
Kızıldeniz’in derinliklerinde engel tanımayan bir dalış
Su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan, bedensel engelli dalış tutkunu Özgür Akçı ile birlikte Kızıldeniz’in büyüleyici sularına daldı. Geçirdiği trafik kazası sonrası bir ayağını kaybeden Akçı, bu özel dalışta hem kendi sınırlarını aştı hem de Kızıldeniz’in zengin su altı dünyasını keşfetti.
Mercanların Arasında Hayat

Dalış boyunca Kızıldeniz’in eşsiz ekosistemi tüm canlılığıyla görüntülendi. Bölgede sıkça rastlanan vatozlar, anemon balıkları ve rengârenk mercanlar, doğal ortamlarında kayda alındı. Özellikle Kızıldeniz’in simgeleri arasında yer alan vatozların sakin ve zarif süzülüşü, su altı görüntülerine etkileyici bir görsel derinlik kattı.

Ekip, dalışın bir bölümünde 1991 yılında Kızıldeniz’de batan ve çok sayıda insanın hayatını kaybettiği Salem Express yolcu gemisi batığına da indi. Tarihi ve dramatik geçmişiyle bilinen bu batık, Tahsin Ceylan ve ekibi tarafından farklı açılardan görüntülenerek su altının sessiz hafızasına ışık tuttu.
Bir Kazadan Yeni Bir Hayata

Özgür Akçı, yaklaşık 20 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonrası bir ayağını kaybettiğini ve dalışla tanışmasının hayatında bir dönüm noktası olduğunu anlattı. Dalış serüveninin 15 yılı aşkın süredir devam ettiğini belirten Akçı, bu yolculuğun çevresindeki arkadaşlarının yönlendirmesiyle başladığını söyledi.

Yakınındaki DESSAT dalış kulübü sayesinde dalışa adım attığını aktaran Akçı, eğitmenlerinin desteğiyle kısa sürede su altıyla güçlü bir bağ kurduğunu ifade etti.
“Derinlerde Kendimi Tamamen Özgür Hissediyorum”

Dalışın kendisi için yalnızca bir spor değil, aynı zamanda bir özgürlük alanı olduğunu vurgulayan Akçı, engelli bireylerin mutlaka dalışla tanışması gerektiğini dile getirdi.
“Suyun altı benim için bambaşka bir dünya. Tahsin Ceylan hocam eşliğinde Kızıldeniz’de dalmak, bugüne kadar yaşadığım en özel deneyimlerden biri oldu. Suya girdiğim anda kazanın bıraktığı tüm eksiklikleri unutuyorum. Balıklarla birlikte yüzmek, mercanların arasında süzülmek tarifsiz bir mutluluk. Derinlere özgürce dalmanın heyecanı kelimelerle anlatılamaz,” dedi.
“Mavi Sular Özgürlüğün Adresi”

Tahsin Ceylan ise dalışın hiçbir engel tanımadığını vurguladı. Herkesin potansiyel bir engelli adayı olduğuna dikkat çeken Ceylan, su altının eşitlik duygusunu güçlendiren bir alan olduğunu söyledi.

“Dilerim ki mavi sular her zaman Özgür’e özgürlük getirsin. Biz de her koşulda onun yanında olmaya devam edeceğiz. Suyun altında ayrım yok; burada herkes eşit ve özgür,” ifadelerini kullandı.

Ceylan, bu özel dalışta su altı görüntüleme çalışmalarına destek veren su altı fotoğrafçısı Taner Şahakalkan ile ScubaBay ekibine teşekkür etti.












