
Likya yolu üzerinde: Fethiye-Kaş-Olimpos rotası
Fethiye, Kaş ve Olimpos arasında uzanan Likya yolu, sadece gezip güneşin ve denizin tadını çıkarabileceğiniz bir rota değil, aynı anda zamanda yolculuk edebileceğiniz, sırtınızı dağlara verip denize bakarak, bir arkeolog veya bir filozof gibi düşüncelere dalabileceğiniz bir rota.
Kayaköy, Fethiye’deki terk edilmiş Rum köyü, bugün canlı bir müze. Sonbahar sabahlarında üzeri sisten bir sır perdesiyle örtülüyor ve insanı iliklerine kadar ürpertiyor. Burada kamp yapabilir ve günübirlik yürüyüşlere çıkabilirsiniz. Kekova’da nereye baksanız gözünüze lahitler çarpıyor. Bazıları denizin içinde, bazıları dışında.
Helenistik dönemde inşa edilmiş bir kale yükseliyor tepede. Burasının eski ismi Simena ve en büyük özelliği, kentin büyük kısmının sular altında kalmış olması. Dünya üzerinde, harabeler arasında kano zevkini yaşayabileceğiniz nadir yerlerden biri.

Olimpos, ormanın içine gömülmüş bu antik kent, bir zamanlar korsanlara aitmiş. Bugün bile kalıntılar arasında dolaşırken, o eski karanlık korku hissediliyor. İlkbaharda yağmur yağdığında yeşilin ve taşların rengi iyice ortaya çıkıyor.
Buradan çıkıp Adrasan yakınlarındaki Gelidonya Feneri’ne yürüyebilir, efsaneye göre Likya kahramanı Bellerophon’un, Kimera adındaki canavarı yendiği, taşların arasından alevler çıkan Yanartaş’a çıkabilirsiniz. Çıralı sahilindeki balıkçı restoranlarında zıpkınla avlanan taptaze lagoslardan ve bahçeden toplananlarla yapılmış salatalardan yiyebilirsiniz.
Yazı: Erdal İpekeşen












