Haber kapak görseli
Genel
4 dk okunma süresi
HELLO!

Izu Ani: “Bir restoranı unutulmaz yapan, insanlara hissettirdikleridir”

İçeriği Paylaş

Dubai’den Londra’ya uzanan başarılı gastronomi yolculuğunu şimdi Bodrum’a taşıyan şef Izu Ani, Gaia’nın Türkiye’deki ilk adresini, Bodrum’un ilham veren ruhunu ve mutfağının temelini oluşturan sade ama güçlü lezzet anlayışını HELLO! için anlattı.

Hazırlayan: Sinem Kın

Akdeniz mutfağını çağdaş bir bakışla yorumlayan Gaia, dünyanın ardından şimdi Bodrum’da misafirlerini ağırlıyor. Mandarin Oriental Bodrum’da kapılarını açan restoranın kurucusu ve şefi Izu Ani’ye göre iyi bir restoran yalnızca lezzetli tabaklar sunmuyor; atmosferi, misafirperverliği ve yarattığı duyguyla hafızalarda yer ediyor. Yerel ürünlere duyduğu saygıyı, sadeliği merkezine alan mutfak anlayışını ve Bodrum’un neden Gaia için ‘doğru adres’ olduğunu anlatan Izu Ani ile gastronomiye dair ilham veren bir sohbet gerçekleştirdik.

HELLO!: Gaia bugün Dubai’den Londra’ya, Monako’dan Miami’ye uzanan güçlü bir marka haline geldi. Türkiye’deki ilk adresiniz için neden Bodrum’u seçtiniz? Bodrum’un sizi en çok etkileyen yönü ne oldu?

Izu Ani: Bodrum, Gaia için doğal bir yuva gibi hissettirdi. İlk ziyaretimden itibaren hem doğasına hem de eşsiz güzelliğine hayran kaldım. Bodrum’un zamansız bir ruhu var ve bu ruh, Gaia’nın felsefesiyle birebir örtüşüyor. Bizim için doğru lokasyonu ve doğru iş ortaklarını bulmak her zaman çok önemli. Mandarin Oriental Bodrum bize ikisini de sundu. Burası Bodrum’un en etkileyici noktalarından biri. İlk kez bu alana indiğimde, Gaia’yı burada çok net hayal edebildim. Üstelik burası denizle iç içe olan ilk Gaia restoranı. Burada deniz de deneyimin bir parçası haline geliyor. Daha ilk andan itibaren doğru yer olduğunu hissettim.

HELLO!: Basın bildiriminizde Bodrum’un ‘sade ve gösterişten uzak güzelliğinden’ bahsediyorsunuz. Sizce bu ruh gastronomi deneyimine nasıl yansıyor?

I. Ani: Gerçek lüks sadelikte saklıdır. Bodrum’un kendine özgü bir güzelliği var. Kendini göstermeye çalışmıyor ve onu özel yapan da tam olarak bu. Buradaki her şey doğayla uyum içinde. Gaia Bodrum da aynı anlayışı benimsiyor. Önce bulunduğumuz çevreyi tanıyor, sonra ona uyum sağlıyoruz. Kaliteli malzemeler kullanıyor, onlara saygıyla yaklaşıyor ve mümkün olduğunca doğal halleriyle sunuyoruz. Elinizde çok iyi bir balık varsa ona fazla müdahale etmeniz gerekmez. Şefin görevi bazen geri çekilmek ve malzemenin kendi hikayesini anlatmasına izin vermektir. Deniz kenarında yemek yemek insanları zaten daha rahat ve paylaşımcı bir ruh haline sokuyor. Gaia’nın özü de tam olarak bu.

HELLO!: Gaia’nın başarısının temelinde sizce ne var? Bir restoranı unutulmaz yapan nedir?

I. Ani: İnsanlar bir mekandan ayrıldıktan sonra en çok orada nasıl hissettiklerini hatırlar. Misafirperverlik; insanları evinizde ağırlamak, ihtiyaçlarını söylemeden önce hissetmek ve ister ilk kez gelsin ister müdavim olsun, herkese kendini özel hissettirmektir. Atmosfer, ekip, enerji, yemek ve gösterilen özen doğal bir şekilde bir araya geldiğinde unutulmaz deneyimler ortaya çıkar. Misafirler güzel bir anıyla ayrılıyorsa bizim için başarı budur.

HELLO!: Menünüzü oluştururken hangi lezzetleri ve hikayeleri ön plana çıkarmak istediniz?

I. Ani: Gaia’nın temel menüsü tüm şubelerinde aynı kalıyor ancak bulunduğumuz coğrafyanın ürünlerine göre her zaman uyarlıyoruz. Felsefemiz değişmiyor. Malzemeler, hava ve deniz bile lezzeti etkiliyor. Bu yüzden Bodrum’da Dubai ya da Londra’dakiyle tamamen aynı şekilde yemek yapamayız. Her lokasyon kendi karakterini taşıyor. Her zaman yerel ürünlerle başlıyoruz ve Bodrum bu konuda oldukça zengin. Bizim için mesele bir tarifi birebir uygulamak değil; malzemeyi tanımak, onu anlamak ve doğal lezzetini ön plana çıkarmak. Denizin hemen yanında olmak zaten bambaşka bir atmosfer yaratıyor. Buraya gelen insanların çoğu tatilde ve bizim görevimiz de rahat, cömert ve akılda kalan bir deneyim sunmak. Akdeniz kültürü her zaman sade lezzetlerin aynı sofrada paylaşılması üzerine kuruludur.

HELLO!: Sürdürülebilirlik ve yerel üreticiyle çalışmayı mutfağınızda nasıl uyguluyorsunuz?

I. Ani: Sürdürülebilirlik saygıyla başlar. Malzemeye, üreticiye ve her ürünün arkasındaki emeğe saygı duymak gerekir. Menümüz bize ulaşan ürünlerin kalitesine göre sürekli şekillenir. Sırf menüde yer aldığı için bir yemeği servis etmeyiz. Misafirimize en iyisini sunmak bizim sorumluluğumuz. Bazen belirli bir ürünün kalitesinden memnun olmadığımızda, misafirler talep etse bile o yemeği menüden çıkarıyoruz. Sürdürülebilirlik zorla uygulanacak bir kavram değildir. Her gün verilen doğru kararlarla doğal olarak hayatın bir parçası olmalıdır.

HELLO!: Sizce Bodrum’u uluslararası gastronomi destinasyonları arasında farklı kılan nedir?

I. Ani: Bölgenin doğal güzelliği gerçekten etkileyici. Ancak onu özel yapan tek şey bu değil. Burada çok farklı bir yaşam kültürü var. İnsanlar Bodrum’a yavaşlamak, aileleri ve dostlarıyla vakit geçirmek, doğa ve denizle yeniden bağ kurmak için geliyor. Ayrıca burada çok güçlü bir misafirperverlik ve cömertlik kültürü var. Ben de kendimi buna çok yakın hissediyorum. Bence Bodrum’u dünya gastronomi sahnesinde öne çıkaracak olan en önemli özellik de bu samimiyet.

HELLO!: Bugün sizi hâlâ heyecanlandıran şey nedir?

I. Ani: Bana ilham veren en büyük şey insanlar. Her yeni şehir; yeni kültürler, gelenekler, ürünler ve misafirperverliği farklı yorumlama biçimleriyle geliyor. Çevremdeki insanlardan ve bulunduğum yerlerden sürekli yeni şeyler öğreniyorum. Yeni bir projeye başlarken önce insanların nasıl yaşadığını, nasıl bir araya geldiğini ve misafirperverliği nasıl tanımladığını anlamaya çalışıyorum. Hiçbir zaman bir konsepti olduğu gibi kopyalamayı hedeflemiyoruz. Açtığımız her restoran, bulunduğu yerin ruhuyla birlikte doğal olarak şekilleniyor. Beni bugün hâlâ heyecanlandıran şey de tam olarak bu.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo