Haber kapak görseli
Bilim & Teknoloji
6 dk okunma süresi
BBC Science Focus

Gökyüzünde olduğunu bilmediğiniz birileri var

İçeriği Paylaş

Bir marka neden gökyüzünü anlatma ve insanlara aktarma derdine düşmüş olabilir?

Uzaya ilk defa bir uydu göndermemizin üzerinden neredeyse 70 yıl geçmek üzere. Geçen bu 70 yılda, bize basit bir sinyal gönderen küçük bir uydudan, Güneş Sistemi’nin derinliklerinde başka gezegenleri ve uyduları inceleyen araçlara geçmemiz çok zaman almadı. Sputnik’ten sonra Satürn’ün uydusu Titan’a başarılı bir şekilde sonda indirmemiz sadece 48 yıl sürdü. Bu 48 yıl çok fazlaymış gibi gelebilir kulağa ancak günümüzde Mars’a bir araç göndermek bile; Kapadokya’daki Uçhisar Kalesi’nden Erciyes’in zirvesinde duran bir kuşu sapanla vurmak gibi...

Bu koşullar göz önüne alındığında yörüngemize basit bir uydu fırlatmaya kıyasla 1,5 milyar kilometre ötedeki yüzeyini bulutlar yüzünden göremediğimiz dev bir gezegenin uydusuna araç indirebilmek dev bir sıçrama. Günümüzde artık çok daha ötesine geçmeye hazırız; zira Mars’ı robot yerleşimcilerin kol gezdiği bir gezegene dönüştürmüş durumdayız.

Teknolojimiz geliştikçe Dünya’da muhteşem teknolojiler geliştiriyoruz ve bu açıdan Mars’a uzaktan kumandalı bir araç götürmek ne kadar zor olabilir ki? Nihayetinde gerek Curiosity gerek Perseverance gezginleri, Mars yüzeyinde Dünya’dan kumanda ediliyor. Dolayısıyla uzaya araç göndermek, Dünya’da aynı şey yapabiliyorsak çok da zor olmamalı öyle değil mi? Bunun bu kadar basit olmadığını açıklayabileceğimiz birçok argüman var ancak bunlardan en önemlisi işin bakım tarafı.

Geçtiğimiz yaz yurt içi ve yurt dışı 26 şehir gezdim ve 5.000 kilometrenin üzerinde bir tura çıktım motorumla. Tabii ki bu 5.000 kilometre boyunca; sıklıkla motorun aksamını kontrol et, bakımını yap, zincirini temizle ve yağla motor yağını değiştir…

Kısacası bir sürü şey yapmam gerekti; nihayetinde bir makineden bahsediyoruz ve bu makine sürekli olarak sürtünmeye maruz kalıyor. Mesela yaklaşık 300-350 kilometrede bir motor zincirini yağlamak zorundasınız.

Peki uzay araçları için bu bakımı kim yapıyor? Çünkü Curiosity ve Perseverance gibi gezginlerin de hareketli parçaları var ve bunlar sürekli bir sürtünmeye maruz kalıyor; hele ki Mars gibi kumun her yere ve her şeye nüfuz ettiği bir çölde! Cevap çok zor değil: hiç kimse bakım yapmıyor. Curiosity’nin Mars’ta 13 yıldır gezindiğini, Perseverance’ın ise Mars yüzeyindeki ilk 4 yılında bile Curiosity’den fazla yol kat ettiğini göz önüne aldığınızda işin ciddiyeti daha çok ortaya çıkıyor.

İşte tam olarak bu nedenle arka plandaki mühendislik çok daha muhteşem hale geliyor. Gerek uydularda yerçekimsiz ortamda sürtünmeyi en aza indirecek gerekse Mars’ın zorlu koşullarında, on yıllar boyunca robotların çalışmasını sağlayacak bir yağ geliştirmek gerekiyor. Nitekim NASA’nın 60 yılı aşkın bir süredir uzay araçları söz konusu olduğunda ortağı Castrol’ün de yaptığı bu!

Merhaba Castronomi!

Sürekli toza maruz kalmak, kimyasalların uçuculuğu nedeniyle bir süre sonra tükenmesi gibi sorunların önüne geçmek, önemli mühendislik çalışmaları gerektiriyor. Castrol, Braycote veya Brayco gibi uzay sınıfı ürünleri ile uzayın en zorlu koşullarındaki sorunların önüne geçebiliyor. Ancak tabii ki de bu yazıyı bu ürünleri, buradaki tekniği ve mühendisliği anlatmak için yazmıyorum. Castrol’ün NASA’yla yıllar boyunca geliştirdiği iş birliği, Dünya’da otomotiv endüstrisine hitap eden bir firma olmaktan ötesini ortaya çıkardı: Castronomy!

Castrol firması, markalaştırdığı Castronomy etkinlikleri kapsamında hem yerde hem gökteki adını bir araya getirerek insanları gökyüzü ile buluşturuyor. Ben de bu kapsamda, 12-13 Ağustos tarihlerinde, Latmos Dağı’nın eteklerinde, Bafa Gölü çevresinde yaptıkları etkinliğe katılma şansını elde ettim.

National Geographic Türkiye’nin iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, sevgili dostum, astronom Erdem Aytekin’in uzmanlığıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin temel amacı Perseid Meteor Yağmuru’nun en yoğun gecesinde katılımcıların meteor yağmurunu keyifle izlemesi olsa da yapılan workshoplar aracılığıyla gökyüzü fotoğraflama (astrofotoğrafçılık) teknikleri anlatıldı, meteor yağmuru gözlem teknikleri üzerine konuşuldu ve civardaki tarihin derinliklerine inildi. Bu açıdan da Rehber Mithat Serçin’in anlatımlarının ne kadar kıymetli olduğunun altını özellikle çizmek isterim.

Bu arada ben de etkinlikteki diğer katılımcılara yer yer gökyüzünü ve gökyüzünün mitolojisini anlatma şansını bulmuş oldum. Etkinlik katılımcıları arasında ilk defa bir teleskoptan Satürn’ü ve uydularını inceleme fırsatı olanlar olması güzel bir hedefe ulaşıldığını da gösteriyor. Ben kendi adıma etkinliğin ikinci gününde, hidroponi ile bitki yetiştiriciliği üzerine güzel ve önemli bilgiler öğrenmiş oldum ki hidroponi gelecekte Mars’ta ve uzay istasyonlarında bitki yetiştiriciliği için çok önemli bir mevzu. Düzenlenen bu Castronomy etkinliği esasen çok önemli.

Firmaların, kendi sektörleri dışında halka ve kullanıcılarına kendi yaptıklarını aktardıkları buna benzer etkinliklerin en genel adı İngilizce’de “outreach” olarak geçiyor. Bu kelimenin dilimizde birebir çevirisi yok; kelime aslında “dışarıya ulaşmak” anlamına geliyor ancak biz Türkçe’de bu tarz etkinliklere, bilim camiası olarak bilim-toplum etkinlikleri diyoruz. Bilimin ve teknolojinin gelişimine katkıda bulunan firma, kurum ve kuruluşların ne yaptıklarını halka çeşitli etkinlikler (konser, sergi, festival, şenlik vs.) aracılığıyla aktarması daha bilinçli bir toplumun ortaya çıkmasını sağlıyor. Türkiye’de bu konunun eksikliği epey hissediliyor.

Castrol gibi bir firmanın uzayda attığı adımları, gelişen muhteşem teknoloji açısından durduğu anahtar noktayı anlatmasının en önemli yollarından biri Castronomy tarzı etkinlikler. Castronomy, Castrol’ün uzayda attığı adımların Dünya’daki bir yansıması ve artık bir marka haline gelmiş durumda. Bu da şu anlama geliyor: Castrol gökyüzünü daha fazla insana taşımaya devam edecek. Görünene göre bu sadece bir başlangıç. Gökyüzünde bir yıldız kaydığında aslında onun atmosfere giren küçük bir toz zerreciği olduğunu biliyor olabilirsiniz.

İşte bu toz zerreciklerinden uzayda ve Mars’ta o kadar çok var ki uzayın ekstrem koşullarındaki araçların maruz kaldığı durumları düşünerek onları bakımsız bir şekilde yıllarca çalışır halde tutmak ciddi bir çaba; bu çabanın sonuçlarında neyi keşfettiğimizi insanlara aktarabilmekse ayrı bir çaba.

Günümüzde gökyüzüne dair bilim-toplum etkinlikleri çoğunlukla astronomların çabalarıyla gerçekleşiyor. Hatta astronomların arasında bile bu tarz etkinliklerin gereksiz olduğunu düşünenler var. Ancak 12-13 Ağustos gecesi gökyüzünde kayan Perseidleri, Latmos Dağı’nın eteklerinde izleyen etkinlik katılımcıları, şu an evrene ve uzaya dair çok daha geniş bir ufka sahip. Castronomy umarım bu ufku çok daha fazla kişiye taşıyabilir…

Görünmeyeni görmek

Galaksimizin merkezine doğru teleskoplarımızı çevirip orada neler olup bittiğini görmek oldukça güç. Bunun en temel nedeni, galaktik merkezimizin çok yoğun gaz ve toz ile kaplı olması. Ancak bu gaz ve tozun ötesini görebilmenin elbette ki bir yolu var. Evlerimizden dışarıya baktığımızda dışarıyı görebilmemizi sağlayan cam, katı bir madde olmasına rağmen görünen ışığı geçiriyor.

Ancak eğer gözlerimiz sadece morötesinde görüyor olsaydı o zaman pencerelerimizden dışarıya baktığımızda camdan dolayı bir şey göremezdik çünkü cam morötesi ışınların %97’sini soğuruyor. İşte aynı bunun gibi, kızılötesi ışınlar da tozun içinden geçebiliyor ve böylelikle Webb gibi bir teleskopla baktığımızda galaktik merkezimizi görebiliyoruz. Bu görüntüdeki Sagittarius B2 moleküler bulut bölgesi de Webb sayesinde galaksimizin merkezinde ne olup bittiğini gösteren yoğun yıldız oluşumuna sahip bir yer. Webb’in bize yakın zamanda gönderdiği sağdaki karede ise muhteşem renkleriyle Kedi Patisi Bulutsusu’nu görüyoruz.

Bu muhteşem renklere sahip bulutsunun görüntüsü, Webb’in 3. yaş günü için çekildi. Devasa bir yıldız oluşum bölgesi olan Kedi Patisi Bulutsusu’nda bulunan sol taraftaki iki parlak yıldızın birbirlerinden uzaklığı 1,5 ışıkyılı kadar. Bu mesafe, bulutsunun devasa büyüklüğüne de ışık tutmuş oluyor.

Yazar: H. Aziz Kayıhan

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo