Haber kapak görseli
Genel
2 dk okunma süresi
Tempo Travel

Denizden dağlara: Amasra (Bartın) - Cide, İnebolu, Küre Dağları (Kastamonu) rotası

İçeriği Paylaş

Karadeniz’in güzeller güzeli kasabası Amasra’dan çıkan yol, kendini Kastamonu’nun sahillerine ve dağlarına vuruyor.

Amasra’dan Kastamonu’ya gitmek algının kapılarını sonuna kadar açmak demek. Sabah şafak sökerken denizden dönen balıkçılar, denize nazır yükselen Bizans kaleleri, ayağınızın altında hışırdayan yapraklar, ağaçların arasında kaybolan patikalar, dalların arasından süzülen kızıl bir ışık…

Burada dünya bir camdan kürenin içi gibi masalsı. Antik Paflagonya Krallığı’nın büyük kentlerinden biri olan Amasra, denize doğru uzanan bir burna kurulmuş, güzel bir şehir. Bugün şehirde Cenevizliler zamanından kalan kalesi, iskeleleri, adası ve balıkçılarıyla kendine ve ilkbahara özgü bir kasaba.

Nazım Hikmet’in şiirindeki “evleri birbirine giren şehir” olarak bilinen İnebolu’nun sessiz ve rahatlatıcı bir görünümü var. Kıyıya dimdik inen dağların arasındaki küçük koyları ve uzun sahiliyle Cide, Karadeniz’in en güzel kasabalarından biri. Buraya elinizde bir Cideli olan Rıfat Ilgaz’ın ‘Sarı Yazma’ kitabıyla gelin.

Küre Dağları’na ise ayrı bir parantez açmak lazım. Kastamonu’nun dağlarında Kampçıların uğrak yeri Valla ve Çatak kanyonları, içinde sarnıçlar, mezarlar, kiliseler barındıran Ilgarini Mağarası, mor çiğdemlerle bezenen yaylalarıyla burası bir ilkbahar krallığı. İnebolu ve Amasra’da hamsinin, lüferin, barbunun en tazelerini yiyebilirsiniz.

Ayrıca Kastamonu pazarlarında satılan mantarlardan satın almayı ihmal etmeyin. 15’inci yüzyılda deve kervanlarının konakladığı Kastamonu’nun merkezindeki Deve Hanı’nda yöre yemeklerinin tadına bakmak eşine az rastlanır bir deneyim.

Yazı: Erdal İpekeşen

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo