
Grönland’da yaşam: Buzun, sessizliğin ve geleneklerin hikâyesi
Arktik Dairesi’nin çok üzerinde, Grönland’ın batı kıyısında hayat yüzyıllardır benzer bir ritimle akıyor. Uzun ve dondurucu kış aylarında doğa, insanın günlük yaşamını belirleyen temel unsur hâline geliyor. Modern dünyanın izleri görülse de, burada yaşam hâlâ buzun, denizin ve geleneklerin temposuna göre ilerliyor.
Yazı: Harika Pelin Şengül
Fotoğraflar: AA
Buzun dili ve denizle kurulan ilişki

Grönland Inuitleri, buzun farklı hâllerini anlatmak için 80’e yakın kelime kullanıyor. Deniz yüzeyinin ince bir tabakayla kaplandığı, teknelerin aylarca limanda hareketsiz kaldığı dönemler, bu kelimelerin günlük hayatın bir parçası olmasına neden oluyor. Ilulissat Limanı’nda kış boyunca deniz tamamen donuyor ve tekneler buzun çözülmesini bekliyor.

Yaz yaklaşırken buz kendi kendine dağılmazsa, kasaba yönetimi devreye giriyor. Buz kırıcılar ya da kontrollü patlatmalarla, teknelerin geçebilmesi için denizde dar kanallar açılıyor. Bu süreç, doğayla mücadelenin değil, onunla uyum içinde yaşamanın bir sonucu olarak görülüyor.
Renkli evler arasında sessiz bir şehir

Grönland’ın üçüncü büyük yerleşimi olan Ilulissat’ta nüfus 5 binin altında. Alçak katlı, parlak renkli ahşap evler karla kaplı sokaklara canlılık katıyor. Bahçelerde ters çevrilmiş tekneler, kızaklar ve ne olduğu zor seçilen eşyalar kış boyunca karın altında bekliyor.

Liman çevresinde balıkçılık faaliyetleri şehrin ekonomik merkezini oluşturuyor. Depolar, soğuk hava tesisleri ve konteynerler, Grönland’ın denizle olan bağının günümüzdeki yansımasını ortaya koyuyor.
Avcılık ve kendi kendine yetme kültürü

Grönland’da süpermarketler ve hazır yemek seçenekleri bulunsa da, avcılık ve balıkçılık hâlâ günlük yaşamın önemli bir parçası. Kış aylarında köpek kızaklarıyla fiyortlara açılan avcılar, buzun altından balık tutuyor ya da fok avlıyor. Bu faaliyetler yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam biçimi.

Gıdanın büyük bölümü doğrudan denizden veya doğadan sağlanıyor. Balık, ren geyiği, misk öküzü ve fok eti, mutfakların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Bu durum, Grönland’da hâlâ güçlü bir kendi kendine yetme anlayışının varlığını gösteriyor.
Buzdağlarıyla çevrili bir dünya

Disko Körfezi’nde ilerleyen balıkçı teknelerinin arkasında, dev buzdağları sessizce süzülüyor. İlk bakışta karaya benzetilen bu kütleler, zamanla yavaşça yer değiştirerek hareket ettiklerini belli ediyor. Günler geçtikçe aynı manzara değişiyor; buzdağları dönüyor, parçalanıyor ya da görüş alanından kayboluyor.

Bu ortam, Grönland kültüründe doğaya atfedilen anlamların kökenini anlamayı kolaylaştırıyor. Sert koşullar, insanları hem gerçekçi hem de doğanın gücüne saygılı olmaya zorlamış.
Tupilaklar ve Inuit sanatı

Ilulissat’ta eski bir köpek kızağı atölyesinde bugün Inuit sanatçıları çalışıyor. Ren geyiği boynuzları ve kemiklerden oyulan figürler, Grönland’ın mitolojik dünyasını yansıtıyor. Kutup ayıları, balık tutan Inuit figürleri ve ürkütücü yaratıklar, atölye vitrinlerinde yan yana sergileniyor.
Bu yaratıklar tupilak olarak biliniyor. Geçmişte düşmanlara karşı kötü ruhları temsil eden bu figürler, günümüzde kültürel bir miras olarak yaşatılıyor. Sanat, burada yalnızca estetik bir üretim değil, atalara duyulan saygının da bir ifadesi.
Kadınlar ve geleneksel giysiler

Ilulissat’taki Kadınlar Derneği, geleneksel Inuit kıyafetlerinin unutulmaması için faaliyet gösteriyor. El yapımı ulusal giysiler, özellikle düğünler ve dini törenlerde hâlâ önemini koruyor. İşlemeli beyaz çizmeler, renkli boncuklarla süslenmiş şallar ve deri parçalar bu kültürün simgeleri arasında yer alıyor.
Grönland’ın yakın geçmişinde yaşanan zorunlu yer değiştirmeler ve kültürel baskılar, bu geleneklerin zayıflamasına yol açtı. Köylerden koparılan aileler şehir yaşamına uyum sağlamak zorunda kaldı. Bu nedenle kültürel mirası koruma çabaları, bugün ayrı bir anlam taşıyor.
Buz fiyordunun zamansız manzarası

Ilulissat Buz Fiyordu’ndaki dev buz kütleleri, yüz binlerce yıllık bir sürecin ürünü. Jakobshavn Buzulu’ndan kopan buzlar, aylar süren bir yolculukla açık denize ulaşıyor. Fiyorda yapılan yürüyüşlerde buzun rengi sürekli değişiyor; bazen koyu mavi, bazen parlak beyaz, bazen de pembe tonlarında görülüyor.
Sessizlik, temiz hava ve neredeyse hiç değişmemiş bir manzara, buranın binlerce yıldır insan yaşamına tanıklık ettiğini hissettiriyor.
Turizm ve yaklaşan değişim

Balıkçılık Grönland ekonomisinin temelini oluşturmaya devam etse de, turizm hızla büyüyor. Ilulissat yakınlarında inşa edilen yeni havaalanı, kara temelli seyahatleri artırmayı hedefliyor. Kış aylarında ulaşım, kar motosikletleri ve köpek kızaklarıyla sağlanıyor.
Ziyaretçiler buzda balık tutmayı deneyimleyebiliyor, küçük yerleşimlere yapılan gezilerde yerel halkla bir araya geliyor ve vahşi yaşam hikâyeleri dinliyor.
Helikopterler, buzullar ve iglolarda gece

Donmuş denizler nedeniyle helikopterle yolculuk, Grönland’da günlük hayatın bir parçası. Daha iç bölgelerde, kar temizleme araçlarıyla buzullara ulaşılıyor. UNESCO koruması altındaki Buz Fiyordu’nda motorlu araç kullanımı yasak; yolculuk yaya devam ediyor.

Geceleri ise karın içine oyulmuş iglolar, geleneksel barınma biçimlerinin günümüzdeki sembolik bir yansıması olarak kullanılıyor. Kuzey ışıkları altında geçirilen bu anlar, Grönland’da doğayla kurulan kadim ilişkinin hâlâ sürdüğünü gösteriyor.












