
Evine Yeni Bir Nefes: Jotun’un “Yaşayan Mekanlar” Koleksiyonu
Renkler, yaşadığımız alanları sadece görsel olarak değil, duygusal olarak da dönüştürür. Seçtiğimiz tonlar, evin atmosferini belirlerken ruh halimizi ve enerjimizi de etkiler. Ancak birçok kişi için duvar rengi seçmek, keyifli bir tasarım süreci olmaktan çok, nereden başlanacağını bilemediği bir kararsızlık dönemine dönüşür.

Jotun’un 2026 yılına özel hazırladığı “Yaşayan Mekanlar” koleksiyonu, renklerin farklı mekanlarda nasıl bir atmosfer yarattığını üç ana tema üzerinden gösteriyor: Zamanın Akışı, Dinginliğin Sanatı ve Keyifli Yaşam. Her tema, sekiz renkten oluşan özel bir paletle farklı bir duyguyu temsil ediyor.
Zamanın Akışı: Klasik ve Zarif Mekanlar

Koleksiyonun bu teması, zamansız ve karakterli bir atmosfer yaratmak isteyenlere hitap ediyor. Derin kırmızılar, mat yüzeylerle birleştiğinde mekana sofistike bir dokunuş kazandırıyor. Altın pembeler ve sıcak tonlardaki detaylar, klasik parçalar ve sanat objeleriyle mükemmel bir uyum oluşturuyor.
Dinginliğin Sanatı: Sessizliğin ve Dengenin Renkleri

Bej, yumuşak sarı ve mavi-yeşil tonlarının bir araya geldiği bu palet, evin içinde huzurlu bir alan oluşturmak isteyenler için ideal. Bu renkler, sadeleşmenin güzelliğini öne çıkarırken, dinginlik ve iç huzur arayanlara da estetik bir denge sunuyor.
Keyifli Yaşam: Doğanın İçten Tonları

Doğadan ilham alan bu tema, yaprak yeşilleri, toprak tonları ve soft pembelerle doğallığı ön plana çıkarıyor. Rustik detaylar, el işçiliği ürünler ve nostaljik objelerle birleştiğinde, iç mekanlarda sıcak ve özgür bir kır havası oluşturuyor.













