
Gündem
6 dk okunma süresi
“Zeytini kuşlar diker”
Ayvalık’ta 2 milyon zeytin ağacı bulunuyor. Onları belki insan, belki rüzgâr, belki de kuşlar ekti. Kuzey Ege zeytinleri sonbahar güneşi altında...
Ayvalık’ta 2 milyon zeytin ağacı bulunuyor. Onları belki insan, belki rüzgâr, belki de kuşlar ekti. Kuzey Ege zeytinleri sonbahar güneşi altında olgunlaşırken, Atlas ve Yudum Egemden Ayvalık’ta buluştu; hem hasada katıldı, hem de yabani zeytin, nam-ı diğer delicelerin evcilleştirilmesine tanıklık etti. YAZI: ÖZLEM NUMANOĞLU Fotoğraflar: CAN EROK Üstteki fotoğraf: Ayvalık ile Gömeç’in tam ortasındaki Keremköy’deki geniş bir zeytinlikte, Çamoba Köyü’nden tarım işçileri kısa bir molada.
Zeytin ağacının vazgeçtiği yerde Akdeniz biter.--- GEORGE DUHAMEL
Fransız yazar Georges Duhamel, zeytinin coğrafyasını bu sözcüklerle çizer. Zeytin, Akdeniz’in sayısız çocuğundan biridir. Yabani zeytin ağaçları binlerce yıl önce Akdeniz’in ormanlık alanlarında gelişigüzel büyümüş ve bu geniş coğrafyanın dağına taşına kök salmıştır. İlyada Destanı’nda, bir zeytin ağacının Homeros ile sohbetine şahit oluruz. Ağaç der ki: “Ben herkese aitim, kimseye ait değilim, sen gelmeden önce de buradaydım, sen gittikten sonra da burada olacağım.” Bu çok uzak geçmişi nedeniyle, insanın zeytinle ilişkisi tam olarak nerede ve ne zaman başladı, bilemeyiz. Ancak günümüze kalmış bilgi kırıntılarını analiz eden arkebotanik ve genetik uzmanları iki noktada uzlaşır: Bu ilişki ilk insanlarla başlamış ve yabani zeytin, nam-ı diğer delice, ilk olarak Akdeniz’in doğusunda evcilleştirilmiştir. 
Keremköy’deki geniş zeytinlikte ziraat mühendisi Murat Küçükçakır (solda) ve sırık tipi elektrikli hasat makineleriyle tarım işçileri, hasat tekniklerine dair bilgiler verdi. Peki, Anadolu coğrafyasının bu resimdeki yeri nedir? Konuyla ilgili güçlü yanıtlardan biri, yaklaşık 10 yıl önce Fransa Bilimsel Araştırma Ulusal Merkezi’nden geldi. Akdeniz sahili çevresinden toplanan bin 263 yabani ve 534 evcilleştirilmiş zeytinin genetiğine bakan araştırmacılar, ağacın 6 bin ila 8 bin yıl önce evcilleştirildiğini belgeledi. Hatta yabani zeytin ağacının küçük, etsiz ve acı meyvelerinin, daha büyük, daha tatlı ve yağlı meyvelere dönüşmesi ilk kez bugünkü Türkiye-Suriye sınırında görülüyordu. Fakat kimi zeytinler var ki, onlar kafa karıştırıyor. O örneklerden birine, yakın zamanda İsrail-Ürdün sınırındaki Ürdün Vadisi’nde rastlandı. Tel Aviv ve İbrani Üniversitesi’nden araştırmacılar, Tel Zaf bölgesinde kömürleşmiş zeytin ağacı kalıntılarda 7 bin yıllık evcilleştirme izleri buldu. İlginç olan şuydu: Zeytin ağacı İsrail ve Ürdün yabanında doğal olarak yetişse bile, bu vadide yetişmiyordu. “Demek oluyor ki, birisi bu ağaçları buraya getirdi” diyor Dr. Defne Langgut. “Bu da tartışılmaz bir evcilleşme kanıtıdır.”
Etkinlik katılımcıları, tarım emekçileriyle zeytin hasadına katılma şansı buldu. Yerdeki Fransız yapımı ince, sağlam ve hafif tentenin rüzgârda uçmadığı ve dibindeki otları toplamadığı bilgisini aldık. İnsan zeytinin coğrafyasını değiştirse de bu değişimin tek sorumlusu değildi. Uzun mesafeler boyunca zeytinin polen ve çekirdeklerini insandan başka kimler taşıyabilir dersiniz? Rüzgârlar ve elbette kuşlar! İşte bu yüzden, Atlas ve Yudum Egemden’in Ayvalık’taki zeytin hasadı buluşmasında “zeytin ağacını kuşlar diker” diyor ziraat mühendisi Murat Küçükçakır tereddütsüz, “bu kimilerine masal gibi gelebilir ama gerçeğin ta kendisidir…” Peki, nasıl? “Zeytin meyvesi doğada ağaç üzerinde yetişir ama toprağa düşerse bundan delice çıkmaz. Çünkü zeytin, yağ içerir. Toprağa düşen meyve -uzun zaman alsa da- sonunda çürür.” İşte burada devreye kuşlar giriyor. Örneğin, 24-25 santim boylarında turuncu gagalı kapkara bir kuş olan karatavuk (bilimsel adıyla Turdus merula), zeytini bütün halde yutarak meyvenin etli kısmını ve yağını kursağında bir güzel sindiriyor, sindiremediği çekirdeğiyse dışkısıyla dışarıya atıyor. Sonuç: Yağı kalmayan, odunsu kabuğu incelip yumuşamış çekirdek toprakta çimlenebilir hale geliyor. Yani yabanda gezinirken, en olmadık yerlerde, en sarp yamaçlarda, en tekinsiz uçurumlarda boy veren yamru yumru zeytinlerin ilginç konum seçimlerinde, rüzgâr ve kuşların da marifeti olabileceği unutulmamalı.
15-20 yıl Zeytinden tam verim alınması için gereken süre

Keremköy’deki geniş zeytinlikte ziraat mühendisi Murat Küçükçakır (solda) ve sırık tipi elektrikli hasat makineleriyle tarım işçileri, hasat tekniklerine dair bilgiler verdi. Peki, Anadolu coğrafyasının bu resimdeki yeri nedir? Konuyla ilgili güçlü yanıtlardan biri, yaklaşık 10 yıl önce Fransa Bilimsel Araştırma Ulusal Merkezi’nden geldi. Akdeniz sahili çevresinden toplanan bin 263 yabani ve 534 evcilleştirilmiş zeytinin genetiğine bakan araştırmacılar, ağacın 6 bin ila 8 bin yıl önce evcilleştirildiğini belgeledi. Hatta yabani zeytin ağacının küçük, etsiz ve acı meyvelerinin, daha büyük, daha tatlı ve yağlı meyvelere dönüşmesi ilk kez bugünkü Türkiye-Suriye sınırında görülüyordu. Fakat kimi zeytinler var ki, onlar kafa karıştırıyor. O örneklerden birine, yakın zamanda İsrail-Ürdün sınırındaki Ürdün Vadisi’nde rastlandı. Tel Aviv ve İbrani Üniversitesi’nden araştırmacılar, Tel Zaf bölgesinde kömürleşmiş zeytin ağacı kalıntılarda 7 bin yıllık evcilleştirme izleri buldu. İlginç olan şuydu: Zeytin ağacı İsrail ve Ürdün yabanında doğal olarak yetişse bile, bu vadide yetişmiyordu. “Demek oluyor ki, birisi bu ağaçları buraya getirdi” diyor Dr. Defne Langgut. “Bu da tartışılmaz bir evcilleşme kanıtıdır.”

Etkinlik katılımcıları, tarım emekçileriyle zeytin hasadına katılma şansı buldu. Yerdeki Fransız yapımı ince, sağlam ve hafif tentenin rüzgârda uçmadığı ve dibindeki otları toplamadığı bilgisini aldık. İnsan zeytinin coğrafyasını değiştirse de bu değişimin tek sorumlusu değildi. Uzun mesafeler boyunca zeytinin polen ve çekirdeklerini insandan başka kimler taşıyabilir dersiniz? Rüzgârlar ve elbette kuşlar! İşte bu yüzden, Atlas ve Yudum Egemden’in Ayvalık’taki zeytin hasadı buluşmasında “zeytin ağacını kuşlar diker” diyor ziraat mühendisi Murat Küçükçakır tereddütsüz, “bu kimilerine masal gibi gelebilir ama gerçeğin ta kendisidir…” Peki, nasıl? “Zeytin meyvesi doğada ağaç üzerinde yetişir ama toprağa düşerse bundan delice çıkmaz. Çünkü zeytin, yağ içerir. Toprağa düşen meyve -uzun zaman alsa da- sonunda çürür.” İşte burada devreye kuşlar giriyor. Örneğin, 24-25 santim boylarında turuncu gagalı kapkara bir kuş olan karatavuk (bilimsel adıyla Turdus merula), zeytini bütün halde yutarak meyvenin etli kısmını ve yağını kursağında bir güzel sindiriyor, sindiremediği çekirdeğiyse dışkısıyla dışarıya atıyor. Sonuç: Yağı kalmayan, odunsu kabuğu incelip yumuşamış çekirdek toprakta çimlenebilir hale geliyor. Yani yabanda gezinirken, en olmadık yerlerde, en sarp yamaçlarda, en tekinsiz uçurumlarda boy veren yamru yumru zeytinlerin ilginç konum seçimlerinde, rüzgâr ve kuşların da marifeti olabileceği unutulmamalı.
15-20 yıl Zeytinden tam verim alınması için gereken süre












