
Çocuğumun yürüyüşü normal mi? İlk adımlarda dikkat edilmesi gerekenler
İlk adımların videosu aile albümüne girdiği anda herkes aynı şeyi söyler: “Yürüyor!” Evet, yürüyor… ama bazen o tatlı heyecanın içine küçük bir soru da karışır. Çocuk sürekli parmak ucunda mı? Yürüteç kullandı diye mi böyle oldu? İçe basma normal mi? Bu sorular çok tanıdık; çünkü yürümek sadece “ayakta durmak” değil, kasların, dengenin ve koordinasyonun aynı anda çalıştığı bir gelişim adımıdır.
Yürüme, bir anda olan bir şey değil: Öncesi ve sonrası var
Çocukların yürüyüşü; oturma, emekleme, tutunarak ayağa kalkma gibi basamakların üstüne kurulur. Bu basamaklar, bedenin ağırlık aktarmayı öğrenmesini, ayak tabanından gelen duyusal bilginin işlenmesini ve gövdenin dengede kalmasını destekler. Her çocuk aynı ayda yürümez; ancak yürümenin kalitesi, çocuğun hareket repertuvarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Ailelerin “gelişim kendi hızında ilerliyor mu?” sorusunu sorması bu yüzden kıymetlidir.
Parmak ucu yürüme: Ne zaman “alışkanlık”, ne zaman “işaret” olabilir?
Yeni yürümeye başlayan bazı çocuklar kısa süreli parmak ucuna basabilir. Bu, dengeyi öğrenirken ortaya çıkan geçici bir tercih olabilir. Ancak yürüyüşün büyük bölümünde topuk yere hiç temas etmiyorsa, çocuk sürekli parmak ucunda kalıyorsa ya da bu durum 2–3 yaş sonrasında da belirgin şekilde devam ediyorsa daha yakından bakmak gerekir. Çünkü uzun süre parmak ucunda kalma; baldır kaslarında gerginlik artışı, ayak bileği hareketinde kısıtlılık ve denge stratejilerinde farklılaşma ile birlikte görülebilir. Zamanla diz, kalça ve bel bölgesindeki yük dağılımında da değişiklikler oluşabilir.
Burada tek bir nedenden söz etmek doğru olmaz. Bazı çocuklarda alışkanlık tipi bir yürüyüş paterni varken, bazılarında kas–eklem esnekliği, duyusal hassasiyet ya da başka gelişimsel başlıklar tabloya eşlik edebilir. Bu nedenle “kesin şudur” demek yerine, yürüyüşün nasıl başladığı, gün içinde ne kadar sürdüğü ve çocuğun başka neler yaptığı birlikte ele alınır.
Yürüteç: “Yürüsün diye” kullanılan bir araç, bazen yürümeyi farklılaştırabilir
Yürüteç, ailelerin iyi niyetle başvurduğu bir yardımcı gibi görünür. Ancak çocuk henüz gövde kontrolü ve denge hazırlığını tamamlamadan, onu uzun süre ayakta ve hareket halinde tutabilir. Bu da çocuğun ağırlık aktarımını, yerle temas deneyimini ve kendi kendine denge kurma pratiklerini sınırlayabilir. Üstelik bazı çocuklarda ayak tabanını tam basmak yerine parmak ucuna doğru itme davranışı daha sık görülebilir. Bir başka önemli nokta da güvenlik riskleridir; ev içinde küçük eşikler, merdivenler ve ani hızlanmalar kazalara zemin hazırlayabilir.
Aynı dönemde sık görülen diğer sorunlar: İçe basma, düz tabanlık ve “W” oturuş
Yürüyüş değerlendirilirken ailelerin sık anlattığı iki detay daha vardır: “İçe basıyor” ve “düz taban gibi.” Çocukluk döneminde basış şekilleri yaşa göre değişir. Özellikle küçük yaşlarda ayak tabanında yağ dokusu daha belirgindir ve ayak kavsi her çocukta hemen seçilmeyebilir. İçe basma ise kalçadan, dizden ya da ayaktan kaynaklanan farklı paternlerle görülebilir. Ağrı, belirgin asimetri, sık düşme veya ilerleyici görünüm eşlik etmiyorsa bazı durumlarda izlem yeterli olabilir; şikayet varsa tablo farklı değerlendirilir.
W oturuş da bu dönemin “klasiği”dir. Çocuklar yerde oyuna dalınca bu pozisyona kolayca geçebilir. Kısa süreli olduğunda genellikle tek başına anlamlı değildir; ancak çocuk sürekli bu oturuşu seçiyorsa gövde stabilitesi ve kalça kontrolü açısından bakmak gerekebilir. Burada hedef yasak koymak değil; alternatif oturuşları oyunun içine doğal şekilde katmaktır.
Sık düşme: “Yeni yürüdüğü için mi” yoksa “denge için mi”?
Yürümeyi yeni öğrenen çocuğun düşmesi doğaldır; çünkü beden dengeyi deneyerek öğrenir. Ancak zaman içinde düşmelerin sıklığı azalır, koşu ve yön değiştirme daha kontrollü hale gelir. Çocuk yaşı ilerlediği halde hala sık düşüyor, koşarken zorlanıyor, merdiven çıkarken belirgin güçlük yaşıyor ya da hareketleri yaşıtlarına göre daha “dağınık” görünüyorsa denge–koordinasyon ve kas kontrolü açısından değerlendirme önerilir.
Ne zaman değerlendirme gecikmemeli?
Parmak ucu yürümenin baskın olması, topuğun yere değmemesi, belirgin kas gerginliği, yürüyüşte bariz asimetri, ağrı eşliği, sık düşme ya da hareket becerilerinde belirgin zorlanma varsa “bir bakılsa iyi olur” denilecek dönemdedir. Bu değerlendirmede yürüyüş paterni, kas uzunlukları, eklem hareket açıklıkları, denge ve koordinasyon bileşenleri birlikte ele alınır; gerek görülürse ortopedik ya da nörolojik görüşle de süreç desteklenir.
Son olarak kısa bir not: Uygun görülen çocuklarda fizyoterapi yaklaşımı; yaşa uygun egzersiz oyunları, esnekliği destekleyen uygulamalar, denge–koordinasyon çalışmaları ve aileye yönelik ev programı önerileriyle planlanabilir. Bazı çocuklarda düzenli takip yeterli olurken, bazı çocuklarda belirli bir süre yapılandırılmış seanslar ve ev pratiği gündeme gelebilir.

Uzman Fizyoterapist Gaye Torna
Benzer Haberler

Kalabalık iftar davetlerinde bebeğin konforunu nasıl sağlarız?

Emzirme sürecindeki yanlış bilgiler anne kaygısını artırıyor olabilir mi?

2026 bebek isim analizi: Doğadan ilham alan ve eski isimlerin yükselişi









