
Sezon koleksiyonlarının odağında: Dantel
Hazırlayan: Melda Narmanlı Çimen
Uzun yıllar romantizm, vintage zarafet ve iç giyim estetiğiyle özdeşleşen dantel, 2026-2027 Sonbahar-Kış koleksiyonlarında çok daha güçlü, çağdaş ve iddialı bir kimliğe bürünüyor. Transparanlık artık yalnızca ten göstermek anlamına gelmiyor; katmanlar, ışık oyunları ve vücudun doğal hatlarını öne çıkaran kesimlerle feminenliğin yeni tanımı yapılıyor. Tasarımcılar, danteli kırılgan ve nostaljik bir detay olarak kullanmak yerine onu modern gardırobun merkezine taşıyor; kimi zaman ikinci bir ten gibi vücudu sarıyor, kimi zaman maskülen siluetlerle kontrast oluşturarak beklenmedik bir etki yaratıyor. Dior, Stella McCartney ve Saint Laurent başta olmak üzere sezonun öne çıkan moda evleri, danteli farklı yorumlarla ele alsa da ortak noktaları aynı: Dantel, özgüvenin, zarafetin ve çağdaş kadınlığın en güçlü ifadelerinden biri.
Dantelin en dikkat çekici yorumlarından biri Saint Laurent’de karşımıza çıkıyor. Anthony Vaccarello, ince dantelleri silikonla kaplayarak kumaşa alışılmışın dışında bir yapı kazandırıyor. Böylece dantel, akışkan ve narin görünümünü korurken aynı zamanda heykelsi bir form, hafif parlak bir yüzey ve neredeyse deri hissi veren güçlü bir karakter elde ediyor. Bu teknik, kumaşı hem daha modern hem de daha asi bir noktaya taşıyor. Transparanlık romantik bir kırılganlık yerine kontrollü bir güç hissi yaratıyor.
Dior danteli couture mirasının doğal bir uzantısı olarak ele alıyor. Siyah ve pudra tonlarındaki ince dantel katmanlar, transparan elbiseler ve iç çamaşırını andıran detaylarla birleşirken, ortaya nostaljiye yaslanmayan çağdaş bir zarafet çıkıyor. Stella McCartney ise danteli sürdürülebilir materyaller ve yalın siluetlerle buluşturarak fazla süsten uzak, şehirli ve modern bir feminenlik öneriyor. Böylece aynı kumaş, her markada farklı bir kimliğe bürünüyor; kimi zaman romantik, kimi zaman sert, kimi zaman ise minimalist.
Dolce & Gabbana, danteli her zamanki Sicilya romantizmi ve İtalyan ‘la dolce vita’ estetiğinden beslenerek yorumluyor; ancak bu kez geçmişe nostaljik bir bakış atmaktan ziyade onu günümüzün daha rahat ve şehirli gardırobuna uyarlıyor. Markanın DNA’sının vazgeçilmez parçalarından olan siyah Chantilly danteller, korse detayları, transparan slip elbiseler ve iç giyim referansları yine koleksiyonun merkezinde yer alıyor. Hepsi oversize yün kabanlar, geniş kesim ceketler, erkek gardırobundan ödünç alınmış gömlekler ve kalın trikolarla dengelenerek kullanılıyor. Transparan elbiselerin altından görünen braletler, dantel body’lerin maskülen terzilikle buluşması ve siyahın ağırlıklı kullanımı, koleksiyona hem güçlü hem de son derece İtalyan bir karakter kazandırıyor.
Dantel etkisi bu sezon yalnızca hazır giyimle sınırlı kalmıyor; ayakkabılar da aynı romantik ama güçlü estetiğin bir parçasına dönüşüyor. Korselerden ilham alan bağcık detayları, bu sonbaharın en dikkat çekici ayakkabı trendlerinden biri olarak öne çıkıyor. Prada ve Marni, kontrast renklerle vurguladıkları uzun bağcıklı botlarla bu görünümü podyuma taşırken, Off-White ince topuklu kitten heel modellerinde aynı korse bağcıklarını daha zarif ve feminen bir yorumla kullanıyor. Podyumun dışında ise Jimmy Choo’nun ikonik Scarlett stiletto’larındaki bağcık detayı ve Londra merkezli yeni marka Lili Curia’nın tasarımları, bu romantik dokunuşun lüks ayakkabı dünyasında da hızla karşılık bulduğunun göstergeleri. Sonuç, Viktoryen referansları günümüzün güçlü ve şehirli kadın siluetiyle buluşturan, nostaljiye saplanmadan geçmişten ilham alan yeni bir feminenlik anlayışı.
Sezonun dikkat çeken noktalarından biri de dantelin artık yalnızca gece giyiminin bir parçası olmaması. Transparan dantel etekler kalın trikolarla, dantel body’ler oversize ceketlerle, ince dantel elbiseler ise deri çizmeler ve maskülen paltolarla kombinleniyor. Kontrast yaratma fikri, dantelin etkisini daha da güçlendiriyor. Hassas görünen bir kumaş, sert dokular ve güçlü siluetlerle bir araya geldiğinde çok daha çağdaş bir görünüme sahip oluyor.












