Haber kapak görseli
Genel
7 dk okunma süresi
Tempo Travel

48 saatte Cotswolds: İngiltere'de zamanın durduğu kasabalar

Cotswolds, İngiltere’nin kalbinde, Londra’ya 2-3 saat mesafede, mistik atmosferi, köy ve kasabaların tarih kokan sokakları ve yemyeşil doğasıyla adeta masal diyarı gibi bir bölge. Bölge irili ufaklı birçok köye sahip ama bu 48 saatlik özel rotada, Cirencester, Bourton-onWater, Bibury gibi bölgeleri radarımıza aldık.

1. gün Cirencester ve Bourton-On-Water

09:00 İstikamet Cirencester

Londralıların hafta sonu kafa dağıtmak veya dinlenmek için tercih ettikleri irili ufaklı köylerle dolu karakteristik bir yer. Londra’dan günübirlik bile gidebilirsiniz. Arabayla ulaşım daha rahat ve 2-3 saatlik bir mesafe ama tren ile de rahatça ulaşım sağlayabilirsiniz.

Londra’da Paddington Tren İstasyonu’ndan Kemble isimli kasabaya bir saatte trenle giderek oradan taksi ile on dakika bir yolculuk sonrası bölgenin en büyük kasabası olan Cirencester’a varabilirsiniz.

Cirencester, otuz binlik nüfusuyla aslında büyük bir kasaba ve sıra sıra sanat galerileri ve farklı mağazalarıyla İngiltere’nin kendine has şehirlerinden biri. Burada kalıp etraftaki irili ufaklı köyleri taksi veya aracınızla gezebilirsiniz. Bourton, Bibury, Burford gibi bölgenin turistik köyleri arabayla on beş dakikalık mesafelerde yer alıyor. Ayrıca alternatif olarak köylerdeki otantik ve tarihi binalarda yer alan romantik spa otellerinden birinde kalabilirsiniz. Bölgede birbirinden güzel ve romantik çiftlik evi tarzında butik oteller var.

10:00 Cirencester'ın el yapımı zanaat pazarı

Cirencester, şehrin merkezindeki katedrali ve ona uzanan taş sokaklarıyla Londra’dan uzaklaştığınızı anında fark ettiriyor ve ufak bir yerin verdiği sıcaklığı hissettiriyor.

Cirencester’a adım attığınız gibi, şehir merkezindeki tarihi pazar meydanına gidebilirsiniz. Burada her cumartesi kurulan pazar yerinde sıra sıra antika, seramik veya mum gibi el yapımı zanaatkar tezgahları ve çeşit çeşit yemek tezgahı yer alıyor. Kendinize benim gibi buradan el yapımı bardak veya mum gibi güzel bir anı alabilirsiniz. Ayrıca hemen yanındaki St. John Kilisesi de gotik ve romanesk mimarisinin birleşimiyle ziyarete değer.

11:00 Cirencester'da kahvaltı

Cirencester ufak bir şehir olmasına rağmen ara sokakları hafta sonları cıvıl cıvıl. Aynı sokak üzerinde bulunan Jacks ve Knead Bakery’nin ikisi de oturup gelen geçeni izleyip şehrin ruhunu anlamak için güzel yerler. Jacks, karamelize muz ve pekan cevizli pancake veya isli balık, patates ve cheddar peynirli omlet gibi farklı kahvaltı tabağı alternatiflerinin olduğu bir kafe.

Knead Bakery ise hem taze sandviçler hem de çeşitli çörekler yapan lezzetli bir pastane. Yemek sonrası kahve ve tatlı molası için de ideal!

13:00 Şehrin Romalı yüzü

Cirencester, İngiltere’de Roma dönemi etkisinin izlerini koruyan nadir yerleşimlerden ve hala antik Roma döneminden kalma sokak yapısını koruyor. Şehrin Roma tarihini keşfetmek için Corinium Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz.

Müzede, antik Roma dönemine ait birçok eseri sergileniyor ve müzenin ismi de şehrin Roma dönemi ismi olan Corinium’dan geliyor. Cirencester’da ayrıca Roma döneminden kalma bir amfi tiyatro da var. Türkiye’de birçok şehirde antik amfi tiyatrolar yaygın olsa da İngiltere’de Roma döneminden kalan eserler daha nadir o yüzden ayrı bir öneme sahip.

14:30 Cirencester'ın antikacılar ve galerilerle dolu sokakları

Cotswolds bölgesi, sosyoekonomik olarak İngiltere’de ortalamanın üzerinde yer alan bölgelerden biri ve Cirencester’ın sokakları bunu yansıtıyor. Coxwell Caddesi boyunca yürüyerek, antika mağazalarını, butikleri ve sanat galerilerini gezebilirsiniz.

Biraz daha tarihi izleri keşfetmek istiyorsanız şehrin antik surlarını keşfedebilirsiniz. Özellikle Bagendon Kapısı ve kuleleri, Cirencester’ın tarihini gözler önüne seriyor.

2.gün Daylesford ve bibury

10:00 Cotswolds'un en ünlü çiftliği: Daylesford

Daylesford, Cotswolds’ta bulunan bir organik çiftlik ve ayrıca Londra’da Chelsea, Notting Hill, Marylebone gibi şehrin prestijli mahallelerinde bulunan organik dükkan ve kafeleriyle de Londra’yı ziyaret etmiş olanların tanıyabileceği bir marka. Daylesford’un dükkanlarında da sattığı süt ürünleri, tavuklar ve farklı malzemelerin kaynağı, Cotswolds’daki ziyarete de açık olan devasa çiftlikleri.

Burada bir günün tamamını bile geçirebilirsiniz veya burada konaklayıp Cotswolds’u buradan da keşfedebilirsiniz. Daylesford, organik ve taze malzemelerle hazırlanan ve lezzetli yemekler sunan restoranlarıyla ünlü.

Daylesford Çiftliği’nde üç farklı restoran yer alıyor. Old Spot Restaurant, odun ateşinde pişen pizzaları ve paylaşımlı tabakları ile keyifli bir restoran, Legbar’ın keyifli bahçesinde kokteyl veya kahve içebilirsiniz. Çiftliğin üçüncü restoranı The Through Cafe ise Michelin yeşil yıldızlı yani sürdürülebilirliğe önem veren bir restoran. Burada içtiğiniz kahve ve çaylar dahi tamamen organik! Burada dilerseniz kahvaltı, öğle yemeği veya akşam yemeği için mola verebilirsiniz.

13:00 Daylesford'daki diğer aktiviteler

Çiftlikte düzenlenen turlarla, organik tarım süreçleri hakkında bilgi edinebilir, sebze tarlalarını ziyaret edebilirsiniz. Burada göreceğiniz her şeyin aynı zamanda restoranda servis ettikleri ürünler olduğunu düşünmek acayip bir fikir!

Özellikle bahar dönemlerinde, Daylesford çiftliğinde yoga dersleri ve wellbeing, yani sağlıklı yaşam, etkinlikleri düzenleniyor. Ayrıca çeşitli el sanatları atölyeleri de düzenliyorlar, o yüzden gitmeden önce programlarını kontrol etmek faydalı olabilir. Burada ayrıca çiftlik mağazasından organik sebze ve meyve, organik et ve süt ürünleri gibi çeşitli organik ürünler alabilirsiniz.

15:00 Cotswolds'un en ünlü köyü: Bibury

Bibury’ye vardığınızda adeta bir masalın içine adım atmış gibi hissedebilirsiniz. Tamamen taş evlerden oluşan ve yollarına kadar tarihi dokusunu korumuş, içinden ufak derelerin geçtiği ve çayırlarda yürüyüş yapıp etrafı keşfedebileceğiniz bir köy hayal edin. Özellikle fotojenikliğiyle ünlü Arlington Row’daki sıra sıra tarihi evlerde fotoğraf çektirmek için sıraya girmeniz bile gerekebilir.

Burada da yine çeşitli antika dükkanları yer alıyor. Eski kitaplar, el yapımı hediyelikler ve antika eşyalar, Bibury’nin tarihini evinize taşıyacak anılar olabilir. Kahve molası vermek isterseniz The Twig veya postanenin içindeki kahveci köydeki iki sevimli yer. Postanenin içinde ayrıca uygun fiyatlı bir hediyelik eşya bölümü de yer alıyor

15:30 İstikamet Bourton-On-Water

Cirencester’ın ufak merkezini keşfettikten sonra Bourton-on-Water isimli, içinden nehir geçen ve nehrin iki yanında yeşil alanlarla bezeli yürüyüş parkurları ve taş köprüler yer alan tatlı köyü keşfedebilirsiniz. Bourton-on-Water, merkezini on dakikada bile dolanabileceğiniz ufacık bir köy ama karakteristik taş evleri ve içinden geçen nehrin iki yanında ilkbaharda açan meyve ağaçları ile çok fotojenik bir yer.

Ayrıca burası da çeşit çeşit antikacı ve tatlı dükkana sahip, oldukça turistik bir yer. Kahve ve tatlı molası yapmak isterseniz Bakery on the Water, ekşi maya ekmekleri ve atalık tohumlar kullanarak yaptıkları ürünlerle Bourton-on-Water’ın en ünlü kafesi olmuş. Buradan ayaküstü birer atıştırmalık ve kahve alıp ufak bir mola verebilirsiniz. Coffee Hub da yine köydeki güzel bir kahveci.

17:00 Antika araba müzesi

Farklı bir şey yapmak isterseniz hem fotoğraf çekmek hem biraz eğlenmek için “Dragonfly Labyrinth” yani “Yusufçuk Labirenti” isimli labirente bakabilirsiniz. Burası köyün biraz dışında geniş bir alana yayılmış dev bir labirent. Eğer antika otomobillere ilgi duyuyorsanız, Bourton Motor Museum’da antik otomobilleri ve motosikletleri keşfedebilirsiniz.

18:00 Cotswolds'a sakin bir veda

Öğleden sonra geziyi tamamlamak için köydeki en ünlü yer olan The Swan Hotel’e gidebilirsiniz. Sadece burada konaklamak için bile Londra’dan hafta sonu gelenler veya Londra’dan düğünlerini burada yapmaya gelenlerin olduğu tarihi bir binada yer alan popüler bir otel.

Burada akşamüstü şömine ateşi eşliğinde İngilizler’in ünlü beş çayı seremonisini yapabilirsiniz veya otelde konaklamasanız bile otelin restoranında akşam yemeği yiyebilirsiniz. Tarihi atmosferi ve özenli servisi ile gezinizi tamamlamak için harika bir yer. Ayrıca otelin önünde, kuğularla ördeklerin yüzdüğü yeşil alanda da dolaşıp fotoğraf çekmeyi atlamayın derim.

Eğer hava güzelse, gece köy meydanında veya nehir kenarında oturun. Sessizliği ve yıldızları izleyerek gezinizi romantik bir şekilde tamamlayın.

19:00 Akşam yemeği ve pub deneyimi

Köyün merkezinde dolanıp sokaklarda fotoğraf çektikten sonra isterseniz çay evlerinden birinde çay molası, isterseniz klasik bir İngiliz pub’ında yemek molası verin. The Croft Restaurant isimli gastropub hem bahçesi hem de içerideki sıcak ortamıyla kışın veya baharda ziyaret ettiğinizde deneyebileceğiniz bir yer.

Ayrıca nehri ve taş köprüleri de buradan izleyebilirsiniz. Burada klasik pub yemeklerini ve bölgeye özgü içecekleri deneyebilirsiniz.

Yazar: Emre Onar

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo