Haber kapak görseli
Genel
13 dk okunma süresi
Tempo Travel

Hamburg: Keşif dolu bir yolculuk

Hamburg; modern, sıra dışı, kendine has havasıyla dikkat çeken, enerjik bir kent. Su kanalları, festivalleri ve yemek kültürüyle Almanya’da gezilecek en güzel şehirlerden biri olan Hamburg’un güzelliklerini keşfe çıkın.

Her sene doğum günümde kendime küçük bir hediye veririm. Daha önce gitmediğim, görmediğim bir şehre bilet alır, gönlümce sokaklarında dolaşır, mahallelerini keşfeder, insanlarıyla sohbet eder ve ruhumu tazelenmiş olarak geri dönerim. Bu sene rotam Hamburg oldu ve açıkçası karşıma hiç beklemediğim kadar güzel bir şehir çıktı. Bana göre Hamburg, biraz Amsterdam, biraz Chicago, biraz Kopenhag ve tabii biraz da Venedik… Hepsinden bir parça almış, her birinin ayrı güzelliğini kendi karakterinde toplamış. Sakin, sessiz, naif, tarihi, neşeli, kültürlü, şık ve bir o kadar da temiz bir şehir. Hamburg; modern, sıra dışı, kendine has havasıyla dikkat çeken, kuzeyin enerjik bir kenti. Liman bölgesi, tarihi depo mahallesi, zengin geçmişi, Baltık ve Kuzey Denizi’ne yakınlığı ve o kendine has kuzey ruhuyla, bence her gezginin Almanya’da mutlaka görmesi gereken yerlerden biri.

Hamburg'da keşfe çıkın...

• Hamburg Belediye binasının heybeti gözlerinizi kamaştıracak. Hamburg şehrinin merkezinde yer alan en dikkat çekici simge yapılarından biri. Sadece işlevsel bir yönetim binası olmakla kalmayıp, aynı zamanda Hamburg’un zengin tarihi ve kültürel önemine tanıklık eden bir yapı. Mevcut bina, eski Belediye Sarayı’nın yıkılmasının ardından inşa edilmiş ve hem etkileyici mimari özellikler sergiler hem de Hamburg’un parlamentosunun toplandığı, konukların ağırlandığı ve çeşitli kültürel etkinliklerin düzenlendiği güncel kent merkezi olarak hizmet veriyor.

• Avrupa’nın üçüncü en işlek limanı olan Hamburg Limanı, şehrin ekonomik yaşamının bel kemiğini oluşturur ve tarih boyunca ticaretin merkezi olmuş. Liman hem yük taşımacılığı hem de yolcu gemileri açısından büyük bir hareketlilik sunar; kruvaziyerlerin limana girişlerini izlemek, buradaki canlı atmosferi hissetmek için harika bir deneyim. Hamburg’un limanıyla iç içe olan Speicherstadt, dünyanın en büyük depo bölgesi ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiş. Bu bölge, tarihi depoları, dar sokakları ve suyla çevrili yapısıyla hem turistlerin ilgisini çeker hem de şehrin tarih boyunca nasıl bir ticaret merkezi olduğunu gözler önüne serer. Hamburg Limanı, sadece ekonomik bir merkez olmanın ötesinde, şehrin kültürel ve sosyal yaşamına da yön verir. Liman çevresinde kafeler, restoranlar, etkinlik alanları ve müzeler bulunur; bu sayede hem denizcilik tarihini keşfetmek hem de şehirle bütünleşmiş bir deneyim yaşamak mümkün olur.

• Elbphilharmonie; Hamburg’un tarihi ve sempatik müzik incisi...Hamburg’a gitmişken sıra dışı eğlenceler yerine üst düzey sahne performanslarını canlı izlemek istiyorsanız, mutlaka listenize Elbphilharmonie’yi eklemelisiniz. Avrupa’nın en dikkat çekici ve modern mimari eserlerinden biri olan bu konser salonu hem tarihi bir dokuyu hem de çağdaş tasarımı aynı anda sunuyor. 2017 yılında açılan Elbphilharmonie, dışarıdan bakıldığında bile bin penceresi ve sıra dışı tasarımıyla göz alıcı. Eğer mümkünse bir konsere katılın; kulaklarınızın pasını alacak, ruhunuzu canlandıracak bir müzik deneyimi sizi bekliyor. Elbphilharmonie’nin büyüsü yalnızca müzikten değil, manzarasından da geliyor. Salonun üst kısmındaki Plaza balkonuna çıkarsanız hem kentin hem de limanın güzelliğini görebileceğiniz nefes kesici bir panorama sizi karşılar.

• Hamburg’un Altona bölgesi, tarih boyunca farklı kültürel ve siyasi etkiler altında kalmış, bu nedenle bugün şehrin çok katmanlı kimliğini yansıtan önemli bir semt. Bugün Altona, Danimarka mirasını, Prusya etkilerini ve Hamburg’un çağdaş yaşamını bir arada sunan, kültürel çeşitliliği ve tarihî derinliğiyle öne çıkan bir semt. Eski Danimarka dönemi yapıları, pitoresk sokakları, limanıyla birleşen modern kafe ve mağazalarıyla Altona, Hamburg’un hem tarihini hem de günümüz şehir yaşamını deneyimlemek isteyenler için eşsiz bir durak.

• Blankenese’nin büyüleyici sokakları... Hamburg’un şirin ve zengin banliyösü Blankenese, kendine has atmosferi ve mimarisiyle şehirde mutlaka görülmesi gereken bir yer. Bu mahalle, dünyadaki herhangi bir yerleşim bölgesinden daha fazla merdivene sahip olmasıyla ünlü. Sadece merdiven sayısı 5.000’in üzerinde olup, sokakları adeta bir merdiven labirenti gibi uzanır.

Blankenese, tarihi dokusunu koruyan eski kaptan evleri, renkli evler ve muhteşem villalarla dolu. Bu evlerin çoğu, Elbe Nehri’ne bakan teraslarıyla görsel bir şölen sunar. Dar, kıvrımlı sokaklar ve merdivenler arasında yürürken, her köşe sizi farklı bir manzarayla karşılar; bazen nehrin sakin sularını izler, bazen de tarihi binaların büyüleyici detaylarını keşfedersiniz. Blankenese, sadece mimarisi ve manzarasıyla değil, aynı zamanda merkezi Hamburg’dan yapılacak en güzel günübirlik gezilerden biri olmasıyla da öne çıkar. Şehir merkezinden trenle kısa bir süre içinde ulaşabilir, doğayla iç içe yürüyüşler yapabilir ve nehir kenarında keyifli bir mola verebilirsiniz.

• Keşfedilmesi gereken Portekiz Mahallesi... Portekiz mahallesinde pek çok kafe var. “Obrigada” diyerek gününüze başlayabilirsiniz ve geleneksel Portekiz kremalı tartın tadına bakabilirsiniz. İlk ısırıkta kendinizi bir anda Lizbon’un sokaklarında gibi hissedebilirsiniz. Şehrin tam da kalbinde bulunan köklü Portekiz Mahallesi, yani Portugiesenviertel, mutlaka gidilmesi gereken bir yer. 1960’larda, Portekizli ailelerin Hamburg’un gelişen limanında çalışmak üzere şehre gelmesiyle hayat bulan bu semt, Landungsbrücken limanının hemen arkasında konumlanıyor ve birkaç sokaktan oluşuyor. Ancak bu küçük alan, adeta bir kültürel cennet; otantik Portekiz tapas restoranları, pastaneler ve popüler barlarla dolup taşıyor. Mahallenin hemen yakınında ise Hamburg’un en değerli yapılarından biri olan St. Michaelis Kilisesi yer alıyor. Yükselen çan kulesi, ünlü Elbe Nehri’nden geri dönen denizcilerin ilk göreceği yapı olarak tarih boyunca önemli bir simge olmuş. Portekiz Mahallesi, sadece lezzet tutkunlarını değil, kültürel keşif peşinde olanları da büyüleyen bir Hamburg deneyimi sunuyor.

Hamburg'un renkli mahalleleri

Hamburg’a ilk kez geliyorsanız, şehir sizi adeta bir sürprizler kutusu gibi karşılıyor. Her köşesi farklı bir ruh taşıyor ve keşfettikçe Hamburg’un ne kadar çok yüzü olduğunu fark ediyorsunuz. Şehrin kalbinde başlamak isteyenler için Altstadt ve Neustadt bölgeleri en ideal noktalar. Altstadt&Neustadt: Alsterfleet kanalının iki yakasını süsleyen Altstadt ve Neustadt, şehrin tarihi ve modern yüzünü bir arada sunuyor. Altstadt’ta adım attığınız her sokak, Hamburg’un geçmişine açılan bir pencere gibi. Hamburg Belediye Sarayı, Avrupa’nın en kapsamlı sanat koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan Hamburger Kunsthalle ve Gotik ihtişamıyla Aziz Nikolai Kilisesi, tarih meraklılarını büyülüyor. Neustadt ise Altstadt’ın modern bir devamı; barok mimarisiyle öne çıkan St. Michaelis Kilisesi ve ünlü Rickmer Rickmers Gemi Müzesi bu bölgenin yıldızları. Neustadt aynı zamanda kafeler, restoranlar ve butik dükkanlarla dolu; burada hem karnınızı hem ruhunuzu doyurabilirsiniz.

St. Pauli: Portekiz Mahallesi’nden kısa bir yürüyüş mesafesinde, şehrin son derece popüler ve enerjik bölgelerinden biri olan St. Pauli yer alıyor. Gündüzleri sokak sanatını ve alternatif kültürü keşfederken, akşamları canlı müzik ve kulüp eğlencesiyle bölge bambaşka bir boyuta geçiyor.

HafenCity: Hamburg’un çağdaş yüzünü görmek isteyenler için HafenCity, tam bir görsel şölen. Eski liman depolarının modern gökdelenlerle birleştiği bu bölge, limana bakan yürüyüş yolları, izleme terasları ve yeşil alanlarla dolu.

Hamburg'da alışveriş bir başka keyif

Uluslararası lüks markalardan, şehrin sevimli mahallelerindeki butiklere kadar Hamburg, çeşitlilik sunan bir alışveriş deneyimi vadediyor. Şık markalar, modern alışveriş merkezleri ve köklü geleneksel mağazalar, alışveriş tutkunları için eksiksiz bir deneyim sunuyor.

• Hamburg’un şehir merkezinde alışveriş yapmak için sayısız fırsat bulunuyor. Özellikle Mönckebergstrasse boyunca yapılan bir yürüyüş, şehrin en göz alıcı vitrinlerini keşfetmek için ideal. Şehir merkezindeki bu alışveriş caddesi, Hamburg’un tarihi dokusunu yansıtan ve yüz yılı aşkın bir geleneğe sahip bir alışveriş rotası sunuyor.

• Alsterarkaden, kanalların kıyısında yer alan ve kemerli yapılarıyla büyüleyici bir alışveriş pasajı. Şehrin merkezinde, Hamburg Belediye Sarayı’nın karşısında konumlanan bu alışveriş merkezi, gezintiye çıkanlar için gerçek bir keyif sunar. Kemerlerin arkasındaki küçük mekanlarda ise şık kafeler ve seçkin mağazalar yer alır.

Alsterarkaden’de, ünlü Baltık kehribarını kullanan kuyumcular ve saatçilerden lüks giyim markalarına, restoranlardan kafelere ve çikolata dükkanlarına kadar pek çok seçenek bulabilirsiniz.

• Alsterarkaden’in hemen arkasında, Hamburg’un merkezinde bir diğer ikonik cadde olan Neuer Wall yer alıyor. Şehrin lüks alışveriş caddelerinden biri ve Avrupa’nın en iyi 10 alışveriş caddesinden biri olarak gösteriliyor. Uluslararası moda, haute couture, ayakkabı, mücevher ve ev dekorasyonu markalarına ev sahipliği yapan Neuer Wall, alışveriş tutkunları için adeta bir cennet.

• Hamburg’un merkezinde yer alan bir diğer alışveriş noktası ise 2006 yılında açılan büyük bir alışveriş merkezi olan Europa Passage. Europa Passage, hem Almanya’nın hem de uluslararası markalarının mağazalarına ev sahipliği yapıyor ve keyifli bir alışveriş günü geçirmek için ideal bir adres. Hamburg Belediye Sarayı’na sadece kısa bir yürüyüş mesafesinde olması, burayı alışveriş molası vermek için mükemmel bir nokta haline getiriyor.

• Europa Passage’dan başlayan ve Binnenalster Gölü kıyısında uzanan Jungfernstieg, Hamburg’un en zarif yürüyüş ve buluşma alanlarından biri. 1842’deki büyük yangından sonra neoklasik tarzda yeniden inşa edilen cadde, 1843 yılında Almanya’nın ilk alışveriş pasajı olan Sillem’s Bazar’a ev sahipliği yaptı. Yıllar sonra, 1912’de hâlâ faaliyet gösteren Alsterhaus alışveriş pasajı açıldı. Günümüzde Jungfernstieg, Hamburg’un en işlek alışveriş caddelerinden biri olmasa da birçok mağaza ve şehrin en büyük alışveriş merkezlerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor. Binnenalster gölü manzarasına bakan bu cadde, şehrin kalbinde dinlenmek ve buluşmak için eşsiz bir ortam sunuyor.

• Westfield Hamburg-Überseequartier Alışveriş Merkezi, Hamburg Limanı’nın tam ortasında yer alan HafenCity’nin yeni, dinamik merkezi olarak öne çıkıyor. Benzersiz atmosferi ve kentsel çeşitliliği bir araya getiren bu alan, su kenarında konumlanmış olup muhteşem mimarisi ve liman manzarasıyla dikkat çekiyor.

Lezzet önerileri

Alçakgönüllü bir lezzet gibi görünse de Fischbrötchen (balıklı sandviç), Hamburg’un en popüler ve ikonik atıştırmalıklarından biri. Bu basit ama bir o kadar lezzetli sandviç, genellikle turşu veya salamura edilmiş ringa balığı ile hazırlanır. Gevrek bir ekmek arasına yerleştirilen balığın üzerine turşu, taze soğan ve kremamsı remoulade sos eklenir; ortaya çıkan lezzet ise hem hafif hem de bağımlılık yapan bir tat sunar. Hamburg’da en iyi Fischbrötchen nerede yenir? En iyi Fischbrötchen’i bulmanın adresi tartışmasız Balık Pazarı (Fischmarkt). Limanın hemen yanında, sabahın erken saatlerinden itibaren taze balıklar ve deniz ürünleri tezgâhları kurulur. Burada, doğrudan balıkçılardan alınan taze ringa balığıyla hazırlanmış bir Fischbrötchen, hem lezzeti hem de deneyimiyle unutulmaz.

• Hamburg’un bir diğer ünlü lezzeti ise Labskaus’tur (Avrupa denizcilerinin meşhur yemeği “lobscouse”). Yüzyıllardır denizciler arasında popüler olan bu yemek, yoğun ve doyurucu bir lezzet sunar. İçeriğinde konserve veya tuzlu dana eti, püre hâline getirilmiş patates ve soğan, turşu pancar, kornişon salatalık, ringa balığı ve üzerine konmuş bir adet kızarmış yumurta bulunur.

• Hamburg’un Finkenwerder semti bir zamanlar ünlü bir balıkçı köyüydü ve zamanla Finkenwerder Scholle (Finkenwerder dil balığı) bu bölgenin simgesel yemeği hâline geldi. Dil balığı genellikle fırında pişirilir veya tavada kızartılır ve yanında pastırma, soğan ve Kuzey Denizi karidesleri ile servis edilir. Hem doyurucu hem de Hamburg’un denizcilik kültürünü yansıtan bir yemek deneyimi sunar. Adından da anlaşılacağı üzere, bu klasik lezzeti denemenin en iyi yolu Finkenwerder semtinde yemektir.

Limanı ve balık pazarını gezerek açlığınızı artırabilir, ardından taze dil balığını geleneksel tarifle tadabilirsiniz.

• Adı her ne kadar “yılan balığı çorbası” anlamına gelse de Aalsuppe’nin orijinal tariflerinde yılan balığı dışında neredeyse her şey kullanılırmış. Günümüzde ise çorbaya, bölgeden taze avlanan yılan balığı, tuzlu dana eti, sebzeler ve kuru meyveler ekleniyor. Bu sıra dışı karışım, tatlı ve ekşi lezzetleri bir araya getirerek damak zevkinizi şenlendiriyor. Hamburg’da en iyi Aalsuppe nerede yenir? Aalsuppe, liman boyunca birçok restoranda servis edilir.

• Pannfisch (tavada balık), eskiden Hamburg’un işçi sınıfı tarafından artan malzemelerle hazırlanan geleneksel bir yemektir. Günümüzde ise Pannfisch tarifi, otlarla tatlandırılmış tavada kızartılmış balık, fırınlanmış patates ve hafif bir hardal sosu ile sunulmaktadır. Bazı restoranlarda ise pane (una bulanmış) versiyonlarına da rastlamak mümkün. Hem lezzetli hem de doyurucu bir yemek olarak Hamburg’un deniz ürünleri kültürünü yansıtır. Hamburg’da en iyi Pannfisch nerede yenir? Pannfisch, Hamburg genelindeki birçok menüde yer alır. Özellikle St. Pauli’deki restoranlar, bol porsiyonlarıyla bu lezzeti tatmak için ideal noktalar.

• Rote Grütze, krema ile servis edilen kırmızı bir lapa ve Hamburg’un geleneksel tatlılarından biri. Yaz meyvelerinden, örneğin kiraz, ahududu veya siyah frenk üzümü ile hazırlanan kırmızı bir puding tabanına sahip ve genellikle muhallebi, dondurma veya vanilya sos ile servis edilir. Akşam yemeğinden sonra veya hatta kahvaltıda bile mükemmeldir. Hamburg’da en iyi Rote Grütze nerede yenir? Rote Grütze, Hamburg’un birçok restoran ve kafesinde servis edilir.

• Franzbrötchen (bir tür tarçınlı çörek), Hamburg’un işgali sırasında Napolyon askerlerinin yediği kruvasanlardan esinlenerek yapılmış tatlı bir hamur işi. Sadece Hamburg’a özgü olan bu lezzetli çörekler tereyağı ve tarçınla hazırlanır ve çikolata, kuru üzüm veya kuruyemiş gibi ek malzemeler de içerebilir. Kahve ile servis edildiğinde mükemmeldir. Franzbrötchen, Hamburg’daki kafeler ve pastanelerde temel bir yiyecek olarak sunulur.

• Hamburgerin hikayesi... Evet, Hamburger’in adı kısmen Hamburg şehrinden geliyor, ama işin hikayesi biraz daha detaylı. Hamburg, 19. yüzyılda Almanya’dan Amerika’ya göç eden birçok işçi ve göçmenin çıktığı limanlardan biriydi. Bu göçmenler, Avrupa’da bildikleri “Hamburg steak” adı verilen kıyma köftelerini yanlarında Amerika’ya taşıdılar. Hamburg steak, ince kıyılmış dana etinden yapılan, genellikle çiğ veya az pişmiş olarak servis edilen bir yiyecekti ve New York gibi liman şehirlerinde popüler oldu. Zamanla Amerikalılar, bu Hamburg steak’i iki dilim ekmek arasına koyarak pratik bir fast food hâline getirdi ve adını da geldiği şehirden alarak “hamburger” koydular. Yani Hamburger, Hamburg’dan esinlenmiş ama Amerika’da bugünkü şeklini almış oldu. İster tarihi mutfak hikayesi meraklısı olun, ister sadece lezzetli bir sandviç seven, hamburgerin kökeni oldukça ilginç bir şehir ve kültür yolculuğu sunuyor. Hamburg’da hem tarihi hem de özgün hamburgerleri tadabileceğiniz birkaç yer önermek istiyorum; Otto’s Burger. Hamburg’un Eimsbüttel semtinde bulunan Otto’s Burger, Hamburg’a özgü malzemelerle hazırlanan modern burgerleriyle öne çıkıyor.

Ev yapımı sosları ve taze ekmeği sayesinde fark yaratıyor ve lezzet tutkunları için ideal bir durak. Dulf’s Burger; St. Pauli’de yer alan Dulf’s Burger hem klasik hem de yaratıcı burger seçenekleri sunuyor. Liman bölgesine yakın konumuyla, turistik gezi sonrasında uğramak için oldukça uygun bir mekân. Brooklyn Burger Bar; Altona’da bulunan Brooklyn Burger Bar, Amerikan tarzı burgerleri, patates kızartması ve craft biralar eşliğinde sunuyor. Mekânın rahat ve genç bir atmosferi var, arkadaş buluşmaları için ideal. Lilli&Lotte; Karolinenviertel semtinde yer alan Lilli&Lotte, Hamburg’un yerel halkı tarafından sıkça tercih edilen butik bir burger durağı.

Özellikle vejetaryen ve vegan burger seçenekleri ile dikkat çekiyor ve farklı tatlar arayanlar için harika bir seçenek. Hamburg, her köşesinde ayrı bir hikâye fısıldayan, limanından kafelerine, tarihi sokaklarından modern sanat merkezlerine kadar keşfedilecek sayısız sürprizle dolu bir şehir. Hamburg, sadece gezilecek bir şehir değil; adeta yaşanacak bir deneyim sunuyor. İster tarih tutkunu olun ister gastronomi meraklısı ister gece hayatının enerjisine kapılmak isteyin… Bu şehir, her ziyaretçisini kendine hayran bırakıyor.

Hamburg'un sihri: Noel pazarları

Hamburg, 25’ten fazla Noel pazarıyla adeta bir kış masalına dönüşüyor. Şehirde her zevke ve her yaş grubuna uygun bir pazar bulmak mümkün. St. Pauli Noel Pazarı, ziyaret edeceğiniz en sıra dışı ve eğlenceli pazarlardan biri. Burası, dansçılar, cesur ve biraz da şakacı süslemeler, yaratıcı hediyelerle dolu; yetişkinler için tam bir eğlence merkezi. Ama merak etmeyin, çocuklar için de ayrı bir alan ve aktiviteler mevcut, böylece tüm aile keyifli vakit geçirebilir. Hamburg’un en büyük Noel pazarı ise Rathaus’ta kuruluyor.

Burası, devasa alanı ve çeşit çeşit tezgahlarıyla yılın bu zamanında şehrin kalbinde adeta bir ışık ve renk cümbüşü yaratıyor. Şehrin bir başka özel pazarı ise Fleetinsel Noel Pazarı. Burası, kendine ait şampanya barıyla öne çıkıyor; biraz daha sofistike bir deneyim arayanlar için bir alternatif. Daha küçük ve yerel bir atmosfer arayanlar içinse Osterstraße ve Apostelkirche Noel pazarları birebir. Hamburg’daki Noel pazarları, sadece alışveriş değil, aynı zamanda şehrin kültürel çeşitliliğini, müziklerini ve geleneklerini deneyimlemek için de mükemmel bir fırsat. Hamburg’un bu büyülü döneminde kendinizi adeta bir masalın içinde hissediyorsunuz.

Yazar: Nilay Karagülmez Abamor

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo