Haber kapak görseli
Gündem
3 dk okunma süresi
İstanbul Life

Kamusal mekânın önemini hatırlattı: Müze Gazhane

Müze Gazhane hayatımıza gireli dört yıl oldu ve çok da uzun sayılmayacak bu dört yıllık dönemde İstanbullulara yepyeni bir yaşam enerjisi sunarak, şehrin en önemli buluşma duraklarından birine dönüşmeyi başardı. Hem tarihi Hasanpaşa Gazhanesi’nin temsil ettiği hafızayı bugünün kent hayatı içinde yaşanabilir kıldı hem de yeni deneyimlere alan açtı. Depremde de ilk sığınılan mekânlardan biri olan Müze Gazhane; kamuya, yani bize ait olanın değerini hatırlatmaya devam ediyor.

Müze Gazhane 2021 yazında kapılarını açtığında, yıllarca kaderine terk edilen tarihî Hasanpaşa Gazhanesi yok olup gitmekten kurtuldu diye sevinmiştik ama daha önce böylesi bir miras alanında kamusal mekân deneyimimiz olmadığı için Müze Gazhane’nin hayatımıza neler getireceğini belki de tam anlamıyla tahayyül edememiştik. Çok değil, kısa bir süre içinde Müze Gazhane ile kamusal mekânın kıymetini bir kez daha anlamış olduk.

TERK EDİLMİŞ ENDÜSTRİ MİRASINDAN YENİ YAŞAM ALANINA

Müze Gazhane’nin 134 yıl geriye giden bir mazisi var. İstanbul’un kent hafızasında özel bir yer tutan Hasanpaşa Gazhanesi, şehrin günümüze ulaşabilmiş az sayıdaki endüstri mirası yapılarından. 1891 yılında Anadolu Yakası’nın gaz ihtiyacını karşılamak üzere inşa edildi; 1892 yılında hizmet vermeye başladı. İstanbul’un son gazhanesi olarak 100 yılı aşkın bir süre şehrin aydınlatma ve yakıt ihtiyacını karşıladı. Tabii zamanla doğalgaz kullanımının yaygınlaşması ve kapasitesinin yetersiz kalması nedeniyle onun da vadesi doldu. 1993 yılında İstanbul’daki diğer gazhanelerle birlikte faaliyetleri son buldu. Bir dönem Elektrik Tramvay Tünel İdaresi (İETT) garajı olarak kullanılan yapı, 1994 yılından itibaren kaderine terk edildi. Sonra Gazhane Çevre Gönüllüleri ve Hasanpaşalı komşularının başlattığı mücadeleyle yok olmaktan kurtuldu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ise kapsamlı restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmaları sonucunda, 2021 yılında Müze Gazhane’yi kamusal kullanıma açtı.

İBB Miras’ın koruma altına alarak kamusal işlevle şehre kazandırdığı ilk miras alanı olan Müze Gazhane, 32 bin metrekarelik geniş bir alanda İklim Müzesi, Karikatür ve Mizah Müzesi, Çocuk Bilim Merkezi, Afife Batur Kütüphanesi, Galeri Gazhane, sesli/sessiz çalışma alanları, İBB Şehir Tiyatroları Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi ve Meydan Sahne, Pazar Yeri, İstanbul Kitapçısı, Beltur Kafe&Restoran gibi farklı ihtiyaçlara yanıt veren çok amaçlı birimlere ev sahipliği yapıyor.

HERKES İÇİN YAŞAM DURAĞI

Ücretsiz konserler, sergiler, açık hava film gösterimleri, festivaller, söyleşiler ve atölyelerle İstanbul’un kültür sanat hayatına nefes aldıran Müze Gazhane, gördüğü yoğun ilgiyle şehrin iki kıtasını bir araya getirmeye devam ediyor.

Kadını erkeği, genci yaşlısı, kedisi köpeğiyle herkesin sığındığı bir buluşma durağı Müze Gazhane. “Para harcamadan bu şehirden hakkımızı aldığımız”, eşit olarak hayata katıldığımız bir buluşma durağı… İşinden, evinden çıkıp gelen, mahalleden geçerken uğrayan, üşenmeyip bu uğurda kıta değiştirenler; birlikte eğlenmeye, düşünmeye, üretmeye ve paylaşmaya alan açan Müze Gazhane’den payına düşeni alıyor.

Sadece Müze Gazhane örneğine bakarak daha adil bir kent hayatı için kamusal mekânların ne denli önemli olduğunu; kültür- sanatı bir kent hakkı olarak herkesin erişimine sunan, 7’den 70’e tüm İstanbulluları bir araya getiren müşterek bir mekânın İstanbul’a ve bize ne kadar iyi geldiğini; hem birbirimizle hem de yaşadığımız şehirle bağımızı nasıl da güçlendirdiğini görebiliriz.

LÜKS DEĞİL, HAYATİ BİR İHTİYAÇ

Kolektif bir yaşam kalitesi için Müze Gazhane gibi mekânlara çok daha fazla ihtiyacımız olduğu aşikâr. 23 Nisan’da hepimizi büyük bir korkuyla sarsan 6.2 büyüklüğündeki deprem de bu türden mekânların kent hayatında üstlendikleri hayati rolü, bir kez daha hatırlattı. O gün çoğumuz çaresizce soluğu binaların arasına sıkışmış parklarda, hareket alanı olmayan sokaklarda, yakınlarımızdaki okul bahçelerinde ve cami avlularında aldık. Kendisini bekleyen büyük afete karşı bunca zamandır direnç kazanamayan güzel İstanbul’umuzda imdadımıza yetişenlerden biri de Müze Gazhane oldu. Depremin ilk anlarından itibaren oraya koşanlarla doldu taştı Müze Gazhane. Kendi kararlarıyla burayı bir toplanma alanına dönüştüren Kadıköylüer, kendilerine ait bir mekânda olmanın gönül rahatlığıyla saatler boyunca orada ihtiyaçlarını karşılamaya devam ettiler.

Gönül istiyor ki İstanbul’un her köşesi Müze Gazhane ve benzeri kamusal mekânlara sahip olsun… İstanbul’da yaşayan her birey, eşit bir biçimde bu mekânlarda hayata ortak olabilsin… Ve bunu yaşamak bir lüks olmasın… Yoksa İBB Miras’ın kurucusu Mahir Polat’ın da dediği gibi “Bu şehirde hakkımız olduğu hissini; nereden, nasıl alabiliriz ki?”

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo