
Zihinsel dinginlik... ama nasıl?
Yazı: Mürsel Çavuş
Nurettin Can Soylu, meditasyonun bir insana ne kadar katkı sağlayabileceğinin canlı kanıtı olarak karşımda duruyor. 10 yıl önce bipolar bozukluk teşhisi konmuş ve o zaman nefesle ilgili çalışmalara başlamış: “İlk olarak hipnoz ve self hipnozla başladı yolculuğum. 2015’te ‘mindfulness’la ilgilenmeye başladım ve ana uğraşım bu oldu. Türkçe’ye bilinçli farkındalık olarak çeviriyorlar ama ben bilinçli mevcudiyet kavramını yakıştırıyorum. Mindfulness yapılan bir şey değil; olunan, olunmak için gayret ve çaba gösterilen bir hâl. Mindful meditasyon ise günlük hayatımızda bu hâli yakalamamıza yardımcı olan antrenman. Meditasyon esnasında edindiğimiz beceriyi gerçek hayatta uygulamayı amaçlıyoruz. Sabır, öz gözlem, dinginlik, şefkat, yargısızlık bunlardan bazıları… Benim ‘mindfulness’ı tercih etmemin nedeni gerçek hayatla ciddi bir bağı olması. Yaşamın realitesinden kaçış değil, o realiteye farklı, daha dingin, daha az otomatik bir perspektiften bakabilme öğretisi olması. Neyi, neden yaptığını bilme sanatı. Şartlandırmalardan arınma ve özüne doğru yol alma çalışması. Kendi kendimi eğittim, kitaplar okudum, online kurslar aldım, videolar izledim. En önemlisi de her gün egzersiz yapıyorum.”
Soylu, rahatsızlığını yönetirken meditasyondan çok yarar sağlamış: “Bipolaritemi yönetmem konusunda meditasyon ve ‘mindfulness’ın çok faydası oldu. Hem manik hem depresif fazları yönetmekte, zararlarını minimize etmekte ve kendimi fonksiyonel kılmakta… Bu elbette zaman içerisinde oluyor.”
Zaten bu yüzden meditasyon için önce niyetin önemli olduğunu düşünüyor: “Neden meditasyon yaptığınıza dair vizyonunuz yoksa, devam ettirecek motivasyonu kendinizde bulamazsınız.” İlk önce meditasyon nedir, neden yapılır diye bir araştırmak gerekiyor. İkincisi de realiteden kaçış için meditasyona bağımlılık geliştirmemek. Buradaki amacımız kaçmak değil, esas gerçeklikle buluşmak. Realite insanın kendi içinde olan şeydir. Meditasyon da insanların kendini bulmak için çıktığı içsel bir yolculuk. Bu yolculuk boyunca her anın tadını çıkarmak gerekiyor, yani yolculuğu yaparken varacağımız noktaya odaklanmamalıyız. Yolculuğumuz esnasında olduğumuz hâlle, olduğumuz anla ilgilenmeliyiz. Aslında o andaki oluştan başka hiçbir şeyimiz yok. Ne geçmiş var ne gelecek.
Anda kalmak, meditasyonda yakalamak istediğimiz şeylerden biri. Bunun için de ilk adım nefesimize odaklanmak. Nefese odaklanırken nefesi düşünmek de yanlış Soylu’ya göre: “Nefes zaten otomatik alıp verdiğimiz bir şey. Düşünmeye değil hissetmeye çalışmalısınız. Şimdi oturuyoruz, birden odağımızı nefesimize getirip nefes aldığımızın farkına varırız. Bu hissedebilme yeteneği de gelişen bir şey. Çok sığ ya da yoğun şekilde hissedebilirsiniz. Düşünüyor muyum, hissediyor muyum, yapabiliyor muyum gibi şeylere de kafayı takmamak lazım. Nefes farkındalığı, özel nefes alıp vermek değildir. Havayı diyaframıma göndereyim, oradan ciğerime çıkarayım, şu kadar sayayım sonra vereyim de değil. Sadece nefes alıp verdiğimizin farkına varıyoruz. Sabah kalktığınızda odanızın belli bir yerinde ortam yaratmalı ve alışkanlık edinmelisiniz. Ritüel oluşturmak beyinde bazı değişiklikler yaratarak kolaylaştırıcı etki sağlıyor. Bunun için bir koltuk seçtiyseniz, o koltuğa yöneldiğinizde beyin ‘evet yine meditasyon zamanı’ diyor. Devamlı olması çok önemli çünkü beynimize yeni bir şey öğretiyoruz. Enstrüman çalmayı öğrenirken 15 gün ara verirseniz 15 gün geriye gidersiniz, aynı mantık burada da geçerli.”
Soylu, son olarak beklentisiz olmanın altını çiziyor: “Beklenti olduğu takdirde, zihin beklentiye odaklanıyor ve anı kaçırıyoruz. Orada meditatif hâle geçemiyoruz. Çünkü ‘şimdi transa geçeceğim, şimdi bir şey olacak veya beş gün yaptım, beş gün daha yaparsam netice alacağım’ gibi şeyler odağı dağıtıyor. Tabii bir yandan pozitif fayda alınacağına dair inancı korumak da gerekiyor. Bunun için ise meditasyon hakkında bilgilenmek şart.”
Meditasyon sırasında…
Yogi Adnan Çabuk, meditasyon yapanlara şunları öneriyor:
- Meditasyonda kişi ihtiraslı, aceleci, sabırsız ise meditasyona giremez. Genelde her oturup gözünü kapatanın meditasyon yaptığını zannetmesi aldanmadır. Kişinin tamamen teslimiyetle oturması ve hiçbir şey istemeden kalması doğrudur. Meditasyona otururken kişinin kendi kendine, “Ben şu anda hiçbir şey istemiyorum” diyerek zihnini terbiye etmesi en doğru davranış olur.
- Tok veya çok aç; gürültülü, tozlu, çok sıcak, çok soğuk mekânlarda, rutubetli ortamlarda olmamalısınız. Vücudu sıkan kıyafetlerle meditasyon yapmamalısınız.
- Mümkünse aynı yerde, aynı saatte oturmaya gayret etmelisiniz. Yüzü doğuya veya sırtı kuzeye dönük oturmalı. Oturduğunuz noktada yüzünüze ışık vurmamalı.
- Yeni başlayan kişilerde “meditasyona giremiyorum” kızgınlığı ile meditasyonu terk etme durumuna sık rastlanır. En az altı ay, günde en az bir veya iki defa, sabah erken ve gece saatlerinde yapmak yararlı olur. Başlangıçtaki nefes çalışmasının ardından derin 10 nefes alıp vermeli, sonra kaç dakika rahatsız olmadan kalınabiliyorsa kalınmalı ve zaman dilimi uzadıkça 10 dakika, 20 dakika, 45 dakika gibi sürelerle yavaş yavaş ilerlemeli.
Aslında nedir?
Can Soylu ile röportajımızdan sonra Yogi Adnan Çabuk’a meditasyonun ne olduğunu sordum:
“Meditation kelimesi Latince’de ‘meditari’, düşünmek, odaklanmak anlamına gelir. Meditasyonun yogada Sanskritçe adı ‘dhyana’dır. Tasavvuftaki karşılığı ‘murakebe’dir. Toplumda sosyal yaşamımızda örgü örmek, tavla oynamak, balık tutmak gibi aktivitelerde kişinin zihni başka konulara kolayca kaçmadığı ve belli bir işlemde konsantrasyon hâlinde olduğu için hafif meditasyon hâli oluşur” diyor.
Peki amaç ne? Çabuk’a göre yogada ve diğer mistik öğretilerde bilinçli olarak zihnin devreden çıkartılması hedefleniyor çünkü zihin susturulduğu zaman kişinin sessizlik içinde kendisini keşfetmesi, şuursal bilinçle varlığının farkında olması, içindeki ilahi gücü meydana çıkarıyor. Çabuk, “Zihin devreden çıktığında; görme, duyma, koklama, tat alma, dokunma hisleri dünyevi / maddesel olan iletişim enstrümanları olduğu için kişinin üzerindeki hâkimiyetlerini kaybeder. Böylece kişinin içindeki Yaradan’ın özü tezahür eder. İnsanüstü metafizik güçler ortaya çıkmaya başlar. Kişi kendisinin sadece beden olmadığının, enerji ve ruhsal âlemde bir ışık varlığı olduğunun bilincine varır. İşte o kişi aydınlanma, vahdetivücut dediğimiz hâle ulaşır ki artık o sadece bir insan değildir, ilahi insanüstü gerçek varlığına kavuşmuştur. Burada meditasyon hedefine ulaşmış, işlevini tamamlamıştır. Bu hâl yoganın tezahürü demektir çünkü yoga kişinin ilahi varlığı ile buluşması anlamındadır. Meditasyon tam da yogadır. Yoga fiziksel egzersizler, nefes çalışmaları, içe dönme, konsantrasyon, doğru beslenme ve pozitif düşünceyle kişiyi meditasyona hazırlamak için yapılan çalışmalardır. Yoga ve meditasyon ayrı şeyler değil, birbirinin devamıdır” diyor.
Çabuk, meditasyonun bir inanç sistemi olmadığı görüşüne katılmıyor: “Tabii ki yoga ve meditasyon aynı zamanda bir inanç sistemidir de. Bu yolda ilerleyen kişi, yaradılışın ve kutsal varlığın farkında olur. Dolayısıyla dua ile bitirme içgüdüseldir; bütün evrene, doğaya ve insanlığa hayır için dua ederiz. Bu dua sözcüklerle olmasa bile bilinçle yapılır.”
Neden çeşit çeşit?
Yogi Adnan Çabuk, bilinen meditasyon türleri içinde en öne çıkanların Hindu sistemi, Budist sistemi ve diğer mistik sistemler olduğunu söylüyor. Dünyada en çok kullanılan üç sistemi ise şöyle özetliyor;
- Nefesin seyri, nefesi izlemek. Nefes alış verişin farkında olmak.
- Bir mantra, yani sözcüğü tekrarlamak. “Om” gibi.
- İçerden kaşların arasına, alnın ortasındaki üçüncü göze odaklanmak.
Ayrıca, gözleri açık olarak meditasyon yapanlar da var.
Çabuk’a göre nefese konsantre olmak, Buda’nın eskiden beri tavsiye ettiği “Vipassana” adı altında yapılan meditasyon: “Japonlar buna ‘Zen’ der. Budistler en çok ‘Vipassana’, Hindular üçüncü göz ve ‘Om’ mantrasını tekrarlayarak meditasyon yapar. Ben zaman içinde gurularımın bana verdiği mantraları meditasyonlarımda kullandım. Zaman zaman üçüncü göz meditasyonu yaparım. En çok kullandığım metot üçüncü göz ve nefesin seyri.”

Aydınlanmak ne demek?
Çabuk, “Meditasyonu daha çok stresli işlerde çalışan, yoğun aktivitelerle yorgun düşen ve zihni çok yoran mesleklerde çalışanlar tercih ediyor. Avukatlar, iş insanları, doktorlar, bankacılar gibi. Bu mesleki nedenlerden dolayı meditasyon yapanlar zihin karmaşası ve yorgunluğunu hafifletmek, rahatlamak ve stresten kurtulmayı amaçlıyor. Yogiler ise aydınlanmak için meditasyon yapıyor. Aslında dünyayı yönetenlerin hepsi meditasyon yapsa hiç savaş görmeyiz. Arzu ve hayalim yoga ve meditasyonun bütün dünya okullarında öğretilmesi” diyor.
Çabuk, nefes çalışmalarıyla başlanan meditasyonun en başarılı meditasyon hâli olduğunun da altını çiziyor: “Yoga egzersizlerini ve nefes tekniklerini kullandıktan sonra yapılan meditasyon daha başarılı ve kolayca meditasyona ulaşma yoludur. Bu, başlangıç devreleri için daha çok geçerlidir. Meditasyon yapan kişinin başka bir çalışma yapma ihtiyacı kalmaz ve oturup gözlerini kapattığı zaman bir nefes alışıyla o hâle ulaşır. Bu derin meditasyona ulaşmış kişinin hâlidir, yani aydınlanma başlangıcı. Her meditasyon yapan kişinin aydınlanma garantisi yoktur. Eğer kişi kendisini korku, ego, kıskançlık, kızgınlık ve nefret gibi dünyevi bağımlılıklardan kurtaran nefis terbiyesine ulaşamazsa aydınlanma şansı yoktur. Ayrıca daha önce bahsettim; kişinin ilahi gücünü keşfedip insanüstü güçlere ulaşmış olma hâli geçerli olmakla birlikte, bazı ezoterik formüller ve tantrik çalışmalar sayesinde yine metafizik güçlere ulaşmak mümkündür. Ancak bu durumda aydınlanma söz konusu olmaz.
Nefis terbiyesi olmadan erişilen insanüstü güçler kişiyi aydınlatmaz; bu kişi ancak bir sihirbaz veya büyücü olarak bu güçleri kullanan, insanlarda kendisinin bir ermiş olduğu inancını yaratarak onları etkileyen bir şahsiyet olur. Gerçekten aydınlanmış kişi, vahdetivücut bilincinden dolayı hiç kimseye, hiçbir hayvana, bitkiye ve varlığa zarar veremez ve onları kullanmaz. Bu farkın anlaşılması gerekir, her insanüstü güç aydınlanma işareti değildir.”
Yogi Adnan Çabuk, meditasyonda lotus oturuşunun işlevini ise şu şekilde açıklıyor: “Lotus pozisyonunda omurga diktir, vücudun simetrik oluşu ile enerji bedendeki hareketlenmelerin enerji kanallarında rahat ve sağlıklı hareket etmesine imkân verir.”
Çocuklar meditasyon yapabilir mi?
Selmin Yaman Yılmaz 1999 yılında yogayla, sonra da meditasyonla tanışmış ve bu tanışma onun içindeki çocukla buluşmasını sağlamış. Daha önceki işi çocuklarla ilgili olduğu için meditasyonun onlara da iyi geleceğini düşünmüş: “Rahatlamanın yollarını ararken meditasyonun müthiş gücünü fark ettim. İçimdeki çocukla iletişime geçmiştim ve çocuklarla bir araya geldiğimde karşımdaki çocuğu daha iyi anlıyor, hissedebiliyordum. Özellikle hisler, duygular ilgimi çekmeye başlamıştı.
O dönem hem kızıma hem de kendi duygusal dünyama yardımcı olmaya çalışıyordum. Meditasyonun faydasını biliyordum; farklı meditasyon tekniklerini öğrenmeye ve deneyimlemeye başladım. Ardından farklı yaşlardaki çocuklarla meditasyona başladım. Onlara duygusal dünyalarını fark edecekleri yöntemler öğretiyor, deneyimlemelerine izin veriyordum. Bir yandan da çocuklardan çok şey öğreniyordum. Ben tekniği öğretiyorum, deneyimleyen ise çocuk oluyor. Her çocuğun deneyimi de farklı. Meditasyon yaparak fark ettiğim en önemli konu şu oldu: Korku, öfke ve üzüntü gibi duygularımı sevmiyor, hatta kendime ‘bu duygular kötü, bunları hissetmemem lazım’ diyordum. Duygularımın üstünü örtüyor, kendimi hissizleştiriyordum. Meditasyon bu duyguların içinde geçmeme yardımcı oldu” diyor ve ekliyor: “Hayat tozpembe olmuyor, bu çocukların hayatında da böyle. Arkadaşlarıyla yaşadıkları problemler, ders stresi, ailelerinde yaşanan sıkıntılar... Bizim için önemsiz konular çocuklar için çok önemli olabiliyor. Çocuklar ne kadar erken yaşta bedenlerinin, zihinlerinin ve duygularının farkına varırsa onları o kadar daha sağlıklı bir gelecek bekliyor.”
Kısa bir meditasyon
Nurettin Can Soylu, kendi uyguladığı meditasyonu adım adım anlatıyor:
- Şu anda yapmakta olduğunuz hiçbir şeyi değiştirmeyin, sadece biraz daha dik oturun. Gözlerinizi kapatın.
- Dikkatinizi nefes alış verişinize getirin, nefes alış veriş biçiminizi değiştirmeyin. Normal nefes alıp vermeye devam edin. Burnunuzdan alın ve yine burnunuzdan verin, zaten öyle yapıyordunuz.
- Nefesinizi takip edin, tam bir nefes alma ve verme boyunca… Havanın genzinizden aşağı gidişini, göğüs kafesinizin genişlemesini, karnınızın şişmesini, sonra da havanın çıkışını hissedin. Bir sonraki nefes alma verme halkasından hemen önceki, nefes alıp vermediğiniz o boşluğu hissedin.
Bir sonraki nefes alışınızda da aynı şeyi baştan uygulayın.
- Her bir nefes alış verişini bir halka gibi düşünerek halkaları birbirine ekleyin ve halkalardan bir zincir oluşturun.
- Dikkatinizi nefesinizde odaklamanın ne kadar zor olduğunu fark edeceksiniz; düşünceler, duygular, fiziksel duyumlar dikkatinizi dağıtacak ve bırakın zincir yapmayı, birkaç halka birleştirmek bile güç olacak.
- Olanı kabul edin, olanın önüne geçmeye çalışmayın. Zihninizle mücadeleye girmeyin. Bırakın o düşünsün.
- Sizin göreviniz gözlemlemek, zihninize ve kendinize karşı şefkatli ve anlayışlı bir tavır içerisinde olmak.
- Bir süre bunu yapmaya devam edin. İlk meditasyon denemenizde zihninizin boş olduğu anların da var olduğunu fark etmeniz umulur. Sadece siz bunu daha önce belki hiç gözlemlemediniz. Meditasyonun bir tanımı da o boşlukların fark edildiği anlardır.
Osho meditasyonları
1960’larda kendi meditasyon tekniklerini geliştirmeye başlayan, 1975’lerde ise Doğulu meditasyon teknikleri ile Batılı terapi yöntemlerini birleştiren Osho, beden ve zihnin stresten arındırılması üzerine odaklanıyordu. Değişik insan tiplerine uygun çeşitlilikte tasarlanan aktif meditasyonlarda, gevşeme, farkındalık ve sessizliğe zemin oluşturmak için nefes, ses, hareket, dans veya bazı katarsis (dışa vurarak arınma) ve merkezlenme teknikleri kullanılıyor. Hemera Danışmanlık’ta Osho Meditasyonu yapan Nihal Aydın, “Osho Kundalini Meditasyonu, Osho Dinamik Meditasyonu, Osho Çakra Meditasyonu, Osho Vipassana Sessizlik Meditasyonu en sık uyguladıklarımız” diyor ve Osho meditasyonlarını şöyle özetliyor:
Dinamik Meditasyon: Sabah enerji açma meditasyonudur ve beş aşamadan oluşur. İlk aşama, içini derinlemesine temizlemektir. İkinci aşama, içindeki tüm enerjiyi uyandırmak ve üçüncü aşama da yükselen enerjilerle çelişki içindeki her şeyi dışarı atmaktır. Dördüncü aşama, aşağıda cansız yatan kundaliniyi uyandırır. Bu yüzden, 10 dakika boyunca tüm yoğunluğuyla “Huu” sesi çıkarırız. Beşinci aşamada ise tam sessizliği deneyimleriz. O içsel bekleyişte çok şey olur.
Kundalini Meditasyonu: Eril dinamik meditasyonun devamı olan Kundalini Meditasyonu güneş batarken yapılır. Gün boyunca birikmiş stresi boşaltmak için kullanılan bu teknik beden/zihinde bastırılıp, bloke olmuş yaşam enerjisinin akışkan hâle gelmesini sağlar. Akmaya başlayan enerji artık içeriye, sessizlik ve meditasyona yönelir.
Çakra Meditasyonu: Yedi çakra bölgesinin üç kere çıkış-iniş-çıkış olarak N çizerek geçildiği, müzik ve gong sesleri eşliğinde çakralara hızlı ve derin nefesler alınarak yapılan, vücut hareketlerinin kullanıldığı çalışmadır. Dikey olarak çakralar arasında bağlantı sağlar, enerjiniz omurga boyunca aşağı ve yukarı doğru akarken vücudunuzun içsel bütünlüğünü yeniden hissedersiniz. Çakra nefesi meditasyonu hayatınıza daha yüksek bir farkındalık ve canlılık getirir. Vücuttaki oksijen ve yaşam enerjisini arttırır, toksin atılmasını sağlar.
Vipassana Sessizlik Meditasyonu: Vipassana, kendi kendini gözlemle gelen bir kişisel dönüşüm yoludur. Bedenle zihin arasındaki derin bağlantı üzerine odaklanır. Bu bağlantı, bedenin yaşamını şekillendiren ve zihnin yaşamına da sürekli bağlı olan ve onu koşullayan bedensel hisler üzerine disiplinli bir şekilde dikkatin yoğunlaştırılmasıyla deneyimlenebilir. Bu gözlem temelli kendini keşif yolculuğu, zihin ve bedenin ortak kökenine gider ve zihinsel kirliliği eriterek dengeli, sevgi ve şefkat dolu bir zihnin ortaya çıkmasını sağlar. İnsanın düşünce, duygu, yargı ve duyumlarını işleten bilimsel yasalar anlaşılır hâle gelir. Doğrudan deneyimle, kişinin ilerleyişinin ya da gerileyişinin ızdırabı nasıl ürettiğinin ya da kişinin ondan nasıl özgürleştiğinin doğası anlaşılır. Yaşam, artan farkındalıkla, aldanmadan uzak, öz denetim ve huzurla nitelik kazanır.
Bilinçli uyku hali
Kalp hastaları için Prof. Dr. Bingür Sönmez ile birlikte hazırladıkları Kalp Yogası programı ile tanınan Yoga Eğitmeni Dr. Neslihan İskit, rehberli gevşeme çalışmalarının meditasyona geçmekte zorlanan kişilere yardımcı olduğunu söylüyor: “Bu tekniklerden biri Yoga Nidra’dır. Grupla yaparsanız adı i-Rest Yoga Nidra olur. Yoga Nidra (yogik uyku) ile uyanık hâldeyken uyumayı yani bilinçli uykuyu öğreniyorsunuz. ‘Hareketsiz Egzersiz’ uygulamasını gevşeme teknikleri ile birleştiren Yoga Nidra, içimize yolculuk yapmamıza yardım ediyor. Amaç bedenimize, bilinçlilik durumlarımıza ve zihnin bedeni nasıl yönettiğine dair içsel farkındalığımızı arttırmak. Yoga Nidra kalp, iskelet kasları ve sinir sistemini rahatlatıyor, stres ve strese bağlı hastalıkları, uyku ihtiyacını azaltıyor ve derin, bilinçli dinlenme sağlıyor. Yoga Nidra teknikleri her yaşta kullanılabiliyor ve nefes kullanılarak yapılıyor.”
Türkçe’ye “Yoga Uykusu ile Bütünleyici Yenileme” olarak çevrilen i-Rest Yoga Nidra, kadim Yoga Nidra tekniği baz alınarak Klinik Psikiyatrist Richard Miller tarafından on basamaklı bir protokole uyarlanmış. Bu teknik herkes tarafından ve her yerde uygulanabiliyor, katılanların derin bir bütünlük ve huzur bulmalarını sağlıyor, anda kalmanıza yardım ediyor. İskit özellikle kronik ağrısı, uyku bozuklukları, anksiyete ve depresyonu olanlar için tekniğin yardımcı olduğunu belirtiyor.
Transandantal meditasyon
Mantra bazlı bir meditasyon tekniği olan, kısa adıyla TM diye anılan Transandantal Meditasyon’u dünyaya ilk olarak 1957 yılında Maharishi Mahesh Yogi tanıttı. Zihnin ve bedenin derin dinlenmesini sağlayan basit bir zihin tekniği olarak tarif ediliyor. TM’de uygulama sırasında zihin hem sessiz hem de uyanık oluyor. Derin dinlenme sayesinde stres ve yorgunluk atılıyor. TM için günde iki kez oturarak gözler kapalı 20’şer dakika ayırmak yeterli ve her yerde yapılabiliyor. TM hakkında son 50 yılda 600’den fazla bilimsel araştırma yayımlanmış. Bu araştırmalarda zihin potansiyelini geliştirdiği, öğrenme ve odaklanma yeteneğini arttırdığı, dalgınlığı ve unutkanlığı azalttığı, endişe, evham ve korkuların kaybolmasını sağladığı ispatlanmış. Sağlık alanında özellikle stres kökenli psikosomatik hastalıklarda (yüksek tansiyon, astım, ülser, kolesterol, kalp-damar hastalıkları, uykusuzluk, kolit, hatta kanser) hem önlem hem de tedavi için yararlı olduğu gözlemlenmiş. EEG çalışmaları ile TM sırasında beynin ön tarafında ALFA dalgalarının arttığı ve beynin bütüncül çalıştığı tespit edilmiş.
Tekniği öğreten Kibele Eğitim Danışmanlık Ltd. Şti temsilcileri Vesile ve Albert Baruh, “1970’li yıllarda yapılan araştırmalar nüfusun yüzde birinin TM uyguladığı kentlerde trafik kazalarının, suç oranının ve hastalıkların yüzde 10 kadar azaldığını göstermiş. Bu alan etkisi sayesinde uluslararası çatışmalar ve terörizm önlenebilir, topluma barış ve huzur hâkim olabilir. Türkiye’de 1000 kişilik bir grup, sabah-akşam aynı yerde bu bilinç teknolojilerini uygulasa ortak bilinçte uyum artacağı için ülkemiz her alanda çok yükselir ve barışa kavuşur” diyor.
Peki, TM’nin diğer yöntemlerden farkı ne? Vesile ve Albert Baruh bu soruya şöyle yanıt veriyor: “Diğer zihin teknikleri belli başlı iki grupta toplanır; konsantrasyon ve kontamplasyon. Konsantrasyon yöntemleri odaklanmaya dayanır ve çaba gerektirir; suyun üzerinde hareketsiz durmaya çalışmak gibidir. Kontamplasyon, yani eski Türkçe’deki karşılığı ile tefekkür teknikleri sevgi, mutluluk, farkındalık gibi bir konuda düşünmeye dayanır. Düşünceleri kontrol etmeye yönelik olduğu için bunlarda da zorlama vardır; suyun üzerinde yüzmeye benzetilebilir. TM ise düşünceyi aşma yöntemidir; çaba gerektirmez, herkes kolayca öğrenebilir ve suyun derinliklerine dalmaya benzetilebilir. TM yaşamın kaynağına bizi ulaştırdığı için sonuçları köklüdür ve hayatı temelden dengeler.”

Meditasyon çeşitleri
Bütünsel Sağlık ve Ayurveda Uzmanı Ebru Şinik, dünyadaki pek çok meditasyon uygulamasını ana başlıklar altında topladı.
Görsel Meditasyon
- Drishti Meditasyonu
- Sri Yantra Meditasyonu
Ses Meditasyonu
- Rehberli Meditasyon
- Tibet Kâseleri
- Dalga Sesi Meditasyonu
Enerji Meditasyonu
- Çakra Meditasyonu
- Sutra Meditasyonu
Duyu Meditasyonu
- Aroma Meditasyonu
- Tat Alma Meditasyonu
- Masaj Meditasyonu
- Yoga
- Tantra
Buddhist Meditasyonu
- Metta Bhavanas
- Samatha Bhavanas
- Vipassana Bhavanas
Mantra Meditasyonu
- Bija Sesleri
- Primordiyal Sesler Meditasyonu
- Transandantal Meditasyon
- Sutra Meditasyonu
İlahilerle Meditasyon
- Japa
- Bhajan
- Kirtan
- Namavali
Bodymind Meditasyonu
- Biofeedback













