
Doğanın sert gerçeği: Yılanlarda yamyamlık düşündüğümüzden daha yaygın
Doğal dünyada insanlara rahatsız edici gelen pek çok davranış, vahşi yaşamın zorlu koşulları içinde hayatta kalma stratejisi olarak ortaya çıkıyor. Bu davranışlardan biri olan yamyamlık, yani bir canlının kendi türünden bir bireyi tüketmesi, yılanlar arasında sanılandan çok daha yaygın bir olgu olarak dikkat çekiyor.
Yeni bilimsel veriler, yılanların evrimsel geçmişleri boyunca bu davranışı en az 11 ayrı kez ve birbirlerinden bağımsız biçimde geliştirdiğini gösteriyor. Araştırmacılar artık yamyamlığı anormal ya da istisnai bir davranış olarak değil, çevresel baskılara verilen uyum sağlayıcı bir tepki olarak değerlendiriyor.
Küresel ölçekte incelenen yüzlerce vaka
2025 yılının sonlarında yayımlanan kapsamlı bir çalışma, dünya genelindeki yılan türlerine ait 500’den fazla yamyamlık vakasını analiz etti. Bulgular, bu davranışın yılanların evrimsel soy ağacında tekrar tekrar ortaya çıktığını ortaya koydu.
İnsan bakış açısından sıra dışı görülebilecek bu davranış, yılanlar için çoğu zaman ekolojik bir avantaj anlamına geliyor. Özellikle besin kaynaklarının azaldığı veya yaşam alanlarının daraldığı dönemlerde, aynı türden bir bireyi avlamak hayatta kalma şansını artıran fırsatçı bir beslenme stratejisine dönüşebiliyor.
Zor şartlar altında ortaya çıkan davranış

Araştırma kapsamında 200’den fazla yılan türünde kaydedilen toplam 503 vaka incelendi. Sonuçlar, yamyamlığın yılanların yaşadığı tüm kıtalarda ve hem doğal ortamda hem de esaret altında görülebildiğini gösterdi.
En fazla vaka, dünyanın en kalabalık yılan ailesi olan Colubridae grubunda tespit edildi. Normal koşullarda yılanlarla beslenmesi beklenmeyen bu grubun üyeleri, diğer besin kaynakları tükendiğinde kendi türlerine yöneliyor. Engerekleri kapsayan gruplarda ise yamyamlık çoğunlukla esaret koşullarındaki stres, dar alan ve sınırlı besin gibi faktörlerle ilişkilendiriliyor.
Bazı türlerde yamyamlık bir beslenme biçimi
Her yamyamlık vakası zorunluluktan kaynaklanmıyor. Kobraları da içeren Elapidae ailesinde bu davranış daha düzenli bir beslenme stratejisi olarak görülüyor. Doğal ortamlarında diğer yılanları da avlayabilen bu türler için kendi türlerini tüketmek olağan bir durum sayılıyor.
Bu davranışın ortaya çıkmasında belirleyici fiziksel özelliklerden biri çene yapısı. Araştırma verilerine göre, ağzını başka bir yılanı yutabilecek kadar geniş açamayan türlerde yamyamlığa rastlanmıyor. Bu durum, fiziksel kapasitenin davranışın oluşumunda doğrudan rol oynadığını gösteriyor.
Evrimsel avantajlar ve popülasyon dengesi
Yamyamlık, bazı durumlarda popülasyon kontrolü açısından işlev görüyor. Ebeveynlerin yavrularını tüketmesi, sınırlı kaynaklar altında hayatta kalabilecek bireylerin sayısını dengeleyebiliyor. Benzer şekilde, kıtlık dönemlerinde erkek bireylerin dişileri avladığı vakalar da enerji kazanımıyla ilişkilendiriliyor.
Araştırmanın başyazarı Bruna Falcão, veriler incelendikçe beklenenden çok daha fazla yamyamlık vakasıyla karşılaşıldığını belirtiyor. Yılanların yüksek adaptasyon yeteneği, bu davranışın da değişen çevre koşullarına karşı geliştirilen esnek bir uyum mekanizması olduğunu ortaya koyuyor.
Yılanlar, Antarktika hariç tüm kıtalarda yaşayabilen son derece başarılı avcılar olarak biliniyor. Yamyamlık da bu geniş uyum kapasitesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.












