Haber kapak görseli
Genel
5 dk okunma süresi
HELLO!

Takının yeni dili: Mon Reve kurucusu ve tasarımcısı Betina Demişulam “Kıyafet bizi giydirir, takı ise bizi anlatır”

İçeriği Paylaş

Mon Reve Kurucusu ve Tasarımcısı Betina Demişulam ile yeni sezonun takı kodlarından güçlü formların yükselişine, geçmişten bugüne taşınan incilerden kişisel stilin giderek özgürleşen diline uzanan bir sohbet gerçekleştirdik.

Röportaj: Sinem Kın

Takı, artık görünümü tamamlayan son dokunuş olmanın çok ötesinde; kimi zaman stilin çıkış noktasına, kimi zaman da kişinin kendini ifade etme biçimine dönüşüyor. Mon Reve Kurucusu ve Tasarımcısı Betina Demişulam da yeni sezonu tam olarak bu özgürlük üzerinden okuyor. Demişulam ile büyük küpelerin, heykelsi formların, modern incilerin ve katmanlı takıların öne çıktığı 2026-2027 Sonbahar-Kış sezonunu konuşurken, yeni koleksiyonun merkezindeki ‘Reflections of You’ ve ‘True’ ile insanın kendisine dönme ve kendi kimliğinden vazgeçmeden var olma fikrini de anlatıyor. Demişulam ile trendlerin ötesinde kalan tasarımları, geçmişten gelen takıların bugünkü yorumunu ve bir takıyı gerçekten kişisel kılan detayları konuştuk.

HELLO!: Yeni sonbahar sezonunda Mon Reve nasıl bir tasarım dünyası sunuyor? Yeni koleksiyonun çıkış noktası, renkleri, taşları ve öne çıkan parçaları neler?

Betina Demişulam: Bu sezon birbirini tamamlayan iki duygu var: ‘Reflections of You’ ve ‘True’. İlki, insanın kendisine yeniden bakmasını ve bütün farklı hallerini kabul etmesini anlatıyor. ‘True’ ise olduğumuz kişiyi değiştirmeden, çevremize uyum sağlamak için kendimizden vazgeçmeden var olabilmekle ilgili. Altın tonlarını kristaller, inciler ve doğal taşlarla buluşturduk. İlk kez kullandığımız hafif pürüzlü mat siyah metal ise koleksiyona daha özgür ve zahmetsiz bir tavır kattı. Büyük küpeler, güçlü bileklikler ve katmanlanabilen kolyeler öne çıkıyor. Ben tasarım yaparken yalnızca parçanın nasıl görüneceğini değil, kadına kendisini nasıl hissettireceğini de düşünüyorum. Bu sezonun duygusu çok net: Bir kadının en güzel hali, kendisine en çok benzediği haldir.

HELLO!: 2026-2027 Sonbahar-Kış sezonunda takı trendlerinde bizi neler bekliyor? Sizce bu sezon hangi parçalar, formlar ve materyaller daha fazla öne çıkacak?

B. Demişulam: Bu sezon aksesuar artık görünümü tamamlayan bir detay değil, görünümün karakterini belirleyen ana unsurlardan biri. Céline’de oversize charm kolyeler, uyumsuz iri küpeler ve çoklu yüzükler; Chanel’de kıyafetin dokusuna karışan inciler; Saint Laurent’de büyük figüratif küpeler görüyoruz. Heykelsi formlar, broşlar, modern inciler, farklı metaller ve kişiselleştirilebilen parçalar öne çıkıyor. Trendler boşuna doğmuyor; arkalarında toplumsal değişimler, kültürel hareketler ve tüketici davranışları üzerine ciddi araştırmalar var. Bugün insanlar tek bir ‘doğru stil’e benzemek yerine kendi izlerini bırakmak istiyor. Mon Reve olarak trendleri mutlak doğru kabul etmiyoruz. Neden ortaya çıktıklarını anlıyor, sonra onları kendi tasarım dilimizden geçiriyoruz. Çünkü trend zamanı anlatır; tasarımın karakterini ise markanın kendi sesi belirler.

HELLO!: Bir süredir hakim olan minimal takı anlayışının, yerini daha iddialı ve karakterli parçalara bıraktığını görüyoruz. Büyük küpeler, güçlü kolyeler ve heykelsi formlar yeniden yükselişte. Siz bu değişimi nasıl yorumluyorsunuz?

B. Demişulam: Bunu yalnızca modaya ait bir değişim olarak görmüyorum. Hepimiz daha özgürleşiyor, kim olduğumuzu ve ne düşündüğümüzü daha cesur biçimde ortaya koyuyoruz. Artık kendimizi ifade etmekten ve çok şey söylemekten korkmuyoruz. Benim yıllardır söylediğim gibi, takı kadının kendini ifade etme gücüdür. Büyük bir küpe, güçlü bir kolye ya da üst üste takılan yüzükler; bir kadının ruh hali, cesareti ve hayata karşı duruşu hakkında kelimelerden önce çok şey söyleyebilir. Anlatmak istediğimiz şeyler çoğaldıkça takılarımızın da büyümesini çok doğal buluyorum.

HELLO!: Broşlar bu sezon podyumlarda güçlü bir geri dönüş yaptı; inciler de çok daha modern ve özgür biçimlerde karşımıza çıkıyor. Sizce geçmişten gelen takıları bugünün stiline taşımanın sırrı nedir?

B. Demişulam: Bence sır, geçmişi birebir tekrar etmek değil; onun duygusunu alıp bugünün özgürlüğüyle yeniden yorumlamak. Geçmişten gelen bir formda, incide ya da tavırda kendimizden bir şey bulduğumuz anda o takı bizim için anlamlı hale geliyor. Bugünün kadını geçmişi olduğu gibi üzerinde taşımıyor. O parçayı kendi karakterinden, yaşadıklarından ve stilinden geçirerek yeniden tanımlıyor. Bu nedenle aynı broş ya da inci, iki farklı kadında bambaşka şeyler anlatabiliyor. Geçmiş bize bir hikaye bırakıyor; biz o hikayede kendimizi bulduğumuzda takı yeniden yaşamaya başlıyor.

HELLO!: Takı artık yalnızca bir kombini tamamlayan aksesuar değil, kimi zaman bütün görünümün çıkış noktası olabiliyor. Siz bir kadının stilini oluştururken önce kıyafetten mi yoksa takıdan mı yola çıkması gerektiğini düşünüyorsunuz?

B. Demişulam: Bunun tek bir doğrusu yok ama ben çoğu zaman takıdan yola çıkıyorum. Çünkü takı benim için sonradan eklenen bir detay değil; o gün nasıl hissettiğimi ifade eden bir başlangıç noktası. Bazen sade bir beyaz gömlek giyip tek bir güçlü küpeyle bütün görünümün tavrını değiştirebilirsiniz. Güçlü bir takıyı seçip kıyafeti onun etrafında oluşturmak çok daha kişisel bir stil alanı açıyor. Ben hep şunu söylüyorum: Kıyafet bizi giydirir, takı ise bizi anlatır. Önce hangisinden başladığımızdan çok, ortaya çıkan görünümün gerçekten bize ait olması önemli.

HELLO!: Üst üste takılan kolyeler, charm’lar, farklı metallerin ve taşların bir arada kullanılması kişisel stile daha fazla alan açıyor. Takıları katmanlarken şık görünmekle ‘fazla’ görünmek arasındaki dengeyi nasıl kurmalıyız?

B. Demişulam: Katmanlamada önemli olan takıların sayısı değil, aralarındaki ilişki. Çok sayıda parça son derece dengeli görünebilir; birbiriyle bağ kurmayan birkaç parça ise gerçekten fazla gelebilir. Ben önce görünümün ana karakterini seçiyorum: güçlü bir kolye, anlamlı bir charm ya da dikkat çekici bir yüzük… Diğer parçalar onunla yarışmak yerine hikayeyi tamamlamalı. Ortak bir renk, doku veya form, görünümü bir arada tutar. Ama ‘fazla’ kavramı herkese göre değişir. Bir kadında fazla görünen şey, başka bir kadının imzası olabilir. Aynaya baktığınızda önce takıları değil kendinizi görüyorsanız, doğru dengeyi kurmuşsunuz demektir.

HELLO!: Sizce iyi seçilmiş bir takının zamansız olmasını sağlayan şey nedir? Trendlerden bağımsız olarak her kadının takı kutusunda mutlaka bulunması gerektiğini düşündüğünüz parçalar hangileri?

B. Demişulam: Bir takıyı zamansız yapan şey güçlü tasarımı, doğru oranları ve işçiliği kadar, onunla kurduğumuz duygusal bağdır. Yıllar sonra size bir insanı, bir dönemi ya da verdiğiniz önemli bir kararı hatırlatıyorsa artık bir trendin ötesine geçmiştir. Bu nedenle zamansızlık her zaman sade veya klasik olmak demek değildir; karakterli bir parça da yıllarca sizinle kalabilir. Her kadının takı kutusunda kendisini anında iyi hissettiren güçlü bir küpe, iyi bir zincir kolye, karakterli bir bileklik, anlam taşıyan bir charm ve tek başına varlık gösterebilen özel bir yüzük olmalı. Benim için en değerlisi, kadının kendisine aldığı takıdır. Çünkü o parça bir başkasının onu nasıl gördüğünü değil, onun kendisine verdiği değeri temsil eder.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo