı (hızı ya da titreme vb. durumlar) da raporda sörveyörün görüşü kapsamında belirtilen durumlar oluyor.
DENİZ SUYU SİSTEMLERİ
Tekne içine çeşitli nedenlerle kullanılan deniz suyunun tekne içine girişi, tekne içinde yol aldığı her alan ve sonunda işini bitirip tekneyi terk edişi tuzlu suyun aşındırıcı ve korozif özelliğinden dolayı önemli inceleme alanları. Bu bölgelerde görülebilecek çeşitli hasar tipleri raporda yer almak zorunda.
ELEKTRİK SİSTEMLERİ
Ülkemizde teknelerde en çok sıkıntı tespit ettiğim alanlardan biri bu. Aslında konu basit birkaç adımdan oluşuyor. Önce elektrik şemasının ilgili standartlara uygun çizilmesi gerekiyor. Uygunluk kriterleri çok ama zaten işin içinde profesyonel olan kişilerin bilmeme lüksü olmayan konular. Ardından bu şemaya göre perde geçişlerinin yani tekne yapısı içinde kablo ve hortum hatlarının geçiş yerlerinin düzgün şekilde kesilip açılması, kesiklerin kenarlarının da uygun bir malzeme ile kaplanması gerekiyor. Bu şekilde laminasyon yani GRP katmanlarının arasına nem girmesi önleniyor. Ardından marin elektrik kabloları kullanılarak elektrik hattının döşenmesi ve tüm bağlantıların marin özellikli birleştiriciler ile yapılması gerekiyor. Bunu bu şekilde yapmadığınızda zaten teknenin CE işareti taşımaması, yani pazara sunulamaması gerekiyor. Bu konuya bu denli ciddi yaklaşan üretici sayısı sınırlı. Geçen gün karşılaştığım bir üretici teknenin ne dizayn kategorisinden ne de o dizayn kategorisi ile hangi modül CE uygunluk denetim gerçekleştireceğinden haberdardı. “Bu böyle olmalı’ dediğimde “müşteri sormuyor ki” şeklinde bir yanıt aldım. Diyecek bir şey bulamıyorum böyle durumlarda.
Daha bugün (8 Mayıs) Tuzla Marina’da bir teknede yangın çıktı, o tekneden sıçrayan alevler üç tekneyi daha etkileyip bunlardan birini de batırdı. Yangın nedeni ben bu satırları yazarken belli değildi ama durduğu yerde yanan bir tekne için elektrikten başka bir konu benim alıma gelmiyor. Bir de işin ayrı bir boyutu, tekneyi istediğiniz kadar uygun üretin, tekne için nasıl hizmet verdiğini anlayamadığım bazı kişiler ev tipi açık bağlantılar ve elektrik bantlarıyla teknelerde elektrik işi yapıyorlar. Gerçekleştirdikleri elektrik işlemlerinin ne gibi sorunlara neden olabileceğini hayal edemiyorlar. Benzin tankının yanından açık kablo geçiren mi dersin, demir ırgatını direkt aküye (sigortasız) bağlayan mı, tekne içinde 220 uzatma kablosu döşeyen mi ne ararsan çıkıyor. Aslında bu konunun tek bir çözümü var: Sigortacıların bilinçlenmesi. Neyse, konumuza dönersek...
Teknenin elektrik panolarından, akü bağlantılarından, akülerinden ve tüm elektrikli cihazların çalışıp çalışmadığından kaynaklanan bilgiler rapora giren önemli parçalar. Elektik Sistemleri için alternatör, sahil kablosu, inverter ve klima gibi spesifik ürünlerin kontrolleri de yapılıyor. Bu başlık altında kablo konusu çok önemli. Kablolamaların marin tip olup olmadığı bilgisi raporda yer almalı. Benim yapmayı sevdiğim bir kontrol de teknedeki tüm prizlerin voltaj değerleri. Bunun için özel bir ölçücü kullanıyorum. Ayrıca akülerin durumunu kontrol ettiğim ayrı bir kontrol cihazım da var.
Tekne sistemleri, içerdiği ayrıntılar nedeniyle sörvey işlerinin en çok zaman ayrılan alanlarından. Yat Sörveyi serisi günümüzde tekne yapımında en çok kullanılan malzemelerden olan fiberglas, kontrolleri ve karşılaşılan yaygın sorunlar gibi konuları içeren GRP Tekne Kontrolü ile devam edecek.☸







