
Bilim insanları önce şaka sandı: Yumurtlayan, süt veren ve zehirli ornitorenkler
1798 yılında Avustralya’dan Avrupa’ya gönderilen bir hayvan postu ve çizimi, bilim dünyasında büyük bir şaşkınlık yarattı. Avrupa’daki bilim insanları ilk kez ornitorenkle karşılaşıyordu. Ancak gördükleri şey o kadar tuhaftı ki çoğu kişi bunun gerçek olamayacağını düşündü.
İngiliz zoolog George Shaw, örneği incelediğinde bunun sahte olabileceğini bile dile getirdi. Ona göre biri şaka yapmak için bir ördeğin gagasını başka bir hayvanın gövdesine dikmiş olabilirdi.
Shaw bu ihtimali elemek için postu dikkatle incelemeye başladı. Dikiş izi aradı, bağlantı noktalarını kontrol etti. Ancak hiçbir dikiş izine rastlamadı. Böylece ornitorenki bilimsel olarak tanımlayan ilk kişi oldu.
Shaw hayvana önce Platypus anatinus adını verdi. Bu isim “ördek benzeri düz ayaklı” anlamına geliyordu. Daha sonra sınıflandırma yeniden düzenlendi ve hayvanın bilimsel adı Ornithorhynchus anatinus olarak değiştirildi. Bu isim ise “ördek benzeri kuş gagası” anlamını taşıyordu.
Sanki farklı hayvanların parçalarından yapılmış gibi

Ornitorenk ilk bakışta farklı hayvanların birleşiminden oluşmuş gibi görünür.
Gagası ördeği andırır. Gövdesi su samuruna benzer. Kuyruğu ise kunduz kuyruğunu hatırlatır. Bu sıra dışı görünüm, bilim insanlarının hayvanı sınıflandırmasını uzun süre zorlaştırdı.
Ancak asıl şaşırtıcı özellikleri görünüşünden ibaret değildir. Ornitorenk yumurtlayarak çoğalır. Bu özellik kuşlarda görülür. Buna rağmen yavrularını sütle besler. Bu ise memelilere özgü bir özelliktir.
Yıllar süren tartışmalar ve araştırmaların ardından bilim insanları ornitorenki ilkel memeliler grubunda sınıflandırdı.
Monotremeler: Yumurtlayan Memeliler
Ornitorenk, “monotreme” adı verilen özel bir memeli grubuna aittir. Bu kelime Yunanca “tek açıklık” anlamına gelir.
Bu isim, hayvanın arka kısmında bulunan ve birçok işlevi olan tek açıklığa gönderme yapar. Bu açıklık hem atıkların atılmasını hem de üreme sürecini sağlar. Döllenmiş yumurtalar da aynı kanaldan dışarı çıkar.
Ornitorenk, günümüzde yaşayan beş monotreme türünden biridir. Diğer dört tür ise dikenli karıncayiyenlerdir.
Bu hayvanların ortak özelliği, diğer memelilerin aksine canlı doğum yapmak yerine yumurtlamalarıdır.
Yavruların zorlu başlangıcı

Dişi ornitorenk, üreme döneminde çimlerle kaplı bir yuva tüneli hazırlar. Ardından iki adet küçük ve deri benzeri kabuğa sahip yumurta bırakır.
Yaklaşık on gün sonra yavrular yumurtadan çıkar. Bu yavrulara bazen “platypup” ya da “puggle” adı verilir.
Yavrular doğduklarında oldukça savunmasızdır. Bir fasulye tanesi kadar küçüktürler. Kördürler ve vücutlarında tüy bulunmaz.
Anne ornitorenk, yavrularını yaklaşık dört ay boyunca besler. Ancak diğer memelilerden farklı olarak meme başı yoktur. Bunun yerine süt, karın bölgesindeki özel gözeneklerden salgılanır. Yavrular bu sütü annenin tüyleri üzerinden yalayarak alır.
Elektrik algılayan gaga
Ornitorengin en dikkat çekici organlarından biri gagasıdır.
Bu gaga, dokunma ve basıncı algılayan çok sayıda reseptör hücresi içerir. Ayrıca avların hareketi sırasında ortaya çıkan zayıf elektrik sinyallerini de algılayabilir.
Bu özellik sayesinde ornitorenk, suda gözlerini kapatsa bile avını bulabilir. Beslenme listesinde küçük kabuklular ve böcek larvaları bulunur.
Zehirli memelilerden biri
Ornitorenk, memeliler arasında nadir görülen bir özelliğe daha sahiptir: Zehirlidir.
Erkek ornitorenklerin arka ayaklarında içi boş mahmuzlar bulunur. Bu mahmuzlar aracılığıyla zehir enjekte edebilirler. Erkekler bu zehri genellikle üreme döneminde diğer erkeklerle rekabet ederken kullanır.
Suda Farklı Bir Yüzme Tekniği
Ornitorengin yüzme şekli de alışılmadık bir yapı gösterir.
Su samurları yüzmek için hem ön hem arka ayaklarını kullanır. Kunduzlar ise arka ayakları ve kuyruklarıyla ilerler.
Ornitorenk ise suyun içinde ilerlemek için yalnızca ön ayaklarıyla kürek çeker. Kuyruğu ve arka ayakları ise yön değiştirmek için kullanılır.
Genetik Yapısı Bile Sıra Dışı
Ornitorengin tuhaflıkları genetik yapısında da görülür.
Çoğu memelide iki adet cinsiyet kromozomu bulunur. Ornitorenkte ise bu sayı ondur.
Genetik yapısında hem memelilere hem sürüngenlere ait genler bulunur. Bunun yanında yalnızca ornitorenklere özgü genler de vardır.
Bu karmaşık yapı, ornitorenki evrimsel açıdan en ilginç hayvanlardan biri haline getirir.
Benzer Haberler

Solakların gizli avantajı: Kazanma isteği genlere mi yazıldı?

Çekmecedeki süpersonik deney: Koli bandı açarken ses duvarını aşıyoruz

Tokyo'da dikey kalkış ve iniş yapabilen elektrikli hava aracının testi gerçekleştirildi









