Haber kapak görseli
Genel
2 dk okunma süresi
Ceo Life

"Yeni bir ekonomik çağın eşiğindeyiz"

İçeriği Paylaş

Eski İngiltere Maliye Bakanı Philip Hammond zirvede özel konuşmacı olarak yer aldı. Küreselleşmenin otuz yıllık altın çağının neden sona erdiğini, verimlilikten güvenliğe kayan yeni ekonomik dengeyi ve bu türbülansta Türkiye’nin önüne çıkan kritik fırsat penceresini değerlendirdi.

"ABD, stratejik bir gecikmenin ardından Çin’in artan ekonomik gücünün kaçınılmaz olarak stratejik bir güce dönüşeceğini fark etti. Modern dijital ekonominin teknolojilerinin doğrudan askeri uygulamalara sahip olması ve ABD'nin bazı alanlarda liderliğini sürdürmekte zorlanması bu farkındalığı hızlandırdı. 2015 yılından itibaren, ABD sistemi içerisinde bu yönde artan emareler gözlemlemeye başladım."

Küreselleşmenin Duraklaması ve Geriye Gidiş

"Ekonomik faktörler, güvenlik endişeleri, siyasi baskılar ve jeopolitik risklerin birleşimi, yaklaşık otuz yıl süren hızlandırılmış küreselleşme sürecini fiilen durdurmuş ve tersine çevirmiştir."

Tedarik Zincirleri

"Karmaşık tedarik zincirleri ve tam zamanında (just-in-time) üretim sistemleri, her zaman ekonomik verimlilik ile endüstriyel dayanıklılık arasında bir denge olmuştur. Ancak COVID-19 bu dengeyi kökten değiştirdi. İlk sonuç, dayanıklılığın verimliliğin önüne geçmesi oldu ve bu durum küreselleşmenin büyümesini neredeyse durma noktasına getirdi. Hükümetler, yatırımcılar ve müşteriler artık üretimin sürekliliğine dair garantiler talep etmeye başladı."

Akıllı Üretim ve Yerelleşme Trendi

"Küreselleşmeden geri çekilmeyi hızlandıran daha uzun vadeli bir trend daha var: Akıllı üretim teknolojileri... Giderek esnekleşen ve robotik hale gelen üretim hatları, küçük ölçekli, hatta kişiye özel üretimi verimli kılıyor; böylece ölçek ekonomilerinin önemini sarsıyor. Uzun süredir otomotiv sektöründe görülen bu özelleştirilmiş üretim modeli, dijitalleşme, yapay zeka ve gelişmiş robotik sayesinde artık diğer endüstrilere de yayılıyor."

Bölgeselleşme ve Türkiye İçin Fırsatlar

"Bazı sektörler için bölgeselleşme veya yakın coğrafyalarda üretim, güvenlik ve verimlilik arasında dengeli bir çözüm sunabilir. Ancak bazı stratejik ürün ve hizmetlerde dünya, geri dönüşü olmayan bir noktayı geçmiş gibi görünüyor. Bu alanlarda siyasi tercih, maliyeti ne olursa olsun ulusal özerklikten yanadır.

Türkiye perspektifinden bakıldığında çarpıcı bir fırsat söz konusu: Eğer AB şirketlerinin üretimlerini yakın coğrafyalara kaydırması, AB içi üretime kıyasla maliyet ve güvenlik arasında daha dengeli bir alternatif sunarsa, Türkiye’nin AB tedarik zincirlerinde ucuz Çin seçeneklerinin yerini alma potansiyeli artabilir. Benzer bir durum, siyasi engeller aşılabilirse ABD için Meksika örneğinde de geçerli olabilir."

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo