
2050’de nüfusun yarısı miyop olabilir: Bilim insanları nedenini açıklıyor
Dünya genelinde hızla artan miyopi vakaları, uzmanların dikkatini çeken önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmiş durumda. Uzun süre boyunca bu artışın başlıca nedeni olarak akıllı telefonlar ve tabletler gibi dijital ekranlar gösteriliyordu. Ancak SUNY Optometri Koleji araştırmacıları tarafından yürütülen yeni bir çalışma, sorunun yalnızca ekran kullanımından ibaret olmadığını ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre asıl risk, gözlerin uzun süre boyunca yakındaki bir noktaya odaklanması ve bunun çoğu zaman yetersiz aydınlatma koşullarında gerçekleşmesi. Başka bir deyişle, mesele yalnızca ekran süresi değil; gözlerin loş ışık altında sürekli zorlanması.
Miyopinin küresel yükselişi ve yapısal değişim
Uzmanların tahminlerine göre 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun yaklaşık yarısı miyopi ile yaşayacak. Miyopi geliştiğinde göz küresi normalden biraz daha uzun bir şekil alıyor ve bu yapısal değişim uzağa net odaklanmayı zorlaştırıyor.
Yeni çalışma, bu sürecin arkasındaki temel mekanizmayı “yakın mesafe ve düşük ışık” kombinasyonu ile açıklıyor. Gün ışığı gibi parlak ortamlarda göz bebekleri küçülse bile retinaya bol miktarda ışık ulaşmaya devam ediyor. Ancak loş bir ortamda kitap okurken veya ekrana bakarken göz bebekleri, görüntüyü netleştirmek amacıyla daralıyor fakat ortam yeterince aydınlık olmadığı için retinaya ulaşan ışık miktarı kritik seviyenin altına düşüyor. Bu durum, zamanla göz yapısında bozulmalara yol açabiliyor.
Loş ışığın göz sağlığı üzerindeki gizli baskısı
Araştırma bulguları, yetersiz aydınlatmada uzun süre yakına odaklanmanın özellikle mevcut görme kusuru bulunan kişilerde süreci hızlandırabildiğini gösteriyor. Ortam yeterince aydınlık olmadığında göz bebekleri, kısa izleme mesafelerinde normalden fazla daralıyor. Bu da sağlıklı görme gelişimini zorlaştırıyor ve göz küresinin biçimsel değişimine zemin hazırlıyor.
Buna karşılık iyi aydınlatılmış ortamlarda göz bebekleri yalnızca odak mesafesine göre değil, ışığın şiddetine göre de tepki veriyor. Böylece retina daha dengeli uyarılıyor ve görme sistemi daha sağlıklı çalışmayı sürdürüyor.
Yeni bir yaklaşımın ipuçları
Çalışmanın yazarları bulguların henüz kesin sonuçlar sunmadığını, ancak miyopinin oluşum mekanizmasına dair yeni bir bakış açısı geliştirdiğini belirtiyor. Araştırmanın yürütücülerinden Jose-Manuel Alonso, elde edilen verilerin görme alışkanlıkları, aydınlatma koşulları ve odaklanma arasındaki ilişkiyi yeniden değerlendirmeyi gerektirdiğini ifade ediyor.
Bu yaklaşım doğrulanırsa miyopiyle mücadelede yalnızca ekran süresini sınırlamak yeterli olmayacak. Okuma ve çalışma ortamlarında doğru ve yeterli aydınlatma sağlamak da koruyucu önlemlerin önemli bir parçası haline gelecek.
Benzer Haberler

Tokyo'da dikey kalkış ve iniş yapabilen elektrikli hava aracının testi gerçekleştirildi

Ay’da bilimsel zafer, Dünya’da kariyer sonu: Apollo 15 zarf skandalı

Bombus arılarının gizli klima sistemi ortaya çıktı









