Haber kapak görseli
Genel
3 dk okunma süresi
HELLO!

MET’in yeni başrolü John Galliano

İçeriği Paylaş

Modanın en büyük hikaye anlatıcılarından John Galliano, kırk yılı aşan kariyeriyle MET Kostüm Enstitüsü 2027 İlkbahar sergisinin merkezine yerleşiyor. ‘John Galliano: Horizons’, tasarımcının Central Saint Martins’te başlayan yolculuğundan kendi markasına, Givenchy ve Dior’daki görkemli yıllarından Maison Margiela ile gerçekleştirdiği dönüşe uzanan yaratıcı evrenini yeniden keşfe açıyor.

Hazırlayan: Sinem Kın

Tarihi, sanatı, farklı kültürleri ve hayal gücünü aynı podyumda buluşturan John Galliano için moda hiçbir zaman yalnızca giysiden ibaret olmadı. Şimdi The MET Kostüm Enstitüsü, tasarımcının yarattığı dünyaların izini sürerken moda tarihinin en parlak ve en tartışmalı kariyerlerinden birine de yeniden bakıyor.

John Galliano’nun moda tarihindeki yerini anlatmak için başlangıca, 1984 yılına dönmek gerekiyor. Saint Martins College of Art and Design’daki mezuniyet koleksiyonu ‘Les Incroyables’, daha ilk anda onun nasıl bir tasarımcı olacağının işaretlerini taşıyordu. Fransız Devrimi sonrasının sıra dışı giyiminden beslenen koleksiyon, tarihsel referansları Londra’nın New Romantic ruhuyla bir araya getiriyordu. Mezuniyet koleksiyonunun tamamının Browns tarafından satın alınması ise henüz kariyerinin başındaki Galliano’yu bir anda moda dünyasının dikkat çeken genç isimlerinden biri haline getirdi.

Ardından kendi adını taşıyan markası geldi. Maddi imkanların sınırlı olduğu yıllarda bile Galliano’nun hayal dünyasının sınırları yoktu. 1990’ların Paris’inde hazırladığı koleksiyonlar; romantizm, tarih, tiyatro ve sinemanın iç içe geçtiği bir moda dili yaratıyordu. Kate Moss, Linda Evangelista ve Naomi Campbell gibi dönemin süper modelleri de onun kurduğu bu dünyanın karakterlerine dönüşüyordu. Galliano’nun kariyerindeki büyük kırılma ise 1995’te Givenchy’nin kreatif direktörlüğüne getirilmesiyle yaşandı. Böylece köklü bir Fransız haute couture evinin başına geçen ilk İngiliz tasarımcı oldu. Givenchy’de geçirdiği kısa dönem, onu çok daha büyük bir sahneye hazırladı: Christian Dior. 1996’da Dior’un kreatif direktörlüğünü üstlenen Galliano, sonraki yıllarda moda evinin tarihini kendi sınırsız hayal gücüyle yeniden yorumladı. Couture onun ellerinde yalnızca ustalık gerektiren bir zanaat değil; karakterlerin, dönemlerin ve uzak coğrafyaların iç içe geçtiği büyük bir gösteriye dönüştü. Antik Mısır’dan Japonya’ya, Belle Époque’tan Hollywood’a uzanan referanslarla hazırladığı koleksiyonlar, podyumun sınırlarını genişletirken Galliano’yu döneminin en etkili tasarımcılarından biri haline getirdi.

Ancak bu olağanüstü yükseliş 2011’de keskin bir biçimde sona erdi. Paris’te sarf ettiği antisemitik ifadelerin ortaya çıkmasının ardından Galliano, Dior’daki görevinden uzaklaştırıldı. Moda dünyasından çekildiği ve rehabilitasyon sürecinden geçtiği yılların ardından 2014’te Maison Margiela’nın kreatif direktörlüğüne getirilmesi, kariyerinin ikinci perdesini başlattı.

Margiela’da Galliano daha deneysel, daha kavramsal ama hâlâ son derece teatral bir yaratıcı dil geliştirdi. Bu dönemin doruk noktası, 2024 İlkbahar-Yaz Artisanal koleksiyonu oldu. Paris’te Pont Alexandre III’ün altında gerçekleşen defile; dramatik siluetleri, korseleri, transparan katmanları ve Pat McGrath imzalı porselen görünümlü makyajlarıyla kısa sürede son yılların en çok konuşulan moda anlarından birine dönüştü.

Şimdi The MET Kostüm Enstitüsü, bütün bu dönemleri ‘John Galliano: Horizons’ başlığı altında yeniden bir araya getiriyor. Andrew Bolton küratörlüğündeki sergi; giysilerin yanı sıra aksesuarlar, eskizler, prova kalıpları, araştırma defterleri ve arşiv materyalleri aracılığıyla Galliano’nun bir fikri nasıl bir moda dünyasına dönüştürdüğünü gösterecek. Ancak sergi yalnızca yaratıcı başarılarına odaklanmayacak; 2011’de yaşananları ve bunların sonuçlarını da kariyerinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alacak. Böylece ‘Horizons’, kusursuz bir kahraman portresi çizmek yerine daha karmaşık bir sorunun peşine düşüyor: Bir tasarımcının yaratıcı mirasına, başarıları kadar hatalarını ve değişimini de hesaba katarak nasıl bakarız?

2027’de The MET’in merkezinde işte tam olarak bu çok katmanlı John Galliano hikayesi olacak.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo