
Zihnine bir tohum ek: Egzersiz ve meditasyonun gücüyle aktif yaşam
Yazı: Sibel Süslü
Egzersizi yaşamına bir türlü alamayan ne çok insan var... Başlayıp bırakma, ara verip dönememe, dönemsel olarak yapıp sonra bırakma ve tekrar başlama… Bitmek bilmeyen, yorucu, yıldırıcı bir kısır döngü. Peki, çözümü nerede olabilir? Farkına varamadığımız ama aslında zaten bildiğimiz, çok basit bir çıkış yolu olabilir mi? Dahası, konuya “farkındalık” penceresinden bakmak çözümün ta kendisi olabilir mi? Egzersiz Uzmanı, sevgili arkadaşım Murat Bür’e bunları sordum, o da içtenlikle yanıtladı.

Mindfulness Academy’nin “The Seed” adlı Mindfulness Temelli Alışkanlık Değiştirme Programı’nda spor ve aktif yaşam alanında danışmanlık yaptın. Biraz bundan bahseder misin? Bu iş birliği nasıl gelişti ve neler yaptınız?
Mindfulness Academy’den Erhan Ali Yılmaz çok sevdiğim bir arkadaşım. Bana “Murat öyle bir program yapalım ki, egzersiz yapmaya başlamakta sıkıntı çekenler, özellikle hiç yapmayanlar sıkılmadan yapsınlar ve bu sürecin sonunda da artık alışkanlık hâline getirebilsinler” dedi. Bunu amaçladık, eğitmenler üstünde de denendi, başarılı olduk gibi gözüküyor. Neler yaptığımıza gelince; egzersizleri ve tekrar sayılarını minimumda tutmaya çalıştık ve her hafta minik minik arttırdık. Bütün kasları çalıştırabilecek ve aynı zamanda insanların kardiyo yapabileceği şekilde bir programlamaya gitmeye çalıştık.
Programla ilgili nasıl dönüşler aldın? Devamı gelecek mi?
Öncelikle Mindfulness Academy’nin eğitmenleri üzerinde deniyoruz; bu programı anlatacak ve uygulatacak olan eğitmenler üzerinde… Hepsi ile konuştuğumda bunu bir alışkanlık hâline getirdiklerini söylediler fakat programa katılan insanlarda nasıl sonuç aldığımızı önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Mindfulness artık birçok alanda kullanılıyor ve giderek daha da fazla insanın hayatına giriyor. Senin hayatına nasıl ve ne zaman girdi?
Aslında çok uzak bir kavram değil, yakın zamanda bir tarih. Kendimi bu hayatın içinde sıkışmış ve endişe ortamının içerisinde bulduğum andan itibaren, çevremdeki insanların yardımıyla mindfulness ile kendi kendimi idare edebilme ve bununla baş edebilme yeteneğini biraz daha geliştirmeye başladım.
Aktif yaşam açısından “mindful” olmak sence bize ne katıyor?
Nelerden etkilenip bunlarla alakalı olarak nasıl sakince çözüm üretebileceğini öğrenebildiğini düşünüyorum.
Spor ve aktif yaşam zaten zihni oldukça rahatlatıcı bir yaşam tarzı. Örneğin benim zihnimi rahatlatma yöntemim koşmak… Ki Taner Damcı hoca bunun da bir meditasyon olduğunu söylüyor. Seni zihinsel olarak en çok rahatlatan şeyler neler? Örneğin meditasyon yapar mısın?
Bir insanın devamlı yaptığı şeyler bir noktadan sonra kısmi rahatlatma sağlar. Egzersiz benim için de çok iyi gelen, beni rahatlatan bir şey. Fakat diğer taraftan da biliyorsun dünyada iki farklı enerji var; birisi yang diğeri yin. Benim vücudum yang tarafını çok kullanıyor ama yin tarafım hep eksikti. Meditatif çalışmalar ve nefesle ilgili kendimde eksik olan şeyleri geliştirme kararı aldım ve bu noktada da iyi bir karar verdiğimi düşünüyorum. Çünkü ikisini beraber yaptığımızda aslında mükemmel sonuca ulaşmış oluyoruz. Ben ‘mindfulness’ın benim için tamamlayıcı bir egzersiz olduğunu düşünüyorum; hem egzersiz hem mindfulness tarafını iyi kullanırsan bence iki tarafta da dengede gitmiş olursun. Bu şekilde çok iyi sonuç alabileceğini düşünüyorum.
Egzersiz söz konusu olduğunda insanların sürekli takıldığı bir nokta var: Yaşam tarzı hâline getirmek. Bu konuda neden bu kadar çok sıkıntı yaşanıyor? Senin bir uzman olarak tavsiyelerin neler?
Kendilerine iyi gelen egzersizin ne olduğunu araştırmaya yeterince odaklanmadıklarını düşünüyorum. Biliyorsun ki egzersiz konfor alanından uzaklaşmayı temsil ediyor bazı insanlar için. Herkes konfor alanında yaşamak istiyor; arabasına biniyor, yürümek istemiyor, asansör varken merdiven çıkmak istemiyor, bir şeyleri pazardan eve taşımak istemiyor vs. Devamlı bir konfor alanı söz konusu, bu herkes için geçerli. Fakat insanlar konfor alanından ne kadar uzaklaşırlarsa o kadar iyi sonuç alırlar diye düşünüyorum.
An’a odaklanabilmek aktif spor yapanlar için en çok nerede önemli? Rekabetçi sporlarda kazanmaya veya iyi derece yapmaya yardımcı olabilir mi?
An’a odaklanmak bence karar verme aşamasına geldiğinde işe yarıyor, diğer taraftan da rekabet gündeme geldiğinde ‘mindfulness’ın rekabeti tatlı bir rekabete dönüştürmede faydalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü içeride bir arınmaya girmeden gerçek bir rekabet bence kişilere içten içe zarar verebilir, bunu iyi yönetmek gerekir.
Bazı kişiler için spor ve iyi yaşam alışkanlıkları dönemseldir. Bir hedefe yöneliktir, kilo verebilmek gibi, sonra eski yaşama dönülür. Eskiye dönülmemesi ve alışkanlığa devam edilmesi konusunda nasıl bir çözüm öneriyorsun?
Şöyle bir şey öneriyorum: Başlangıca her dönüş kişiler için hem zaman hem maddi kayıp; o yüzden gerçekten nelerden zevk alıyor, neyi yapmayı seviyor, neyi alışkanlık hâline getirebiliyor, onunla ilgili biraz çalışmak lazım. Ve şunu düşünmek lazım, her zaman insan olarak eksik gördüğümüz yerler var kendimizde. Bu eksikleri tamamlamak ile alakalı olarak, hem egzersiz hem de meditasyon tarafında insanların özverili bir şekilde sabırla çalışması gerekiyor.
Evde kaldığımız dönemde hepimizin stres ve kaygı düzeyi arttı. Tabii hareketsiz de kaldık. Bu süreçte kimileri evde spora sardırırken kimileri de hiçbir şey yapmadı. Buradaki davranış seçimi sence nereden kaynaklanıyor?
Bunu şöyle yorumluyorum. Biz bir haftalığına evde kalmadık, nereden baksan üç ay evde kaldık ve aslında burada pandemiden bahsediyoruz. Bir rekreasyon dönemi değil bu, bir yarışma da değil. Herkesin içinde bulunduğu süreci yönetme biçimi farklı. Bazı insanlar kendi içinde bir çözüm buldu ama bazıları bulamadı, o yüzden bu dönemi kim nasıl yönetmek istiyorsa bence öyle yönetmeli. Kendine avantaj sağlayan insanlar oldu mu, bence çok oldu bunu avantaja dönüştürenler. Ben böyle bir süreç ilk defa yaşıyorum, kendi adıma da iyi geçirdiğimi düşünüyorum. Ama kimseye de sen şunu yaptın ya da yapmadın gibi bir şey söyleyemem.
Mindfulness okurlarına bir mesajın var mı?
Egzersiz bir yaşam biçimidir diye klasik ve klişe bir cümle söylemek istemiyorum fakat ruh ve beden birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Bunların ikisini, ben neyi severim, neden hoşlanırım şeklinde dengeleyip hayatımızı sürdürmemiz gerekiyor. Çünkü hayat devam ediyor ve biz her zaman bedenen ve ruhen güçlü olmak durumundayız.
“Mindfulness’ın rekabeti tatlı bir rekabete dönüştürmede faydalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü içeride bir arınmaya girmeden gerçek bir rekabet bence kişilere içten içe zarar verebilir, bunu iyi yönetmek gerekir.”

Egzersiz Uzmanı Murat Bür kimdir?
2005 yılında Uludağ Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü’nden mezun oldu. Diplomasını alır almaz hayalleri için İstanbul’a geldi ve 2006 yılında aşkla yaptığı mesleğine ilk adımını attı. İstanbul’un ve dünyanın en önemli fitness uzmanları ile çalıştı. Mindfulness Academy’nin 64 saatlik “The Seed” uygulayıcılık eğitiminde Spor ve Aktif Yaşam alanında danışmanlık yapıyor.












