
Crime Simulator incelemesi: Suçun ritmini yakalayın
CookieDev tarafından geliştirilen ve Ultimate Games S.A. ile PlayWay S.A. tarafından yayımlanan Crime Simulator, adından da anlaşılacağı üzere suç odaklı bir oyun. Ancak isminden beklediğiniz kadar basit değil. Steam sayfasında oyunun “Thief Simulator benzeri bir gizlilik oyunu değil, risk, ödül ve tekrar oynanabilirlik üzerine kurulu, hızlı tempolu bir roguelite karakter oyunu” olduğu yazıyor.
Peki madem öyle, neden adı Crime Simulator? Neyse, isim tartışmasını bir kenara bırakıp oyunun dünyasına dalalım.
Borç İçin Suç İşlemek

Oyuna başladığınızda kendinizi hapisten yeni çıkmış bir karakter olarak buluyorsunuz. Ancak bu özgürlüğün bir bedeli var: gizemli bir kişi kefaletinizi ödemiş. Karşılığında sizden borcunuzu ödemek için suç işlemeniz bekleniyor — soygun üstüne soygun. Kısacası özgürlüğünüzü kazanmak istiyorsanız “işe koyulmak” zorundasınız.
Oyunu tek başınıza oynayabileceğiniz gibi, dört kişilik bir ekiple de girebilirsiniz. Arkadaşlarınızla iyi organize olursanız, göz önünde bile mükemmel soygunlar gerçekleştirmek mümkün. Tabii ki her suçlunun dostu suçlu değildir; ortaklarınızın ganimeti çalıp sizi yarı yolda bırakma ihtimali her zaman var.
Ben oyunu kardeşimle denedim, dolayısıyla yorumlarım multiplayer deneyime dayanıyor. Tahmin edersiniz ki arkadaşlarla oynandığında işler genelde daha eğlenceli, özellikle de işler sarpa sardığında ortaya çıkan kaosla.
Şeytanla Yapılan Anlaşma Gibi

Her “gün” veya görev, saklandığınız sığınakta başlıyor. Burada suç öncesi hazırlıklarınızı yapabiliyorsunuz. Para kazanmak istiyorsanız (oyunun ilerleyen safhalarında açılan kenevir yetiştiriciliği dışında), insanları soymaya başlamalısınız.
Oyun iki farklı harita türü sunuyor: Kasabalar ve Soygunlar. Kasabalar, sıradan banliyö bölgeleri; burada insanların evlerine girip eşyalarını çalabiliyorsunuz. Soygunlar ise çok daha yüksek güvenlik önlemleriyle korunuyor, ancak kazancı da bir o kadar büyük.
Yakalanırsanız aynı haritada birkaç gün boyunca polis devriyeleri artıyor, bu da işleri epey zorlaştırıyor.
Hırsızın Alet Çantası
Başarılı bir soygun için doğru ekipmana ihtiyacınız var: maymuncuklar, uyku gazı ya da daha agresif bir yöntem tercih ediyorsanız susturuculu silahlar ve beyzbol sopaları. Her şey “işi temiz” yürütme tercihinize bağlı.
Soygun için en uygun saatler 21.00 ile 06.00 arası. Oyundaki her NPC’nin kendi günlük rutini var; onları öğrenip boşluklardan yararlanmanız gerekiyor.
Üç gün içinde hedeflenen parayı kazanamazsanız, tüm eşyalarınızı, paranızı ve hatta hayatınızı kaybediyorsunuz.
Sığınak: Her Şeyin Başladığı Yer

Başarısız her suçlunun ardından, bir sonraki karakter biraz daha donanımlı hale geliyor. Kazansanız da kaybetseniz de, kalıcı bazı gelişmelerin kilidi açılıyor: yeni eşya noktaları, mağaza ürünleri veya zorluk seviyeleri gibi.
Sığınaktaki eşyalarınızı geliştirmek, sağlığınızı, envanter kapasitenizi ve koşu hızınızı artırıyor. Ölmeden önce ortamı güzelleştirmek fena fikir değil!
Oyun ilerledikçe bilgi birikiminiz artıyor. İlk denemelerde acemice davransanız da, evleri ve güvenlik sistemlerini tanıdıkça, hangi araç gerece ihtiyaç duyduğunuzu öğrendikçe işler kolaylaşıyor. Basit bir sokak serserisinden, kusursuz soygunlar planlayan bir dâhiye dönüşüyorsunuz.
Tanıdık Bir Hırsızlık Deneyimi

Her ne kadar geliştiriciler Thief Simulator olmadığını söylese de, oyun ondan birçok öğe barındırıyor. Yine belirli araçlar satın alıyor, elektronik sistemleri hack’liyor ve en değerli eşyaları bulmaya çalışıyorsunuz.
Buna ek olarak Lethal Company tarzı bir sistem de mevcut: karşılamanız gereken bir kota, üsse taşınması gereken ganimetler ve işler ters gittiğinde ortaya çıkan kaotik anlar.
Oyuna dışarıdan destek veren, size yönlendirme yapan bir karakter de bulunabiliyor — tıpkı “kulaklıktaki rehber” gibi. Ancak Lethal Company’deki kadar mizah veya gerilim beklemeyin.
Performans ve Teknik Durum
Crime Simulator genel olarak istikrarlı bir şekilde 60 FPS çalışıyor, fakat yükleme ekranları oldukça uzun. Bu da “hızlı tempolu” bir oyun deneyimi iddiasına biraz ters düşüyor.
Zayıf Nokta: Yavaş İlerleme
Oyunun en büyük eksiği ilerleme sistemi. Gelişim, tamamen rastgele çıkan “beceri kâğıtlarına” bağlı. İstediğiniz beceriyi elde etmek için şansa güvenmek zorundasınız.
Bir görevi kaybederseniz, topladığınız kâğıtlar da kayboluyor ve beceriyi yeniden bulmanız gerekiyor. Geleneksel bir beceri ağacı sistemi burada çok daha verimli olurdu.
Ayrıca bazı ödüller de yanıltıcı; örneğin yeni teslimat noktalarının kilidini açtıktan sonra, bunları kullanmak için ekstra 250 dolar ödemeniz gerektiğini öğrenmek moral bozucu.
Suç Yolunda Ustalığa Giden Yavaş Bir Serüven
Beklediğimden daha fazla keyif aldım. Tekrara dayalı bir yapısı olsa da, zamanla ustalaşmanın verdiği tatmin hissi oldukça güçlü. Kardeşinizle ya da arkadaşınızla oynarken ekstra keyif alabilirsiniz çünkü biri etrafı kolaçan ederken eşyaları toplamak çok daha rahat oluyor. Ayrıca her başarısızlık, sizi bir sonraki adımda daha dikkatli olmaya zorluyor.
Yine de ilerleme oldukça yavaş; profesyonel bir suçluya dönüşmek uzun zaman alıyor.
Hazırlayan: Harika Pelin Şengül
Benzer Haberler

Viewfinder incelemesi: Fotoğraflarla bükülen bir dünya

Peak: The Roots güncellemesiyle ilgili her şey! Yeni biyom, düşmanlar ve eşyalar

Begraved: Valheim geliştiricilerinden karanlık ve mizahi zindan macerası






