Haber kapak görseli
Yaşam
3 dk okunma süresi
İstanbul Life

İlber Ortaylı’nın İstanbul rotası: Bir tarihçinin gözünden şehir

İçeriği Paylaş

İlber Ortaylı’nın İstanbul’u keşfetmek isteyenler için önerdiği rota ve şehir üzerine düşünceleri. Tarihçinin gözünden İstanbul sokakları.

Türkiye’nin en önemli tarihçilerinden biri olan İlber Ortaylı, 13 Mart 2026’da hayatını kaybetti. Yıllar boyunca tarih bilgisini sadece akademiyle sınırlamayan Ortaylı, televizyon programları, konferanslar ve kitaplarıyla geniş kitlelere ulaştı. Onu dinleyen herkes, tarihin sadece geçmişi anlatan bir alan olmadığını; şehirleri, insanları ve gündelik hayatı anlamanın da bir yolu olduğunu fark etti.

Ortaylı’nın özellikle İstanbul üzerine yaptığı yorumlar, şehre bakış açısını değiştiren nitelikteydi. Tarihçi, sosyal medya hesabında da sık sık İstanbul’un sokaklarını, mahallelerini ve tarihsel katmanlarını anlatan paylaşımlar yapıyordu. Bu paylaşımlardan biri, onun İstanbul’u nasıl gezmek ve anlamak gerektiğine dair önerilerini içeriyor.

Aslında bu yazı yalnızca bir gezi rotası değil. Aynı zamanda İstanbul’u bir tarih kitabı gibi okumaya davet eden bir çağrı.

İlber Ortaylı’nın İstanbul rotası

İlber Ortaylı’nın kendi sözleriyle İstanbul’u keşfetmek isteyenlere önerdiği rota şöyle:

• İstanbul’da şüphesiz Divanyolu ve etrafındaki sağa ve sola sapan sokaklar önemlidir. Mahmud Paşa Çarşısı veya Divanyolu’ndan güneye doğru Tavukyolu dediğimiz yer, Kumkapı civarı önemli gezinti mahalleridir.

• Eski İstanbul’un içinde üç hat vardır. Bizans’ın Roma devrinde Mese denen, Osmanlı’da Divanyolu adını taşıyan yol çatallaşır. Bunlardan Topkapı’ya giden bölüm, eskiden Yedikule’nin içinden geçerdi. Vatan ve Millet caddeleri diye ikiye ayrıldı. Eski İstanbul’un topoğrafyasını bunlar mahvetti.

Edirnekapı’ya giden yol da aynı akıbete uğramıştır. Fakat burada Fatih üzerinden Edirnekapı’ya ve Karagümrük’e uzanan hat bizim için önemlidir. Bunun üzerine tetkikler bulunmalı, mevcut kayıtları okumalı ve bir yandan da kendiniz not tutmalısınız.

• Sur boyunda yürümeyi ise unutmayın: Ayvansaray’dan başlayarak Yedikule’ye kadar bu hattı takip etmelisiniz. İkinci etapta, Yedikule-Ahırkapı arasını yürüyerek surların güney kısmını, ayrı bir günde de Eminönü’den Balat’a yürüyerek Haliç kıyısını tamamlamalısınız.

• Aynı şeyi Galata Surları için de, yani Şişhane ve Tophane arasındaki mıntıkada yapabileceğiniz gibi Beyoğlu, İstiklâl Caddesi’nin ise sadece caddesine değil, sağlı-sollu sokaklarına da girip çıkıp not tutmalısınız.

• Taksim’den sonrası klasik İstanbul değildir. Onların hepsi 19’uncu ve 20’nci yüzyıl İstanbul’udur. Hâlbuki insanlar bir dönem oraya kapaklandılar. Bugün ise daha beter... Artık İstanbullular, İstanbul’da yaşamadıklarının farkında değiller; acayip semtlerde, temerküz noktalarının etrafında gün geçiriyorlar.

(#insangelecegininasilkurar kitabından alıntı.)

Bir şehri yürüyerek anlamak

Ortaylı’nın bu önerileri aslında bir turistik rota değil. Tarihçinin yaklaşımında İstanbul’u anlamanın yolu, şehrin içinde yürümekten geçiyor. Sokakları görmek, mahalleleri keşfetmek ve hatta not tutmak bu yöntemin bir parçası.

Özellikle Divanyolu hattı, Bizans dönemindeki Mese yolunun devamı olması nedeniyle İstanbul’un en önemli tarih akslarından biri. Bu yol üzerinde yürürken Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin izlerini aynı anda görmek mümkün.

Benzer şekilde sur hattı boyunca yapılan yürüyüşler de şehrin savunma sistemini ve yerleşim tarihini anlamak için önemli ipuçları veriyor.

Ortaylı’nın İstanbul’a bakışı

İlber Ortaylı, İstanbul’u sadece bir metropol olarak değil, katman katman bir tarih sahnesi olarak görüyordu. Ona göre şehri gerçekten tanımak isteyen biri, sadece ana caddeleri değil ara sokakları da gezmeliydi.

Bu nedenle Ortaylı’nın önerdiği rotada bir tur rehberi disiplini yok. Onun yerine merak, gözlem ve not alma alışkanlığı var. Tarihçi, şehirle bağ kurmanın yolunun tam da bu olduğunu savunuyordu.

Bir tarihçinin bıraktığı şehir rehberi

Ortaylı’nın kitaplarında ve konuşmalarında İstanbul her zaman ayrı bir yere sahipti. Onun anlatımıyla şehir, sadece geçmişin izlerini taşıyan bir mekân değil; aynı zamanda bugünü anlamanın da anahtarıydı.

Bugün geriye dönüp bakıldığında bu tür paylaşımlar, yalnızca bir sosyal medya notu değil. Aynı zamanda İstanbul’u keşfetmek isteyenler için küçük ama değerli bir rehber.

Belki de Ortaylı’nın en önemli mesajlarından biri şuydu: Bir şehri gerçekten tanımak istiyorsanız, önce yürümeyi öğrenmelisiniz.

Yazı: Harika Pelin Şengül

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo