Haber kapak görseli
Genel
3 dk okunma süresi
Pozitif

Tasavvufta aşk ne anlama gelir? “Aşk” kelimesindeki sır

İçeriği Paylaş

Tasavvufta aşk sadece bir duygu değil, varlığın sırrına açılan bir kapıdır. Görmekten “ol”maya uzanan bu yolculukta, aşkı ve ardındaki sırrı Cemalnur Sargut anlatıyor…

Tasavvufta aşk varılacak hedef midir, yoksa yoldaki bir unsur mudur?

Tasavvufta aşk, hem hakikate götüren yoldur hem de varılacak noktadır. İkisi de vardır.

İman gücü ile aşk arasında nasıl bir ilişki vardır? Yoksa aşksız da iman olur mu?

Aşksız iman, çok zayıf olur, insanlara tesir etmez. Aşkla iman, insanlara büyük bir lütuftur. Çünkü aşk, Allah’ı tanımak için bir fırsattır. Aşkı, Mevlânâ’nın hocası İmam Gazzâlî Hazretleri’nin abisi Ahmed Gazzâlî’den anlatalım. Aşk, üç harften oluşmuştur der: “Ayn–Şın–Kaf.”

“Ayn” harfi görmek demektir. Her şey Allah’ı görerek başlar, der. Peki Allah’ı görmek ne demektir? Kendi hiçliğimizi fark edersek, O’nun sonsuzluğunu her şeyde idrak edebiliriz; buna görmek denir. Veyahut bazen hiç ummadığın bir zamanda bir şarkı dinlerken ya da ezan sesi duyduğunda, bir anda bütün vücudun Allah aşkı ile dolar. İşte o idrak seviyesine “görmek” denir.

Gördükten sonra sarhoş oluyorsun. “Şın” sarhoş olmak demektir. Sarhoş yerlerde yatar ama o en rahatsız yerde yatarken bile “Oh, ne rahat yatak” der ya; onun gibi, aşk sayesinde dünyada başına her gelenden memnun hâle gelirsin. O yüzden Hz. Ali, mübârek ayağına ok saplandığı zaman, “Namaza durayım da oku öyle çıkarın; çünkü namazda aşkım artıyor” demiştir.

“Kaf!” Sarhoş olan insanda artık benlik kalmaz. Benlik kalmayınca insan “kün” olur, “ol” makamına yükselir. Ne kadar kuvvetli bir şey. Aslında Allah’ın bizi diriltmesiyle dirilmiyoruz. Burada İncil’den Hz. Îsâ’nın bir sözü aklıma geldi: “İki kere doğmayan melekût âlemine giremez” der. Birinci doğuş, anamızdan doğuştur. İkinci doğuş ise “Allah” dediğimiz andır. Ne zaman ki Allah deriz, Allah hakikati içimize yerleşir; vücudumuzun her organı, her zerresi Allah der. O zaman işte biz ikinci kere doğmuş, yani dirilmiş oluruz. İşte “kün” bu demektir.

Peki, Peygamber Efendimizin miracında aşkın yeri nedir?

Peygamber Efendimizin miracında görülüyor ki hakiki miraç ancak aşkla yapılır. Çünkü Allah’ı tanımak akılla olacak bir şey değildir. Akıl mahluktur. Bunun dışındaki her şey mahluktur. Nefis mahluktur ama aşk, insanı mahluk olmaktan çıkarıp ulvîliğe doğru götüren en büyük etkendir.

“Mürşit aşkı” desek… Ne söylerdiniz?

Mürşit aşkı çok önemlidir tabii. Mürşide âşık olmak aslında Allah’a âşık olmak demektir. “Mürşidi mazhardan tecellî eden Allah’tır” diyor Ken’an Rifâî Hazretleri. Yani mürşidin şekline değil; onun hakikatine, ondan öğrendiği ilme âşık olursan, direkt Allah’a âşık olmuş olursun.

Yeniden başlamak, yani “sil baştan” bu sayıda konu edindiğimiz kavramlar. Tasavvuf bu konuya nasıl bakar?

Her şey halk-ı cedîttir. Her nefeste ölüyoruz ve yeniden diriliyoruz. Dolayısıyla her an yeniden başlamak için bir fırsattır. Hakikati görmek için bir fırsattır. Anı yaşamak, yeniden başlamak demektir.

“Her nefeste ölüyoruz ve yeniden diriliyoruz. Dolayısıyla her an yeniden başlamak için bir fırsattır. Hakikati görmek için bir fırsattır. Anı yaşamak, yeniden başlamak demektir.”

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo