Haber kapak görseli
oyun inceleme
2 dk okunma süresi
Level

Hem güldürüp hem delirten oyun: Fever Meme incelemesi

Fever Meme, mizah, kaos ve duygusal derinliği bir araya getiren, aklınızla oynayan çılgın bir bağımsız oyun deneyimi.

Fever Meme’i anlatmak kolay değil. Oyunun iyi ya da kötü olmasından değil, ne olduğunu açık etmekle sürprizi bozmak arasında kalmaktan… Oyun baştan sona kaotik, tuhaf ve beklenmedik. Final sahnesine ulaştığınızda başınız gerçekten ağrıyabilir ama iyi anlamda! Günler sonra bile aklınız hâlâ bu çılgın deneyimde kalabilir.

Biraz TikTok, Biraz MLG, Bolca “Az Önce Ne Oldu?”

Fever Meme, 2010’ların başındaki internet kültürünü andırıyor: robotik sesler, parlayan ışıklar, “spooky scary skeletons” havası… Oyuna başlarken fötr şapkalı bir iskelet, hızlı İspanyolca konuşarak kontrolleri anlatıyor. Beyaz duvarlar, kareli zeminler, cam paneller derken, olaylar hızla garipleşiyor.

Bu oyun, I Wanna Be The Guy, 1001 Spikes veya Super Meat Boy tarzını sevenler için birebir. 3 ila 6 saat süren bu deneyim; zekâ testleri, sinir bozucu tuzaklar ve ironik göndermelerle dolu. Her seferinde “tam çözdüm” derken bir sonraki seviyede hüsrana uğramak kaçınılmaz.

Acıdan Mizah Çıkarmak

Fever Meme’in altındaki hikâye, duygusal karmaşa ve acı üzerine kurulmuş gibi görünüyor. Bölümler arasında beliren kısa cümleler, yardım çığlıkları ya da geçmişten kalan izler oyunun derinliğini artırıyor. “Troll” bölümleri en çok hatırlananlar olsa da, geliştiricinin kişisel duygularını yansıttığı kısımlar da oldukça etkileyici.

Bu yönüyle oyun hem bir kaçış hem de bir terapi alanı gibi. Ancak başlamadan önce uyarılara dikkat etmek gerekiyor: özellikle ışığa duyarlı oyuncular için bazı sahneler rahatsız edici olabilir.

Bilgisayarınızla Savaşmaya Hazır Olun

Fever Meme yalnızca oyun içindeki reflekslerinizi değil, bilgisayarınızla olan ilişkinizi de sınavdan geçiriyor. Oyun, zaman zaman sizi masaüstüyle etkileşime sokuyor.

Yeni başlayanlara iki küçük ipucu:

  1. Anlatıcıyı dikkatle dinleyin.
  2. Ama her zaman inanmayın.
  3. Çünkü bazen çözüm, en bariz olanı görmezden gelmemekte yatıyor.

Sabır, Mizah ve Kaos

Oyun, sizi defalarca denemeye, hata yapmaya ve sonunda gülmeye zorluyor. Bazı bölümlerde “fail-safe” yani koruma sistemleri var; aşırıya kaçtığınızda bilgisayarınızı değil, sadece sabrınızı kaybediyorsunuz.

Fever Meme, The Stanley Parable’ın duvarları yıkan yapısını anımsatıyor ama çok daha “deli dolu”. Sürekli şüpheye düşüyor, her mesajın ardında başka bir anlam arıyorsunuz. Bazen sinirden klavyenizi fırlatmak istiyorsunuz, bazen kahkahaya boğuluyorsunuz.

Bu oyun, internet esprilerini seven, hızla düşünen, sabırlı ama aynı zamanda kaosa bayılan oyunculara göre. Her şakası tutmasa da, sizi hem güldürüp hem delirtiyorsa doğru yoldadır. Fever Meme, tam da bu dengeyi başarıyor.

Hazırlayan: Harika Pelin Şengül

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo