
İspanyol lezzetlerinin turkuaz sularla buluştuğu rota: Mallorca Adası
Adayı keşfetmek için başkent Palma’dan başlamak en güzeli. Dünyaca ünlü katedrali ve eski şehirdeki tarihi ve modern mekanlarıyla öne çıkan Palma hem deniz hem doğa hem de tarihle iç içe olması sebebiyle her yaştan kişiye hitap ediyor. Palmiye ağaçlarının boy gösterdiği sahil kenarında uzun akşam yürüyüşleri yapmak ve şehrin kalbi olan eski şehir bölgesini keşfetmek farklı bir yaz deneyimi sunuyor.

13. yüzyıldan beri varlığını sürdüren Palma de Mallorca Katedrali, diğer adıyla La Seu, ise ihtişamıyla tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Palma Katedrali 1229 yılında Aragon Kralı I. James tarafından başlatılmış ancak 1601 yılında tamamlanabilmiş.
44 metre yüksekliğindeki nef, tüm Gotik katedraller arasında en yüksek olanlardan biriymiş. Dışı kadar iç mimarisiyle de göz dolduran katedralde hayran hayran dolaşmak işten bile değil. Palma’da bir başka tarihi eser ise La Almudaina Kraliyet Sarayı. 14. yüzyıla kadar uzanan tarihiyle, kral ve kraliçenin Mallorca’daki konaklamaları sırasında kullandıkları resmi ikametgâht olan bu mekan, Palma Katedrali ile birlikte, başkentin simge yapılarından. Mallorca oldukça büyük bir ada. Bu sebeple başkenti gördükten sonra adanın hangi bölgesini keşfetmek istiyorsanız sadece o bölgeye odaklanmanız daha kolay olacaktır. Zira adanın tamamını gezmek 2-3 hafta alabilir. Biz 4 günlük Mallorca maceramızda başkenti ve yakındaki plajları ve güney bölgesini gezdik. Zaten Mallorca için en az dört gün ayırmak gerekiyor.
Ulaşım
Türkiye’den Mallorca’ya direkt uçuş yok. Fakat Avrupa’nın herhangi bir şehrinden başkent Palma de Mallorca’ya bir saatlik bir uçuşla ulaşabilirsiniz. Lyon, Basel, Sofya gibi yazın popüler olmayan şehirlere uygun uçak bileti ayarlayıp, bu şehirlerden kısa bir uçuşla Palma’ya geçmek pratik bir çözüm olabilir.
Palma De Mallorca çevresindeki plajlar
Cala Comtesa
Masmavi ve berrak denizi, ağaçlarla örtülü gölgeli alanları ve bembeyaz kumsalıyla her daim kalabalık olan Comtesa koyu, Palma’da kesinlikle görülmesi gereken plajlardan. Adanın genelinde olduğu gibi bu plaja girmek de ücretsiz.
Burada bir bar-restoran bulunuyor ve dilerseniz şezlong ve şemsiye kiralama hizmeti alabilirsiniz. Plaja sabah erken ya da akşam saatlerinde giderseniz daha sakin bir anını yakalayabilirsiniz.
Platja Del Rei
Daha küçük ve daha az kalabalık olan Platja del Rei, Palma’ya yakın olan ve çok sevilen plajlardan. Doğanın içinde sakin bir deniz keyfi yapmak için bu plaj biçilmiş kaftan. Ayrıca Palma plajı, Playa Ciudad Jardín veya S’Arenal plajları da başkente yakın olan oldukça güzel plajlar arasında yer alıyor.
Deia Köyü
Palma’ya yaklaşık bir saatlik bir mesafede yer alan küçük sahil köyü Deia, Mallorca’nın kuzeybatı kıyısında yer alıyor. Dağın eteklerindeki bir vadide yer alan ve Akdeniz’e bakan Deià, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde ve sunduğu tarihi atmosfer kesinlikle olağanüstü.
Güney Mallorca
Adanın her bölgesi farklı özellikler taşısa da ve tabii ki deniz her yerde harika olsa da güney bölgesindeki plajlar daha da dikkat çekiyor. Güneyde konaklamak için ise sakinlik arayanların tercihi Colonia de Sant Jordi kasabası; bu bölgede daha çok aileler, çocuklu çiftler konaklıyor ve atmosfer her daim hareketli ve enerjik. Mahalle kültürünü hala yaşatan bu bölgede, farklı dondurmacı ve pastaneler, esnaf lokantaları, birbirini tanıyan mahalle sakinlerinin samimi misafirperverlikleri sizi mest edecek.
Cala S'almunia ve Cala Des Moros
Kuşkusuz Mallorca’nın en ünlü iki koyu olan ve bu ünü sonuna kadar hak eden Cala S’Almunia ve Cala des Moros, ilk görüşte aşkın sembolü gibi adeta. Arabanızı otoparka bıraktıktan sonra 20-25 dakika yürüyüp, oldukça dik merdivenleri indiğinizde karşınıza önce Cala S’Almunia çıkıyor. Mavinin birçok rengini barındıran denizi ve tamamen doğanın içindeki konumuyla ağızları açık bırakan bu koyda zaman adeta duruyor. S’Almunia’dan yokuş yukarı 5-10 dakika daha yürüdüğünüzde ise ormanlık alanların içine saklanmış o eşsiz koy Cala des Moros ile karşılaşıyorsunuz.
Böyle bir renk, böyle bir güzellik bence Avrupa’da yok. Oldukça dik bir yoldan koya inerken ayaklarınızın bağı yorgunluktan değil, hayran olunacak o güzellikten çözülecek. Bu arada bu iki koyda da hiçbir işletme bulunmuyor. O yüzden yanınızda su ve yiyecek getirmenizde fayda var.
Es Trenc
Adanın en popüler ve tek ücretli plajı olan Es Trenc, turkuaz denizi ve 10 km uzunluğundaki plajıyla dikkat çekiyor. Daha çok ailelerin, civarda oturan ada sakinlerinin ve turistlerin de uğrak noktası olan bu plaj, haftanın her günü kalabalık. Burada dikkat edilmesi gereken şey ise bazen rüzgarlı havalarda suyun bulanıklaşması ve yosunların sıkça görülmesi. Onun dışında adadaki her plaj gibi burası da harika.

Cala Llombards
Cala S’Almunia ve Cala des Moros’a yakın bir konumda bulunan Cala Llombards, çoğunlukla çocuklu ailelerin tercih ettiği bir plaj. Ulaşımı oldukça kolay olan bu koyun bir kısmı yeşilimsi, bir kısmı ise mavi-turkuaz bir renkte. Bir işletmenin de bulunduğu bu koyda anın tadını çıkarmak ve dinlenmek en güzel aktivite.
Cala Sa Nau
Colonia de Sant Jordi’ye yarım saatlik bir mesafede bulunan Sa Nau koyu, ormanın içinde gizlenmiş haliyle tam bir doğa harikası. Zorlu merdivenlerini indikten sonra karşınıza çıkan masmavi deniz ve kuş sesleri, bu koyu unutulmaz kılıyor. Sa Nau’da bir işletme var ve dilerseniz şemsiye-şezlong kiralayabilir, bar ve restoran hizmeti alabilirsiniz.
Cala Figuera
Bir balıkçı köyünde unutulmaz bir gün batımı yaşamak nasıl fikir sizce? Venedik benzeri şirin yapısı, balıkçı tekneleri, nefis manzaraları ve harika plajlarıyla her daim popüler olan Cala Figuera, birbirinden lezzetli mekanlarıyla da adından söz ettiriyor.

Es Pontas
S PONTAS Kireçtaşından yapılmış doğal bir kemer olan Es Pontas (Katalan dilinde “büyük köprü” anlamına geliyor) Cala Santanyi ve Cala Llombards arasındaki sahil şeridinde yer alıyor. 20 metre yüksekliğindeki bu kemere sadece tekneyle ya da yüzerek ulaşmak mümkün olsa da gün doğumu ve gün batımında çevresi her daim kalabalık. Sunduğu manzara ise gerçekten olağanüstü.
Santanyi Pazarı
Güney Mallorca’nı en ünlü semt pazarı olan Santanyi pazarı, klasik sebze ve meyvenin yanı sıra tekstil, çanta ve ayakkabı gibi çeşit çeşit ürünleriyle de herkesin ilgisini çekiyor. Hasır çantalar, keten takımlar, el yapımı bez çantalar, birbirinden yaratıcı el yapımı takılar gibi çeşit çeşit yerel ürünleri bulabileceğiniz bu pazarda saatlerce dolaşmak mümkün.

Colonia De Sant Jordi
Doksanlar Türkiye’sinin klasik bir yaz kasabasını andıran bu semt, cıvıl cıvıl sokakları, palmiyeli sahili, dondurmacıları ve hediyelik eşya dükkanları, pastaneleri ve plajlarıyla adeta mahalle kültürünü yıllara inat sürdürüyor. Özellikle Cala Galiota ve Es Port plajları gerçekten keşfedilmeye değer.
Yazı: Merve Aygün Engin












