
Bir başka Güney Fransa: Saint-Tropez körfezinin gizli mücevherleri
Nice, Menton, Monaco, Antibes, Cannes, Saint-Tropez, Sainte-Maxime çok güzel ama bu bölgede gizli kalmış onlarca küçük sahil kasabası ve köyler var ki bizi çocukluğumuzun 90’lı yıllarına, yazlıktaki arkadaşlarımızla doyasıya eğlendiğimiz o yaz günlerine götürüyor. Doğal sahillerin alabildiğine uzandığı bu sahil kasabaları ve köyler, Fransızların nefis mutfağıyla birleşince ortaya muhteşem bir deneyim çıkıyor.

Pastel tonların hakim olduğu bir mimari ve güneşin sarı sıcak tonlarıyla öptüğü küçük sahil kasabaları...Güney Fransa’yı sevdiren bu pastel renkler ve güneş değil mi zaten? Nice, Menton, Monaco, Antibes, Cannes, Saint-Tropez, Sainte-Maxime çok güzel ama bu bölgede gizli kalmış onlarca küçük sahil kasabası ve köyler var ki bizi çocukluğumuzun 90’lı yıllarına, yazlıktaki arkadaşlarımızla doyasıya eğlendiğimiz o yaz günlerine götürüyor. Tek katlı müstakil evlerin ve işletmesiz doğal sahillerin alabildiğine uzandığı bu sahil kasabaları ve köyler, Fransızların nefis mutfağıyla birleşince ortya muhteşem bir deneyim çıkıyor. Fonda dalga sesleri, önümüzde masmavi bir deniz ve içimizde bahar coşkusuyla harmanlanan bu anlar, Güney Fransa’ya farklı bir açıdan bakmamızı sağlıyor. Saint-Tropez körfezinin bu büyülü anları, canlanan doğayla daha da cezbedici oluyor.
GRIMAUD

Saint-Tropez körfezini keşfetmeye dünyaca ünlü Saint-Tropez köyüne çok yakın bir mesafede bulunan Grimaud köyü ile başlayabilirsiniz. Saint-Tropez körfezinin etkileyici manzarasına sahip bir kale, bir kilise, yel değirmeni, şapeller, Provence bölgesi ve Orta Çağ’a özgü sokaklarıyla dikkat çeken Grimaud, adeta sakinliğin ve huzurun simgesi.

Küçük Venedik olarak adlandırılan liman kısmı da kesinlikle görülmeye değer. Her hafta perşembe ve pazar günü kurulan semt pazarlarında ise yöresel gıdaları ve el işi ürünlerini keşfedebilirsiniz.
GASSIN

Gassin, eski dolambaçlı sokaklardan ve güzel çiçeklerle dolu eski evlerden oluşan tam bir Alice harikalar diyarında köyü! İnanılmaz panoramik manzaralar sunan bu köy, gösterişli ve popüler sahil kasabalarından tamamen farklı bir şey sunuyor; sessizlik, samimiyet ve bozulmamış tarihi doku. Ayrıca, ülkenin en güzel köylerine verilen bir unvan olan Les Plus Beaux Villages de France’dan biri olarak anılıyor. Köyün tarihi Orta Çağ’a kadar uzanıyor ve yüksek konumu sayesinde üzüm bağlarının, Saint-Tropez körfezinin ve hatta açık bir günde Alpler’in muhteşem manzaralarını ayaklarınızın altına seriyor.

Fransız Rivierası’nı kalabalık olmadan deneyimlemek, iyi yemeklerin tadını çıkarmak ve Provence’ın en iyi manzaralarından birini görmek istiyorsanız, Gassin kesinlikle görülmeye değer. Burada yemek yemek ise ayrıca keyifli; akşam yemeği vakti geldiğinde köye hakim olan yumuşak altın rengi ışık, hafif bir akşam esintisi ve havayı dolduran sessiz bir sohbet uğultusu, özellikle Les Sarments restoranda ayrı bir keyifli oluyor. Plaj için ise Plage de la Moune, Plage du Treizain ve Plage de la Bouillabaisse oldukça popüler.
RAMATUELLE

Ramatuelle, Akdeniz kıyı şeridi boyunca köyleri tehdit eden korsanlardan korunmak için diğer pek çok köy gibi tepede kurulmuş. Burada diğer Provence köylerine nazaran gezip görülecek daha az şey olsa da, öğle yemeği ya da bir kahve molası için buraya uğrayabilirsiniz. Ramatuelle’deki başlıca tarihi mekan, 16. yüzyılda surlara karşı inşa edilen Notre Dame Kilisesi.

Bu tarihi kilise, dar ve gölgeli sokakları, begonvillerle kaplı taş binaları ve bir zamanlar kasabanın savunmasının bir parçasını oluşturan taş kapıları, bu köyü büyülü kılmaya yetiyor.

Toulon ve Saint-Tropez arasında yer alan Bormes-les-Mimosas, 12. yüzyıldan kalma muhteşem bir Orta Çağ köyü. Fransa’nın en güzel köylerinden biri olan bu çiçekli köyün amblemi tahmin edebileceğiniz gibi mimozadan başkası değil.
CAVALAIRE-SUR-MER

Ramatuelle’e yakın bir konumda yer alan bu sahil beldesi, sakin sokakları ve durgun deniziyle ön plana çıkıyor. Deniz keyfi için Pardigon ve Bonporteau plajları oldukça popüler ama dilerseniz Bellini Beach’te de nefis İtalyan pizzaları yiyip, güneşin tadını çıkarabilirsiniz. Akşam yemeği için ise mutlaka Maurin des Maures restoranda deniz ürünleri yemenizi tavsiye ederim. 1920’lerin başında inşa edilen bu mekan başlangıçta işçilerin dinlenebileceği bir yer olarak kullanılmış, daha sonra balolara, partilere ve toplantılara ev sahipliği yapmış.

Günümüzde restoran olarak hizmet veren Maurin des Maures, akşamları canlı müzik ve leziz yemekler eşliğinde unutulmaz bir deneyim sunuyor. Cavalaire-sur-Mer’de akşamları sahil kenarında el işi ürünler satılan küçük pazarlar kuruluyor ve meydanda canlı konserler oluyor.
BORMES-LES-MIMOSAS

Toulon ve Saint-Tropez arasında yer alan Bormes-les-Mimosas, 12. yüzyıldan kalma muhteşem bir Orta Çağ köyü. Fransa’nın en güzel köylerinden biri olan bu çiçekli köyün amblemi tahmin edebileceğiniz gibi mimozadan başkası değil. 19. yüzyılın sonunda Avustralya’dan getirilen Côte d’Azur’un sarı altını, her yıl Aralık ayından Mart ayına kadar çiçeklenme döneminde köyü rengarenk yapıyor. Şehrin en güzel meydanları arasında çeşmesi ve şehrin limanının yanı sıra Porquerolles adasının nefes kesen manzarasını sunan Place de l’Isclou d’Amour’u sayabiliriz. Yemyeşil bitki örtüsüyle Place du Lou Poulid Cantoun, Bormes’in vazgeçilmez yerlerinden ve muhtemelen en çok fotoğrafı çekilen yerlerinden biri. Köyün nabzını tutmak ve geleneksel Provence meydanını keşfetmek için, Place Gambetta’ya gitmek şart. Son olarak, Venelle des Amoureux ve sanatçıların stüdyolarını ya da 83 basamağıyla köyün aşağı kısmına ulaşmanızı sağlayan Rue Rompi Cuou’yu kaçırmayın. Tarihi 12. yüzyıla kadar uzanan Notre-Dame de Constance Şapeli, Bormes les Mimosas köyünün en yüksek noktalarından birinde yer alıyor ve olağanüstü bir panoramik manzara sunuyor.
LE LAVANDOU

Küçük bir balıkçı köyü olan Le Lavandou, Karaburun ya da Eski Foça gibi küçük ve sevmli bir sahil beldesi olarak karşımıza çıkıyor. En az 12 plajı, özenle korunan ince kumu ile Le Lavandou, Var’daki en ünlü sahil beldelerinden biri olma özelliğine sahip. Bu şirin beldede ince kumlu geniş plajları ve küçük, bozulmamış koyları sakince keşfedebilirsiniz. Buraya gelmişken nefis manzaralar sunan doğa harikası Domaine du Rayol-Le Jardin des Méditerranées bahçelerini de gezebilirsiniz.
BÖLGENİN PLAJLARI

Saint-Tropez körfezi birbirinden güzel plajlara ev sahipliği yapıyor. Bahar aylarından itibaren yüzebileceğiniz ve güneşin keyfini çıkarabileceğiniz bu güzel plajlar her daim güzelliğini korumayı başarıyor. Pampelone, Escalet, Cavalaire, Bouillabaisse bölgenin öne çıkan plajları arasında yer alıyor.
FRANSIZ MUTFAĞI MI YOKSA AKDENİZ Mİ?

Her ne kadar Güney Fransa’da leziz Fransız yemekleri olsa da burada Akdeniz mutfağı da oldukça popüler. En iyi Tropez spesiyaliteleri Akdeniz lezzetlerinden ve peynirler, zeytinyağı ve et gibi yerel malzemelerden oluşuyor. Tatlılar söz konusu olduğunda, Tropez kremalı tartı veya portakal aromalı likörle tatlandırılmış lezzetli krepler dikkat çekiyor Yerel lezzetlerin başında Marsilya’da ortaya çıkan ve en az dört farklı taze balık türüyle hazırlanan bir balık çorbası olan Bouillabaisse geliyor. Côte d’Azur’da genellikle öğle yemeğinde siesta öncesi bir kadeh roze ile yenen bu özel lezzet, bu bölgede de tüketiliyor. Bouillabaisse yemeğini Pampelone plajı yakınında yer alan Chez Camille’de yiyebilirsiniz. Bölgede ayrıca ağır ateşte pişirilen dana yahnisi daube; soğan, domates, kabak, sarımsak, biber ve otlarla pişirilen ve Provence’ın en ünlü yemeklerinden olan ratatouille da çokça tüketiliyor.
İtalyan lezzetleri için sahil kenarında yer alan Bellini leziz bir seçenek olabilir. Tatlı olarak ise Tropézienne tatlısı olmazsa olmaz. Portakal aromalı krema ile doldurulmuş börek bazlı bir pasta olan bu tatlı adını, 1956 yılında ‘Et Dieu... créa la femme’ filminin çekimleri sırasında Saint-Tropez’ye gelen Brigitte Bardot’ya borçlu. Bu sembolik spesiyaliteyi Tarte Tropézienne pastanelerinde bulabilirsiniz. Huzurlu ve sakin bir kaçamak için cezbedici olan Saint-Tropez körfezinin bu gizli mücevherleri hem bahar hem de yaz aylarında doğa dostu bir tatil sunuyor. Trafik, kaos ve koşturmacadan uzak, lezzetli yemeklerin ve hafif esintili ılık akşamların eşlik ettiği bu deneyim, Fransızcanın şiirselliği ve güneşin büyüleyici kıldığı pastel renkli evlerle daha da çekici oluyor.












