Haber kapak görseli
Genel
6 dk okunma süresi
HELLO!

Afra Karagöz’ün güzellik günlüğü

İçeriği Paylaş

Afra Karagöz için güzellik, kusursuz görünmekten çok, kendine ait olanı ortaya çıkarmakla ilgili. Çillerini saklamayan, cildini mümkün olduğunca doğal bırakan oyuncu; bakım rutininden makyaj alışkanlıklarına, parfüm tutkusundan kendini en güzel hissettiği anlara uzanan güzellik dünyasını HELLO!’ya anlatıyor.

Röportaj: Gökçe Ateş Kantarcı Fotoğraf: Yiğit Danacı Prodüksiyon: Yiğit Orhun Saç: Selçuk Baran Makyaj: Ecevit Tükel Fotoğraf Asistanı: Mustafa Said Erberk Saç Asistanı: Berat Demir

Güzelliği ‘içten gelen ve dışarıya çabasızca yansıyan’ bir enerji olarak tanımlayan Afra Karagöz’ün yaklaşımı da tam olarak kendisini yansıtıyor. Ağır bir makyaj yerine duru bir ten, hafif kızarmış yanaklar, doğal dudaklar ve görünür çiller… Güzellik rutininde yüz masajından soğuk uygulamalara, krem allıktan ruh haline göre seçtiği parfümlere uzanan küçük ama etkisi büyük ritüeller var.

HELLO!: Güzellik dünyasıyla ilgili hatırladığın ilk anın ne?

Afra Karagöz: İlk aklıma gelen parfümler. Kokulara karşı hep bir zaafım vardı, hâlâ da var. Koku çok önemli bir duyu benim için. Bir parfüm kokladığımda onun ait olduğu ortamı da hayal ediyorum. Ergenlikte tabii kendi kendime türlü makyajlar da deniyordum; şimdi görsem bazılarına gülerim muhtemelen. Ama güzellik dünyasıyla ilk bağımı düşününce aklıma önce kokular geliyor.

HELLO!: Bugün güzellik senin için ne ifade ediyor?

A. Karagöz: Benim için güzellik daha çok içten gelen ve dışarıya çabasızca yansıyan bir şey. Enerjiyle, aurayla çok ilgili. Gülüş mesela benim için çok önemli; bir insan gerçekten güldüğünde yüzünde oluşan enerjiyi çok güzel buluyorum. O yüzden kişinin kendi ışıltısında olan şeyleri parlatmak daha hoş geliyor. Kendimde de daha duru ve temiz bir cilt; çiller, hafif kızarmış yanaklar, doğal dudaklar seviyorum.

HELLO!: Sabah bakım rutinin nasıl?

A. Karagöz: Sabahları aslında bakımım cildimden önce başlıyor. Uyanınca biraz defterime bir şeyler yazarım, sonra esnerim. Cildimi temizledikten sonra yüzüme ve boynuma masaj yapmayı çok seviyorum; gua sha, biraz yüz yogası, biraz lenf drenaj… Boynuma, kulak çevreme, omuzlarıma… Sabah yüzümdeki şişliği almak bana çok iyi geliyor. Sonra tonik ve bakım ürünlerimle devam ediyorum. Bir de TikTok’tan gördüğüm biraz komik bir alışkanlığım var: Bazen kulaklarıma 10 dakika toka takıyorum. Yüzümün şişliğini gerçekten indirdiğine inanıyorum. Bilimsel kısmından emin değilim ama bende çalışıyor gibi geliyor.

HELLO!: Gece bakımının vazgeçilmez adımı ne?

A. Karagöz: Gece bakımımın vazgeçilmezi aslında iyi bir uyku. Ne sürersem süreyim, iyi uyuduğum bir gecenin cildimdeki karşılığını hiçbir şey vermiyor gibi hissediyorum. O yüzden odamı tamamen karartıyorum. Gözlerimin üzerine de içinde mineral taşları ve lavanta olan, hafif ağırlıklı bir göz yastığı koyuyorum; hem ağırlığı hem lavanta kokusu beni çok rahatlatıyor. Cilt bakımında ise bazı geceler Meditherapy’nin kremini ve EMS cihazını kullanıyorum. Ayrıca doğal içerikli Mar’le markasının serum ve tırnak bakım yağlarını da severek kullanıyorum.

HELLO!: Cildin için asla atlamadığın ürün hangisi?

A. Karagöz: Tonik. Son zamanlarda önemini çok daha iyi anladım. Caudalie’nin toniğini kullanıyorum; cildimi daha temiz hissettiriyor. Güneş koruyucu da tabii ki vazgeçilmez.

HELLO!: Şu sıralar en sevdiğin güzellik trendi ne?

A. Karagöz: Hâlâ krem allık. Sadece göz altlarımı biraz kapatıp, tenimin geri kalanını mümkün olduğunca kendi halinde bırakıyorum. Çok pembe ya da çok kızarık tonlardan ziyade pembe-bej arası, cildin kendi rengiymiş gibi duran tonları seviyorum. Bence cildi kapatmadan sadece biraz renk vermek çok daha canlı ve çabasız görünüyor.

HELLO!: Makyajında imza haline gelen bir detay var mı?

A. Karagöz: Sanırım çillerimi kapatmamak. Makyaj yaptığımda da yüzümde bana ait olan detayların kaybolmasını sevmiyorum. Hatta ten makyajım biraz fazla kapatıcı olduğunda çillerimi yeniden belirginleştirip biraz daha eklemeyi çok seviyorum.

HELLO!: Dudak, ten ya da göz makyajı… En çok hangisiyle oynamayı seviyorsun?

A. Karagöz: Sanırım göz. Günlük hayatımda göz makyajını aslında çok az yapıyorum ama yaptığımda yüzümde yarattığı farkı çok seviyorum. Özellikle özel bir yere hazırlanırken göz makyajıyla biraz daha oynamak hoşuma gidiyor.

HELLO!: Saç bakımında en çok neye dikkat ediyorsun?

A. Karagöz: Saçımı ağırlaştırmamaya dikkat ediyorum. Evde çok fazla krem, yağ ya da üst üste ürün kullanmayı sevmiyorum; saçımın kendi hareketini ve hacmini kaybetmesini istemiyorum. Benim için asıl bakım, düzenli kestirmek. Yaklaşık iki ayda bir mutlaka kestirip bakım yaptırıyorum.

HELLO!: Yoğun çekim ve seyahat dönemlerinde cildini nasıl toparlıyorsun?

A. Karagöz: Sette işim bittiği anda ilk yaptığım şey makyajımı çıkarmak. Zaten bütün gün cildimde kaldığı için gereğinden bir dakika bile fazla tutmamaya çalışıyorum. Saçımı da hemen açıp tarıyorum. Eve geldiğimde cildimi tekrar temizleyip tonik uyguluyorum. Yoğun dönemlerde cildimi çok fazla ürünle yormamaya da dikkat ediyorum; daha hafif nemlendiricileri tercih ediyorum. Bence yoğun zamanlarda fazlasını yapmak değil, biraz cildi rahat bırakmak daha iyi geliyor.

HELLO!: Yıllar içinde kulislerde öğrendiğin bir güzellik tüyosu var mı?

A. Karagöz: Çok fazla tüyo duydum ama dönüp dolaşıp en çok yaptığım şey sabahları yüzüme soğuk uygulamak. Özellikle şiş uyandığım günlerde bende en hızlı farkı bu yaratıyor.

HELLO!: Çantanda mutlaka bulunan bir güzellik ürünü?

A. Karagöz: Mutlaka parfüm olur. Bu aralar tek bir imza koku kullanmak yerine, o gün kendim için seçtiğim ruh haline göre parfümümü de seçiyorum. Biraz o gün nasıl hissetmek istediğimle ilgili. Son zamanlarda elim en çok Gucci ‘Flora Gorgeous Orchid’e gidiyor ama asla bırakmadığım imza parfümüm Mugler ‘Alien’ kesinlikle. Onun dışında çantamı açsak krem allık, göz altı kapatıcısı ve dudak nemlendiricisini de mutlaka görürüz.

HELLO!: Güzellikle ilgili yıllar içinde fikrini değiştirdiğin bir şey oldu mu?

A. Karagöz: Eskiden kontürü çok severdim, artık neredeyse hiç kullanmıyorum. Yıllar içinde yüzüm de biraz daha kemikli hale geldi ve yüzü fazla şekillendirmenin bende eskisi kadar iyi durmadığını düşünüyorum. Şimdi yüz hatlarımı değiştirmektense olduğu haliyle bırakmayı daha çok seviyorum.

HELLO!: Geçmişten ya da günümüzden, bir güzellik ikonun var mı?

A. Karagöz: Tek bir güzellik ikonum olduğunu sanmıyorum ama Anne Hathaway’i her döneminde çok güzel buluyorum. Hem çok sade hali hem de daha iddialı görünümleri ona aynı derecede yakışıyor.

HELLO!: Spor, uyku ve beslenmenin rutinindeki yeri ne?

A. Karagöz: Spor, uyku ve beslenme benim için çok önemli. Düzenim bozulduğunda biraz mutsuz olabiliyorum. Yoğun çalıştığım dönemlerde tabii ki üçünü birden istediğim düzende tutmak her zaman mümkün olmuyor. Ben de son zamanlarda bu konuda kendime çok katı davranmamayı öğrenmeye çalışıyorum.

HELLO!: Kendini en güzel hissettiğin an, nasıl bir an?

A. Karagöz: Sanırım tatilde; denizden çıkmış, biraz uyuyup dinlenmiş olduğum zamanlar. Duşumu almışım, saçlarım hâlâ

hafif ıslak ve kendi halinde dalgalı… Akşamüstü gün batımında yemeğe hazırlanmışım; uçuş uçuş bir elbise, çok hafif bir makyaj ve nemli bir cilt. Kendimi en güzel hissettiğim halim galiba tam olarak bu.

HELLO!: Yaş almak ve güzellik ilişkisine nasıl bakıyorsun?

A. Karagöz: Bu konuda çok klasik bir cevap veremeyeceğim; yaş almaktan korkuyorum. Henüz “Her yeni çizgimi çok seviyorum” diyebildiğim bir yerde değilim. Belki zamanla fikrim değişir ama şu anki dürüst cevabım bu.

HELLO!: Bir güzellik alışkanlığını herkese önerecek olsan, ne olurdu?

A. Karagöz: Makyaj yaparken yanaklarıma sürdüğüm allığı göz kapaklarıma da hafif dokunduruyorum. Bence çok güzel duruyor, bunu önerebilirim.

HELLO!: Asla denemem dediğin bir trend var mı?

A. Karagöz: Asla demeyeyim ama özellikle çok koyu renk rujları pek sevmiyorum. Makyajda her şeyin aynı anda çok yoğun olması bana göre değil; koyu bir göz, koyu dudak, yoğun kontür… Hepsi bir arada olduğunda bana fazla geliyor.

HELLO!: Hazırlanmak için 10 dakikan olsa ne yaparsın?

A. Karagöz: Saçlarımı tararım. Göz altlarıma ve burun kenarlarıma nokta nokta hafif kapatıcı uygularım. Krem allık sürerim, birazını göz kapaklarıma da dokundururum. Dudaklarımı nemlendirip hafif bir dudak kalemi sürerim. Kombinim hazırsa aslında 10 dakikadan çok daha kısa sürede hazırlanırım.

Afra'nın favori güzellik oyuncuları

  1. Ametist gua sha taşı, Aurelia Genève.
  2. Tırnak bakım yağı, Mar’le.
  3. ‘Vinopure’ tonik, Caudalie.
  4. ‘Daily Glow’ serum, Mar’le.
  5. ‘Alien’ parfüm, Mugler.
  6. ‘Color Fuse Longwear Glassy Lip + Cheek’ krem allık, Haus Labs by Lady Gaga.
  7. ‘Shumage Gold Seal Lifting Cream’ nemlendirici ve cilt bakım cihazı, Meditherapy.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo