
M.K. Perker LIVE ile üretim sürecini sahneye taşıyor
Pilot Galeri, uluslararası çizgi roman ve illüstrasyon dünyasının öne çıkan isimlerinden M.K. Perker’i, alışılmış sergi anlayışının dışına çıkan performatif bir projeyle ağırlıyor. 27 Ocak – 28 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek LIVE adlı sergide sanatçı, beş hafta boyunca eserlerini galeride, izleyicilerin önünde üretiyor. Ziyaretçiler tamamlanmış işler yerine, üretimin kendisiyle karşılaşıyor.
Sergi mekânından deneyim alanına dönüşüm
LIVE, Pilot Galeri’yi klasik bir sergi alanı olmaktan çıkararak yaşayan bir deneyim mekânına dönüştürüyor. Süreç ilerledikçe boş çerçeveler doluyor, mekân loşluktan aydınlığa evriliyor. İzleyici yalnızca izleyen konumunda kalmıyor; bekleyen, tanıklık eden ve sürecin bir parçası hâline gelen aktif bir role geçiyor. Her ziyaret, sanatçının o ana özgü üretimiyle şekillenen, tekrarı olmayan bir deneyime dönüşüyor. Sergi, sonucu değil, oluş hâlini merkeze alan tersinden işleyen bir yapıyla kurgulanıyor.
Canlı üretim ve eş zamanlı izleme
Sergi süresince M.K. Perker her gün galeride yer alıyor ve izleyicileri her seferinde farklı bir üretim anıyla karşılıyor. Bu sayede sergi, sabit bir zaman dilimine değil, iç içe geçen farklı zaman akışlarına yayılıyor. Aynı sergiyi iki kez ziyaret edenler, kaçınılmaz olarak iki farklı sürece tanıklık ediyor. Sanatçının canlı çizim süreci, arkasında konumlanan büyük bir ekran üzerinden gerçek zamanlı olarak izlenebiliyor. Böylece izleyici, bir eserin nasıl ortaya çıktığını doğrudan ve eş zamanlı biçimde deneyimliyor.
El ile üretim ve sonuç odaklı algının sorgulanması
Yapay zekâ destekli görsellerin hızla üretildiği ve tüketildiği bir dönemde LIVE, el ile üretmenin bugün nerede durduğuna dair bir sorgulama da sunuyor. Sergi, sanat üretimine yönelik “sonuç” odaklı bakışı tartışmaya açıyor. M.K. Perker, izleyiciyi hazır bir eserle değil; düşüncenin, hatanın, karar anlarının ve yaratımın ham enerjisiyle baş başa bırakıyor. Bu yaklaşım, sanatı bir nesneden çok bir eylem ve anda olma deneyimi olarak konumlandırıyor.
Üretimin görünmeyen yüzü izleyiciye açılıyor
LIVE kapsamında ziyaretçi, yaratım sürecinin sessiz bir ortağı ve zamanın tanığına dönüşüyor. Bir çizginin ortaya çıkış anı, bir fikrin kâğıt üzerinde şekillenmesi ve sanatçının yoğun konsantrasyonu doğrudan izlenebiliyor. Sergi, sanatın kapalı kapılar ardında üretilen “sihirli” yönünü değil; emek, kararlılık ve süreklilikle kurulan samimi ilişkiyi öne çıkarıyor. Uzun yıllara yayılan atölye pratiğini kamusal alana taşıyan Perker, mahremiyet ile performans, planlama ile doğaçlama arasındaki gerilimi görünür kılıyor.
Çok katmanlı bir imge dünyası
Sanatçı, izleyiciyi ütopik ve distopik sahnelerin iç içe geçtiği bir evrene davet ediyor. Kargalar, kuşlar, balıklar, dev tavşanlar, sokaklar ve rüyalar bu dünyada yan yana geliyor. Goya resimleriyle siberpunk edebiyatın buluştuğu bu zihin haritasında izleyici, sanatçının çizdiği beyaz tavşanları takip ederek ilerliyor. Mad Max çöllerinden uzay yaratıklarına, New York metrolarından İstanbul kedilerine uzanan bu çok katmanlı evren, LIVE sergisinde izleyici önünde şekillenen canlı bir yolculuğa dönüşüyor.
Mekân tasarımı sürecin bir parçası
Serginin mekânsal kurgusu, Mozaik Design iş birliğiyle hazırlanan özel bir tasarımla destekleniyor. Üretim ilerledikçe mekân da dönüşüyor; ışık düzeni, yerleşim ve atmosfer değişiyor. Bu tasarım yaklaşımı, izleyicinin dikkatini sonuca değil sürece yönelten sakin ama yoğun bir izleme deneyimi yaratıyor. Sergi, yalnızca eserlerle değil, mekânın kendisiyle de yaşayan bir yapı hâline geliyor.
Sergi sürecine eşlik eden deneyimler
Beş haftaya yayılan sergi boyunca, JDE Peet’s Türkiye bünyesindeki L’OR Espresso, sunduğu ikramlarla LIVE sergisine eşlik ediyor. Bu katkı, galeride geçirilen zamanı destekleyen tamamlayıcı bir deneyim sunuyor. Sergi, tüm eserlerin tamamlanıp bir arada görülebileceği bir final günüyle sona ererken, geride zamana yayılan kolektif bir hafıza bırakıyor.
M.K. Perker hakkında
1972 yılında İstanbul’da doğan M.K. Perker, Türkiye’nin uluslararası alanda en tanınan çizerlerinden biri olarak öne çıkıyor. Nostalji ile çağdaş estetiği bir araya getiren üretimleri; film, müzik, reklam, tarih ve popüler kültürden beslenen özgün bir görsel dünya oluşturuyor. Low Brow Art akımına yakın duran işleri, klasik figüratif unsurları gerçekçi, abartılı ve zaman zaman sürreal bir anlatımla buluşturuyor.
Otuz beş yıla yayılan üretim pratiği iki ana alanda gelişiyor. Çizgi roman, Perker’e gerçeklik dışı karakterler ve evrenler yaratma özgürlüğü sunarken; editoryal illüstrasyon çalışmaları, güncel dünya ve siyaseti kendine özgü mizah diliyle yorumlamasına olanak tanıyor. Bu çok yönlü yaklaşım, sanatçının ayırt edici ve güçlü bir görsel dil oluşturmasını sağlıyor.
Eserleri bugüne kadar The New York Times, The Wall Street Journal, The New Yorker ve Mad Magazine gibi uluslararası yayınların yanı sıra Türkiye’de Gırgır, Leman, Milliyet ve Sabah gibi mecralarda yer aldı. DC Comics Vertigo için hazırladığı Air ve Cairo çalışmalarıyla Eisner Ödülleri’ne aday gösterilen Perker, Uluslararası İllüstratörler Derneği’nin ilk ve tek Türk üyesi olma unvanını taşıyor. Sanatçı, hâlen Hürriyet gazetesinde günlük çizerlik yapıyor ve kurucularından olduğu Karakarga Yayınları’nın genel yayın yönetmenliğini sürdürüyor.












