
Ölü yıldızın küllerinden doğan dünyalar
Bu sistemin gerçekten akıl almaz özellikleri var. Gezegenler bir pulsarın (hızla dönen bir nötron yıldızı) etrafında dönüyor. Nötron yıldızları son derece yoğun, çok güçlü manyetik alanlara sahip ve çeşit çeşit elektromanyetik radyasyon yayan yıldızlar. Buna rağmen PSR B1257+12 b, bugüne kadar tespit edilmiş en düşük kütleli gezegen ünvanını taşıyor.
Dahası keşfedilmesi bile mucize çünkü pulsarların etrafında gezegenlere çok nadir rastlanıyor. Uzun zaman önce ölmüş bu yıldızların yalnızca %0,5’inin etrafında gezegen olduğu düşünülüyor. Çünkü nötron yıldızına dönüşme süreci öylesine şiddetli bir ölüm ki gezegenlerin bu süreçten sağ çıkma ihtimali yok denecek kadar az. PSR B1257+12 b, c ve d muhtemelen dönüşümden sonraki bir gezegen oluşum sürecinin ürünü. Yıldızlarının, hayatının son demlerinde ikinci bir “ebeveynlik” denemesi yapmış olması hoş bir tesadüf.

Kaynar gezegende safir yağmurları
Normal bir yıldızın etrafında keşfedilen ilk ötegezegen olan 51 Peg b bir “sıcak Jüpiter”di. Bu gezegen türü Güneş Sistemimizde yok. Türün adı, Jüpiter gibi gaz devi olmalarına rağmen yıldızlarına çok daha yakın olmalarından geliyor. Bunlar devasa boyutları, kavurucu sıcaklıkları ve minicik yörüngeleriyle zaten garip gezegenler ama WASP-121 b daha da garip: O bir “aşırı sıcak Jüpiter.”
Yani bu gezegendeki koşullar çok daha ekstrem. Örneğin yıldızının etrafında 24 saatten biraz uzun sürede dönüyor ama bu gezegende “gün” diye bir şey yok. Kütle çekimi kilidi yüzünden WASP121 b’nin hep aynı yüzü yıldıza dönük olduğu için bir yüzü hep gündüz, diğer yüzü hep gece. İki yarım küre arasındaki 1.500 °C sıcaklık farkı, hızı saatte 16.000 km’yi bulan rüzgârlar yaratıyor. Gezegen o kadar sıcak ki demiri, alüminyumu ve titanyumu buharlaştırabiliyor.
Bu elementlerden ve oksitlerinden oluşan bulutlar rüzgârın etkisiyle sıcak gündüz tarafından soğuk gece tarafına taşınıp yağmur gibi yağıyor. Hem de demir ve değerli taş (örn. safir) yağmurları olarak! Doctor Who dizisinde Doktor’un Midnight adlı ürkütücü bir gezegene gidip safir şelalelerini görmek için tren yolculuğuna çıktığı bir bölüm vardı. WASP-121 b gibi gezegenler, böylesine çılgınca bilimkurgu mekânlarını bile inanılır kılıyor.
Yazar: Dr. George Dransfield












