Haber kapak görseli
Arkeoloji
2 dk okunma süresi
Atlas

Antik tiyatroda oynamak

Aspendos’un yüzlerce yıllık sahnesinde olmak nasıl bir histir? Geçtiğimiz yıl Antalya 15’inci Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımı Uçmak “Hezarfen Ahmet Çelebi” oyunu için Aspendos sahnesinde olan Devlet Tiyatroları oyuncusu Orhan Kurtuldu, ArkeoAtlas için kaleme aldı.

Tarihi MS 2’nci yüzyıla dayanan Aspendos antik tiyatrosu, Türkiye’nin en iyi korunmuş Roma dönemi antik tiyatrolarından. Özellikle mimarisi ve muhteşem akustiğinden büyülenmemek elde değil.

Yüzyıllar önce yapılmış antik tiyatrolarda sahneye çıkmış ilk oyuncu Thespis (MÖ 520) gibi ben de yüzyıllar sonra benzer bir sahnede oynamanın inanılmaz heyecanını hissettim. Sahnede rolümü canlandırırken Thespis’in de beni gözlemlediği duygusuna kapıldım. İçimde tarif edilemez bir ürpertiyle birlikte büyük bir gurur da yaşadım diyebilirim.

Geçmişteki oyuncuların adımladığı sahnede yürümek ve adımlarımızın örtüşmüş olabileceğini düşünmek, aynı heyecanları duyup aynı kalp çarpıntılarını hissetmek ve antik tiyatroların ilk oyuncuları gibi aynı göğün altında soluklanmak tarifi imkânsız bir mutluluktur biz oyuncular için. Aspendos antik tiyatrosunda rolümüzü oynarken hafifçe esen ılık bir esinti yüzüme çarptı ve o anda sanki tarihin derinliklerinden kalkıp gelen seyircilerin soluğunu hisseder gibi oldum. Seyircilerin inanılmaz alkışları bizi tarihin geçmişine götürüverdi birden.

Bence tiyatro, insanın varoluşuyla başlar! Ve insanı insan yapan o iki temel duygu: ağlamak ve gülmek. İlk ağlayış, ilk gülüş ve sonrasında yapılan benzer tekrarlar. İlk rol işte böyle başlamıştır. Bütün çabası duygu ve düşüncelerini aktarabilmekti. Biz oyuncular geçmişle gelecek arasında bir köprüyüz. Geçmişten bugüne ve bugünden yarına kültür taşıyıcılarıyız.

Tiyatro sanatı ancak oyuncular aracılığıyla hayat bulur ve amacına ulaşır. Oyunculuk, dünyanın eski ve en heyecan verici mesleklerinden biridir.

“Ben oyuncuyum ta eski Yunan’dan beri…

Sizi güldürmek ödevim.

Sizi zaman zaman ağlatmak Ben düşündüklerinizim,

Söyleyemedikleriniz…

Desem inanmayacaksınız

Ben gölgeniz!”

Kamran Yüce

Antik Aspendos tiyatrosunda oyun oynamak, mitolojik tanrılarla konuşmak gibi bir histi.

Artık oyun bitmiş, seyircimizle vedalaşmış ve kaldığımız otele doğru yola koyulmuşken bazı sorular kafamı kurcaladı durdu: Yüzyıllar öncesinde yapılmış bu antik tiyatroların akustiği, o zamanın imkânsızlıklarına rağmen nasıl oluyor da böylesine muhteşem ve kusursuz olabiliyor? Bugünün bazı tiyatro ve kültür merkezleri ise bugünün gelişmiş teknolojik koşullarına rağmen nasıl oluyor da akustiği berbat yapılabiliyor?

Efendim geldik lafın sonuna: Her ne kadar sürç-i lisan ettiysek, affola! Yüzyıllar öncesinden bugüne yaşamını tiyatro sanatına adamış tüm oyunculara selam olsun!

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo