
Pompeii kurbanları Ağustos ayında neden yünlü kıyafet giyiyordu?
MS 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın patlamasıyla yok olan Pompeii’nin, felaket günü sanıldığı kadar sıcak olmayabileceği öne sürülüyor. Yeni bir araştırma, patlamanın yaşandığı gün kentte alışılmadık derecede serin bir hava hâkim olabileceğini gündeme getirdi.
Araştırmacılar, Pompeii’de yaşamını yitiren kişilere ait alçı kalıplar üzerinde yaptıkları incelemelerde dikkat çekici bulgulara ulaştı. Bulgular, bazı kurbanların yünlü giysiler giydiğini gösteriyor. Oysa patlamanın gerçekleştiği kabul edilen ağustos ayı sonu, bu bölge için genellikle oldukça sıcak kabul ediliyor.
Alçı Kalıplar Ne Anlatıyor?
Pompeii’de bugüne kadar 19. yüzyıldan itibaren toplam 104 alçı kalıp oluşturuldu. Bu kalıplar, yanardağ patlaması sırasında kül ve moloz altında kalan insanların vücutlarının bıraktığı boşluklara alçı dökülmesiyle elde edildi. Günümüzde bu yöntemin, olası kalıntılara zarar verebileceği düşüncesiyle artık yeni kalıplar yapılmıyor.
Valencia Üniversitesi’nden arkeolog Llorenç Alapont’un liderliğindeki ekip, bu kalıplardan 14’ünü detaylı biçimde inceledi. Alçı yüzeylerde korunmuş kumaş dokuları, en az dört kişinin yünlü giysiler giydiğini ortaya koydu.
Yünlü Giysiler Soğuğun İşareti mi?
Araştırmacılara göre yünlü giysiler, patlamanın yaşandığı gün havanın beklenenden daha serin olabileceğine işaret ediyor olabilir. Ancak bu durumun tek açıklaması hava koşulları değil.
Bilim insanları, Pompeii halkının yünlü giysileri patlamanın etkilerinden korunmak amacıyla giymiş olabileceğini de belirtiyor. Zehirli gazlar, yoğun kül yağışı ve yüksek sıcaklıklar karşısında yünlü kumaşların koruyucu bir rol oynamış olması ihtimaller arasında yer alıyor.
Antik Roma’da Yün Günlük Hayatın Bir Parçasıydı
Araştırmaya dahil olmayan DePauw Üniversitesi’nden tarihçi ve arkeolog Pedar Foss ise yünlü giysilerin olağan dışı olmadığı görüşünde. Foss’a göre Antik Roma’da yün, en yaygın kullanılan tekstil malzemesiydi.
Yün; dayanıklı, ıslandığında bile sıcak tutabilen ve görece ucuz bir materyaldi. Keten kumaşlar daha hassas, ipek ve pamuk ise yalnızca elit kesimin erişebildiği lüks ürünlerdi. Foss, antik dünyada giysilerin yaklaşık yüzde 90’ının yünden yapıldığını vurguluyor.
Patlamanın Tarihi Neden Tartışmalı?
Vezüv’ün patlama tarihi uzun yıllardır akademik tartışmalara konu oluyor. Romalı yazar Genç Plinius, patlamaya tanıklık edenlerden biri olarak olayı yaklaşık 30 yıl sonra kaleme aldığı mektuplarda ayrıntılı biçimde anlatmıştı. Plinius, patlamanın 24 Ağustos MS 79’da gerçekleştiğini açıkça belirtmişti.
Ancak Orta Çağ’da bu metinlerin defalarca kopyalanması sırasında bazı hatalar yapılmış, bu da patlamanın tarihi konusunda soru işaretleri doğurmuştu. Son dönem çalışmaları, Plinius’un ağustos tarihini doğru şekilde kayda geçirdiğini büyük ölçüde doğruluyor.
Buna rağmen bazı araştırmacılar, Pompeii’de bulunan sonbahar meyveleri, duvarlara kömürle yazılmış yazılar ve sikkeler gibi bulguların patlamanın daha geç bir tarihte yaşanmış olabileceğini düşündürdüğünü savunuyor. Ancak bu kanıtların hiçbiri kesin kabul edilmiyor.
Soğuk Hava mı, Korunma İçgüdüsü mü?
Son araştırma, Vezüv’ün patlama tarihine dair net bir yargıya varmıyor. Çalışma yalnızca, kurbanların üzerindeki giysilerin olağandışı hava koşullarına ya da patlama sırasında alınan koruyucu önlemlere işaret edebileceğini ortaya koyuyor.
Araştırmanın bir diğer dikkat çekici sonucu ise, hem evlerin içinde hem de dışında hayatını kaybeden kişilerin benzer giysiler giymiş olması. Bu durum, giyim tercihlerinin bireysel değil, dönemin genel alışkanlıklarıyla bağlantılı olabileceğini düşündürüyor.
Pedar Foss’a göre çalışma, Pompeii halkının felaket anında ne giydiğini belgelemek açısından önemli. Ancak hava durumuna dair kesin bir sonuca ulaşmak için yeterli veri sunmuyor.
Fotoğraf: University of Valencia
Benzer Haberler

Her sayıda yeni bir atmosfer deneyimleyeceğiniz dergi dünyası

Dört nala gelen değişim: 2026 'Ateş Atı' yılına hazır mısınız?

Bad Bunny’den tarihi Super Bowl 2026 performansı: Şovda neler vardı?









