
Ay'ın ince atmosferi hiç bitmeyen meteor bombardımanı sonucu oluştu
<p>Fotoğraf: © Getty, NASA</p><p>Ay'ı Dünya'nın yörüngesinde dolanan atmosfersiz bir kaya parçası olarak hayal etmek kolay. Ancak solunabilir havadan yoksun olsa da, gezegenimizin sadık kozmik yoldaşı ince ve zayıf bir atmosfere sahip. Bilim insanları uzun zamandır bu ince atmosferin (ekzosfer daha doğru bir tanım) varlığı üzerine kafa yoruyor ve onu ayakta tutan ana süreci araştırıyorlardı. Yeni araştırmalar, bu ince Ay atmosferinin varlığını uzay kayalarının Ay'a şiddetli bombardımanından kaynaklanan yenilenme ve tazelenmeye borçlu olduğunu gösteriyor.</p><p>Araştırmanın arkasındaki ekip, Ay'ın atmosferinin milyarlarca yıldır, çarpma buharlaşması adı verilen bir olguya neden olan bu bombardıman tarafından sürdürüldüğünü öne sürüyor. Bu süreç, çarpmaların Ay toprağını savurması, uzaya kaçan ya da Ay'ın üzerinde asılı kalarak ekzosferini yenileyen maddeleri buharlaştırmasıyla gerçekleşiyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde (MIT) yardımcı doçent olan ekip lideri Nicole Nie, “Ay atmosferini yaratan baskın sürecin meteor çarpması buharlaşması olduğuna dair kesin bir yanıt veriyoruz” dedi. “Ay yaklaşık 4,5 milyar yaşında ve bu süre boyunca yüzeyi sürekli olarak meteor bombardımanına maruz kaldı. Sonunda, ince bir atmosferin sabit bir duruma ulaştığını gösterdik çünkü Ay'ın her yerindeki küçük darbelerle sürekli olarak yenileniyor."</p><p>Bilim insanları ilk olarak, NASA'nın Ay Atmosferi ve Toz Ortamı Kaşifi (LADEE) 2013 yılında Ay'ın ince atmosferini, yüzey koşullarını ve Ay tozu üzerindeki çevresel etkileri araştırdığında, Ay'a yapılan göktaşı bombardımanının kısmen ekzosferin oluşumundan kısmen sorumlu olduğundan şüphelenmeye başlamışlardı. Bu da onları ekzosferi yeniden üreten iki süreci ön plana çıkarmaya yöneltti. Bunlardan ilki darbeyle buharlaşma, diğeri ise iyon püskürtmesiydi.</p><p>Bu ikinci süreç, Güneş'ten gelen ve güneş rüzgârı olarak bilinen yüksek enerjili yüklü parçacıkların Ay yüzeyine çarparak atomlara enerji vermesiyle meydana geliyor. Bu aynı zamanda bu atomların ekzosfere savrulmasına neden olan bir süreç.</p><p>Nie, “LADEE'nin verilerine dayanarak, her iki sürecin de burada bir rol oynadığı görülüyor” dedi. "Örneğin, meteor yağmurları sırasında atmosferde daha fazla atom görüyoruz, yani çarpmaların bir etkisi var. Ancak aynı zamanda, Ay Güneş'ten korunduğunda, örneğin bir tutulma sırasında, atmosferdeki atomlarda da değişiklikler olduğunu, yani Güneş'in de bir etkisi olduğunu anlıyoruz. Yani sonuçlar net ya da nicel değil." Nie ve meslektaşları, Ay'ın atmosferinin sürdürülmesinden öncelikle hangi sürecin sorumlu olduğunu belirlemek istediler. Bunu yapmak için NASA'nın Apollo görevleri sırasında toplanan Ay toprağına yöneldiler.</p><p><img src="/bmag-images/images/2025/09/quill_image_2025-09-26_15-33-57_Qq1LciJ9.jpg"></p><p>Fotoğraf: LADEE’nin sanatçı tasarımı görseli</p><p>Ekip, her biri sadece 100 miligram olan on Ay toprağı örnekleri üzerinde doğrudan çalışabildi. Bu miktar o kadar küçük ki, Nie bunun tek bir yağmur damlasına sığacağını tahmin ediyor. Araştırmacılar bu örneklerdeki iki elementi izole etmeye giriştiler: potasyum ve rubidyum. Bu iki element de uçucu, yani hem meteor çarpması hem de güneş rüzgârı bombardımanının neden olduğu güneş püskürmesi ile kolayca buharlaşabilirler. Ekip, potasyum ve rubidyumun farklı izotoplarının oranlarını görmek istedi. Bir izotop, atom çekirdeğinde farklı sayıda nötron bulunan bir elementin varyasyonudur. Bu da daha fazla nötrona sahip izotopların daha az nötrona sahip olanlardan daha ağır olduğu anlamına geliyor.</p><p>Ekip, potasyum ve rubidyumun hafif izotoplarının Ay'ın ekzosferinde asılı kalma olasılığının daha yüksek olacağını, daha ağır izotopların ise Ay yüzeyine geri düşeceğini öngördü. Fakat çarpma buharlaşması ve iyon püskürtmesi, izotopların Ay atmosferine yayılmasında farklı efektifliklere sahip olmalılar. Bu da Ay toprağındaki bu iki elementin ağır izotoplarının miktarına bakmanın ve bunu örneklerdeki daha hafif izotopların miktarıyla karşılaştırmanın, bu iki süreçten hangisinin daha baskın olduğunu ortaya çıkarması gerektiği anlamına geliyor. Nie, “Çarpma buharlaşması ile atomların çoğu Ay atmosferinde kalırken, iyon püskürtmesi ile çok sayıda atom uzaya fırlatılıyor” dedi. Ekip, toprakların çoğunlukla hem potasyum hem de rubidyumun ağır izotoplarını içerdiğini buldular. Bu da onlara çarpma buharlaşmasının, Ay'ın ince atmosferini oluşturmak için atomların buharlaştığı ve yükseldiği baskın süreç olduğunu gösterdi.</p><p><br></p>












