Haber kapak görseli
Genel
3 dk okunma süresi
All About Space

Güneş’in güney kutbuna ilk bakış

Güneş’e dair gözlemlerimiz yüzlerce yıldır sürerken, onun en gizemli bölgelerinden biri bugüne dek adeta gözlerden uzak kaldı: kutupları.

Avrupa Uzay Ajansı (ESA) öncülüğündeki Solar Orbiter görevi, bu bilinmezliğe son vererek Güneş’in güney kutbuna ait tarihteki ilk görüntüleri elde etti. 2025 yılının Mart ayında kaydedilen bu görüntüler, yalnızca teknik bir başarının ürünü değil; Güneş fiziği için yeni bir çağın kapılarını aralayan bir dönüm noktası oldu. Görsellerde, Güneş’in parlak ve sıcak atmosferi, yüzeyden fışkıran plazmalarla birlikte detaylı biçimde görülebiliyor.

Bu çarpıcı görüntüler, Solar Orbiter’ın 17 derecelik eğik bir yörüngeyle Güneş’e yaklaştığı sırada, taçküreyi morötesi ışıkta inceleyen EUI (Extreme Ultraviolet Imager) cihazı tarafından kaydedildi. Solar Orbiter, şimdiye kadar Güneş’e gönderilen uzay sondalarından farklı olarak, gezegenlerin bulunduğu ekliptik düzlemin dışına çıkacak şekilde tasarlandı. Bu hedefe ulaşmak için Venüs’ten aldığı kütleçekim desteğiyle yörünge eğimini artırdı ve Güneş’in kutup bölgelerine eşsiz bir açıdan bakmayı başardı.

Peki, neden daha önce bu bölgeleri göremedik? Çünkü Güneş Sistemi, düz bir disk gibi düşünülebilecek ekliptik düzlemde yer alıyor. Hem Dünya’dan hem de önceki uzay sondalarından yapılan tüm gözlemler bu düzlemden, yani Güneş’in “yandan” görünüşünden ibaretti. Adeta bir dağın yalnızca yamacını görüp zirvesini hayal etmeye çalışıyorduk. Ancak kutuplara çıkmak çok fazla enerji gerektiriyor; bu yüzden daha önce hiçbir görev bunu başaramamıştı. Solar Orbiter ise bu geometriyi bozan ilk görev oldu. Güneş’in kutupları yalnızca birer coğrafi nokta değil, aynı zamanda Güneş’in manyetik alan yapısının merkezinde yer alıyor. Bu nedenle kutup bölgelerinin doğrudan gözlemlenmesi, Güneş’in davranışlarını anlamak açısından kritik öneme sahip. Özellikle Güneş’in manyetik alanının her 11 yılda bir kutuplarını ters çevirmesi gibi karmaşık süreçlerin anlaşılmasında kilit rol oynuyor.

Solar Orbiter’ın kaydettiği görüntüler, Güneş’in güney kutbunda manyetik alanın son derece karmaşık bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. PHI (Polarimetric and Helioseismic Imager) cihazından elde edilen verilere göre, bu bölgede hem kuzey hem de güney manyetik kutuplarının izleri bir arada görülüyor. Bu durum, Güneş’in 11 yıllık manyetik döngüsü içinde kutup değişiminin gerçekleştiği geçiş evresine denk geliyor. Yani Güneş, şu anda manyetik kutuplarını tersine çevirmekte. Gözlemler, bu kutupların bir mıknatısınki gibi net çizgilerle ayrılmadığını; daha çok parçalı, mozaik benzeri ve çalkantılı bir yapı sergilediğini ortaya koyuyor. University College London’dan Prof. Lucie Green’e göre bu karmaşık yapının analizi, bir sonraki Güneş döngüsünü daha iyi anlamamıza yardımcı olacak. Aynı zamanda bu veriler, mevcut modellerin sınanması ve geliştirilmesi için bir fırsat sunuyor. ESA’dan Dr. Daniel Müller ise, “Bu veriler, Güneş’in manyetik alanı, güneş rüzgarları ve genel aktivitesi hakkındaki anlayışımızı kökten değiştirecek,” diyor.

Bu tür gözlemler yalnızca Güneş’i anlamak için değil, Dünya’daki teknolojik sistemleri korumak için de önemli. Güneş’ten kaynaklanan manyetik patlamalar; elektrik şebekeleri, iletişim uyduları ve hatta astronotların güvenliği açısından ciddi tehditler oluşturabilir. Bilim insanları, Güneş’in kutuplarındaki manyetik hareketliliği yakından izleyerek bu tür olayları önceden tahmin etmeyi hedefliyor. Özellikle “yüksek enlem akıntıları” olarak bilinen manyetik akışlar, gelecekteki döngülerin başlangıç noktası olabilir. Bu akışların nasıl çalıştığı anlaşılırsa, bilim insanları Güneş’in davranışlarını günler, hatta haftalar önceden tahmin edebilir.

Solar Orbiter görevi henüz başlangıç aşamasında. Uzay aracı, 2026’ya kadar 17 derecelik mevcut yörünge eğimini koruyacak. Ardından bir sonraki Venüs yakın geçişiyle bu eğim 2029’da 33 dereceye ulaşacak. Bu artış sayesinde Güneş’in hem kuzey hem de güney kutuplarına dair daha ayrıntılı ve karşılaştırmalı görüntüler elde edilmesi planlanıyor. Kuzey kutbuna ait ilk veriler hâlihazırda aktarım aşamasında. Ancak yalnızca şu ana kadar elde edilen görüntüler bile, Güneş fiziği açısından büyük bir dönüm noktası olma potansiyeli taşıyor. Ve her yeni adımda Güneş’i biraz daha yakından tanıyacağız. Önümüzdeki yıllarda bu görev sayesinde yalnızca Güneş’i değil, yıldızların genel davranışlarını da daha derinlemesine anlayabiliriz. Çünkü unutmayalım: Güneş, evrendeki milyarlarca yıldızdan yalnızca biri; ama bize en yakın olanı.


© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo