
Menopozda kalp sağlığı: Kalp krizi riskini azaltmak için nelere dikkat etmeli?
Hazırlayan: Deran Çetinsaraç
Günümüzde sağlık yaklaşımı “önlemek” üzerine şekilleniyor. Tüm longevity çalışmaları aslında sağlıklı kalma halini uzatabilmeyi hedefliyor. “Kendine İyi Bak” isimli kitabıyla okuyucuya ulaşan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ebru Özenç, önlemek tedavi etmenin en önemli basamağıdır diyor. Risk taşıdığınız bir durum gerçekleşmeden önlem almanız gerektiği uyarısında bulunan Uzm. Dr. Özenç’ten kadınlar için dünyada ölümlerin ilk sırasında yer alan kalp-damar hastalıklarını ve bunun menopozla ilişkisini konuştuk. Menopoz sonrası kalp-damar hastalıkları riskinin belirgin şekilde arttığını belirten Uzm. Dr. Özenç, biyoeşdeğer hormon tedavilerinden kas yoğunluğuna kadar önemli bilgiler paylaştı.

Kadınlarda kalp damar hastalığı sıklığı nedir?
Dünya genelinde ölümlerin en sık sebebi günümüzde halen kalp damar hastalıklarıdır ve bu durum hem erkek hem de kadınlar için geçerli. Oran olarak baktığımızda her üç kadından biri kalp damar hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor. Özellikle menopoz sonrası ise risk belirgin şekilde artıyor.
Menopoz sonrası risk neden belirgin şekilde artıyor?
Menopoz öncesi yaşlardaki kadınlara göre erkeklerde kalp krizi riski daha fazlayken, menopoz sonrası bu risk her iki cinsiyette neredeyse eşitleniyor. Bunun sebebi menopoza kadar, kadınlarda östrojen hormonunun kalp krizine karşı koruyucu etkileridir. Yani östrojen hormonu kalp sağlığı için koruyucu görev görüyor. Menopoz demek; kadında östrojen üretiminin bitmesi demek. Erken menopoza girmek bu noktada riskin daha erken artması anlamına geliyor.
Erken menopoza giren kadınlarda kalp krizi riski ne kadar artıyor?
Menopoza girme yaşı ortalama 50 yaş civarı. Erken menopoz demek; 40 yaş civarı menopoza girmek anlamına geliyor. Özellikle 40 yaşından önce menopoza giren kadınlarda normal yaşta menopoza girenlere göre kalp damar hastalıkları riski yaklaşık yüzde 40 daha fazla oluyor. Bazı çalışmalarda bu riskin yüzde 50-55 kadar arttığı gösterildi. Bunun nedeni östrojen hormonunun erken kaybedilmesi.
Östrojen hormonu bu kadar önemli mi?
Tabii; östrojen hormonu kalp damarlarını koruyucu, iyi kolesterolü destekleyici, iltihaplanmayı azaltıcı ve damar sertliğini yavaşlatıcı etkiler gösterir. O kadar önemli bir hormon. Kadınlar için mucizevi hormon diyebiliriz. Ancak riski arttıran birtakım ek faktörler de var; ailede erken yaş kalp krizi olması, sigara kullanımı, hareketsizlik, fazla kilo, insülin direnci, yüksek tansiyon erken menopozda kalp krizi riskini daha da arttırıyor.
Menopozda uygulanan hormon yerine koyma tedavisi kalp krizi riskini düşürür mü?
Evet, hem de belirgin şekilde riski düşürüyor. Özellikle erken menopozda hormon yerine koyma tedavisinin vakitlice başlanması hem kemik sağlığı hem de kalp sağlığı için önemli yere sahip. Sadece sıcak basması gibi menopoz şikayetleri hormon tedavisi için karar verdirici faktör değil. Menopozun ilk 10 yılında başlanan tedavinin damar fonksiyonları üzerine daha olumlu etkileri olduğu gösterildi. İlk iki yıl bu noktada kritik oluyor. Buna karşılık ileri yaşta başlanan tedavi ise kalp krizine karşı koruyucu değil.
Biyoeşdeğer hormon tedavileri nedir? Sentetik hormonlar ile arasında ne fark var?
Biyoeşdeğer hormonlar ülkemizde henüz yeni yeni yaygınlaşıyor. Kadınlar arasında bilinirliği maalesef yeterli değil. Biyoeşdeğer hormonların kimyasal yapısı kadın vücudundaki doğal üretilen hormonla aynı. Sentetik hormonların yapısı ise doğal hormonla aynı değil, sadece etkileri benzer ama tamamen aynı olmuyor.
Kadınlar menopozda hormon tedavisinden neden korkuyor?
Sentetik hormonların tedavide kullanıldığı zamanlarda kanda pıhtılaşma ve meme kanserine yatkınlık riskiyle ilgili artış uyarıları vardı. Bu da halk arasında tedaviye karşı direnç ve isteksizlik yaratıyordu. Biyoeşdeğer hormonlarla beraber bu konudaki korkular azaldı. Hatta yakın zamanda FDA tarafından yayınlanan bildiri, bu korkulara karşı rahatlatıcı ve teşvik edici oldu. Özellikle jel veya bant şeklinde kullanılan transdermal estradiol, FDA onaylı sık önerilen kombinasyondur.
Her premenopoz ve menopozdaki kadın biyoeşdeğer hormon almalı mı?
FDA, tedaviyi teşvik etmekle beraber hangi seçeneğin uygun olduğunu kişiselleştirilmiş bir şekilde karar verilmesini öneriyor. Kadının yaşı, menopoz süresi, rahmin olup olmaması, pıhtı öyküsü, meme kanseri riski gibi faktörlere göre kişiye özel tedavi kararı verilmeli. Doktor-hasta işbirliği bu noktada çok önemli.
Kadınlar perimenopoz hakkında yeterince farkındalığa sahip mi?
Kadın sağlığının en önemli ve en kritik evresi perimenopoz olarak kabul ediliyor; yani menopoza girmeden önceki birkaç yıl ve menopoza girdikten sonraki birkaç yıl. Bir kadın bu evrede ne kadar kendine dikkat eder ve önleyici yaklaşımlarla sağlık planlamasını yaparsa o kadar kaliteli ve hastalıksız yaşar. Kalp hastalıklarından kansere, ruh sağlığından kemik sağlığına kadar her şey bu dönemde doğru önlem alınarak daha hastalık olmadan engellenebilir. En iyi tedavi önlemek! Yaşam tarzı düzenlemeleri ve tıbbi tedaviler bu planlamanın parçaları.
Menopozdaki kadınlara hormon tedavisi dışında önerileriniz olur mu?
Menopoza girmek üzere olan veya girmiş olan kadınların mutlaka egzersiz yapması gerekiyor. Kasların korunması sağlıklı yaşam için çok önemli. Özellikle yaşa uygun ağırlık antrenmanları sayesinde kasların korunmasının hem uzun, hem de kaliteli yaşam için önemli olduğu son yıllarda özellikle vurgulanıyor. Kaliteli uyku ömrü uzatır, ruh sağlığına iyi gelir. Akdeniz tipi beslenme en önemli beslenme modeli olarak kabul ediliyor. Şekerli ve işlenmiş yiyeceklerin azaltılması, yeterli su içilmesi, tempolu yürüyüş, güneş ışığı alınması, stres kontrolü için yürüyüş ve nefes egzersizleri yapılması faydalıdır ve ihmal edilmemelidir.

Sağlıklı Yaşamı Popüler Söylemlerden Kurtaran Bir Rehber: Kendine İyi Bak
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ebru Özenç, yeni kitabı “Kendine İyi Bak: Sağlıklı Yaşam Rehberi” ile sağlıklı yaşam konusunu popüler söylemlerin ötesine taşıyor. Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan eser, kolay uygulanabilir önerilerle birlikte bilimsel temele dayalı bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Son yıllarda “uzun yaşam”, “detoks”, “mucize diyet”, “anti-aging” ve “tek doğru beslenme modeli” söylemleri hızla yaygınlaştı. Kitap ise ezber bilgiler yerine kişiye özel planlamayı savunurken kişi özelinde doğruları işaret ediyor. Uzm. Dr. Özenç, genetik haritalamadan farmakogenetiğe, inflamasyon kavramından uzun yaşama, kalp-damar risklerinden yapay zekâ destekli sağlık teknolojilerine, kadın sağlığından erkek sağlığına, spordan kilo vermeye kadar geniş bir çerçevede sağlık konularını ele alıyor.












