
“Ölüm Göleti” vakası: Binlerce kurbağa neden patladı?
2005 yılının bahar aylarında Almanya’nın Hamburg kentinde dikkat çekici bir doğa olayı yaşandı. Kentin Altona bölgesindeki göletlerde yaşayan binlerce kurbağa, kısa süre içinde esrarengiz biçimde ölmeye başladı. Tanıkların aktardığına göre hayvanlar normal boyutlarının birkaç katına kadar şişiyor, ardından yüksek bir sesle patlayarak iç organlarını çevreye savuruyordu.
O dönem bölgede görev yapan veteriner Otto Horst, hayvanların önce balon gibi şiştiğini, ardından aniden infilak ettiğini belirtiyordu. Yaşananlar hem yerel halkta hem de yetkililerde büyük şaşkınlık yarattı.
“Ölüm Göleti” ve yayılan korku
Olayların merkezindeki su birikintisi kısa sürede halk arasında “Ölüm Göleti” olarak anılmaya başlandı. Güvenlik önlemleri artırıldı, çocukların bölgeye yaklaşması yasaklandı. Aynı dönemde çeşitli iddialar ortaya atıldı. Bazı yorumlarda, Güney Amerika kökenli yarış atlarıyla taşınmış olabileceği öne sürülen bilinmeyen bir virüs suçlandı.
Vakaların Almanya ile sınırlı kalmaması endişeyi büyüttü. Danimarka’nın Jutland bölgesinde de benzer olayların bildirilmesi üzerine araştırmalar uluslararası boyuta taşındı.
İlk şüpheler ve laboratuvar incelemeleri
Başlangıçta bilim insanları su kirliliği, toksik maddeler veya bulaşıcı hastalık ihtimali üzerinde durdu. Ancak yapılan analizlerde ne bir virüs ne de mantar enfeksiyonu tespit edildi. Olayın abartıldığı yönünde görüş bildirenler de oldu.
Gerçek tablo, Alman herpetolog Frank Mutschmann’ın topladığı örnekleri Berlin’deki laboratuvarda incelemesiyle ortaya çıktı. Yapılan otopsilerde kurbağaların sırt bölgesinde neredeyse kusursuz dairesel kesikler bulundu. Bu bulgular, doğal bir hastalıktan çok dış müdahaleye işaret ediyordu.
Kurnaz bir avcı ve trajik savunma mekanizması

İncelemeler, olayın sorumlusunun kargalar olduğunu gösterdi. Kuşların, kurbağaların zehirli derisinden kaçınarak besin değeri yüksek ve zehirsiz olan karaciğeri hedef aldığı belirlendi. Kargalar, kurbağanın vücudunu belirli bir noktadan açarak yalnızca bu organı çıkarıyordu.
Ancak kurbağa saldırı anında ölmediği için savunma refleksi devreye giriyordu. Tehlike algıladığında vücudunu hızla şişiren hayvan, karaciğerinin yokluğunda iç organlarını sabit tutacak yeterli anatomik desteğe sahip değildi. Akciğerlerin aşırı genişlemesi ve iç basıncın artması sonucunda dokular yırtılıyor, kurbağa patlayarak hayatını kaybediyordu.
Zooloji tarihine geçen vaka
Yaşananlar, doğadaki av-avcı ilişkilerinin beklenmedik sonuçlarını gözler önüne serdi. Aradan geçen yirmi yılı aşkın sürede Hamburg’daki bu olay, zooloji literatüründe en sıra dışı vakalardan biri olarak anılmaya devam ediyor. Doğal savunma mekanizmasının, belirli koşullar altında ölümcül bir sürece dönüşebileceğini gösteren bu örnek, bilim dünyasında uzun süre tartışıldı.












